KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/13732 E., 2023/574 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1988 E., 2022/1194 K.
- Dava tarihi
- 30.09.2016
- Karar
- Esastan Red
- İlk derece mahkemesi
- ...(...) 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/226 E., 2021/73 K.
Karar Metni
1.518 kelime·8 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; daha önce ...
1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2009/299 Esas 2010/101 Karar sayılı dosyası ile davacının 2926 sayılı Kanun kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemiyle dava açıldığını, Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesi'nin kararı ile yerel mahkeme kararının tarım Bağ-Kur sigortalılığını tespit eden dönemlere ilişkin tespitlerin doğru olduğunun kabulü ile 01.01.1999-31.05.2006 tarihleri arasındaki dönem yönünden istemin reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildiğini, mahkemece kabul edilmeyen döneme ilişkin hiçbir delil toplanmadığını ve araştırma yapılmadığını belirterek,
davacının tarımsal faaliyetinin kesintisiz olarak devam ettiğini belirterek tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kurumca davacı hakkında yapılan tüm işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tespit istemine konu 01.01.1999 - 31.05.2006 döneminin, ...
1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2009/299 esas sayılı dosyasına konu edildiği, Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesi'nin 19.01.2011 tarih, 2010/10487 Esas, 2011/236 Karar sayılı ilamı ile 01.01.1999-31.05.2006 tarihleri arasının reddine karar verilerek kararın kesinleştiği anlaşılmış olmakla bu dönem yönünden kesin hüküm bulunması nedeniyle reddine.
26.02.2009-02.02.2012 dönemi yönünden, davacının borcunun 6111 sayılı Kanun kapsamında 30.06.2011 tarihi itibariyle yapılandırılmış olması, bu yapılandırma kapsamında borcun ödenmiş olması, davacı hakkında 5510 sayılı Kanun'un geçici 63 üncü maddesinin uygulanmaması, dinlenen tanıklarca davacının ürünü satışının bulunması dikkate alındığında davacının 26.02.2009-02.02.2012 döneminde tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılmasının gerektiği kanaatine varılarak bu dönem yönünden davacının tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılması talebinin kabulüne;
davalı Kurumun 20.07.2020 tarihli müzekkere cevabında, davacının davalı kurum tarafından 03.02.2012-06.05.2016 döneminde tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak sayılmış olduğu bildirildiğinden, bu dönemde uyuşmazlık bulunmadığından talebin reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davalı Kurumca davacının sigortalılık başlangıcı olarak kabul edilen ilk kesintinin yapıldığı tarih olan 1998 yılından emekliliğini hak ettiği 2016 yılı mayıs ayına kadar tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edildiğini, tüm prim borçlarının tahakkuk edilerek tahsil edildiğini, daha sonra Yargıtay (kapatılan) 21. H.D.'nin kararının emeklilik başvuru sırasında gerekçe gösterilerek 1999 ila 2006 yılları arasındaki dönem yönünden tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptal edildiğini, davacının kendi nam ve hesabına bir fiil 1998-2016 yılları arasında ve halen geçimini tarımsal faaliyet ile sağladığını,
tüm prim borçlarını ödediğini belirterek ilk derece mahkemesinin 01.01.1999 ile 31.05.2006 tarihleri arasındaki davanın reddine ilişkin kararının kaldırılarak bu dönem yönünden de davacının tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Kurumun işlemleri yazılı mevzuat hükümleri gereği yaptığını, hiçbir hukuka ya da yasaya aykırı işlem bulunmadığını, davanın açılmasına kurumun sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ile vekalet ücretinin aleyhine hükmedilemeyeceğini, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "davacı tarafından iş bu davadan önce ilk prim kesintisinin yapıldığı tarihten itibaren tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti için 25.02.2009 tarihinde dava açıldığı, ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 22.02.2010 tarih ve 2009/299 esas ve 2010/101 karar sayılı kararı ile; davacının 01.06.1998 tarihinden dava tarihine kadar tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verildiği, kararın davalı Kurum tarafından temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesi'nin 19.01.2011 tarih, 2010/10487 esas ve 2011/236 karar sayılı ilamı ile; davacının "01.06.1998-31.12.1998 ve 01.06.2006-25.02.2009 tarihleri arasında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine" şeklinde düzeltilerek onanmasına karar verildiği,
anılan Yargıtay kararından sonra davacı tarafından 05.04.2011 tarihinde davalı Kurum'a başvurularak tescil talep edildiği, davalı Kurum tarafından; davacının sigortalılığının 01.06.1998 tarihi itibari ile başlatılıp 5 yılı aşan prim borcu nedeni ile aynı tarih itibari ile durdurulduğu, davacıya 12.402,45 TL borç çıkarılıp 31.07.2011 tarihine kadar ödediği takdirde sigoralılığının durdurulmamış gibi değerlendirileceğinin bildirildiği, davacının bildirilen borcu 30.06.2011 tarihinde ödediği, ödenen miktarın 01.06.1998 – 30.04.2008 tarihleri arasındaki 3.569 güne karşılık geldiği,
davacının 22.06.2016 tarihinde isteğe bağlı sigortalı olmak için dilekçe verdiği, davalı Kurum tarafından davacının 23.06.2016 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi gereğince isteğe bağlı sigortalı olarak kabul edildiği, davacının 12.04.2001 tarihinden beri devam eden kooperatif kaydı ile 03.02.2012 – 06.05.2016 tarihleri arasında ziraat odası kaydı bulunduğu, dosyada mevcut bir kısım ekstrelerde davacının 01.05.2008- 25.02.2009 ve 03.02.2012-06.05.2016 tarihleri arasında tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak göründüğü,
dosyada mevcut bir kısım ekstrelerde ise davacı hakkında 6645 sayılı Kanun ile ekli 5510 sayılı Kanun'un Geçici 63 üncü maddesi uygulanarak davacının.
01.06.1998-31.12.1998, 01.06.2006-31.01.2009 ve 01.05.2015-06.05.2016 tarihleri arasında sigortalı olarak göründüğü, yargılama sırasında davacının daha önce açtığı dava dosyasında bulunmayan 1999/Temmuz ayına ilişkin prim kesintisi belgesinin Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından iş bu dosya içerisine gönderildiği, ayrıca daha önce açılan davada dosya içerisinde bulunmayan ve davacının 1997-2017 yılları arasında ...
Şeker Fabrikası'na ürün teslim ettiğine dair belgelerin de iş bu dosya içerisine gönderildiği, ortadan kaldırma kararı gereği Kurum'dan 5510 sayılı Kanun'un Geçici 63 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmadığının sorulduğu, Kurum'un 19.11.2019 tarih ve 17936584 sayılı yazı ile Geçici 63 üncü maddesinin uygulanmadığının belirtildiği, Kurum'un 20.07.2020 tarih ve 8521671 sayılı yazısında da, davacının 26.02.2009-02.02.2012 tarihleri arasına ilişkin talebinin kabul edilmediği,
01.06.1998-31.12.1998, 01.06.2006-25.02.2009, 03.02.2012-06.05.2016 ve 20.04.2018-04.03.2019 tarihleri arasında tarım Bağ-Kur sigortalılığının kabul edildiğinin, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 63 üncü maddesine göre sigortalılığının durdurulmadığının bildirildiği, bilirkişi raporunda, eldeki davadaki somut uyuşmazlığın 01.01.1999-31.05.2006 ve 26.02.2009-02.02.2012 dönemlerini kapsadığı, 01.01.1999-31.05.2006 döneminin, ...
1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nin 2009/299 esas sayılı dosyasına konu edildiği, Yargıtayca bu süreden 01.06.1998- 31.12.1998 ve 01.06.2006-25.02.2009 tarihleri arasının kabulüne, 01.01.1999-31.05.2006 tarihleri arasının reddine karar verilerek kararın kesinleştiği, 26.02.2009-02.02.2012 dönemi yönünden ise, davacının borcunun 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılmış olması, bu yapılandırma kapsamında borcun ödenmiş olması, davacı hakkında 5510 sayılı Kanun'un geçici 63 üncü maddesinin uygulanmamış olması, dinlenen tanıklarca davacının tarımsal faaliyetini bu dönemde de sürdürmesi,
2009-2012 döneminde tarım ürünü satışının bulunması dikkate alındığında davacının 26.02.2009-02.02.2012 döneminde tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılmasının gerektiğinin belirtildiği; ...
1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nin 2009/299 esas sayılı dosyasına da konu olan 01.01.1999-31.05.2006 tarihleri arasındaki talep yönünden kesin hüküm oluştuğu, 26.02.2009-02.02.2012 tarihleri arasındaki dönemde davacının tarımsal faaliyetlerini sürdürdüğü, davacının bu döneme ilişkin borcunu 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırdığı ve yapılandırma kapsamında borcun ödendiği, davacı hakkında 5510 sayılı Kanun'un geçici 63 üncü maddesinin uygulanmadığı, vekalet ücretleri ve yargılama giderleri yönünden verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı,
yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu " gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı temyizi.
Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin düzelterek onama kararının bu dava yönünden maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşımadığını, anılan dosyada, davacı tarafından tarım Bağ-Kur sigortalılığının başlangıcının ilk prim kesintisinin yapıldığı 1998 tarihi olduğunun tespiti istemiyle dava açıldığından, yalnızca başlangıcın tespitine ilişkin delil ibraz edilmiş olup mahkemecede kesintinin yapıldığı tarihe ilişkin fabrika kayıtları getirtilmek suretiyle hüküm tesis edildiğini, ancak gerekçeli kararda dava tarihine kadar tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edildiğine ilişkin hüküm fıkrası eklendiğinden,
Yargıtay (kapatılan) 21. H.D. since yapılan temyiz incelemesi sırasında 01.01.1999 -31.05.2006 yılları arasındaki dönem yönünden davacının kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunduğuna ilişkin yeterli delil bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu kabul edilerek hükmün düzeltilerek onandığını, Yargıtay (kapatılan) 21. H.D.'nin iş bu kararına karşı karar düzeltme yoluna gitme olanağı bulunmadığından hükmün şekli anlamda kesinleştiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
2.Davalı Kurum temyizi; fiili çalışma olgusunun hiç bir duraksamaya yer vermeyecek şekilde ortaya konulmadığını,bilirkişi raporunun eksik ve usulsüz olduğunu,Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 01.01.1999-31.05.2006 ile 31.01.2009-01.05.2015 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanunu'nun 2,3,6,9 ve 10 uncu maddeleri ve 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendidir.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
...
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/13732, K. 2023/574, 23 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama