KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/10076 E., 2023/10791 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1394 E., 2023/1924 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/731 E., 2023/20 K.
Karar Metni
970 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyetini sürdürdüğü, 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesi kapsamında davalı Kuruma 01.06.2006 yılında sigorta kaydının yapıldığı, ilk sigorta girişinin 01.06.2004 olmasına rağmen aslında uzun yıllardır 1987 yılın beri tarım ve hayvancılık işleri ile uğraştığı ve geçimini sağladığı, bu kapsamda komisyoncu ...'a ürün teslim ettiği, buna ilişkin 1994 yılı Aralık ayında tevkifat yapıldığı,
19.01.1995 tarihininde ise ... tarafından prim ödemesi yapıldığı iddiasıyla 1994 yılı Aralık ayı tevkifat bildirim listesinde Hasan oğlu ... olarak adı geçenin davacı ... oğlu ... olarak düzeltilmesine ve ürün bedellerinden yapılan tevkifat nedeniyle tevkifatı takip eden aybaşı olan 01.01.1995 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının geçerli sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; sigortalılığın oluşumu yönünden öncelikle çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğu, eylemli ve gerçek biçimde çalışmanın varlığının saptanmadığı sürece sigortalılıktan söz edilemeyeceği, tespit davalarında asıl olan resmi belge ve kayıtlar olduğu, davacı tarafından bu tür resmi belge ve kayıt ibraz edilemediği takdirde davanın reddi gerektiği, ayrıca bu tür davaların kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece her türlü delil re’sen araştırılarak çalışma olgusu somut ve inandırıcı yazılı delillerle hiçbir kuşkuya yol açmayacak şekilde ortaya konulması gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından.
2013/11 sayılı Birleşik Genelge ve 2926 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi gereğince sigortalı sayıldıkları halde Kuruma kayıt ve tescilleri yapılmamış ve bu tebliğ uyarınca sattıkları ürün bedellerinin 01.04.1994 tarihinden itibaren prim tevkifatı yapılan çiftçilerin, tevkifatın yapıldığını gösteren belgeleri de eklemek suretiyle kuruma yazılı talepte bulunmaları halinde tevkifat tutarının Kurum hesaplarına intikal etmesi şartıyla, tevkifat yapılan tarihi takip eden aybaşından itibaren sigortalılıklarının başlatıldığı,
2926 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesine dayanılarak hazırlanan sigortalıların prim borçlarının sattıkları ürün bedellerinden tevkif suretiyle tahsil edilmesini öngören 03.04.1993 tarih 93/4384 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile bu kanuna tabi sigortalıların prim borçlarının sattıkları ürün bedellerinden tevkifi ve bu kanına tabi sigortalı olması gerekenlerin ise tespit edilmesi hüküm altına alındığı, 4 seri nolu uygulama tebliğine göre müstahsilden “Tevkifat Yapacak Olanlar” başlıklı (B) bendinde tevkifat yapmakla yükümlü olanların gerçek ve tüzel kişiler olarak tanımlanmış ve listesi yapıldığı,
4 seri no’lu tebliğin “Tevkifat işlemlerinde kullanılacak belgeler ve bu belgelerde yer alacak bilgiler “ başlıklı (D) Bendinde çiftçilerden ürün alımı sırasında tevkifat yapmak zorunda olan gerçek ve tüzel kişiler, söz konusu satın alma işlemleri nedeniyle mevzuat gereği düzenlemek zorunda oldukları belgelere (gerek kendilerinde kalacak gerekse çiftçiye verecekleri nüshada) çiftçinin ad soyadını, adresini, baba adını, doğum tarihi ve yerini, yaptıkları tevkifat tutarını ve biliniyorsa Bağ-Kur numarasını, T.C vatandaşlık numarasını kaydetmek zorunda olduklarının belirtildiği,
çiftçilerin Bağ-Kur primlerinin sattıkları ürün bedellerinden tevkif suretiyle ödendiklerini ispatlayabilmeleri için yukarıda belirtilen bilgilerin alıcılarca düzenlenen belgelerde eksiksiz olarak yer almasını talep etmeleri ve kendilerine verilen belgeleri muhafaza etmeleri gerektiği, yapılan araştırma ve tanık beyanları doğrultusunda ... komisyoncusu tarafından düzenlenen 1994/12 nci aya ait çiftçi primleri tevkifat bildirimi listesinde ... ismi ile yapılan tevkifatın davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının 01.01.1995-31.12.1995 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri: Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl olanın resmi belge ve kayıtlar olduğu, kamu düzenine ilişkin davada somut ve inandırıcı delil bulunması gerektiği, sadece tanık beyanları ile yetinilemeyeceği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece davacıya ait Sigorta Sicil Dosyası, Tarım Bağ-kur Sigortalı bilgileri, Ahmet Aral komisyoncusu tarafından Kuruma verilen prim ödemeleri, davacının Ziraat Odası kaydı, tevkifat bildirim listesi, davacıyla aynı isimli başka şahıs var ise de diğer bilgilerinin davacı ve tevkifat belgesindeki bilgilerle uyuşmaması, dinlenen kamu tanık beyanları, zabıta araştırması kapsamına göre dosyaya sunulan tevkifatın davacıya ait olduğu hususunun ispatlandığının kabulüyle sonuca varılmış olmasının isabetli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava devam eden tarımsal faaliyet ile teslim edilen tarımsal ürün bedellerinden yapılan prim kesintisine istinaden 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasıdır.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2, 7, 9, 10, 36 nci maddeleri ilgili hükümlerdir.
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10076, K. 2023/10791, 6 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama