KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/10580 E., 2022/12893 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2022
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- No
- —
Karar Metni
537 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı fer'i müdahil Kurum ve davalı vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince verilen kararın, fer'i müdahil Kurum ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı, davalıya ait iş yerinde 20/12/2014-20/12/2015 tarihleri arasında nakliye şoförü olarak çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı vekili, davacının mecut bildirimleri aşan iddialarını, kurum kayıtlarına eşdeğer yazılı delillerle kanıtlamak durumunda olduğunu, bu hususun da Yargıtay'ın da yerleşik içtihatları gereğince salt tanık beyanının esas alınamayacağı, davacının hizmet sözleşmesi, vizite kağıdı, işyeri kayıtları, varsa puantaj cetveli v.s.ile çalışmasını somut olarak ortaya koyması gerektiğini, zamanaşımı, hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili, hizmet süresinin tespiti ile ilgili davalar kamu düzenini ilgilendirdiğinden davacının iddiasını yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne, davacının davalıya ait iş yerinde asgari ücret üzerinden hizmet akdine bağlı olarak 20/12/2014-20/12/2015 tarihleri arasında kesintisiz ve aralıksız olarak tam ay üzerinden çalıştığının tespitine karar verildi.
B-BAM KARARI
Adana Bölge Adliye Mahkemesi, usul ve esas açısından ilk derece mahkemesi kararını yerinde bulmak suretiyle; davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davalı vekili, davalı yanın dava konusu iş akdinin düzenli olarak tam ve aralıksız yerine getirildiği bir iş yeri bulunmadığını, kararda ise davalı yana ait iş yerinde tam ve aralıksız çalışmadan söz edildiğini, dosya arasına sunmuş olduğu takograf çıktıları da incelendiğinde davacı yanın dava dilekçesinde belirtmiş ve yerel mahkeme kararında kabul görmüş şekilde bir çalışmasının olmadığından bahisle kararın bozulmasını talep etmiştir. Feri müdahil vekili, davacının hizmet iddiası belgelerle ispat edilmediği gibi tarafsız kamu tanıkları ve işyerlerindeki bordro tanıkları ile kanıtlanmadan bir hüküm kurulmuş olduğundan bahisle kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
İnceleme konusu dosyada davacı 20.12.2014-20.12.2015 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep etmiş, mahkemece davacının 20.12.2014-20.12.2015 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
6552 sayılı Kanunun 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64. maddesiyle 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 7. maddesine eklenen 4. fıkrada, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma resen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya davalı yanında feri müdahil olarak katılan kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiştir.
Somut dosyada; davada fer'i müdahil olan kurumun karar başlığında ihbar olunan olarak yer alması yerinde değildir.
Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/10580, K. 2022/12893, 20 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama