İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/14422 K.2024/3194

Taraflar arasındaki iş kazasından tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Esas2022/14422Karar2024/3194Tarih26 Mart 2024Okuma12 dk · 2.453 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2022/14422 E., 2024/3194 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Mart 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/2379 E., 2022/1352 K.
Karar
Esastan red
İlk derece mahkemesi
Lüleburgaz İş Mahkemesi
Sayısı
2020/92 E., 2022/128 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.453 kelime·12 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki iş kazasından tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerinde 18.07.2005 - 08.05.2019 tarihleri arasında çalıştığını, davacının 15.06.2011 günü 20:00 – 08:00 vardiyasında bobin kesme operatörü olarak çalışmakta iken saat 21:30 civarında 1960 model bobin kesme makinesinde kağıt kesim işlemini yapmakta iken sol elinin makinenin kağıt sarma bölümüne sıkışması sonucu iş kazasına uğradığını, davacının bildiği kadarıyla, iş kazası geçirdiği 1960 model bobin kesme makinesinin satıldığını şu anda işyerinde mevcut olmadığını, davacının bildiği kadarıyla SGK tarafından tespit edilen maluliyet oranının % 17 olduğunu,

kesin durumun SGK kayıtlarının celbi ile netlik kazanacağını, kazanın meydana geldiği bobin kesme makinesinin 1960 model olup elinin sıkışmaması için mekanik veya elektronik bir stop teli, acil durdurma düğmesi, sviç veya başkaca bir önlem bulunmadığını, işveren tarafından iş kazasının meydana gelmemesi için gerekli ve yeterli önlemlerin alınmadığını, denetim yükümlülüklerinin yerine getirilmediğini, iş kazasının meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığını, davacıya bordro verilmediği için davacının yıllar itibariyle kök veya net ücretinin ne kadar olduğunu tam ve kesin olarak bilmediğini,

davalı işyerinde bir dönem çifte kayıt sistemi uygulandığından davacının gerçek ücreti, ücret bordroları ve sigorta kayıtlarında tam olarak gösterilmediğini, AGİ hariç net ücret yanında işyerinde yemek ve servis uygulaması olduğunu, davacının tazminat hesabına esas giydirilmiş net kazancı, dönem net asgari ücretlerinin 1,7 ile 2,0 katı aralığında olduğunu, davacının kök ve net ücretinin, işyerinden ücret bordrolarının celbi, tanık ifadeleri ve yapılacak ücret araştırması ile açıklığa kavuşacağını beyanla 50.000,00 TL manevi tazminat ve 150.000,00 TL geçici ve sürekli işgücü kaybı nedeniyle maddi tazminat talebinde bulunmuş,

yargılamanın devamında maddi tazminat istemini 230.616,78 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP

Davacı işçinin kaza geçirmesinin davacının dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak dava konusu kazaya sebebiyet verdiğinin bir diğer göstergesi olduğunu, müvekkilinin iş sağlığı ve güvenliği hususuna özel önem verdiğini, davacıya işyeri özlük dosyası içerisinde bulunan eğitim katılım formu, fotoğrafları, katılım yoklamaları, sertifikaların davacının iş sağlığı ve güvenliği için tüm eğitimleri aldığını gösterdiğini, dava konusu kaza nedeniyle müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını,

kazanın davacının iş sağlığı ve güvenliği açısından aldığı eğitimlere ve müvekkilce alınan tedbirlere rağmen dikkate ve özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle gerçekleştiğini, davacının, dava konusu kaza nedeniyle %17 oranında maluliyeti olduğunu iddia ettiğini, davacının, iddiasına konu maluliyetin müvekkile ait iş yerinde geçirdiği kaza sonucu gerçekleştiğini dair bir delil sunmadığını, davacının maluliyet oranını ve iddiasına konu maluliyetin müvekkile ait iş yerinde gerçekleşen kaza sonucu meydana geldiğini kabul etmediklerini, davacının hem geçici hem de sürekli işgücü kaybı olduğunu iddia ettiği anlaşıldığını,

davacının ya geçici ya da sürekli iş gücü kaybı yaşayabileceği nazara alındığında bu iddiasının mantıken kendi içinde çelişkili olduğunu, 5510 sayılı Kanun gereği Kurum'un ilgililere rücu hakkı bulunduğu nazara alınarak, Kurum tarafından davacıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri ile iş göremezlik ödemesinin rücu edilebilir kısmının davacı lehine hükmedilecek maddi tazminatta mahsubunu talep ettiklerini, davacının manevi tazminat talebinin fahiş tutarda olduğunu, davacının işbu davayı kazanın üzerinden yaklaşık 10 yıl geçtikten sonra açmış olması, davacının kaza tarihinden sonra yaklaşık 9 yıl müvekkil uhdesinde çalışmış olması,

iş kazası sonrasında şirket politikası gereği davacının tüm tedavi giderlerinin müvekkil tarafından karşılanmış olması hususlarının ve Yargıtay'ın benimsediği "lehine tazminat hükmedilen tarafın zenginleşmesine yol açılmamalı” nazara alınarak makul seviyede bir manevi tazminat tutarına hükmedilmesini talep ettiklerini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası yazılı kararında özetle; davacının, davalı şirkette 15.06.2011 tarihinde çalışmakta iken iş kazası geçirerek yaralandığı, kazanın işverenin iş yerinde gerekli iş güvenliği önlemlerini almaması nedeniyle gerçekleştiği, meslekte kazanma gücü kaybı oranının %17 olduğu, dosyadaki mevcut 17.09.2021 tarihli kusur raporuna göre davalı işverenin %75, davacının ise %25 oranında kusurunun bulunduğu kabul edilerek maddi tazminat hesabının yapıldığı, yerleşik Yargıtay uygulaması gereğince;

iş kazasından doğan tazminat davalarında SGK tarafından bağlanan gelirlerin varsa "ilk Peşin değerinin" ve varsa geçici iş göremezlik ödeneği miktarından "rücu edilebilecek kısmının" zarar tutarından indirilmesi gerektiği, 25.02.2022 tarihli ek bilirkişi raporu ve davacının 03.03.2022 tarihli talep arttırım dilekçesi dikkate alınarak toplamda 230.616,78 TL maddi tazminat alacağının mevcut olduğu göz önüne alınarak 230.616,78 TL maddi tazminatın davacıya verilmesine karar verildiği, davacının kaza geçirdiği tarihteki yaşı ve olayın gerçekleşme şekli, kusur durumu, %17 oranında maluliyeti nedeniyle geçici iş göremezliğe uğraması,

kazanın gerçekleştiği 15.06.2011 tarihinden bu yana geçen zamanda oluşan ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı, hak ve nesafet çerçevesinde yaşanan elem ve ızdırabı hafifletici ve caydırıcılık uyandırması da dikkate alınarak davacı için takdiren 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği anlaşılmıştır.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmedilen 30.000,00 TL manevi tazminatın dosya kapsamına, kusur durumuna ve paranın satın alma gücüne göre çok düşük olduğunu, ayrıca reddedilen 20.000,00 TL manevi tazminat için davalı vekili lehine AAÜT uyarınca hükmedilen 5.100,00 TL ret ilam vekalet ücretinin faiz, icra masraf ve icra vekalet ücret ile tahsil edileceği de dikkate alındığında davacının elde edebileceği manevi tazminat miktarının giderek azaldığını ileri sürerek 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın müvekkilince alınan tedbirlere rağmen işçinin kusurlu davranışı neticesinde gerçekleştiğini, kaza tarihi itibariyle yaklaşık 7 yıldır aynı işi yapan davacının bantlama ve merdanenin rolik üzerine indirilmesi aşamalarını tamamladıktan sonra iş güvenliği gereği ayrılması gereken sahadan ayrılmadığı ve kaza yaşamasına bizzat sebep olduğunu, kazanın işin yapıldığı makineden kaynaklanmadığını, makinenin çalıştırıldığı sırada bulunmaması gereken bir alanda kendi inisiyatifiyle bulunması nedeniyle kazanın gerçekleştiği, davacının bu durumu ifadeleriyle ikrar ettiğini,

kazanın gerçekleştiği makinenin çalışma prensibi nedeniyle çalışma sahasında bulunan iki işçiden birine hiçbir zarar gelmemişken yalnızca davacı işçinin kaza geçirmesinin davacının dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak kazaya sebebiyet verdiğinin bir diğer göstergesi olduğunu, müvekkilinin iş sağlığı ve güvenliği hususuna özel önem verdiğini, davacıya işyeri özlük dosyası içerisinde bulunan eğitim katılım formlarının, fotoğraflarının, katılım yoklamalarının, sertifikalarının, davacının iş sağlığı ve güvenliği için eğitimleri aldığını gösterdiğini, müvekkili yönünden nedensellik bağının koptuğunu,

Mahkemece maluliyete ilişkin Sağlık Kurulu raporuna karşı itiraz haklarının kısıtlandığı, kararın bu yönüyle Anayasa'ya aykırı olduğunu, sağlık kurulu raporunun 6100 sayılı HMK madde 281 anlamında işbu dava kapsamında Mahkemece alınmış bir bilirkişi raporu olmadığını, Mahkemece gerek 17.03.2021 tarihli duruşmada kurulan 2 numaralı ara kararda gerekse tebligat zarfına düşülen ihtarda belirtilen sürenin kanundan kaynaklanan kesin süre olmadığını, hakim tarafından tayin edilmiş kesin süre olarak nitelenebileceğini, ortada usulüne uygun olarak verilmiş kesin süre bulunmadığını,

duruşma talikine neden olmayan itirazlarının değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu, davacının iş kazasından sonra bedeni durumuna uygun daha hafif bir işte aynı işi yapan diğer işçiler ile aynı maaşı alarak müvekkili uhdesinde alışmaya devam ettiğini, iş kazası tarihi ile davacının işten ayrıldığı tarih arasındaki dönem için tazminat hesabı yapılmasının hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, kaza sonrasında davacının daha hafif bir işte çalıştırıldığı hususunda davacının isticvabını talep ettikleri halde Mahkemece bu taleplerinin gerekçesiz reddedildiğini,

Yargıtay'ın aksi yöndeki yerleşik içtihatları nazarında yaşlılık aylığı almaya hak kazanan davacı lehine tazminat hesabında pasif dönem için hesaplama yapılması hatalını olduğunu, Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, ıslaha karşı ile sürdükleri zamanaşımı definin nazara alınmamasının hatalı olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması mümkün olmadığından ıslaha karşı ileri sürülen zamanaşımı definin değerlendirilmesi gerektiğini, manevi tazminat bölünemeyeceğinden davacının belirsiz alacak davası savunmasının davaya konu manevi tazminat ile de bağdaşmadığını, ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle. "Somut olayda; zararlandırıcı olaya maruz kalan işçi, olay günü, davalıya ait işyerinde bobin dilimleme makinesinde operatör ile birlikte kağıt kesimi yaptıkları sırada makineye kolunun sıkışması suretiyle iş kazası geçirmiş ve sürekli iş göremezliğe uğramıştır.

Hükme esas alınan ve alanında uzman iş güvenliği uzmanları tarafından düzenlenen kusur raporunda, davacı %25 oranında, davalı işveren ise %75 oranında kusurlu bulunmuştur.

Hükme dayanak alınan iş bu bilirkişi raporu, işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğünün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususları ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyetini ve oranını hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptadığından kusur raporundaki değerlendirmelerin oluşa, dosya kapsamına ve iş güvenliği mevzuatına uygun olduğu kanaatine varılmıştır.

SGK İstanbul Kurum Sağlık Kurulu Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespitine İlişkin Kurum Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen 13.06.2019 tarihli rapor ile davacının sürekli iş göremezlik oranının %17 olduğu tespit edildiği, anılan bu raporun Mahkemece davalı vekiline 29.03.2021 tarihinde HMK 281 madde gereğince meşruhatlı davetiye ile tebliğ edildiği, davalı vekilinin iki haftalık süre geçtikten sonra itiraz dilekçesi sunduğu gözetildiğinde, Mahkemece sürekli iş göremezlik oranının kesinleştiğinin kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı,

yine işçinin iş gücü kayıp oranı kadar fazla efor sarfederek çalıştığı, aynı durumun yaşlılık aylığı almaya başladığında da devam edeceği, bu sebeple iş gücü kayıp oranı %60'ın altında kalsa dahi pasif dönemin tazminat hesabına dahil edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığından davalı tarafın bu hususlardaki istinaf itirazları Dairemizce yerinde görülmemiştir.

Sürekli iş göremezlik oranının yargılamanın başında kesinleşmediği ve taraflar arasında hesaplamaya esas sosyal haklar hususunda ihtilaf olduğu gözetildiğinde, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olduğu, bu davanın özelliği gereği alacağın tamamı için dava tarihinde zamanaşımı kesildiğinden Mahkemece talep artırım dilekçesine karşı ileri sürülen zamanaşımı definin değerlendirilmemesinde herhangi bir usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.

Manevi zarar, hukuka aykırı eylem sonucu kişisel değerlerde meydana gelen eksilmedir. Kişisel değerlerin soyut niteliği nedeniyle, meydana gelen eksilmenin rakamsal karşılığını, parasal değerini ifade etmek mümkün değildir. Bununla birlikte kişisel değerlere yapılan saldırı neticesi ruhsal dengenin bozulması, yaşama sevincinin eksilmesi kaçınılmaz olduğundan, kanun koyucu belli bir miktar paranın verilmesi suretiyle zarar görenin tatmin edilmesini amaçlamıştır.

Meydana gelen elem ve ızdırabın derecesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, özellikle 26.06.1966 gün ve 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararının içeriği dikkate alındığında davacı lehine 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizlik yoktur." gerekçeleriyle "Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 ve 355 inci maddeleri gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesine özetle; müvekkilinin iş sağlığı ve güvenliği kapsamında her türlü önlemi alıp davacıya eğitim verdiğini, kaza tarihi itibariyle yaklaşık 7 yıldır aynı işi yapan davacının bantlama ve merdanenin rolik üzerine indirilmesi aşamalarını tamamladıktan sonra iş güvenliği gereği ayrılması gereken sahadan ayrılmadığı ve kaza yaşamasına bizzat sebep olduğunu, sürekli iş göremezlik oranının tespiti ile ilgili gerek 17.03.2021 tarihli duruşmada kurulan 2 numaralı ara kararda gerekse tebligat zarfına düşülen ihtarda belirtilen sürenin kanundan kaynaklanan kesin süre olmadığını,

hakim tarafından tayin edilmiş kesin süre olarak nitelenebileceğini bu kapsamda itiraz hakları dikkate alınarak sürekli iş göremezlik oranı tespitinde rapor alınması gerektiğini, davacının iş kazasından sonra müvekkili nezdinde daha hafif bir işte çalıştırıldığı hususunda davacının isticvabını Mahkemeden talep ettikleri halde Mahkemece bu taleplerinin karşılanmadan ve bu durum hesapta gözetilmeden karar verilmesinin yerinde olmadığını, maddi tazminat hesabında pasfi devrenin hesap dışı bırakılması gerektiğini, manevi tazminatın fazla olduğunu,

davanın belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini ıslaha karşı ileri sürdükleri zamanaşımı def'inin değerlendirilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleridir. "Dava yığılması (objektif dava birleşmesi)" açısından aynı Kanun'un 110 uncu maddesidir. "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun hükümleri gözetildiğinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleridir. "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleridir. "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısında işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi ile İş Sağlığı ve Güvenliği Tüzüğü maddeleridir.

3. Değerlendirme A)Davalı vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3. İlk Derece Mahkemesinin 14.04.2022 tarihli kararıyla davacı lehine 30.000 TL manevi tazminata hükmedildiği, iş bu karara taraf vekillerinin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesinin 06.10.2022 tarihli kararıyla esastan reddolduğu ve manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 107.090,00 TL'lik kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

B) Davalı vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere,

özellikle davaya konu iş kazasından kaynaklı maddi tazminat alacağı miktarının dava açılmadan önce davacı tarafça belirlenmesinin kendisinden beklenemeyecek olmasına göre davanın belirsiz alacak davası olarak görülerek karara bağlanmasında ve giderek iş bu dava nedeniyle maddi tazminat alacağına yönelik zamanaşımı def'inin dikkate alınamayacak olmasına göre varılan sonucun yerinde olduğu, kusur oran ve aidiyeti ile sürekli iş göremezlik oranı ve giderek maddi tazminat hesabının dosya kapsamı ile Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına,

ayrıca davalı vekilinin temyiz itirazları olarak ileri sürdüğü itirazları istinaf itirazları olarak da ileri sürdüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı gerekçesinde iş bu itirazlarının karşılanarak karara bağlanmış olması da dikkate alınarak, davalı vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile maddi tazminat hükmünün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarını miktardan REDDİNE,

2.Davalı vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının reddiyle bu hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

3.Aşağıda dökümü yapılan davalı taraftan fazla tahsil edilen peşin karar harcının istem halinde davalıya iadesine

4. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

26.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/14422, K. 2024/3194, 26 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VII. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/14422
Karar No
2024/3194
Tarih
26 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/14438 K.2024/4227
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/14463 K.2024/3882
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/14473 K.2024/3248
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/14522 K.2024/3236
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/14531 K.2024/3237
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/14537 K.2024/3096

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.