KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/5457 E., 2023/4647 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/360 E., 2021/579 K.
- Karar
- Kısmen kabul
Karar Metni
1.851 kelime·9 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında Mahkemece görülen iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının yakınlarının maddi tazminat istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Kapatılan 21. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar murisinin 10.06.2000 günü meydana gelen iş kazasında vefat ettiğini belirterek müteveffanın yakınları için maddi ve manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...Ş. cevap dilekçesinde özetle; müteveffa ...'nun 10.06.2000 tarihinde otelde geçirmiş olduğu iş kazasının asıl muhatabının davalı İnsa Turizm Özel Sağlık Taş. ve Tic. A.Ş. olduğunu, müteveffanın kazanın olduğu otelde 01.08.1999 tarihinde işe başladığını bu nedenle şirketin sorumluluğu bulunmadığından, husumet itirazında bulunduklarını ayrıca, davalının ikametgahı olan yer mahkemeleri yetkili olacağından, yetki itirazlarının olduğunu, esasa ilişkin olarak ise davacının evli olduğunu, eşi ve çocuğu ile birlikte yaşadığını bu nedenle destekten yoksun kalmasının mümkün olmadığını, istenilen tazminat talebinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı Öztiryakiler Madeni Eşya San. ve Tic. A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; müteveffa ...'nun kullanmış olduğu bulaşık makinesinin elektrik kablolarının açıkta ve sular içinde olması sebebiyle kazanın oluştuğunu, bulaşık makinesinin imalatçısı Öztiryakiler Madeni Eşya San. ve Tic. A.Ş. olsa da kazanın topraklama sisteminin olmayışından kaynaklandığını ayrıca yetki itirazında bulunduklarını, makinanın montajında tüketicinin yapması gerekenlerin liste halinde yazdığını, toprak hattına bağlamadan çalıştırılmaması gerektiğini savunarak davacının evli olduğunu, eşi ve çocuğu ile birlikte yaşadığını bu nedenle destekten yoksun kalmasının mümkün olmadığını, istenilen tazminat talebinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı İnsa Turizm Özel Sağlık Taşm. ve Tic. A.Ş. cevap dilekçesi sunmamıştır.
4.Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı annenin maddi tazminat isteme koşullarının bulunmadığını, ölen ...'nun annesi ve kardeşiyle birlikte yaşamadığını onlara destek olmadığını savunarak maaş bağlanması davasının reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 31.12.2013 tarihli ve 2008/126 Esas, 2013/1169 Karar sayılı kararı ile;
Davanın kısmen kabulüne,
A) Davacı ...'in maddi tazminat talebinin reddine,
B) Davacı ...'in birinci ıslah talebinin zaman aşımı nedeniyle reddine,
C) Davacı ...'in ikinci ıslah dilekçesinin yasal olarak bir davada bir kez ıslah mümkün olduğundan ikinci kez ıslah dilekçesi verilmesinin yasal olmaması nedeniyle reddine,
D)Davacının, davalı SGK'ya karşı açtığı birleşen davanın davacının, aylık bağlanması koşullarını taşımaması nedeniyle reddine,
E) Davacı ...'in manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne ve 4.000,00 TL manevi tazminatın 10.06.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Öztiryakiler Madeni Eşya San. ve Tic. A.Ş. ve İnsa Turizm. Özel Sağlık Taş. ve Tic. A.Ş. ile İbrahim Tatlıses Turizm İşlt. A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazla istemin ise reddine,
F) Davacı ...'in manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne ve 1.500,00 TL manevi tazminatın 10.06.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Öztiryakiler Madeni Eşya San. ve Tic. A.Ş. ve İnsa Turizm. Özel Sağlık Taş. ve Tic. A.Ş. ile İbrahim Tatlıses Turizm İşlt. A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazla istemin ise reddine, karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 09.06.2016 tarih ve 2015/15371 esas ve 2016/9537 karar sayılı ilamında özetle; davacı annenin SGK'ya karşı açtığı iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri bağlanması talebi hakkında verilen hükme yönelik temyiz incelemesi yönünden; dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının oğlu kazalının ...'nun 10.06.2000 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucunda vefat ettiği, davacının 06.06.2002 tarihli dilekçesi ile ölen oğlundan dolayı kendisine iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri bağlanması talebinde bulunduğu,
davacının talebinin ölen kazalı ...'nun sağlığında aile geçimine katkıda bulunmadığı ve davacının muhtaç durumda olmadığı tespit edildiğinden reddedildiği, somut olayda, 506 sayılı Kanun'un 24/1 inci fıkrasında 29.07.2003 tarih ve 4958 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile getirilen değişiklik uyarınca geçiminin sigortalı tarafından sağlanması koşulunun kaldırılmış olması durumu göz önünde bulundurulduğunda davacının 29.07.2003 tarihi itibariyle ölen kazalı oğlundan dolayı iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri almaya hak kazandığının anlaşıldığı,
ayrıca 16.08.2011 tarihinde davacı annenin çalışmaya başlamış olması da gözönünde bulundurularak yukarıda bahsi geçen 506 sayılı ve 5510 sayılı Kanun'larda yer alan hükümler doğrultusunda çalışmaya başladığı tarihten itibaren de söz konusu ölüm gelirini almaya devam edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiği halde yazılı şekilde talebin tümden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, davacı annenin maddi tazminat talebi hakkında verilen hükme yönelik temyiz incelemesine gelince ise;
yapılacak işin, davanın niteliği göz önünde tutularak davacı anneye yapılan açıklamalar doğrultusunda 29.07.2003-16.08.2011 tarihleri aralığında gelir bağlanması gerektiği ve 16.08.2011 tarihinden sonra da gelir bağlanması koşullarını sağlayıp sağlamadığı yine yukarıda belirtilen kanun maddeleri çerçevesinde değerlendirilerek ve bu değerlendirme sonucu hesap edilecek zarar miktarından Kurumca bağlanacak gelirin ilk peşin sermaye değerinin veya fiili ödemenin rücu edilebilir kısmının tenzilinden sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile: Mahkemece verilen bozma kararına uyulduğu, davacı ...'e gelir bağlanması konusunda açılan davanın tefrik edildiği ve davanın kabulüne karar verilerek 17.02.2020 tarihinde kesinleştiği, bunun üzerine SGK 'dan hak sahiplerine yapılan güncel ödeme listelerinin istenildiği, davalıların kusurları Yargıtay tarafından bozma konusu yapılmadığından yeniden kusur raporu hazırlanmadığı, dosyada hesap yapılması için hesap bilirkişisine tevdi edildiği ve 15.04.2021 tarihli bilirkişi raporu hazırlandığı, alınan bu raporun denetime ve yasaya uygun bulunarak hükme esas alındığı,
506 sayılı Kanun'un 24/1 inci fıkrasında 29.07.2003 tarih ve 4958 sayılı yasanın 35 inci maddesi ile getirilen değişiklik uyarınca geçiminin sigortalı tarafından sağlanması koşulunun kaldırılmış olması durumu göz önünde bulundurulduğunda davacının 29.07.2003 tarihi itibariyle ölen kazalı oğlundan dolayı iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri almaya hak kazandığının anlaşıldığı, buna göre bilirkişi tarafından davacı ... için destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, söz konusu iş kazasının 10.06.2000 tarihinde gerçekleştiği, tazminat davasının 19.03.2008 tarihinde açıldığı,
dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak dava açıldığında, dilekçe içeriğinde belirsiz alacak davası açıldığına dair bir nitelendirme yapılmadığından ve 10.07.2011 tarihli dilekçenin talep artırım değil ıslah dilekçesi olarak sunulmasından dolayı davanın kısmi dava olarak kabul edildiği, kısmi alacak davasında zamanaşımının dava dilekçesi ile talep edilen miktar yönünden kesildiği,
kalan talepler yönünden işlemeye devam ettiği ve iş kazası dosyalarında haksız fiiller için uygulanan 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulandığı ve davacının ıslahla talep ettiği miktarların zamanaşımına uğradığı dolayısıyla bu ıslah işleminin geçersiz sayıldığı, HMK'da ikinci kez ıslahın mümkün olmaması sebebi ile 20.11.2013 tarihli ıslah dilekçesinin geçersiz sayıldığı, davacı ...'e SGK tarafından 18.06.2002 tarihinde 69,05 TL cenaze yardımın yapıldığı, davacının bu taleple ilgili başkaca zararının olduğuna ilişkin dosyaya belge sunulmadığından davacı ...'in cenaze yardımı talebinin reddedildiği,
davacı vekili tarafından verilen manevi tazminat kararına karşı temyize gidilmesine rağmen Yargıtay tarafından bu hususların bozma konusu yapılmadığı, usuli kazanılmış hak olduğu, bu nedenle manevi tazminat taleplerinin aynen hüküm altına alındığı gerekçesiyle;
Davanın kısmen kabulü ile;
1- Davacı ...'in maddi tazminat talebinin kabulü ile 15.000,00 TL 'ye kaza tarihi 10.06.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne ve 4.000,00 TL manevi tazminatın 10.06.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Öztiryakiler Madeni Eşya San. ve Tic. AŞ. ve İnsa Turizm. Özel Sağlık Taş. ve Tic. A.Ş. ile İbrahim Tatlıses Turizm İşlt. AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazla istemin ise reddine,
2- Davacı ...'in manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne ve 1.500,00 TL manevi tazminatın 10.06.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Öztiryakiler Madeni Eşya San. ve Tic. A.Ş. ve İnsa Turizm. Özel Sağlık Taş. ve Tic. A.Ş. ile İbrahim Tatlıses Turizm İşlt. A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazla istemin ise reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; maddi ve manevi tazminat miktarlarının az olduğunu, mahkemenin dosyada ikinci defa ıslah yapıldığı iddiasının hukuki olmdığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Öztiryakiler Madeni Eşya San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı ... lehine hükmedilen 15.000 TL maddi tazminatın hatalı olduğunu, müteveffanın sağlığında davacıya sürekli ve düzenli olarak baktığı ve destek olduğunun ispatlanamadığını, davacının dava dilekçesi ile talep etmiş olduğu 15.000TL destekten yoksun kalma tazminatından 12.487,84TL fiili ödeme tutarının indirilerek hüküm kurulması gerekirken talep aşımı mahiyetinde 15.000TL yönünden davanın kabulü kararının hatalı olduğunu, reddedilen tazminat miktarlarına göre kendisini vekille temsil ettiren her bir davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmekte iken yazılı şekilde tek vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
4. Davalı İnsa Turizm Özel Sağlık Taşm. ve Tic.
A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; gerek dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında gerekse dava konusu olay hakkında devam eden ceza dosyasında müvekkili davalı şirketin kusurlu olduğu yönünde her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve elverişli bir delil dosyaya sunulmadığı gibi müvekkili davalının neden kusurlu olduğu yönünde bir gerekçenin de kararda yer almadığını, dosya kapsamında alınan 15.04.2021 bilirkişi raporuna da süresinde itiraz edilmiş olup itirazları doğrultusunda yeni ek bilirkişi raporu düzenlenmeden bir karara varıldığını, davacılar bakımından destekten yoksun kalma tazminatının verilme koşullarının oluşmadığını,
destek koşulu için davacıların geçimlerinin müteveffa tarafından karşılanması gerektiğini, söz konusu desteğin ise bir seferlik değil süreklilik arz eden ve belli bir yoğunluk içeren olması gerektiğini, gerçek desteğin varlığını ispat yükünün davacıların üzerinde olduğunu, davacıların müteveffanın kendilerine fiilen ve devamlı bir yardımda bulunduğunu ispat edemediklerini, davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK Geçici 3/2 nci maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 2 nci maddesi gereğince uygulanma olanağı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 5 inci maddesi ve iş kazasının tespit tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alındığında 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 42, 43, 44, 46 ve 47 nci maddeleri ile 332 nci maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1.Davalılar vekillerinin temyiz dilekçesi yönünden; davalılar vekilleri tarafından bozmadan önceki kararının temyiz edilmemiş olması sebebiyle temyiz taleplerinin hukuki yarar yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davacılar vekilinin temyiz dilekçesi yönünden; Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz kapsam ve nedenlerine göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
1.Davalılar vekillerinin temyiz taleplerinin hukuki yarar yokluğundan REDDİNE,
2.Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin davacılara yükletilmesine,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/5457, K. 2023/4647, 2 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama