KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/10445 E., 2022/11861 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2022
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- —
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Önceki bozma ilamında; "... 1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davacının ve davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Dava, davacının davalı işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen 01.06.2000-28.09.2005 tarihleri arasındaki sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 05.07.2002-29.05.2005 tarihleri arasında davalı işyerinde kesintisiz çalıştığı belirtilerek hükümde yazılı biçimde eksik bildirilen günlerin tespitine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacının sigortalı sicil dosyası ile "..." sicil sayılı işyeri dosyasının eksiksiz ve onaylı bir örneğinin Kurumdan getirtilmediği, şirketin tam ve eksiksiz adı yazılarak Diyarbakır Ticaret Odasından tescilli işyeri kaydı ve bildirilecek bu işyerinin Kurumda kaydı olup olmadığının sorulmadığı, 2004/1.dönem dışındaki bordroların getirtilmediği, davalı şirketin Diyarbakır Vergi Dairesince kaydı olup olmadığının araştırılmadığı, tanık beyanlarının yer aldığı belirtilen Diyarbakır 2. İş Mahkemesinin 2009/360 Esas sayılı dava dosyasının aslı veya onaylı örneğinin dosya içerisinde bulunmadığı ve bu dosyada verilen kararın kesinleşip kesinleşmediğinin sorulmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yukarıda açıklanan eksiklikler tamamlanarak ve yöntemince çalışma olgusu araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." gereğine işaret edilmişse de bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Eldeki davada, davacının davalı şirketten 19/01/2004-12/04/2004 tarihleri arasında 85 günlük bildiriminin bulunduğu, daha sonra ise davalı şirket ortağı ... ... uysal işyerinden 10/03/2005-29/09/2005 tarihleri arasında bildirimlerinin tam yapıldığı, kabul edilen hizmet süreleri 04/06/2000-09/03/2005 yönünden ise mahkemece işçilik alacakları dosyasından dinlenen tanık ... ...’ın ifadesi ve davacının Çeşme ilçesinde yapılan yaz toplantısına katıldığına dair katılım belgesi ve dosyadaki diğer belgeler esas alınarak karar verildiği, verilen kararın ilk bozma ilamında belirtilen eksiklikler sebebiyle bozulduğu, bozma sonrasında ise vergi dairesi yazısı, yapılan dönem bordro araştırmasının sonuçsuz kalması nedeniyle dosyada mevcut deliller ile karar verildiği anlaşılmıştır.
Bozma sonrasında ... Vergi Dairesinin yazısı ile davalı şirketin cerrahi, tıbbi ve ortapedik alet ve cihazları toptan satışından dolayı 04/06/2002-31/03/2009 tarihleri arasında mükellefiyet kaydının bulunduğu bildirilmiş, 31.01.2004 tarihli belgede ortaklar ...'ın 01.02.2004 tarihinde Diyarbakır-... Cad. No; 9 adresinde iritibat bürosu açılmasına karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılacak iş; yukarıda belirtilen bozma ilamı doğrultusunda gerekli inceleme ve araştırma yapılarak, davacının çalıştığını iddia ettiği tarihte Diyarbakır- ... Cad. No; 9 adresinde iritibat bürosu açılıp açılmadığı araştırılmalı, açıldığının anlaşılması durumunda komşu işyerlerinin tespit edilerek bu dönemde bu işyerlerinden bildirimleri yapılan bordro tanıkları dinlenilerek davacının fiilen çalışıp çalışmadığı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/10445, K. 2022/11861, 5 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama