KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/703 E., 2022/15381 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2022
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma
... adına Av. .......... arasındaki dava hakkında Eruh Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinden verilen 22/02/2018 günlü ve 2016/56-2018/87K. sayılı hükmün Dairemizin 07/03/2019 tarih ve 2018/5204-2019/2128K sayılı ilamı ile Düzelterek Onanmasına karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
1-Davacı vekili karar düzeltme dilekçesi ile, bildirimli süreler yönünden karar verildiğini, 1.3.1996-30.1.2008, 29.4.2008-12.8.2008, 27.12.2012-3.2.2013 tarihleri arası süreler yönünden karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın düzeltilmesi talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8. maddesinin son fıkrasında, iş mahkemelerinden verilen hükümlerin Yargıtay tarafından incelenip karara bağlanmasından sonra bu kararlara karşı karar düzeltme yoluna başvurulamayacağı öngörülmüş ise de Mahkeme kararının incelemesinde, davacı ...'in 17/09/1997–30/01/2008 tarihleri, 10/01/2011-18/07/2012 tarihleri, 13/08/2012-27/11/2012 tarihleri arasında hizmet süresinin tespitine karar verildiği,
tespite karar verilen dönemler içerisinde (10.1.2011-28.7.2011, 19.8.2011-30.9.2011, 24.10.2011-28.3.2012, 10.4.2012-18.7.2012 ve 13.8.2012-27.11.2012) tarihleri arası davalı işyerinden bildirimlerinin bulunduğu ve bu sürelerin dışlanmaksızın karar verildiği anlaşılmış olup davacının verilen ilk derece kararının yalnızca vekalet ücreti yönünden temyiz ettiği dikkate alınarak davacı vekilinin maddi hata dilekçesi şeklindeki karar düzeltme istemi niteliğini taşıyan başvurusunun kısmen kabulune karar verilerek Dairemizin 07/03/2019 tarih ve 2018/5204-2019/2128K sayılı düzelterek onama ilamının kaldırılmasına,
2- Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 297. maddesinde hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiş olup, davalı işvererinden yapılan bildirimlerin dışlanmaksızın bildirim yapılan süreler yönünden de tespit kararı verilmesi isabetsiz görülmüştür.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı ve davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/703, K. 2022/15381, 5 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama