KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/9485 E., 2022/12614 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2022
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- No
- —
Karar Metni
1.184 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Dava, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Karabük Sigorta İl Müdürlüğü tarafından müvekkiline 2019/11336-11337-11339 takip no.lu dosyalardan, ... ... Derneğine ait ödenmemiş prim borcunu içeren ödeme emrinin gönderildiğini müvekkilinin temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığını sigorta primlerinin ödenmemesinde haklı neden bulunduğunu bu sebeple Karabük Sigorta İl Müdürlüğü tarafından gönderilen ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili Kurum Karabük İl Müdürlüğünde 6632.78 ve 1028368.78 işyeri sicil no.su ile işlem görmekte iken hakkında 6183 sayılı Yasa gereği icra takibine başlanılan ... ... Derneğinin borçlarından dolayı yönetim kurulu üyesi davacıya ödeme emrinin gönderildiğini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
“1-Davanın kısmen kabulü ile;
A- Davacıya, Karabük Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından gönderilen 2019/011336 takip numaralı ödeme emrindeki 2018/11 dönem borçları yönünden, 2019/011337 takip numaralı ödeme emrindeki 2018/11 dönem borçları yönünden, 2019/011339 takip numaralı ödeme emrindeki 2018/11 dönem borçları yönünden ödeme emirlerinin ayrı ayrı iptaline,
B- Davacıya, Karabük Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından gönderilen 2019/011336 takip numaralı ödeme emirlerindeki 2018/8-9-10 dönem borçlarına yönelik, 2019/011337 takip numaralı ödeme emirlerindeki 2018/8-9-10 dönem borçlarına yönelik, 2019/011339 takip numaralı ödeme emirlerindeki 2018/8-9-10 dönem borçlarına yönelik davanın ayrı ayrı reddine,”
2-Reddedilen miktar üzerinden hesaplanacak %10 haksız çıkma tazminatının davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine,” karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“Davacı vekili ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine,” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davacı vekili; sigorta primlerinin ödenip ödenmemesinin tespiti ve bilirkişi raporu ile açığa kavurulması gerektiğini, alacağın dava dışı spor kulübünün mallarının borçlarından karşılanıp karşınamayacağının tespiti yapılmadan müvekkiline sorumluluk yüklenmemesi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesinin eksik delil incelemesine sebebiyet verdiğini, haklı sebebin varlığının incelenmesinin gerektiğini eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir..
Davalı kurum vekili özetle; alacakların 6183 sayılı kanuni temsilcilerin sorumluluğu başlıklı mükerrer 35. maddesinde belirtildiği üzere tahsili gerektiğini, dernek yönetim kurulu yöneticileri temsil ve ilzam yetkisi bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yönetim kurulunda bulundukları sürelerle ilgili olarak müvekkili kuruma karşı şahsi malvarlıklarıyla da müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını belirterek kararın bozulmasnı talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Türk sosyal sigortalar sistemi, ağırlıklı olarak primli rejime dayanır. Kurumun sosyal sigorta yardımlarını sağlaması; önemli gelir kaynağı olan sigorta primlerinin zamanında ve eksiksiz ödenmesine bağlıdır. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 80’inci maddesi hükmü, primlerin zamanında ve düzenli olarak tahsilini sağlamaya yöneliktir.
Anılan maddenin birinci fıkrası hükmüne göre, işveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak prim tutarlarını ücretlerinden kesmeye ve kendisine ait prim tutarlarını da bu miktara ekleyerek en geç ertesi ayın sonuna kadar Kuruma ödemeye mecburdur.
Süresinde ödenmeyen prim ve diğer kamu alacakları 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Kurumca tahsil edilecektir.
Aynı maddenin on ikinci fıkrasına göre de; sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşlarının tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludurlar.
5510 sayılı Kanunun 88. maddesinde "Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmüne ve 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35'nci maddesinde de "Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların,
vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir. Bu madde hükmü, yabancı şahıs veya kurumların Türkiye'deki mümessilleri hakkında da uygulanır.
Tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmaz. Temsilciler, teşekkülü idare edenler veya mümessiller, bu madde gereğince ödedikleri tutarlar için asıl amme borçlusuna rücu edebilirler." hükmüne yer verilmiş, iş bu maddeye 4.6.2008 tarihli ve 5766 sayılı Kanun'un 4. maddesiyle eklenen;
"(Ek fıkra: 04/06/2008 - 5766 S.K./4.mad) Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda kanuni temsilci veya teşekkülü idare edenlerin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulur.
(Ek fıkra: 04/06/2008-5766 S.K./4.mad) Kanuni temsilcilerin sorumluluklarına dair 213 sayılı Vergi Usul Kanununda yer alan hükümler, bu maddede düzenlenen sorumluluğu ortadan kaldırmaz" beşinci ve altıncı fıkraların, 03/04/2015 tarih ve 29315 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 19.03.2015 tarih ve 2014/144 E. ve 2015/29 K. sayılı kararı ile iptallerine karar verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemelere göre, prim borçluları, primlerin ödenmesi gereken son gün itibariyle de olsa, kanuni temsilci ve üst düzey yönetici oldukları dönemlerde ödenmesi gereken ve tahakkuk eden primlerden sorumlu tutulmalıdırlar.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 85’inci maddesi ile 2908 sayılı Dernekler Kanununun 27’nci maddesi hükümleri uyarınca; derneklerin yönetim kurulları, derneğin yürütme ve temsil organlarıdır. Bu görevlerini, kanuna ve dernek tüzüğüne uygun olarak yerine getirmelidirler. Ayrıca temsil görevinin, yönetim kurulunca üyelerden birisine veya üçüncü bir kişiye devri de mümkündür.
Belirtilen yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, dernek niteliğindeki spor kulüplerinde; prim alacağının tahakkuk ettiği ve ödenmesi gereken dönemde, işverenle birlikte müteselsil sorumluluk koşulunun oluşması için kulübün “...temsil ve ilzama yetkili üst düzey yöneticisi veya yetkilisi...” durumunda olunması gereklidir." belirtilmiştir.
İnceleme konusu eldeki davada, davalı Kurumca davacı hakkında dava dışı ... Derneği’nin 2018/8-11. Aylara ait prim, işsizlik primi ve damga vergisi borçlarına ilişkin ödeme emirlerinin davacı adına tanzim ve tebliğ edildiği, davacının 31.08.2018-17.12.2018 tarihleri arasında derneği temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu üyesi olduğu anlaşılmakla, mahkemece her ne kadar 2018/11. ay prim borcu yönünden derneği davacının sorumlu olmadığına karar verilmiş ise de; 2018/11. ayda tahakkuk eden borçların ödeme döneminin, bir sonraki aya kadar olması ve davacının bu dönem içerisinde yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle, 2018/11. aya ilişkin borçlardan da sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Öte yandan, 6183 sayılı Kanunun 58. maddesinin 5. fıkrası hükmünün, Anayasa Mahkemesi’nce 21.04.2022 gün ve 2021/119 Esas 2022/48 Karar sayılı kararı ile iptaline karar verilmiş olması karşısında haksız çıkma tazminatına hükmedilmemesi gereğinin gözetilmesi gerekir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/9485, K. 2022/12614, 18 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama