KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/869 E., 2022/14352 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2022
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- —
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma üzerine ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece Dairemizce verilen bozma kararına uyulmuş ise de, bozma gereğinin tam olarak yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün değildir. Bozma sonrası yapılan araştırmanın eksik olduğu, bozma gereklerinin yerine getirilmediği, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı görülmektedir.
Dairemizin, 13.12.2013 tarih ve 2013/9002E.-2013/24356K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere;
“Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda. Davacı, 17.11.2008-01.10.2010 tarihleri arasında davalı ...’un yanında sekreter olarak çalıştığının tespitini istemiştir. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Davacının, davalı ...’un avukatlık bürosundaki bir odada kozmetik ürünleri sattığı hususunda ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın, davacının aynı zamanda davalı Avukatın sekreteri olarak çalışıp çalışmadığı hususuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, bu hususta davalının Avukat olması nedeniyle yapılan iş gereği, yazılı belgelerin (yapılan tebligatlar, yazışmalar, iş yeri defterleri vs.) araştırılmadığı, davacının kozmetik ürünleri satmasına karşılık herhangi bir vergi kaydının bulunup bulunmadığının tespit edilmediği, zabıta marifetiyle, ihtilaflı çalışmayı bilebilecek komşu işyeri tanıkları araştırması yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Açıklamalar ışığında, davacının çalışıp çalışmadığına ilişkin olarak yazılı belgeler araştırılmalı, davacının vergi kaydı olup olmadığı tespit edilmeli, davacının çalışmaları hakkında bilgi sahibi olabilecek, Kuruma bildirim yapılmayan dava konusu dönemde, aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, sonradan dinlenen tanık beyanları ile daha önce dinlenen tanık beyanları arasında çelişki oluşması halinde, bu çelişki giderilmeye çalışılmalı, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus,
hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.”
Yukarıda belirtilen hususlar ile birlikte ayrıca davacının davalı adına gelen tebligat parçalarında ofis çalışanı-sekreter olarak kendisinin isminin ve imzasının bulunduğu beyanı karşısında, davacıdan ... veya hangi kargo şirketlerinden davalı adına tabligat telsi almış ise bu yönde araştırma yapılmalı ve elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/869, K. 2022/14352, 16 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama