KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/9046 E., 2022/12300 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2022
Karar Metni
855 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi No :
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusun esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkette 11/11/2008 tarihinde işe başladığını, ve işe başladığı tarihten itibaren davalı şirketin ihale yolu ile Akbank A.Ş.' den aldığı temizlik işi için bostanlı şubesinde çalışmaya başladığını, bu çalışmaların 10/02/2014 tarihine kadar devam ettiğini, 11/11/2008-31/01/2014 tarihleri arasında tam zamanlı, 01/02/2014-10/02/2014 tarihinde geçen kısmın ise kısmi süreli olduğunu ancak çalışmaların kuruma 26/01/2009 tarihinden itibaren kısmi süreli olarak bildirildiğini, 11/11/2008-31/01/2014 tarihleri arasında geçen kısmın tam zamanlı, 01/02/2014-10/02/2014 tarihleri arasında geçen kısmın ise kısmi zamanlı olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacı ile müvekkili işveren arasında yapılan hizmet akdi gereği davacının temizlik elemanı olarak işe alındığını, haftada 5 gün ve günde 2 saat olmak üzere part time çalıştırıldığını, bu hususların hizmet sözleşmesinde de yer aldığını, davacının çalışmalarının 26/01/2009 tarihinden itibaren kuruma bildirildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. Feri Müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığının belirlenmesi gerektiğini, davanın kamu düzenini ilgilendirdiğini, bu nedenle titizlik ile araştırılması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesi;Davanın kısmen kabulüne 11.11.2008-25.01.2009 dava dönemi itibariyle hizmet tespit talebinin reddine, 26.01.2009-31.01.2014 dava dönemi itibariyle hizmet tespit talebinin kabulüne, .......... sicil sayılı işyerinde 26.01.2009-31.01.2014 tarihleri arasında tüm süreli 1805 gün çalıştığı 616 günlük çalışmanın kuruma bildirildiği, kuruma bildirilmeyen günlerin 1189 gün olduğunun tespitine, karar vermiştir.
İSTİNAF NEDENİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının part-time çalıştığını, ilk derece Mahkemesince esas alındığı belirtilen tanık beyanlarından davanın ispat edilemediğini beyanla ilk derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i Müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile sonuca gidildiğini beyanla ilk derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmişti
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi,... 2. İş Mahkemesi'nce verilen 25.10.2019 Tarih, 2016/304 Esas ve 2019/343 Karar sayılı karara yönelik davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, şeklinde karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Feri müdahil sadece tanık beyanlarına dayalı olarak karar verilmeyeceği, yazılı delil gerektiğinden bahisle kararı temyiz etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/8. maddeleri gereği bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır.Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilmeyen sigortalılar, çalışmalarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse bu çalışmaların Kurumca dikkate alınacağı belirtilmiştir.
Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı, kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli, daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.
Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de, çalışmanın konusu, niteliği, başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir.
Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dava, davacının 11/11/2008-31/01/2014 tarihleri arasında geçen kısmın tam zamanlı, 01/02/2014-10/02/2014 tarihleri arasında geçen kısmın ise kısmi zamanlı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı adına 26/01/2009-17/02/2014 tarihleri arası davalı işveren Marmara Sosyal Hizmetler A.Ş. tarafından kısmi bildirim yapıldığı anlaşılmakla; davacının 2009 – 2014 dönemine ait ücret pusulaları ve puantaj kayıtları getirtilerek öncelikle iş bu belgelerin imzalı olup olmadığı hususu araştırılmalı; davacıya sorulmak suretiyle imzaların kendisine ait olup olmadığı belirlenip, şayet bu imzalar kendisine ait ise imzalı pusulaların dikkate alınması gerekmektedir. Aksi taktirde imza inkarı söz konusu ise ve de inceleme sonucu imzaların geçersiz olduğu belirlemesi yapılır ise, bu husus değerlendirilip sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece yukarıda açıklanan aşamalar yerine getirilmeksizin eksik inceleme ve değerlendirme ile verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirir.
O hâlde, feri müdahil vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/9046, K. 2022/12300, 12 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama