KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/10690 E., 2022/13677 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2022
Karar Metni
861 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi No :
Dava, prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7.Hukuk Dairesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esasdan reddine karar verilmiştir. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen kararın davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi
I-İSTEM
Davacı, 28.09.2006-23.08.2013 tarihleri arasında geçen çalışmalarına ilişkin prime esas kazancının tespitini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı vekili davacının çalıştığı sürelerin bildirildiğini, hizmet cetvelinde yer alan şirketlerin sorumlu olduğunu, davacının asgari ücret ile çalıştığını, haksız davanın reddini talep etmiştir. ... Başkanlığı vekili, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, Kurum kayıtları resmi ve yazılı belge niteliğinde olup aksinin aynı nitelikte belgelerle ispatlanması gerektiğini, ücretin yazılı belgelerle ispatlanması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
MAHKEME KARARLARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesi, davanın kabulüne, 28.09.2006-23.08.2013 tarihleri arasında gerçek ücret üzerinden çalıştığının tespitine karar verildi.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Samsun Bölge Adliye Mahkemesince, davalılar vekillerinin istinaf talebinin esasdan reddine karar verildi.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davalı vekili davacının çalıştığı sürelerin bildirildiğini, hizmet cetvelinde yer alan şirketlerin sorumlu olduğunu, davacının asgari ücret ile çalıştığını, ... Başkanlığı vekili, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, Kurum kayıtları resmi ve yazılı belge niteliğinde olup aksinin aynı nitelikte belgelerle ispatlanması gerektiğini, ücretin yazılı belgelerle ispatlanması gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanunun “Prime esas kazançlar” başlıklı 80. maddesinin 1. fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır.
Diğer taraftan 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddelerine dayalı olarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarında kesinleşen mahkeme ilamı, işverence Kuruma verilmeyen belgelerin yerine geçecek nitelikte olduğundan hükümde ayrıca 80. Maddeye göre hesaplanacak olan 1 günlük ücretin belirtilmesi de gerekmektedir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun.
200. maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belirli bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, aynı maddenin 2. fıkrasında, madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 202. maddesinde de,
senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir.
Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır.
Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır.
Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür.
Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas - 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas - 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas - 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas - 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas - 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.
İnceleme konusu dosyada; Davacının 28.09.2006-23.08.2013 tarihleri arasında davalı iş yerinden asgari ücret üzerinden bildirimlerinin olduğu, davacının son aldığı ücretin net 982.000 TL olduğunu belirttiği, hizmet sözleşmesinde talep edilen dönemde farklı şirketlerden bildirimleri olduğu ve davalı ... tarafından söz konusu bu şirketlerden yemek hizmeti alındığı, işçilik alacakları dosyasında davacının aylık 982 TL net ücretle çalıştığının kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Somut dosyada; Mahkemece, işçilik alacakları dosyasında kabul edilen tutar asgari ücrete oranlanarak bulunan miktar üzerinden prime esas kazancın tespitine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Öncelikle talebe ilişkin dönemde hizmet cetvelinde bildirimde bulunan şirketlerin HMK 124. Madde kapsamında davaya katılımı sağlanmalı, prime esas kazancın tespiti hususunda taraflara delillerini sunmak üzere süre verilerek, gösterecekleri deliller ile banka kayıtları, yazılı bilgi ve belgeler celp edilmeli, yukarıda belirtilen hükümler kapsamında araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmelidir.
Diğer yandan kabul edilen tutarın asgari ücrete oranlanmak suretiyle tüm dönemlere yansıtılması yerinde görülmemiştir.
Mahkemece yukarıda belirtilen hukuki ve maddi olgular göz önünde bulundurulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/10690, K. 2022/13677, 3 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama