KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/996 E., 2023/10578 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2023
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/2261 E., 2021/1213 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Tekirdağ 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/7 E., 2019/482 K.
Karar Metni
2.901 kelime·15 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki eksik hesaplanarak ödendiği iddiası ile yaşlılık aylığı miktarının yeniden belirlenmesi ve fark aylıkların davalı Kurumdan tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın davalı ... Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asil dava dilekçesinde özetle, dava tarihi itibariyle kurumdan 1080 TL aylık aldığını, aynı şartlarda aynı tarihte kendisi gibi bağkurlu daha yüksek emekli aylığı bağlanmış kişiler bulunduğunu, bu farklılığının mağduriyet yarattığını, kuruma yapılan hatanın düzeltilmesine ilişkin başvurunun sonuçsuz kaldığını beyanla 5400 gün üzerinden emekli olması nedeniyle emeklilik aylığının yeniden tespitini, emeklilik tarihi olan 2011 yılından dava tarihine kadar birikmiş emekli aylığının davalı kurumdan yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında kendisince yapılan işlemlerin yasaya ve hukuka uygun olduğunu aylığında herhangi bir hatanın bulunmadığını, zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile düzenlenen bilirkişi raporunun mevzuata ve denetime elverişli olduğu gözetilerek, davacının kendisi ile aynı konumda bulunan emeklilere daha fazla emekli maaşının bağlandığı bu durumun mağduriyetine neden olduğu iddiasıyla sunmuş olduğu dava dilekçesi neticesinde 24.05.2017 tarihinde mahkememizin iş bu dosyasının tevzi edildiği, Sosyal Güvenlik Kurumundan davacının 01.11.2011 ila 27.05.2017 tarihleri arasındaki bağlanan yaşlılık aylığının dökümünün celbedildiği,
dosya kapsamına uygun hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre davacının 01.10.2017 tarihinde 602,02 TL aylık almasının gerektiği fakat davalı Kurum tarafından 528,16 TL aylık bağlandığı ve bu eksik ödemelerin her ay devam ettiği ve davacının talep edebileceği eksik ödenen aylık tutarının 6.218,26 TL olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, davacıya 01.11.2011 tarihinden geçerli olmak üzere ek ödeme hariç 602 TL tutarında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine,
davacıya dava tarihi olan 24.05.2017 tarihine kadar (2011/11 inci ay-2017/4 üncü ay arası için) davacıya ödenmesi gereken eksik aylık tutarının 6.218,28 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İstinaf başvurusunda bulunan davalı SGK vekili, aylığın prim ödemeleri dikkate alınarak bağlandığını, davacıya eksik ödenen aylık olmadığını, Mahkemenin davacının talebini aşar şekilde karar verdiğini, belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurum Bağ-Kur sigortalısı olan davacının 11.10.2011 tarihinde tahsis başvurusunda bulunduğu, 01.11.2011 tarihi itibariyle 4447 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesine göre 5441 prim günü ile 26,41/5 ek ödeme tutarı üzerinden 422.64 TL aylık bağlandığı, davacının 27.11.2012 tarihinde aylıkta hata bulunduğunu belirterek aylığının düzeltilmesini talep ettiği, Kurumun 04.12.2012 tarihli yazısı ile ödenen aylıkta herhangi bir hata bulunmadığını bildirdiği, Mahkemenin ödenen aylıkların ay be ay dökümünü celbettiği, bilirkişi raporu alındığı,
12.03.2019 tarihli raporda davacıya ek ödeme hariç 602,02 TL yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği, davacıya dava tarihi olan 24.05.2017 tarihine kadar ödenmesi gereken aylık toplamının 57.076,94 TL olup ödenen 50.858,68 TL'nin mahsubu ile eksik aylık tutarlarının 6.218,26 TL olduğunun belirtildiği,davacıya 2483 gün Bağ-Kur, 2357 gün 4/a ve 600 gün askerlik borçlanması olmak üzere son sigortalılığına göre bağlanan aylığın hükme esas alınan ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre eksik ödendiği, Mahkeme kararında hata bulunmadığı anlaşılmakla,başvurunun reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili, Kurum işlemlerinde hata olmadığını, buna göre davacı hakkında bağlanan aylığın da eksik ödenmediğini, davanın reddi yerine, kabulüne dair karar verilmesinin hatalı olduğunu, belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıya bağlanan aylığın eksik ödenip ödenmediği ile davalı kurumca sonradan yapılan uygulamanın aylık miktarına etkisinin bulunup bulunmadığı ile davacının bu nedenle fark aylık alacağının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 2 nci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme 1.Eldeki davada, 11.10.2011 tarihinde tahsis başvurusunda bulunduğu anlaşılan davacı hakkında davalı kurumca 01.11.2011 tarihi itibariyle 1479 sayılı Kanun kapsamında 5 inci basamaktan yaşlılık aylığı bağlandığı 4447 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesine göre 5441 prim günü ile 26,41/5 ek ödeme tutarı üzerinden 422.64 TL aylık bağlandığı anlaşılmaktadır.
2.Mahkemece, davacının aylığının miktarında hata olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne ilişkin yazılı şekilde karar verilmiş ise de aldırılan hesap raporunun tam olarak denetlenememesi ve Kurum hesabının ve aylığa esas verilerinin tam olarak rapora yansıtılmaması karşısında verilen kararın eksik araştırma ve incelemeye dayalı olduğu, anlaşılmaktadır.
3.Davacının eksik hesaplandığına ilişkin iddianın incelenmesi bakımından, yaşlılık aylığının hesabında, tahsis talep tarihinde yürürlükte bulunan, öngörülen istisnaları dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un Geçici 2 nci maddesi ve bu maddenin yollaması ile anılan Kanun'un 29 ve 1479 sayılı Kanun'un Geçici 11 inci maddelerinin uygulanması gerekmektedir.
4.5510 sayılı Kanun'un Geçici 2 nci maddede, “Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanun'la mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Kanun'lara tabi olanlara bağlanacak yaşlılık aylıkları aşağıdaki şekilde hesaplanır:
a)Sigortalının bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sürelerdeki prim ödeme gün sayılarına veya fiilî hizmet süresine ait aylık; bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önceki kanun hükümlerine göre aylık talep tarihindeki toplam prim ödeme gün sayısı veya fiilî hizmet süresi üzerinden, bu Kanunun yürürlük tarihi itibarıyla hesaplanacak aylığının bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihe kadarki prim ödeme gün sayısı veya fiilî hizmet süresi ile orantılı bölümü, aylık talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile çarpılarak hesaplanır.
b)Sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen sürelerdeki prim ödeme gün sayılarına ait aylığı, aylık talep tarihindeki toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden 29 uncu madde hükümlerine göre hesaplanacak aylığının, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonraki prim ödeme gün sayısına orantılı bölümü kadardır. Ancak, Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce 3600 prim gün sayısını doldurmamış olan sigortalıların yaşlılık aylığı bağlama oranının hesabında, sigortalının Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen ve Kanunun yürürlük tarihinden önceki prim gün sayısını 3600 güne tamamlayan hizmet sürelerinin her 360 günü için % 3 oranı esas alınır.
c)Aylık, (a) ve (b) bentlerine göre hesaplanan kısmî aylıkların toplamından oluşur. Aylıklar ayrıca 29 uncu maddenin son fıkrasına göre artırılarak belirlenir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanun'un Geçici 82 nci maddesinin (a) bendine göre gösterge sistemi içinde hesaplanacak kısmî aylıklara esas gösterge, sigortalıların ortalama yıllık kazanç hesabına giren takvim yılı sayısı esas alınmak suretiyle hazırlanacak olan gösterge ve üst gösterge tespit tabloları esas alınarak belirlenir.
5.Bu Kanun'un yürürlük tarihine kadar geçen sürelere ilişkin aylığın hesabında esas alınan asgari aylık tutarı ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanun'un Geçici 82 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre belirlenen eski tam aylık tutarı, toplam prim ödeme gün sayısı içinde bu Kanunun yürürlük tarihine kadar geçen prim ödeme gün sayısının oranına tekabül eden tutar üzerinden esas alınır. …” hükmüne yer verilmiş, 29 uncu maddenin “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar ile aynı fıkranın (c) bendine göre bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başlayanların yaşlılık aylığı, aşağıdaki hükümlere göre belirlenecek ortalama aylık kazancı ile aylık bağlama oranının çarpımı sonucunda bulunan tutardır.
6.Ortalama aylık kazanç, sigortalının her yıla ait prime esas kazancının, kazancın ait olduğu yıldan itibaren aylık talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek bulunan kazançlar toplamının, itibarî hizmet süresi ile fiilî hizmet süresi zammı hariç toplam prim ödeme gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanan ortalama günlük kazancın otuz katıdır.
7.Aylık bağlama oranı, sigortalının malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi geçen toplam prim ödeme gün sayısının her 360 günü için %2 olarak uygulanır. Bu hesaplamada 360 günden eksik süreler orantılı olarak dikkate alınır. Ancak aylık bağlama oranı %90'ı geçemez.
8.28 inci maddenin dördüncü ve beşinci fıkralarına göre aylığa hak kazanan sigortalılar için hesaplanacak aylık bağlama oranı, prim ödeme gün sayısı 9000 günden az olanlar için çalışma gücü kayıp oranının 9000 gün prim ödeme gün sayısı ile çarpımı sonucu bulunan rakamın %60'a bölünmesi suretiyle hesaplanan gün sayısına göre, %50'yi geçmemek üzere üçüncü fıkra uyarınca tespit edilen orandır. Prim ödeme gün sayısı 9000 günden fazla olanlar için ise toplam prim ödeme gün sayısına göre aylık bağlama oranı belirlenir. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için bu fıkrada geçen 9000 prim gün sayısı 7200 gün, %50 oranı da %40 olarak uygulanır.
9.Yukarıdaki şekilde hesaplanan aylığın başlangıç tarihinin yılın ilk altı aylık dönemine rastlaması halinde 55 inci maddenin ikinci fıkrasına göre Ocak ödeme dönemi için gelir ve aylıklara uygulanan artış oranı kadar artırılarak, yılın ikinci altı aylık dönemine rastlaması halinde ise öncelikle Ocak ödeme dönemi, daha sonra Temmuz ödeme dönemi için gelir ve aylıklara uygulanan artış oranları kadar artırılarak, sigortalının aylık başlangıç tarihindeki aylığı hesaplanır.” şeklindeki düzenlemesi ile de 01.10.2008 sonrası aylıkların hesaplama yöntemi belirlenmiştir.
10.Geçici 2 nci madde hükmü gereğince, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihine kadarki sigortalılık sürelerine yönelik aylıklar, 1479 sayılı Kanun'un 36 ve geçici 11 inci maddesi gereğince hesaplanacak ve 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı bölümü aylık miktarında esas alınacak, 01.10.2008 tarihi sonrasındaki sigortalılık sürelerine yönelik aylıklar ise 5510 sayılı Kanun'un 29 ve devamı madde hükümleri gereğince hesaplanacak ve bu Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı bölümü aylık miktarında esas alınacaktır.
11.01.01.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4447 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesi ile 1479 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 11 inci maddede, sigortalının aylığının “Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlara bağlanacak yaşlılık aylığı;
a)Sigortalının, aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınarak, bu Kanun'un yürürlük tarihinden önce bulunduğu gelir basamağının aylık başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan gelir tablosundaki değeri üzerinden, bu Kanun'un yürürlük tarihinden önceki hükümlere göre hesaplanan aylığının, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı olarak hesaplanan tutarı ile
b)Sigortalının, bu Kanun'un yürürlük tarihi ile aylık başlangıç tarihi arasında aylar itibariyle prim ödediği gelir basamaklarının bu basamaklardaki prim ödeme süreleri de dikkate alınarak, aylık başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan gelir basamakları üzerinden hesaplanacak ağırlıklı ortalamasının, aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınmak suretiyle bu Kanunun 36 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre bulunacak aylık bağlama oranı üzerinden hesaplanan aylığın, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı olarak hesaplanan tutarı,” toplamı olduğu hüküm altına alınmıştır.
Bu yasal düzenlemeye göre; A1 aylığının hesap formülü;
01.01.2000 tarihindeki basamağının (01.07.2003) Gelir tablosu karşılığı
A1 Aylığı = Aylık gelir tutarı x ABO x 1.1.2000 öncesi hizmeti
Toplam Hizmetleri,
Keza A2 aylığının hesap formülü de;
A2 Aylığı= Ağırlıklı Ortalama x ABO x 1.1.2000-01.10.2008 arası hizmeti Toplam Hizmetleri şeklinde olacaktır.
11.A2 aylığının belirlenmesinde dikkate alınması gereken "Ağırlıklı Ortalama" hesabında, 01.01.2000 tarihi ile 01.10.2008 tarihi arasında 2926 ve 1479 sayılı Kanun'a tabi sigortalı olarak bulunulan basamaklar ve bu basamaklardaki bekleme süreleri üzerinden anılan Kanunlara tabi sigortalılar için geçerli olan 01.07.2003 tarihli gelir tablosundaki karşılığı tutarlar gözetilerek ağırlıklı ortalama belirlenmelidir.
12.Aylık hesabında esas alınacak aylık bağlama oranlarının belirlenmesinde ise, 01.01.2000 öncesi için 1479 sayılı Kanun'un Geçici 11 inci maddesi yollaması ile mülga 36 ncı maddenin “Yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanan sigortalılara en son prim ödediği gelir basamağında en az bir tam yıl prim ödemesi koşuluyla bulunduğu basamağın % 70'i oranında aylık gelir hesaplanır. Bulunduğu gelir basamak primini bir yıl ödememişse, bir önceki basamak üzerinden aylık gelir hesaplanır. Bu oran 25 yıldan fazla prim ödenmiş olması halinde fazla olan her tam yıl için %1, kadın ise 50, erkek ise 55 yaşlarından sonra sigortalılığa devamda, fazla olan her tam yaş için de ayrıca %1 artırılır.
13.35'nci maddenin (c) fıkrasına göre bağlanacak aylıklarda ise primi ödenmemiş 25 yıldan az her tam yıl için % 1 indirim yapılır.” hükmü gözetilmeli, 01.01.2000 sonrası aylık bağlama oranının belirlenmesi için ise, 4447 sayılı Kanunla değişik anılan maddenin “aylık bağlama oranı, sigortalının toplam sigortalılık süresinin ilk on tam yılının her bir yılı için %3,5 takip eden onbeş tam yılın her bir yılı için %2 ve yirmibeş yıldan fazla her bir tam yıl için %1,5 oranlarının toplamıdır.” hükmü nazara alınmalıdır.
B aylığının tespitinde esas alınan "Ağırlıklı Ortalama" hesabında ise. 01.01.2000 tarihi ile 01.10.2008 tarihi arasındaki sigortalılık sürelerine yönelik basamaklar ve bu basamaklardaki bekleme süreleri üzerinden 01.07.2003 tarihli gelir tablosundaki karşılığı tutarlar gözetilerek ağırlıklı ortalama bulunmalıdır.
14.Bu şekilde belirlenecek aylık bağlama oranları ile hesap edilen A1 ve A2 aylıklarının toplamı, 01.07.2003 tarihi itibarıyla aylık miktarını oluşturur. Bu tutara 2003 yılı Ocak ayından itibaren ödenmesi gereken sosyal destek ödemesi tutarından 2003 yılı Temmuz ayına kadar kümülatif TÜFE oranı kadar düşüldükten sonra kalan miktarın 01.10.2008 tarihine kadar gecen sürelere ilişkin hesaplanacak kısmi tutarı eklenerek 2004 yılı Ocak ödeme döneminden 2007 yılı Temmuz dönemi dahil aylıklara uygulanan artışlar uygulanmak suretiyle (A) aylığı 2008 yılı Ocak dönemine, sonrasında, 2008 yılı dahil olmak üzere tahsis talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile çarpılarak tahsis talep yılının Ocak ayına taşınır.
15.Bu aşamadan sonra 01.10.2008 sonrası sigortalılık süreleri esas alınarak 5510 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi gereği aylık hesabı yapılmalıdır. Anılan yasal düzenlemeye göre Aylık= Ortalama Aylık Kazanç x Aylık Bağlama Oranı formülüne göre hesaplanır.
16.Ortalama Aylık Kazanç ise; 2008 yılı Ekim ayı (dahil) ve sonraki her yıla ait prime esas kazancın, ait olduğu yıldan itibaren aylık talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşecek güncelleme katsayısı ile güncellenerek bulunan kazançlar toplamının, 2008 yılı Ekim ayı (dahil) sonrası prim ödeme gün sayısına bölünmek suretiyle hesaplanan ortalama günlük kazancın 30 katıdır.
17.Burada prime esas kazanç tutarının belirlenmesi üzerinde durmakta fayda vardır. Bilindiği gibi 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesinin 2 nci fıkrası hükmüne göre “4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir.
a)Aylık prime esas kazanç, 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırı ile üst sınırı arasında kalmak şartı ile kendileri tarafından beyan edilecek günlük kazancın otuz katıdır. Bu sigortalılar tarafından Kurumca belirlenen sürelerde aylık prime esas kazanç beyan edilir. Beyanda bulunmayan sigortalıların aylık prime esas kazancı, prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katı olarak belirlenir.
b)Sigortalı aynı zamanda işveren ise aylık prime esas kazancı, çalıştırdığı sigortalıların prime esas günlük kazancının en yükseğinin otuz katından az olamaz. …” Anılan hüküm çerçevesinde 01.01.2009 tarihi sonrası dönem yönünden sigortalı tarafından beyan edilen günlük kazanç belirlenmeli, beyan bulunmadığı takdirde prime esas günlük kazanç alt sınırı esas alınarak prime esas aylık kazanç tutarı tespit edilmeli, 01.10.2008 - 01.01.2009 tarihleri arasındaki dönem yönünden ise, prime esas kazanç beyan edilmemesi hâlinde, sigortalının daha önce bulunduğu en son gelir basamağına karşılık gelen tutar esas alınarak prime esas kazanç tespit edilmelidir.
18.Aylık bağlama oranı, sigortalının malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi geçen toplam prim ödeme gün sayısının her 360 günü için %2 olarak uygulanır. Bu hesaplamada 360 günden eksik süreler orantılı olarak dikkate alınır. Ancak aylık bağlama oranı %90’ı geçemez. 30.04.2008 tarihi ve öncesi sigortalılığı bulunup Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce 3600 prim gün sayısını doldurmamış olan sigortalıların yaşlılık aylığı bağlama oranının hesabında, sigortalının Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen ve Kanun'un yürürlük tarihinden önceki prim gün sayısını 3600 güne tamamlayan hizmet sürelerinin her 360 günü için %3 oranı esas alınır.
19.Açıklanan yöntemle hesaplanan yaşlılık aylığı; sigortalının fiili çalışma süreleri için prime esas günlük kazanç alt sınırları dikkate alınarak, talep yılına ait Ocak ayı itibariyle belirlenen ortalama aylık kazancının %35’inden, sigortalının talep tarihinde bakmakla yükümlü olduğu eşi veya çocuğu varsa %40’ından az olamaz.
20.Bulunan tutarın 01.10.2008 sonrası prim gün sayısına orantılı bölümü alınarak kısmi aylık (B) hesap edilecektir. Sigortalının aylığı (A) ve (B) kısmi aylıklarının toplamından oluşur. Bu şekilde bulunan tutar, tahsis talep yılının ocak ayındaki aylık tutarıdır. Bulunan miktarın tahsis tarihine göre ocak ve temmuz ödeme dönemlerinde uygulanan artış oranları kadar arttırılması sonucu tahsis tarihindeki aylık miktarı belirlenir.
21.Eldeki davada ise, hükme esas alınan bilirkişi raporunun A1 aylığının belirlenmesi aşamasında ne gibi bir tespit ve belirleme yapıldığının anlaşılamaması ve özellikle davacı hakkında 506 sayılı Kanun kapsamında geçen hizmetlerin aylıkta dikkate alınması gerekip gerekmediği ve gerekirse davacının 07.10.1999 tarihi itibari ile hangi basamakta olması gerektiği, diğer taraftan,
olması gereken basamak nedeniyle basamak prim farkları nedeniyle prim borcu oluşup oluşmayacağı hususunda herhangi bir irdeleme yapılmadığı ve A2 aylığı bakımından aylık hesaplanırken ağırlıklı ortalama hesabının nasıl yapıldığı hususu netleştirilmemiş olan rapordaki verilerin de denetime elverişli olmaması ve karar vermeye yeterli verileri içermemesi karşısında, öncelikle, Kurumdan,
davacıya ay be ay ödenen aylıklar ile bağlanan aylıkta esas alınan tüm verileri içeren tahsis dosyası ve Kurumun hesap yöntemine ilişkin hesaplama tablosu (excell) celp edilmeli ve yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda alanında uzman başka bir bilirkişi ya da bilirkişi heyetinden aylık hesabı yönünden denetime elverişli rapor alınıp irdelenerek, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yukarıda belirtilen ilkelere uygun olmayan hesaplama yöntemi içeren bilirkişi raporu esas alınarak, eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/996, K. 2023/10578, 31 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama