KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2021/9253 E., 2023/3216 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1047 E., 2021/1594 K.
Karar Metni
1.667 kelime·8 dk okuma·14 bölüm
... ...
İLK DERECE MAHKEMESİ
... 45. İş Mahkemesi
SAYISI
2018/154 E., 2020/451 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmek ve de davalı vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 28.03.2023 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı adına Av. ... ile davacılar adına Av. ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar murisi ...'nun davalı yanında yalıtım dış cephe kaplama ustası olarak net 1.800,00 TL aylık ücretle çalışmakta iken 23.07.2010 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat ettiğini, davacı eş ve çocuklar için ... 29. İş Mahkemesi'nde açılan manevi tazminat davasının sonuçlanıp kesinleştiğini, ölüm olayı ile davacıların ölenin desteğinden mahrum kaldıklarını beyanla neticeten davacı eş için 386.659,06 TL, çocuk ... için 83.214,85 TL, çocuk ... için 164.209,80 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı definde bulunduklarını, mütevaffanın davalının işçisi olmadığını, davalı şirketin dış sıva mantolama işini ... şirketine verdiğini, mütevaffanın bu şirketin işçisi olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı hak sahiplerinin murisi ...'nun davalı yanında yalıtım dış cephe kaplama ustası olarak net 1.800,00 TL aylık ücretle çalışmakta iken 23.07.2010 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat ettiğini, müteveffa işçinin hak sahibi eş ve çocukları tarafından ...
29.İş Mahkemesinin E.2016/143 sayılı dosyası ila açılan manevi tazminat davasında yapılan kusur incelemesi sonucu tanzim edilen 29.02.2016 günlü bilirkişi raporu ile iş kazasında davalı asıl işveren... Ltd.Şti.nin %50, ölen işçinin işvereni konumunda bulunan ...
Ltd.Şti'nin %30 ve müteveffa işçinin %20 oranında kusurlu bulunduğunun tespit edildiği ve buna göre manevi tazminat talepleri hüküm altına alınarak kararın Yargıtay aşamasından geçerek kesinleştiği, kazanın oluş şekli, kusur durumu, neticenin ağırlık derecesinin dikkate alındığından bahisle davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle, davalı lehine usulü kazanılmış hak oluşturmamak ve meydana gelecek tüm artışlardan (içtihat değişikliği sebebiyle, emsal ücretlerin artması, hesap yöntemlerinin değişmesi ve asgari ücret artışı gibi tüm nedenler) yararlanma hakkının saklı kalması için istinaf kanun yoluna başvurduğunu beyan etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, zamanaşımı itirazının dikkate alınmadığını, müteveffanın müvekkili şirket işçisi olmadığını, bu nedenle de müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, aynı nedenle müvekkiline kusur izafesi de yapılamayacağını, müvekkili şirket ile dava dışı ... şirketi arasındaki taşeronluk sözleşmesi uyarınca da müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, emsal ücret araştırmasının yetersiz olduğunu, ayrıca işyerinde yemek uygulaması bulunduğu yönünde bir tespit olmadığı halde yemek ücretinin giydirilmiş ücret hesabına dahil edilmesinin de hatalı olduğunu, öte yandan davacı eş yönünden evlenme ihtimali göz önünde bulundurularak zarardan hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerektiğini savunarak, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hâkiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından bahisle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, davalı vekilince temyiz kanun yoluna başvururken duruşma istemli olarak dilekçe sunulmasının davayı uzatmaktan başka bir amacı ve işlevi olmadığını, davalı lehine usulü kazanılmış hak oluşturmamak üzere temyiz kanun yoluna başvurma zorunluluğu doğduğunu, istinaf dilekçelerinde de meydana gelebilecek artışlardan yararlanma haklarını saklı tuttuklarını beyan ettiklerini, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 23.02.2021 tarihli kararıyla bakiye ömür tespitlerinde TRH 2010 yaşam tablosunun kullanılması gerektiğinin belirtildiğini,
muhtemel bir bozma sonrası bu nedenle ve başkaca nedenlerle (içtihat değişikliği sebebiyle, emsal ücretlerin artması, hesap yöntemlerinin değişmesi ve asgari ücret artışı gibi tüm nedenler) doğacak artışlardan yararlanma haklarını saklı tuttuklarını, temyiz istemlerinin kabulü ile davalının öncelikle duruşma isteminin ve tüm temyiz istemlerinin reddi ile onama kararı verilmesini talep ettiklerini,
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmediğini, zamanaşımının söz konusu olduğunu, müteveffanın davalı şirketin sigortalı veya sigortasız işçisi olmadığını, husumet itirazlarının dikkate alınmadığını, davacılar murisinin ne davalı şirket nezdinde ne de taşeron ... şirketi nezdinde 1 saatlik dahi çalışması bulunmadığını, ... isimli şahsın davalı şirket işçisi olmadığının ve meydana gelen olayın iş kazası olmadığının tespiti ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nca yapılan 09.11.2012 tarih 19.587.939 sayılı işleminin iptali için ...
2. İş Mahkemesi’nin 2012/1008 Esas sayılı dosyası ile açtıkları menfi tespit davasında davanın kısmen kabulüne karar verilerek SGK Başkanlığı ... İl Müdürlüğü’nün 09.11.2012 tarih ... nolu ... TC nolu işçi ...’ya 23.07.2010 tarihli işe giriş bildirgesi ile 2010/7. aya ait bir günlük asıl aylık prim hizmet belgelerinin verilmesine ilişkin kurum işleminin iptaline, 23.07.2010 tarihli iş kazasında vefat eden işçi ...’nun alt işveren ... İç ve Dış Cephe Ürünleri Ltd.
Şti. işçisi olması sebebiyle asıl işveren... İnşaat Ltd. Şti. işçisi olmadığının tespitine karar verilmiş ve verilen Karar Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 2015/8750 Esas 2016/3131 Karar sayılı ilamı ile onandığını, ... İç ve Dış Cephe Ürünleri Ltd.
Şti. ile müvekkili şirket arasında yapılan sözleşmede gerekli denetimlerin taşeronca yapılacağı ve gerek iş güvenliği gerekse de sair nedenle gerek kendi işçisinin uğrayacağı zararlar ve gerekse işveren personeli ile üçüncü şahısların zararlarından bütün sorumlulukların taşerona ait olacağı ve cezai ve hukuki sorumluluktan işvereni hariç tutacağı ve ödeyeceğinin belirtildiğini, yapılan emsal ücret araştırması sonucu dosya içerisinde sadece inşaat iş sendikasının emsal ücrete ilişkin 12.05.2019 günlü yazısının bulunduğunu, başkaca emsal ücret bildiren kurum ve kuruluş olmadığını,
dosya içerisinde emsal ücrete ilişkin herhangi bir tanık beyanı da bulunmadığını, hesap raporuna esas alınan inşaat iş sendikasının emsal ücrete ilişkin ücret bildirme yetkisinin olmadığının değerlendirilmediğini, diğer taraftan henüz işyerinde işe başlamayan işçi yönünden günlük yemek uygulamasının kabul edilerek ücrete ilave yapılmasının da doğru olmadığını, iş yerinde yemeğin işveren tarafından verilmediğini, yemek ücreti adı altında işçiye herhangi bir ücret ödenmediğini, işyerinde yemek uygulaması bulunduğu yönünde bir tespit olmadığı halde yemek ücretinin ücrete ilave edilmesinin kabul edilemeyeceğini,
bu yönde tanık beyanı dahi olmadığını, davacı eş yönünden evlenme ihtimali göz önünde bulundurularak zarardan hakkaniyete uygun bir indirim yapılmadığını, hesap raporunun usul ve yasaya uygun olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 8 inci ve 31 inci maddeleri.
3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından, 24.07.2010 tarihinde meydana gelen iş kazası neticesinde davacılar murisinin vefat ettiği, iş kazasının meydana gelişinde asıl işveren davalı şirketin %50, müteveffanın işvereni dava dışı ... İç ve Dış Cephe Ürünleri Ltd.
Şti.'nin %30, müteveffa sigortalının %20 oranında kusurlu oldukları, davacılar vekilinin dava dilekçesinde müteveffanın kaza tarihindeki ücretinin aylık net 1.800,00 TL olduğu iddiasında bulunduğu, davacı tanığı ...'in bu iddiayı doğruladığı, mahkemece İnşaat İşçileri Sendikası'ndan emsal ücret araştırıldığı, sendikanın 12.05.2019 tarihli cevabi yazısında emsal ücretin sendikalı olsun, olmasın asgari ücretin 3-4 katı olduğu yönünde cevap verildiği,
hükme dayanak kılınan hesap raporunda sendikanın bildirdiği ücretin ortalaması olan 3,5 katı ücretin davacı tarafın ücret iddiasının üzerinde kaldığından bahisle davacı tarafın tanık beyanı ile doğrulanan aylık net 1.800,00 TL ücret + yemek olmak üzere asgari ücretin 3,345 katı düzeyindeki ücret üzerinden maddi zarar hesaplaması yapıldığı anlaşılmaktadır.
İş kazasına maruz kalan sigortalının veya ölümü halinde desteği altında bulunanların maddi zararılarının hesabında gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı iş yeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret göz önünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda, her ne kadar hükme esas alınmamış ise de davacılar murisinin ücreti konusunda değerlendirme yapılırken iş yerinde sendikal yapılanma bulunduğu, toplu iş sözleşmesi uygulandığı, davacılar murisinin sendikalı olduğuna dair herhangi bir tespit olmadığı halde sendika ücretinden yararlanılması hatalı olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; müteveffa sigortalının dava dışı alt işveren nezdinde dış cephe kaplama ustası olarak çalıştığını dikkate alarak sigortalının yaptığı iş, yaşı, mesleki kıdemi ve işyerindeki kıdemi belirtilmek suretiyle TÜİK’den, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan ve ilgili meslek odasından bilinen devrede sigortalının alabileceği ücretleri sormak, elde edilecek sonuçları dosyadaki diğer verilerle birlikte değerlendirip davacının gerçek ücretini tereddütsüz olarak belirlemek, hükme esas 11.02.2020 tarihli hesap raporundaki bilinen (iskontosuz),
bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihlerini değiştirmeden aynen muhafaza eden yeni bir bilirkişi hesap raporu alarak davacıların maddi zararını hesaplatmak, usuli kazanılmış hakları da gözeterek çıkacak sonuca göre göre bir karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davacılardan alınmasına,
Davalı yararına takdir edilen 8.400,00 TL avukatlık ücretinin davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2021/9253, K. 2023/3216, 28 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama