KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/11483 E., 2022/16341 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2022
Karar Metni
729 kelime·4 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi No :
Dava, 5434 sayılı Yasa kapsamında hak kazanılan fiili hizmet zammı süresinin dikkate alınarak 01.12.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı tahsisi ve yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile ... 16. İş Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile; davacının, 01.12.2019 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, davacıya ödenmesi gereken aylıkların her birinin, 5510 sayılı Yasa’nın 42. maddesi gözetilmek kaydıyla ödenmesi gereken tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine dair karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın davalı Kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un 4’üncü maddesindeki; “kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir.” hükmü uyarınca çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet süreleri de yaşlılık aylığı bağlanmasına esas olmak üzere birleştirilmekte ve sigortalının yaşlılık aylığı bağlanması için tabi olduğu yaş, prim gün sayısı ve sigortalılık süresi tespit edilmektedir.
28.11.2019 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu anlaşılan davacı hakkında, 5510 sayılı Yasanın geçici 1. maddesinin 2. fıkrası gereği uygulanması gereken 2829 sayılı Yasa kapsamında uygulama yapılırken son 7 yıllık süre içerisinde en fazla 506 sayılı Yasa kapsamındaki hizmetlerinin geçtiği anlaşılmakla, tahsis şartları bakımından 506 sayılı Yasanın 60 ve geçici 81. maddeleri hükümlerine tabi olduğu anlaşılmakta olup, kazai rüşt kararından sonra ilk kez Emekli Sandığı Kanunu kapsamına alındığı 15.09.1988 tarihine göre, tahsis talep tarihi itibari ile 31 yıl 2 ay 13 gün,
23.05.2002 tarihi itibari ile de 13 yıl 8 ay 8 gün sigortalılığına ve 5450 günden fazla toplam 11778 gününün bulunmasına göre, geçici 81. maddenin ilk fıkrasının (B) bendinin (h) alt bendi gereğince 25 yıl sigortalılık süresi 5450 gün ve 51 yaş şartlarına tabi olduğu belirgin olup,
24.10.1970 doğumlu davacının 51 yaşını doldurduğu 24.10.2021 tarihinden 1 yıl 10 aylık fiili hizmet süresi zammının geriye çekilmesi ile bulunan 24.12.2019 tarihini takip eden aybaşı olan 01.01.2020 tarihinden itibaren tahsise ve buna göre de davacının istemine ve hükmün niteliğine göre yargılama giderleri hakkında kısmen kabul hükmü gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ve farklı gerekçelerle hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Diğer taraftan, aylıkların geç ödenmesi nedeniyle işleyen faizler bakımından, 5510 sayılı Yasa’nın 42. maddesinin “Kurum, sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanacak gelir, aylık veya toptan ödemeleri, gerekli belgelerin ve incelemelerin tamamlandığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde hesap ve tespit ederek sonuçlarını yazı ile bildirir.” hükmü uyarınca, Kurum'un, yaşlılık aylığı tahsis tarihini takip eden 3 aylık sürenin sonundan itibaren (örneğin 01.01.2019 tarihine göre 01.04.2019 tarihinden) faiz alacağı ile sorumlu tutulacağı nazara alındığında, mahkemece bu durumun dikkate alınmaması ve infazda tereddüt uyandıracak şekilde karar verilmesi de, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/2. maddesi gereğince verilen karar, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/11483, K. 2022/16341, 20 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama