KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/14434 E., 2023/2088 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1199 E., 2021/496 K.
Karar Metni
1.885 kelime·9 dk okuma·10 bölüm
... KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
... 36. İş Mahkemesi
SAYISI
2018/227 E., 2020/70 K.
Taraflar arasındaki alacak ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili asıl davadaki dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı Kurumdan ölüm aylığı alırken boşandığı eşi ile birlikte yaşadığından bahisle aylığının kesildiğini ve yapılan ödemelerin istirdadının talep edildiğini, davacı tarafından ...
Anadolu 1. İş Mahkemesinin 06.07.2017 tarihli 2012/277 E. 2017/321 K. sayılı kararı ile aylıkların istirdadının iptaline, kesilen aylığın yeniden bağlanmasına ve karşı dava tarihine kadar mahrum kalınan aylıkların yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verildiğini, kararın Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, davalı kurumun kesin hükme rağmen mahrum kalınan aylıkları ödemediğini, davalı kurum işleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak kaydıyla.
20.07.2012 tarihine kadar ödenmesi gereken ölüm aylıklarından 72.000 TL aylığın kesildiği tarihten ifa tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, ayrıca 28,000 TL manevi tazminatın 21.05.2010 aylık kesilme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Birleşen ... 36. İş Mahkemesinin 2019/282 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen, ancak davalı kurumun kesin hükme rağmen mahrum kalınan aylıkları ödemediğinden bahisle, asıl dava tarihinden sonra ve işbu birleşen dava tarihi olan 28.08.2019 tarihine kadar olan dönem içinde, ödenmemiş olan yetim aylıkların karşılığı olarak faiziyle birlikte 20.000,00 TL yetim aylığı ve 15.000,00 TL manevi tazminatın, 21.05.2010 aylık kesilme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Birleşen ... 20. İş Mahkemesinin 2019/333 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen, ancak davalı kurumun kesin hükme rağmen mahrum kalınan aylıkları ödemediğinden bahisle, birleşen dava tarihinden sonra ve işbu birleşen dava tarihi olan 08.10.2019 tarihine kadar olan dönem içinde, ödenmemiş olan yetim aylıkların karşılığı olarak faiziyle birlikte 3.000,00 TL yetim aylığı ve 5.000,00 TL manevi tazminatın, 21.05.2010 aylık kesilme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK vekili asıl ve birleşen davalardaki cevap dilekçesinde özetle; davacı taleplerine karşı kurum kayıtlarının esas olduğunu, davacının huzurdaki dava ile ileri sürdüğü iddiaları, Kurum kayıtlarına eş değerde belgelerle kanıtlanması gerektiğinden, salt tanık anlatımlarına dayalı olarak kanıtlamasına muvafakatlarının olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının babası ...’nın 27.08.1974 tarihinde vefat ettiği, davacının 07.05.1983 tarihinde evlendiği eşinden 30.03.2005 tarihinde boşandığı, davacıya 25.04.2005 tarihli tahsis talebine istinaden babasından dolayı 506 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı bağlandığı, Balıkesir SGM tarafından yaptırılan inceleme sonunda düzenlenen 10.03.2010 tarihli rapor ile boşandığı eşi ile birlikte yaşandığından bahisle ölüm aylığının 01.10.2008 tarihinden itibaren kesilerek ödenmiş 6.374,02 TL ölüm aylığının yersiz ödeme olarak talep edildiği,
davacı hakkında Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/22 - 2011/106 E.K. sayılı dosyasında; “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” suçundan beraatine karar verildiği, ...
Anadolu 1. İş Mahkemesinin 2012/277 - 2017/321 E.K. sayılı dosyasında; davacının ölüm aylığının kesilmesine ilişkin işlemin iptali ile ölüm aylığının yeniden bağlanmasına, 21.05.2010 - 21.03.2016 tarihleri arasında 51.324,00 TL kesintinin dava, kalanının her bir kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verildiği, mahkeme kararının ...
Bölge Adliyesi 34. Hukuk Dairesinin 03.04.2018 tarih ve 2017/2791 - 2018/538 E. K. sayılı ilamı ile. 21.05.2010 kesim tarihinden 20.07.2012 dava tarihi arasındaki aylıklar yönünden tahsili yönünde karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 20.06.2019 tarihli 2018/4651 E. 2019/5265 K. sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davacı mahkeme kararı ile müstahak olduğu tespit edilen ölüm aylıklarının kesin hükme rağmen bağlanmadığını ileri sürerek, kesinleşen karar dışında kalan mahrum kaldığı aylıkların yasal faizleri ile birlikte ödenmesini talep etmekte olup, davacının babasından dolayı bağlanmış olan ölüm aylığının boşandığı eşi île birlikte yaşandığından bahisle kesilmesine ilişkin uyuşmazlık ... Anadolu 1, İş Mahkemesinin 2012/277 E. sayılı dosyasında incelenmiş ve davacının aylığının bağlanmasına ilişkin kurum işlemi iptal edilerek aylığın yeniden bağlanmasına ve mahrum kalman aylıkların davacıya yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğine karar verilmiş ve bu karar Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.
Davacının ölüm aylığına müstahak olduğu ve bu aylıkların henüz davacıya ödenmediği anlaşılmakta olup, kesinleşen karar ile davacıya 21.05.2010-20.07.2012 tarihleri arasında ödenmesi gereken aylıklara ilışkin hüküm kurulmuş olduğundan bu dönem dışındaki davacıya ödenmesi gereken tarihlerin değerlendirmeye alındığı, mahkemece yeterli görülen bilirkişi raporundaki hesaplamalar da dikkate alındığında, mahkemenin 2018/227 Esas sayılı dosyasında.
21.07.2012 - 29.06.2018 tarihleri arasında talep edilebilecek aylık tutarının 71.393,99 TL yasal faiz tutarının 16.983,69 TL olduğu, mahkemenin Birleşen 2019/282 Esas sayılı dosyasında. 29.06.2018 - 28.08.2019 tarihleri arasında talep edilebilecek aylık tutarının 22.869,92 TL yasal faiz tutarının 1.106,98 TL olduğu, Birleşen ... 20. İş Mahkemesinin 2019/333 Esas sayılı dosyasında.
28.08.2019 - 08.10.2019 tarihleri arasında talep edilebilecek aylık tutarının 1.656,70 TL yasal faiz tutarının 6,94 TL olduğu hesaplanmış, davacının belirtilen aylık ve faiz alacakları bakımından davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, davacının manevi tazminat talepleri bakımından ise; davacının ilk olarak ...
Anadolu 1. İş Mahkemesinin 2012/277 Esas sayılı dosyası üzerinden dava açtığı, davanın kesinleşmesine rağmen aylıkların kendisine ödenmemiş olduğu, aradan geçen zaman ve davacının halen alacağına kavuşamamış olduğu hususlarının davacıda manevi yönden zarar ve yıpranmaya yol açtığı kanaatine varılarak, davacının manevi tazminat taleplerinin her bir dosya bakımından kısmen kabulüne karar verilerek hüküm kurulmuştur.
1-Davanın kısmen kabulü ile asıl dosya bakımından 71.393,99 TL asıl alacak ( asıl alacağa 29.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) ve 16,983,69 TL faiz alacağının davalı kurumdan alınarak davacıya ödenmesine, manevi tazminat talebi bakımından 5.000,00 TL manevi tazminatın 29.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, a-Maddi tazminat talebi bakımından, A.A.Ü.T.'ye göre 10.081,21 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-Manevi tazminat talebi bakımından, kabul edilen kısım bakımından A.A.Ü.T.'ye göre 3.400,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen kısım bakımından A.A.Ü.T.'ye göre 3.400,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
2-Mahkememizin birleşen 2019/282 Esas sayılı dosyası bakımından; 22.869,92 TL asıl alacak (asıl alacağa 28.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) ve 1.106,98 TL faiz alacağının davalı kurumdan alınarak davacıya ödenmesine, manevi tazminat talebi bakımından 2.000,00 TL manevi tazminatın 28.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, a-Maddi tazminat talebi bakımından, A.A.Ü.T.'ye göre 3.430,48 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-Manevi tazminat talebi bakımından, kabul edilen kısım bakımından A.A.Ü.T.'ye göre 2.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen kısım bakımından A.A.Ü.T.'ye göre 2.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
3-Birleşen ... 20.İş Mahkemesinin 2019/333 esas sayılı dosyası bakımından; 1.656,70 TL asıl alacak( asıl alacağa 08.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) ve 6,94 TL faiz alacağının davalı kurumdan alınarak davacıya ödenmesine, manevi tazminat talebi bakımından 1.000,00 TL manevi tazminatın 08.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, a-Maddi tazminat talebi bakımından, A.A.Ü.T.'ye göre 1.656,70 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-Manevi tazminat talebi bakımından, kabul edilen kısım bakımından A.A.Ü.T.'ye göre 1.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen kısım bakımından A.A.Ü.T.'ye göre 1.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
4-Asıl dosya ve birleşen dosyalar bakımından SGK harçtan muaf olduğundan kurum aleyhine harç yükletilmesine yer olmadığına, davacı tarafça yatırılan peşin harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
5-Asıl dosya ve birleşen dosyalar bakımından davacı tarafından yapılan 546,00 TL yargılama giderinin takdiren 3/4'ü olan 409,50 TL'nin SGK'dan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Asıl dosya ve birleşen dosyalar bakımından davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı SGK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri: 1.Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkeme kararı incelendiğinde, mahkeme masrafları ile ilgili hüküm ihdas edilmediğini (yatırmış oldukları harçlar bakımından), hükmedilen manevi tazminat miktarlarının çok düşük olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı SGK Vekilinin İstinaf Sebepleri Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ...
Anadolu 1. İş Mahkemesi'nin 2012/277 - 2017/321 E.K. sayılı dosyasında, davacının yetim aylığının kesilmesi işleminin yerinde olmadığına karar verildiği, kararın kesinleşmesine rağmen davacıya aylıklarının ödenmediği, ödenmeyen aylıkların davalıdan alınarak davacıya verilmesi kararının yerinde olduğu, kesinleşen yargı kararına, aradan uzun zaman geçmesine rağmen davacının aylıklarının ödenmemesi, davacının Kurumun yaptığı hatalı tespit nedeniyle Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanmış olması,
davacının halen alacağına kavuşamamış olmasının davacıda elem ve üzüntüye yolaçması nedeni ile mahkeme tarafından manevi tazminata hükmedilmesinin de yerinde olduğu kanaatine varılarak, istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı Vekilinin Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
2.Davalı SGK Vekilinin Temyiz Sebepleri Davalı SGK vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; kesinleşen mahkeme kararı gereği, müstahak olduğu tespit edilen ölüm aylıklarının faiziyle birlikte ödenip ödenmeyeceği noktasındadır.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3.Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Mahkeme kararında yazılacak hususlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesinde belirtilmiştir. Maddeye göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Öte yandan, kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararın hüküm fıkralarının, açık, anlaşılır, çelişkisiz ve uygulanabilir olması gerekmekle birlikte, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi sebeplere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.
Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi sebeple haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 298/2 nci maddesinde de “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.” şeklinde özellikle düzenlenmiştir.
Gerekçe - hüküm çelişkisi, 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olup, salt bu aykırılık bozma sebebidir.
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında; "Davalı Kurum vekiline gerekçeli kararın 28.03.2020 tarihinde tebliğ edildiği, istinaf dilekçesinin 07.06.2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı Kurum vekilinin süresi geçtikten sonra 28.06.2020 tarihinde istinaf talebinde bulunduğu anlaşılmıştır" denildikten sonra, hükümde "Davacının ve davalının istinaf istemlerinin reddine" şeklinde gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturacak şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının sair yönler incelenmeksizin BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
...
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/14434, K. 2023/2088, 7 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama