KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/8507 E., 2023/10558 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/467 E., 2021/474 K.
- Karar
- Kısmen kabul
Karar Metni
1.749 kelime·9 dk okuma·9 bölüm
Taraflar arasında iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasında mahkemece verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; ilamda belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işyerinde çalışmaktayken, davalının kusuru sonucu 31.12.2013 günü inşaattan başına taş düşmesi suretiyle ağır bir biçimde yaralandığını ve kaza sonucu epilepsi hastası olduğunu, iş kazasının aynı gün sigortaya bildirildiğini, davacının tedavilerine devam ettiğini ve tüm hayatı boyunca da tedavi görmeye devam etmek zorunda kalacağını, müvekkil ve ailesine söz verilmesine rağmen davalı tarafça hiçbir maddi ve manevi yardımda bulunulmadığını, davalı tarafından müvekkilin iş akdine 30.05.2014 tarihinde tamamen tek taraflı olarak istifa gerekçesi ile son verildiğini belirterek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 30.000,00 TL maddi ve 70.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş yargılamanın devamında maddi tazminat istemini 135.145 TL'ye arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmiş olup, davalı vekili davaya ilişkin delillerini sunarak davanın reddini istemiştir.
III. BOZMA ÖNCESİ VE BOZMA KARARI
A) İlk Mahkeme Kararı Mahkemenin 26.05.2016 tarih ve 2014/395 Esas - 2016/167 Karar sayılı ilk kararında özetle; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 135.145,00 TL maddi ve 5.000TL, manevi tazminat alacağının olay tarihi olan 31.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B) İlk Bozma Kararı
Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 13.09.2018 tarih ve 2016/20059 E- 2018/6327 K sayılı ilamında özetle.
Davacının geçirdiği iş kazası üzerine Mahkemeye ibraz edilen 11.11.2015 havale tarihli SGK cevabi yazısında, iş kazasına dair müfettiş teftiş işlemlerinin devam etmesi sebebi ile iş kazası geliri bağlanmadığının bildirildiği, ancak mahkemece bu teftiş işlemlerinin sonucu araştırılmadan karar verildiği, davacının geçirdiği kaza sonucu oluşan iş gücü kayıp oranına bağlı gelir bağlanması kararı ve beraberinde iş kazası teftiş işlemlerinin devam etmesi nedeni ile tazminat hesabının yapılamayacağı, sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek tazminat tutarlarını doğrudan etkileyeceğinden sürekli iş göremezlik oranının kesin olarak saptanması,
bağlanan gelir miktarlarının tespiti ve teftiş işlemlerinin akıbetinin araştırılması gerektiği, bu kapsamda davacının geçirdiği iş kazasına ilişkin belirlenen sürekli iş göremezlik oranı ile SGK teftiş işlemleri sonucunun araştırılmasından sonra kesinleşen iş göremezlik oranının belirlenmesi, bu anlamda bağlanan gelirin saptanması ve çıkacak sonuca göre kazanılmış haklar da gözetilerek, davacıya iş göremezliği nedeni ile ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ile bağlanması gereken ilk peşin değerli gelirin kusur oranları esas alınarak karar verilmesi gerekliliğine işaretle karar bozulmuştur.
IV. SON BOZMA KARARI SONRASI YARGILAMA SÜRECİ VE KARAR
Bozma kararına uyan Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen son kararda özetle. "Mahkememizce bozma ilamındaki eksikliklerin giderilmesi için SGKya müzekkere yazılarak teftiş raporları ile davacıya ödenen peşin sermaye değeri gelirinin olup olmadığı, ödeme yapılmış ise bunun evraklarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosya arasına alınmıştır.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığına müzekkere yazılarak dosya arasındaki raporlar ve tedavi evrakları da dikkate alınarak davacının maluliyet ve iş göremezlik oranlarının hesaplanması istenilmiş ve 3. İhtisas Kurulu'nun 24.02.2020 tarih 3476 numaralı raporu dosya arasına alınmıştır. Tarafların itirazları doğrultusunda dosya üst kurula gönderilmiş ve Adli Tıp 2. Üst Kurulu'nun 08.04.2021 tarih ve 587 numaralı raporu hükme esas alınmıştır.
Dosya, kül halinde bozma ilamındaki eksiklikler giderildikten sonra bozma ilamı doğrultusunda rapor hazırlanmak üzere tazminat bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi Av. ... hazırladığı 15.09.2021 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Buna göre kusur durumu, maluliyet ve iş göremezlik oranları ile yapılan ödemelerin mahsubu sonucu 149.314,23 TL tazminat hesabı yapılmıştır.
Davacının geçirdiği iş kazasına ilişkin belirlenen sürekli iş göremezlik oranı ile SGK teftiş işlemleri sonucunun araştırılmasından sonra kesinleşen iş göremezlik oranının belirlenmiş, bu anlamda bağlanan gelir araştırılmış ve kazanılmış haklar da gözetilerek, davacıya iş göremezliği nedeni ile ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ile bağlanması gereken ilk peşin değerli gelirin kusur oranları esas alınarak tenzil edilerek maddi tazminat alacağı hesaplanmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Manevi tazminat yönünden bozma ilamında herhangi bir hususa değinilmediğinden, rakam aynı şekilde bırakılmış, tarafların sosyo ekonomik durumlarına uygun, sebepsiz zenginleşmeye ve manevi tazminatı arzu edilmeye yol açmayacak şekilde, olayın vehameti ve diğer durumlar nazara alınarak, hak ve nesafet kurallarına uygun ölçüler içerisinde kalınarak ve olayın meydana gelmesinde tarafların kusur oranları ile maluliyet oranı da dikkate alınarak hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle
"Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 1-Davacının maddi tazminat talebinin ilk ıslah talebi ile bağlı kalınarak kabulü ile 135.145,00TL maddi tazminat alacağının olay tarihi olan 31.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 25.000TL, manevi tazminat alacağının olay tarihi olan 31,12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sürekli iş göremezlik oranı tam olarak tespit edilmediğini, gerekçede esas alınan sürekli iş göremezlik oranın gösterilmemesinin hatalı olduğunu, sürekli iş göremezlik oranının %10,3 olarak kabul edilmiş olması durumunda, manevi tazminat miktarının önceki kararda esas alınan %28 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden takdir edilen manevi tazminat miktarıyla aynı olmasının hatalı olduğunu, maddi tazminatın reddolan kısmından ret vekalet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının, maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanamadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Temyiz incelemesi açısından 6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 üncü maddeleri, dava yığılması yönünden 6100 sayılı HMK'nun 110.maddesi, maddi ve manevi tazminatın belirlenmesi ve hükmedilmesi yönünden;
kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddeleri yollamasıyla aynı Kanunun 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri, olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler bakımından işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'u maddeleri,
Usuli kazanılmış hak yönünden 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır.
3. Değerlendirme a) Manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi yönünden: 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen manevi tazminat hükmünün bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla taraflar yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı öte yandan Dairemizin 18.01.2022 tarih ve 2021/8618 E- 2022/601 K sayılı ilamında da açıkça belirtildiği üzere;
"manevi tazminat miktarlarının matematiksel bir oranla belirlenmesinin" beklenemeyeceği gibi manevi tazminat miktarının davacının manevi zararının tazmini için hakimce takdir edilecek bir miktar para olduğu da gözetildiğinde, temyize konu kararda hüküm altına alınan manevi tazminat tutarının bozma öncesi hükmedilen miktarda belirlenen tutarla aynı olmasının Kanunun belirlediği ilkelere aykırı olmadı gibi somut olayın özelliklerine de uygun olduğu gözetildiğinde bozma sebebi yapılamayacağı dikkate alınarak temyiz edenin sıfatına,
temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir.
B) Maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi yönünden: 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı Kararı).
3.Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 ..., 1974, sayfa 395 vd.)
4.Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
5. Somut olayda, mahkemece verilen 26.05.2016 tarihli bir önceki kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yukarıda açıklanan sebeplerle bozulduğu mahkemenin bozma kararına uyması ile önceki kararda hükme esas alınan 18.06.2015 tarihli hesap raporundaki veriler yönünden davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek iş bu raporda sürekli iş göremezlik oranı olarak esas alınan %28 yerine bozma sonrası kesinleşen %10,3 oranı uygulanmak ve anılan rapordan geçici iş göremezlik ödeneği ile sürekli iş göremezlik nedeniyle bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücuya kabil (%85 oranındaki ) kısmının tenzil edilerek
davacının hak ettiği maddi tazminat alacağının belirlenmesi gerekirken, bozmadan sonra alınan (özellikle bakiye ömür tablosunun değiştirilmesi ve işlemiş devrenin ileri çekilmesi gibi) davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklara aykırı tespitler içeren 15.09.2021 tarihli rapora itibar edilip, taleple bağlı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
6. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
7. O halde, temyiz eden davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları gözetilmeli ve Mahkemece verilen hüküm bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle 1. Davalı vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının temyiz edenin sıfatına temyiz kapsam ve nedenleriyle taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar nedeniyle reddiyle ONANMASINA,
2. Davalı vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile BOZULMASINA,
3. Fazla tahsil edilen kısmın istek halinde davalıya iadesine,
4. Dosyanın kararı verene Mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/8507, K. 2023/10558, 31 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama