KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/3456 E., 2023/680 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1210 E., 2022/119 K.
- Dava tarihi
- 08.01.2015
- Hüküm/karar
- Kısmen Kabul
- İlk derece mahkemesi
- Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/23 E., 2021/354 K.
Karar Metni
926 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi tazminat ile manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne, manevi tazminat yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, manevi tazminat talebinin de kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin 14.07.2010 tarihinde davalıya ait taş ocağında çalışırken sağ elini omzuna kadar bant makinesine sıkıştırması sonucunda yaralanmak suretiyle maddi -manevi zarara uğradığını, davalı işverenin zarardan sorumlu olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000.000 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili talep arttırım dilekçesi ile; maddi tazminat talebini 132.077,40 TL olacak şekilde arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde, olayın oluş şekli dikkate alındığında tüm kusurun davacıya ait olduğunun anlaşılacağını, müvekkilinin olayda bir kusuru bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalı işveren işçisi olarak çalışmakta iken, 14.07.2010 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu yaralandığı, Muş Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/1450 Soruşturma, 2011/748 Karar numaralı kararı ile şikayet yokluğu sebebiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, SGK tarafından kaza ile ilgili düzenlenen 10.01.2012 tarih ve 07 sayılı denetmen raporu ile iş kazası olarak kabul edildiği ve raporda davalı şirketin olayda %80, davacı işçinin %20 kusurlu olduğuna dair değerlendirme yapıldığı,
dosya üzerinden bilirkişi heyetinden alınan kusur raporunda da davalı şirketin %80, davacı işçinin %20 kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, kaza nedeniyle davacının Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu kararı ile sürekli iş göremezlik oranının %19,2 olarak belirlendiği, 27.01.2020 tarihli hesap raporunda davacının maddi tazminatının 473.950,13 TL olarak tespit edildiği ancak bilirkişi raporu hesabında davacıya SGK tarafından yapılan ödemelere ilişkin mahsup yapılmadığından,
mahkemece yargılamanın uzamaması için ek rapor alınması yoluna gidilmeyerek dosya içerisinde SGK tarafından gönderilen peşin sermaye değeri tablosunda yer alan 12.639,19TL'nin davalının kusuruna tabi rücu edilebilir kısmının mahsubu ile bakiye 101.966,05TL maddi tazminatın belirlenerek,
1.Davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 101,966,05 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 14.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.Davacının manevi tazminat davasının kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 14.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davanın zaman aşımına uğradığını, kusur raporuna itirazlarının da dikkate alınmadığını, kazanın davacının kendi kusuru nedeni ile meydana geldiğini, hükme esas alınan hesap raporunda PMF 1931 yaşam tablosunun esas alınarak %10'luk artış ve iskonto değerleri ile hesaplama yapılmasına itiraz ettiklerini ,hükmedilen manevi tazminatın fahiş ve sebepsiz zenginleşme aracı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...somut olayda, davacının olayda tamamen davalının kusuruna dayanarak 20.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, yapılan yargılamada mahkemece davalının %80 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle sonuca gidildiği dikkate alındığında, talep edilen manevi tazminatın takdirinde kusur oranları dikkate alınarak sonuca gidilmesi gerektiği ve bir miktar tazminatın düşürülmesi gerektiği değerlendirilmekle..." gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile
1.Davacının maddi tazminat davasını kısmen kabulü ile 101,966,05 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 14.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 16.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 14.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 üncü maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde temyiz sebepleri ve kapsamına göre davalı vekilin tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıdaki yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
...
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/3456, K. 2023/680, 25 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama