İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/11719 K.2024/811

Taraflar arasındaki iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Esas2022/11719Karar2024/811Tarih6 Şubat 2024Okuma12 dk · 2.320 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2022/11719 E., 2024/811 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Şubat 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/1996 E., 2021/168 K.
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Lüleburgaz İş Mahkemesi
Sayısı
2015/177 E., 2020/287 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.320 kelime·12 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davalılardan ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla dosyada tespit edilen noksanların ikmali için dosya mahalline geri çevrildikten ve noksanlar ikmal edilerek dosya dairemize gönderilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkilinin, 24.03.2014 tarihinde davalıya ait inşaat işyerinde inşaat ustası olarak çalışmaya başladığını, 07.04.2014 tarihinde iş kazası sonrası belinin kırıldığını, kaza sonrası haftalarca hastaneden yattığını, uzun süre tedavi gördüğünü, halen baston ve kol değnekleri sayesinde yürüyebildiğini, maluliyetinin SGK tarafından tespit edileceğini, iş kazasını işvereninin işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini almamasından gerekli eğitim ve teçhizatların verilmemesinden kaynaklandığını, iş kazası olmadan önce işe alınmasına rağmen iş kazasına kadar sigortasının yaptırılmadığını, vermemesinden kaynaklandığını,

maddi ve manevi mağduriyetinin giderilmediğini, Lüleburgaz 3.ACM 2014/1055 Esas sayılı dosyası ile taksirle yaralamaya neden olmak suçundan işverenin ceza aldığını, kaza nedeniyle uzun süre çalışamayan müvekkilinin muhtaç duruma düştüğünü psikolojik açıdan çöküntüye uğradığını beyanla; şimdilik 3.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

2.Davacı vekili 12.11.2019 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat istemini 19.19.2019 tarihli hesap raporu doğrultusunda 287.588,97 TL'ye arttırmıştır.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumetten reddi gerektiğini, davacının iş kazası geçirdiği inşaatın müvekkiline ait olmadığını, bu inşaatın ...'a ait olduğunu davanın yanlış kişiye açıldığını, davacının bu iş yerinde çalışmadığını inşaata arkadaşlarını görmeye geldiğini, maddi tazminat alacağının açıklatılması gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın haksız olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmektedir.

2. Davalı ...'a dava dilekçesi tebliğine rağmen süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davacının, davalılara ait iş yerinde çalıştığı esnada 07.04.2014 tarihinde iş kazası geçirerek yaralandığı, kazanın işverenin iş yerinde gerekli iş güvenliği önlemlerini almaması nedeniyle gerçekleştiğinin alınan bilirkişi raporu doğrultusunda tespit edildiği, dosyadaki mevcut kusur bilirkişi raporuna göre; davalı ...'nun %60, davalı ...'ın %30, davacının ise %10 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek maddi tazminat hesabının yapıldığı, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporu ile davacının toplamda 287.588,97 TL maddi tazminat alacağı olduğu,

açıklanan gerekçelerle davalıların bu maddi zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olması gerektiği, Davacının kaza geçirdiği tarihteki yaşı ve olayın gerçekleşme şekli, kusur oranı, belli bir süre geçici iş göremezliğe uğraması,

zararın gerçekleştiği 07/04/2014 tarihinden bu yana geçen zamanda oluşan ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek hak ve nesafet çerçevesinde yaşanan elem ve ızdırabı hafifletici ve caydırıcılık uyandırması da dikkate alınarak davacı için takdiren 40.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesi gerektiği kanaatiyle.

287.588,97 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminat bedelinin kaza tarihi olan 07/04/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal fazi oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair hüküm kurulmuştur.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı ... vekili istinaf başvurusunda özetle.

Tebligatların noksan belge içerecek şekilde düzenlendiğini ve tebliğ ile duruşma arasında yeterli süre tanınmadığından savunma hakkının kısıtlandığını, kusur raporunun hatalı olduğunu, müvekkilinin diğer davalı ...'nun şantiye şefi olmadığını, kaldı ki şantiye şefi olmak için mühendis ya da mimar olunması gerektiğini, müvekkilinin böyle bir eğitiminin de olmadığını, SGK kayıtları incelendiğinde müvekkilinin böyle bir çalışması olmadığının açıkça ortada olduğunu, dosyada dinlenen tanıkların da benzer beyanlarda bulunduklarını,

belediye başkanlığına yazılacak müzekkere ile de bu hususun net bir şekilde tespiti mümkün olmasına rağmen bu yola hiç gidilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, yapı ruhsatları incelendiğinde şantiye şefinin... isimli bir şahıs olduğunun görüleceğini, müvekkilinin yargılamaya konu edilen olay ile ilgili hiçbir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin yargılamaya konu edilen iş kazasındaki sorumluluğunun %30 olacağı belirlenmiş olmasına rağmen hükümde tazminatın tamamından sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu,

kabul anlamına da gelmemekle birlikte dava konusu olayda talep edilen ve mahkemece de kabulü yönünde karar verilen 40.000,00 TL tutarındaki manevi tazminat miktarının somut olayın özellikleri göz önünde bulundurulduğunda fahiş bir nitelik arz ettiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davalı ...'a dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkilinin sağlandığını, işbu davalı vekilinin 09.03.2020 tarihinde dosyaya vekaletname sunduğunu ve 16.03.2020 tarihinde ise davalıya ıslah dilekçesi tebliğ edildiğini, davalı vekilinin 16.03.2020 tarihli dilekçesi ile kusur bilirkişi raporuna ve ıslah dilekçesine karşı itirazlarını ileri sürdüğü, dosyanın 08.07.2020 tarihinde karara çıktığını bu kapsamda savunma hakkının kısıtlandığına dair itirazın yerinde olmadığı,

somut olayda her ne kadar davalı ..., meydana gelen kazada şantiye şefi olmadığını ve herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını ileri sürmüş ise de Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/1055 Esas - 2015/442 Karar sayılı dosyasında şantiye şefi olduğunu kabul ettiği, ayrıca diğer davalı ...'nun da davalı ...'in şantiye şefi olduğunu beyan ettiği, her iki davalının da, davacının taksirle yaralanmasına sebebiyet vermeleri nedeniyle adli para cezası ile cezalandırıldığı ve kararın kesinleştiği 23.03.2016 tarihli hükme esas alınan kusur raporunda belirlenen kusur oranlarının yerinde olduğunu, davalılar,

iç ilişki bakımından ancak kusurları oranında sorumlu iseler de davacı bakımından her iki davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuş olmasının yerinde olduğu, somut olayın özellikleri gözetildiğinde; davacının maluliyet oranı, kusur durumu, kaza tarihi ve olayın oluş şekli itibari ile hükmedilen 40.000,00 TL manevi tazminat miktarının da fazla olmadığı gerekçeleriyle; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle.

Tebligatların noksan belge içerecek şekilde düzenlendiğini ve tebliğ ile duruşma arasında yeterli süre tanınmadığından savunma hakkının kısıtlandığını, kusur raporunun hatalı olduğunu, müvekkilinin diğer davalı ...'nun şantiye şefi olmadığını, kaldı ki şantiye şefi olmak için mühendis ya da mimar olunması gerektiğini, müvekkilinin böyle bir eğitiminin de olmadığını, SGK kayıtları incelendiğinde müvekkilinin böyle bir çalışması olmadığının açıkça ortada olduğunu, dosyada dinlenen tanıkların da benzer beyanlarda bulunduklarını,

belediye başkanlığına yazılacak müzekkere ile de bu hususun net bir şekilde tespiti mümkün olmasına rağmen bu yola hiç gidilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, yapı ruhsatları incelendiğinde şantiye şefinin... isimli bir şahıs olduğunun görüleceğini, müvekkilinin yargılamaya konu edilen olay ile ilgili hiçbir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin yargılamaya konu edilen iş kazasındaki sorumluluğunun %30 olacağı belirlenmiş olmasına rağmen hükümde tazminatın tamamından sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu,

kabul anlamına da gelmemekle birlikte dava konusu olayda talep edilen ve mahkemece de kabulü yönünde karar verilen 40.000,00 TL tutarındaki manevi tazminat miktarının somut olayın özellikleri göz önünde bulundurulduğunda fahiş bir nitelik arz ettiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile "Dava yığılması (objektif dava birleşmesi)" açısından aynı kanunun 110 uncu maddesidir. "Tazminat alacağından sorumluluk ve miktarının tayin ve tespiti açısından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleridir. "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleridir. "İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısında işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanunun 77 nci maddesi ile 6331 sayılı Kanun hükümleridir.

3. Değerlendirme a) Davalı ... vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3. Somut olayda maddi ve manevi tazminatların birbirlerinden bağımsız ve ayrı birer dava olarak Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi olan 04.02.2021 tarihi itibariyle geçerli kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL'nin altında olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği, bu kapsamda davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın maddi tazminat hükmünden bağımsız olarak kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla anılan manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının kesinlikten reddine karar verilmiştir.

b) Davalı ... vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, kanun açık hükmüne aykırı görülen hususlar re'sen dikkate alınarak, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir

2.Maddi tazminattan yapılacak indirimler hususunda davanın yasal dayanağını, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 55 inci maddesinin oluşturmakta olup, anılan maddede “Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır.

Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez.” hükmüne yer verilmiştir.

01.10.2008 tarihinde yürürlüğe gire 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 21/1 inci maddesinde “İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir.

İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.” 21/4 üncü maddesinde ise “İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edilir.” Düzenlemesi yer almaktadır.

3.Öte yandan, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun 2 nci maddesine göre “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları, gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanır” Dairemizin ve giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşleri, Kurumca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin ve geçici iş göremezlik ödeneklerinin hesaplanan zarardan indirilmesi, Kurumun rücu hakkının korunması ve mükerrer ödemeyi önleme ilkesine dayandığından, kamu düzenine ilişkin olarak kabul edilmiştir. Kaldı ki, 6098 sayılı Kanunun 55 inci maddesi de emredici bir hükme yer verdiğinden gerçekleştiği tarihe bakılmaksızın tüm fiil ve işlemlere uygulanmalıdır.

4. Dairemizin 10.05.2023 tarih ve 2021/11002 E- 2023/5116 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere; "İlk peşin sermaye değeri ve peşin sermaye değer tablosundaki değerler öncelikle Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan sorulmalı, cevabın olumsuz olması durumunda ise sürekli iş göremezlik oranına göre denetime elverişli olacak şekilde peşin sermaye değerli gelir hesaplaması yapılarak yapılan tazminat hesabında dikkate alınmalıdır"

5. Somut olayda davacının 07.04.2014 tarihinde uğradığı iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranı SGK ve Yüksek Sağlık Kurulu tarafından %46 olarak kabul edilmiş ise de Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu raporunda %43,2 ve Adli Tıp 2. Üst Kuruldan alınan raporda ise sürekli iş göremezlik oranının %45,2 olarak belirlendiği ve %45,2 oranının dosya kapsamında kesinleştiği, nitekim davacının maddi tazminat istemi bakımından talep arttırım dilekçesinin dayanağı olup hükme esas alınan 19.10.2019 tarihli hesap raporunda da sürekli iş göremezlik devresi için %45,2 üzerinden hesap yapılarak maddi tazminat alacağı 287.588,97 TL olarak hesap edilmiş,

raporda açıkça davacıya geçici iş göremezlik döneminde yapılan ödeme ile sürekli iş göremezlik oranı üzerinden bağlanan gelirin rücuya kabil kısmının tenzili gerekliliğine işaret edilmiştir.

6. SGK'dan gelen yazı cevaplarında davacının 4/B sigortalılığı kapsamında borcu olduğuna işaretle, iş kazasından önceki 3 aylık döneme ilişkin kazanç tespti yapılamadığından gelir bağlanmadığı belirtilmiş ise de davacının olay tarihinde 4/A sigortalığı kapsamında zararlandırıcı sigorta olayına uğradığı anlaşılmakla davacıya kısa vadeli sigorta kolundan geçici iş göremezlik ödemesi yapılması ve gelirin bağlanarak ilk peşin sermaye değerli gelirin bildirilmesi noktasında kanunen bir engel bulunmadığı açıktır.

7. O halde Mahkemece yapılacak iş, davacının zararlandırıcı sigorta olayının 4/A sigortalılığı kapsamında doğduğu belirtilerek geçici iş göremezlik ödeneği ile beraber %45,2 oranı üzerinden ilk peşin sermaye değerli gelir miktarını bir kez daha kurumdan sormak, cevabın olumsuz olması durumunda ise geçici iş göremez kalınan süre ile ilgili yapılacak ödeme ve sürekli iş göremezlik oranına göre bağlanması gereken gelirin ilk peşin sermaye değerini denetime elverişli şekilde hesap bilirkişisine hesaplatarak,

(kararın davacı tarafça temyiz edilmemiş olması nedeniyle) davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hak kapsamında 19.10.2019 tarihli raporla tespit edilen maddi tazminat alacağından bu ödenek ve gelirin rücuya kabil kısımlarını tenzil ederek davacının maddi tazminat alacağını belirlemek kararın davalı ... tarafından temyiz edilmediği hususunu da gözeterek davacının iş bu davalı yönünden elde ettiği usuli kazanılmış hakları da gözeterek sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.

8. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

9. O halde, Kanunun açık hükmüne aykırı görülen hususlar ile davalı ... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve istinaf itirazlarının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmalıdır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... vekilinin temyiz itirazları ile kanunun açık hükmüne aykırı görülen hususlar re'sen dikkate alınarak; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3. Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

4. Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine

SONUÇ / HÜKÜM

06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/11719, K. 2024/811, 6 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/11719
Karar No
2024/811
Tarih
6 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/11727 K.2024/2652
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/11757 K.2024/2323
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/11759 K.2024/1548
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/11759 K.2024/2014
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/11766 K.2024/1787
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/11767 K.2024/1624

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.