İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/8106 K.2022/12062

Bölge Adliye Mahkemesi : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi No :

Esas2022/8106Karar2022/12062Tarih10 Ekim 2022Okuma6 dk · 1.154 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2022/8106 E., 2022/12062 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Ekim 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.154 kelime·6 dk okuma·7 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi No :

Dava, davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesiyle 5510 sayılı Yasanın 56/2 maddesine göre ölüm aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptali, kesilen aylığın yeniden bağlanarak, ödenmeyen aylıkların faizi ile tahsili istemlerine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince, istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,davanın reddine karar verilmiştir.

Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

I-İSTEM

Davacı vekili; davacının eşi ...' dan boşandıktan sonra bir arada yaşamamış olduğu, üç çocuğuyla birlikte ablasının yanında boşanmış eşinin de ... ilinde ikamet ettiğini, davacının üvey annesi ...'ın boşanmadan sonra kendi aldığı maaşta düşüş olmasından dolayı davacıyı davalı kuruma şikayet ettiğini, davacının boşanmadan sonra başka bir ... isimli bir şahısla evlilik dışı 2 çocuğu olduğunu, davalı kuruma aylığın tekrar bağlanması için başvurduğunu, mahkeme kararının gönderilmesi halinde aylığın tekrar bağlanabileceğini bildirdiklerini belirterek , yetim aylığının tekrar bağlanmasını ve kesilme tarihi itibariyle yasal faiziyle ödenmesini talep etmiştir.

II-CEVAP

Davalı Kurum vekili, davalı kurum tarafından 28.09.2009 tarihli rapora göre davacının aylığının kesildiğini, kurum denetmenlerince hazırlanan raporların aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil niteliğinde olduğu, kurum raporlarının titizlikle incelenip hazırlandığını, raporda bulunan ... araştırması ve muhtar beyanları incelendiğinde bu hususların görüleceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III-MAHKEME KARARI

A-İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, “davanın kabulüne, davacının 01.11.2008 tarihinden itibaren kesilen yetim aylıklarının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptaline, yetim aylıklarının yeniden bağlanmasına,davacının 01.11.2008 tarihinden itibaren kesilen yetim aylıklarının ödenmesine ve birikmiş aylıklarının her ay ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsiline karar verilmiştir.

B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların dava konusu 2008-2009 tarihlerinde boşandıkları halde birlikte yaşadıkları sonucuna varıldığı, mahkemece bir kısım değişen ve çelişkili tanık beyanlarına dayanılarak kabul kararı verilmesinin isabetli görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ

Davacı vekili, boşanmanın gerçekleşmesinden sonra davacının ablasının yanına yerleştiğini, boşandığı eşinin ...’a gittiğini,davacının boşanmadan sonra başka bir kişiden çocukları olduğunu, tanık beyanlarından birlikte yaşama olgusunun gerçekleşmediğinin anlaşıldığı belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Hakkında 03.01.2005 tarihinde boşanma kararı verilen davacıya, hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan ölüm aylığının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davalı kurumca kesilerek, yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar yönünden borç tahakkuku işlemi tesis edildiği anlaşılmaktadır.

506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlarda yer almamakla birlikte ilk kez 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Gelir ve aylık bağlanmayacak haller” başlığını taşıyan 56. maddesinin ikinci (son) fıkrasında düzenlenen davanın yasal dayanağı niteliğindeki norm 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş, fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir.

Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96'ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Öncelikle belirtilmelidir ki, inceleme konusu hükmün Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle yapılan başvurunun, Anayasa Mahkemesi'nin 15.12.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 28.04.2011 gün ve 2009/86 Esas – 2011/70 Karar sayılı kararı ile reddedildiği, dolayısıyla iptal edilmeyen fıkranın yürürlükte olduğu belirgindir.

Anılan maddeye dayalı açılan bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve özellikle taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz etmektedir. Bu aşamada, özellikle Anayasa'nın 20., 5510 sayılı Kanunun 59., 100., 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 28., 45., 5490 sayılı ...

Hizmetleri Kanununun 3., 45 – 53., 4857 sayılı İş Kanununun 32., 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 6., 24 – 33., 189., 190., 191., 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 6., 19., 20., maddeleri ve diğer ilgili mevzuat hükümleri göz önünde bulundurulmak suretiyle yöntemince araştırma yapılmalı, tarafların göstereceği tüm kanıtlar toplanmalı, bildirilen ve dinlenilmesi istenilen tanıklar ile kurum raporunda belirtilen komşularının tespit edilerek ifadeleri alınmalı, davacı ile boşandığı eşinin yerleşim yerlerinin saptanmasına ilişkin olarak; muhtarlıktan ikametgah senetleri elde edilmeli, ilgili ...

Müdürlüklerinden sağlanan ... kayıt örnekleri ile yerleşim yeri ve diğer adres belgelerinden yararlanılmalı, adres değişiklik ve nakillerine ilişkin bilgilere ulaşılmalı, adres hareketleri ilgili ...

Müdürlüğü’nden istenilmeli, ilgililerin su, elektrik, telefon aboneliklerinin hangi adreste kimin adına tesis edildiği saptanmalı, özellikle Kurum Rapor’u öncesi döneme ilişkin seçmen bilgi kayıtları getirtilmeli, varsa çalışmaları nedeniyle resmi/özel kurum ve kuruluşlara verilen belgelerde yer alan adresler dikkate alınmalı, boşanılan eş 4857 sayılı Kanun hükümleri kapsamında yer almakta ise adına ödeme yapılabilecek özel olarak açılan banka hesabı bulunup bulunmadığı belirlenmeli, boşanan eşlerin kayıtlı oldukları bölge/bölgeler yönünden geniş kapsamlı ...

Müdürlüğü araştırması yapılmalı, uyuşmazlık konusu dönemde boşanan eşlerin kayıtlı oldukları adresleri yönünden anılan yerde görev yapmış /yapmakta olan, mahalle/köy muhtar ve azalarından kanaat edinmeye yetecek kadarının tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylelikle “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.

Eldeki davada, 28.09.2009 tarihli denetmen raporuna dayalı olarak,davacıya bağlanan aylığın kesildiği, 01.11.2008-31.12.2009 tarihleri arasında yersiz ödenen aylıklarla ilgili borç çıkarılmış olduğu, davacının dava dilekçesindeki taleplerinden birinin yeniden aylık bağlanmasına ilişkin olduğu, davacının kesilen aylığın tekrar bağlanmasına dair değişik tarihlerde yaptığı başvuruların Kurum tarafından, davacının durumunu değiştiren bir husus bulunmadığı, mahkeme kararı olmadıkça aylığın bağlanmayacağı belirtilerek reddedildiği anlaşılmaktadır.

Dosya kapsamından ve toplanan delillerden, 28.09.2009 tarihli denetmen raporuna dayalı olarak 01.11.2008-31.12.2009 tarihleri arasında yersiz ödenen aylıklarla ilgili borç çıkarılmasına ilişkin kurum işleminin doğru olduğu, özellikle tutanak tanığı ... ... tutanaktaki imzalı beyanının aksini ispat edecek delil sunulamaması,davacının kuruma verdiği 04.05.2010 tarihli dilekçede yazışma adresi olarak eski eşi ...’nın nüfusa dayalı adres kayıt sistemindeki adresini göstermesi,adres bilgileri raporlarında ve seçim kayıtlarında davacının boşandığı eşinin 29.03.2009 tarihli seçimde oy kullandığı adres ile davacının 12.09.2010 tarihli seçimlerde oy kullandığı adresin aynı olması nedeniyle bu dönemde davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığının sabit olduğu anlaşılmaktadır.

Ancak,davacının dava dilekçesinde, kesilen aylığın değişen koşullar nedeniyle yeniden bağlanması ile ilgili olarak Kuruma yaptığı başvuruların reddedildiğini belirterek, aylığın yeniden bağlanmasına dair istemi de bulunduğunun anlaşılması, boşanma tarihinden sonra ... isimli başka bir şahıstan 18.10.2012 ve 25.11.2015 tarihlerinde iki çocuğu olduğunun ve boşandığı eşinin hizmet cetvelinden 2011 yılından sonra ...’da çalıştığının görülmesi karşısında , davacının 2010 yılından sonra boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun devam edip etmediği yukarıda açıklanan yönteme uygun olarak araştırılmalı, toplanan tüm kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre aylığın yeniden bağlanması talebi hakkında bir karar verilmelidir.

Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 10.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/8106, K. 2022/12062, 10 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I-istem
  4. Iı-cevap
  5. Iıı-mahkeme Kararı
  6. A-ilk Derece Mahkeme Kararı
  7. B-bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  8. Iv-temyiz Kanun Yoluna Başvuru Ve Nedenleri
  9. V-ilgili Hukuk Kuralları Ve İnceleme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/8106
Karar No
2022/12062
Tarih
10 Ekim 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/8106 K.2022/20068
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/8107 K.2022/12823
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/8107 K.2022/12404
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/8107 K.2022/14151
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/8107 K.2022/20775
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/8108 K.2022/12017

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.