KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/9922 E., 2022/12597 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2022
Karar Metni
757 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi No :
Dava, 2330 sayılı kanun kapsamında, eğer bu talep kabul edilmezse 5434 ve 5510 sayılı kanun kapsamında vazife malüllüğü aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı, davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının ... er olarak ... ... biriminde askerlik görevini yapmakta iken, 06/07/2018 tarihinde bir kısım mahkumun Sincan ...
Hastanesine götürülmesi için emir geldiğini, saat 08:35 sıralarında resmi araç ile görev için hareket ettikleri sırada araç komutanının davacıya diğer bölükten görevlendirilen uzman çavuşu çağırması için emir verilmesi üzerine, davacının otobüsten indiğini, yolun karşısına geçerken ... plakalı otobüsün çarpması sonucu ağır yaralandığını, tedavi sonrasında askerliğe elverişli olmadığına dair rapor verildiğini, 02/12/2019 tarihinde davalı Kuruma başvuru yapılarak aylık bağlanması isteminde bulunulduğunu, İdare tarafından başvuruya süresinde cevap verilmediğini,
kazanın görevin yerine getirildiği sırada alınan talimat üzerine meydana geldiğinden bahisle 2330 sayılı yasada aranılan şartların oluştuğunu ileri sürerek, davacıya 2330 sayılı kanun gereğince vazife malullüğü aylığının bağlanmasına, olay tarihinden itibaren bağlanacak aylık ve yapılacak ödemelere yasal faiz uygulanmasına, bu talepleri kabul edilmediği takdirde 5434 ve 5510 sayılı kanunlar gereğince vazife malullüğü aylığı bağlanmasına, bağlanacak aylıkların yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, kurumun davacının malul olduğunu kabul ettiğini, gerekli inceleme ve raporlarının alındığını, ancak maluliyetin 2330 sayılı yasa kapsamına girmediği yönünde karar verildiğini belirterek, davanın konusuz kalması halinde aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, dava açıldıktan sonra kurum tarafından davacının 5434 ve 5510 sayılı yasa uyarınca malul olduğu kabul edilerek vazife malulü maaşının bağlandığı, bu durumda davacının talebinin karşılandığından hareketle davanın konusunun kalmadığının kabulünün gerektiği, davalının dava açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davacı vekili, mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, davacıya daha geniş haklar sağlayan 2330 sayılı yasa kapsamında vazife malullüğü bağlanması gerektiğini belirterek, hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. Davalı Kurum vekili, davacının 2330 sayılı yasaya göre vazife malullüğü aylığı bağlanmasına ilişkin talebiyle ilgili red kararı verildiği halde, müvekkil Kurum lehine vekalet ücreti takdir edilmediğini belirterek, kararın bu yönüyle bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Dosya kapsamı incelendiğinde, davacının, 2330 sayılı kanun gereğince vazife malullüğü aylığı bağlanmasını, bu talebi kabul edilmediği takdirde 5434 ve 5510 sayılı kanunlar gereğince vazife malullüğü aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep ettiği eldeki davada, dava açıldıktan sonra davalı kurum tarafından 19.09.2019 tarihinden itibaren davacıya 5434 sayılı kanun hükümleri uyarınca aylığın bağlanması üzerine, mahkemece konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de; söz konusu hüküm eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır.
Bazı hallerde dava devam ederken, dava açılmasından sonra meydana gelen bir nedenle dava konusu ortadan kalkabilir. Davanın konusuz kalması halinde, artık dava hakkında yargılama yapılmasına ve hüküm verilmesine gerek kalmaz. Başka bir deyişle, her iki tarafın da davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararı kalmamış demektir. Bu halde, mahkemece, davanın konusunun kalmaması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir.
Belirtilen açıklamalar ışığında somut olayda, talebin 2330 sayılı kanun gereğince vazife malullüğü aylığı bağlanması, bu talep kabul edilmediği takdirde 5434 ve 5510 sayılı kanunlar gereğince vazife malullüğü aylığı bağlanmasına yönelik olması karşısında, mahkemece 2330 sayılı kanun kapsamında bir değerlendirme yapılmaması isabetsiz olup, talebe göre davanın konusuz kalmadığı belirgin olduğundan, usulüne uygun şekilde araştırma yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurularının esastan reddine dair kararı kaldırılarak, ilk derece mahkemesince verilen hüküm sair yönler incelenmeksizin bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/9922, K. 2022/12597, 18 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama