KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/7841 E., 2023/12813 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2391 E., 2022/794 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Çerkezköy İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/462 E., 2021/380 K.
Karar Metni
1.158 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe giren sigortalının maddi ve manevi tazminat istemli asıl ve birleşen davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne,birleşen davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı iş yerinde çalışırken iş kazası sebebiyle meslekte kazanma gücünü %16 oranında kaybettiğini, maluliyetin tespitine ilişkin mahkememiz 2018/22 Esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığını ve maluliyet oranının %16 olarak belirlendiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla 5.000 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 25.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2.Davacı birleşen dava ile 27.500 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
3.Davacı vekili 02.02.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 174.544,45 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
1. Davalı vekili cevap dilekçesinde, iş kazasının tamamen kazalının kususundan kaynaklandığını, müvekkili firmanın iş güvenliği ile ilgili üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, müvekkilinin kusursuz olduğunu, SGK bölge Sağlık Kurulu tarafından belirlenen %38,2 oranındaki maluliyeti kabul etmediklerini, SGK Yüksek Sağlık Kurulu tarafından yeniden değerlendirilmesini talep ettiklerini, yerleşik içtihatlar gereğince ATK tarafından maluliyetin yeniden belirlenmesini talep etme haklarını saklı tuttuklarını, davalı işyerinde elden ikramiye ödemesine ilişkin iddianın tamamen gerçek dışı olduğunu,
tüm işçilik ödemelerinin banka kanalı ile yapıldığını, iş kazasının meydana gelişi ile ilgili davacı iddialarının da tamamen gerçek dışı olduğunu, davanın sigorta şirketine ihbarını talep ettiklerini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen dava ile ilgili olarak davalı vekili cevap dilekçesinde, maddi tazminat talebine karşı savunmalarını tekrarla müvekkilinin kusuru bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"...13.08.2017 tarihli iş güvenliği uzmanlarınca hazırlanan bilirkişi heyet raporunda davalı işverene %90, davacı işçiye ise %10 kusur verilmiştir. İş göremezlik bakımından; mahkememizin 28.08.2020 tarihli 2018/22 Esas 2020/479 Karar sayılı kararı ile davacının maluliyet oranının %16 olduğu tespit edilmiştir.
03.01.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporu alınmış, davacının davaya konu iş kazası sebebiyle uğradığı maddi zararın miktarı belirlenmiştir... olayın ağırlığı, kaza neticesinde davacı işçinin iş göremezlik oranının %16 olması, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikler dikkate alınarak davacının olay nedeniyle yaşadığı ve bundan sonra da yaşayacakları acı ve üzüntüyü bir nebze olsun hafifletmek amacıyla, manevi tazminat hükmetmenin, hakkaniyet ilkesine uygun olacağı sonucuna varılmış ve bu gerekçeler doğrultusunda 27.000,00 TL manevi tazminatın kabulü ile fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
.." gerekçesiyle
1.Asıl davanın kabulü ile
174.544,45 TL maddi tazminatın 25.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2.Birleşen davanın kısmen kabulü ile
27.000,00 TL manevi tazminatın 25.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili i istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacının geçirmiş olduğu iş kazası tamamen kendi kusurundan kaynaklanmış olup, olayda iş sağlığı ve güvenliği yönünden üstüne düşen tüm yasal yükümlülükleri yerine getirmiş olduğundan müvekkili şirkete hiçbir kusur atfedilemeyeceğini, hükme esas alınan 03.01.2021 tarihli bilirkişi raporunun itiraz edilmiş kusur oranları ve maluliyet oranı esas alınarak hazırlanmış olması nedeniyle hatalı olduğunu, yerel mahkeme tarafından kusur bilirkişi raporuna ve maluliyete yönelik itirazları dikkate alınmayarak hatalı bir hüküm kurulduğunu,
ayrıca her ne kadar davaya konu iş kazasında müvekkili şirkete ve çalışanlarına atfedilebilecek bir kusur olmaması nedeniyle davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanısında iseler de mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının da olayın meydana gelişi ve kusur durumları dikkate alındığında yüksek olduğunu, bu nedenle hükmedilen manevi tazminat miktarına itiraz ettiklerini, davanın reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dosya kapsamına göre, Çerkezköy İş Mahkemesi’nin 2018/22 Esas sayılı dosyasında, maluliyet oranının, %16 olarak tespit edildiği, Uyap sisteminden yapılan sorgulamada, dosyanın, istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, mahkemece hükme esas alınan hesap raporunda da davacının sürekli iş göremezlik oranının %16 olarak kabul edildiği, davalının istinaf başvurusunun, kusur oranı tespitine ve manevi tazminat miktarına yönelik olduğu,
bu kapsamda, istinaf sebepleri ile bağlı kalınarak yapılan incelemeye göre, kusur yönünden hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunun, oluşa ve dosya içeriğine uygun olduğu, kusur oranları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, maluliyet oranı dikkate alındığında, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarında isabetsizlik bulunmadığı ..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla, kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
C.A Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminat tutarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.Dosya içeriğine göre davacı lehine hükmedilen manevi tazminat tutarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
C.B Davalı vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalının maddi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 49 ve devamı maddeleri ile 417 nci maddesi, 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 üncü maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, anılan hükümlere yönelik davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz edenin sıfatı ve temyiz kapsamına göre hükmün onanmasına karar verilmiştir
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminat tutarına ilişkin temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
2.Davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen maddi tazminat tutarına ilişkin temyiz istemlerine yönelik Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/7841, K. 2023/12813, 13 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama