KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/10178 E., 2023/10369 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1212 E., 2023/1114 K.
- Hüküm/karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/22 E., 2022/149 K.
Karar Metni
1.526 kelime·8 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurumun istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... yönünden istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, davalı kişinin ... Otomotiv Mam. San. Tic. A.Ş.'de alt işveren ... unvanlı işverenin sigortalısı olarak çalışmakta iken 25.05.2013 tarihinde iş kazası geçirmesi sonucu uğradığı maluliyet sebebiyle maddi manevi tazminat talepli açtığı davanın ...
5. İş Mahkemesinin 2015/104 E. sayılı dosyasında görülen davayı açtığını, iş bu dava kapsamında davalının kazaya dayalı maluliyetinin SGK ve SS Yüksek Sağlık Kurulu tarafından %16 oranda belirlendiğini, itirazlar sonucu yargılama sürecinde ...
Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesince yaptırılan inceleme sonucu davalının maluliyetinin %15,2 oranda tespit edildiğini, maluliyet oranlarının farklı belirlenmesi nedeniyle tazminat davasında maluliyetin tespiti için dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini bunun üzerine davalının maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesinin kararı doğrultusunda %15,2 olarak Kurum kayıtlarında dikkate alınması yönde kuruma yaptıkları başvurunun kabul edilmediğini beyanla iş bu dava ile davalı ...’ün 25.05.2013 tarihinde geçirdiği iş kazasına dayalı olarak maluliyetinin tespiti ile müvekkilinin tespit edilen maluliyeti oranına göre Kurum
tarafından aylık bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacılar tarafından, sigortalı davalının maluliyet oranının ... 5.İş Mahkemesinin 2015/104 E. sayılı dosyasında alınan ... Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesi raporunda belirlenen %15,2 oran olarak düzeltilerek, bağlanan ilk peşin sermaye değerlerinin de bu doğrultuda belirlenmesi yöndeki başvurusunun kabülünün mümkün olmadığını, yargılama sürecinin devam ettiğini, müvekkili Kurum tarafından bağlayıcı olmayan raporun dikkate alınamayacağını, Kurum işlemlerinin yasa ve usule uygun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dava, davalı şahsın davacılar işverenliğinde çalışırken 25.05.2013 tarihinde geçirdiği iş kazasına dayalı maluluyetinin tespiti taleplidir.
Dava dilekçesi içeriği, dosya kapsamındaki delillere göre; davalı kişinin davacılar işverenliğinde çalışırken 25.05.2013 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu SGK tarafından maluliyetinin %16 olarak belirlendiği, itiraz üzerine SS Yüksek Sağlık Kurulunca düzenlenen raporda da aynı oran tespiti yapıldığı, davalı şahıs tarafından işverenler aleyhine maddi manevi tazminat talepli açılan davada Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas dairesinden alınan raporda maluliyetin %15,2 oranda tespit edildiği, maluliyet oranları arasındaki çelişki nedeniyle maluliyetin tespiti talebiyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddesidir. Anılan maddeye göre, özetle"…..vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.” denilmektedir.
Kural olarak SS Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Somut olayda davalının Kurumun yetkili birimince belirlenen % 16 maluliyet oranına itiraz üzerine, tazminat davasında alınan Adli Tıp Kurumunun İhtisas dairesi raporuna göre maluliyet oranının %15,2 oranda belirlendiği, belirlenen oranlar arasındaki çelişki nedeniyle iş bu davada yapılaacak inceleme ile çelişkinin giderilmesinin talep edildiği, Mahkememizce mevcut durum itibariyle Adli Tıp Kurumu 2.Üst Kurulunca yaptırılan incelem sonucu düzenlenen raporda davalının 25.05.2013 tarihli kazaya bağlı olarak olay tarihinden itbaren maluliyetinin %15,2 oranda tespit edilmiştir.
Bu tespit ve değerlendirmeler doğrultusunda, tazminat davasındaki mevcut adli ve tıbbi belgeler, maluliyet tayininde yetkili mercilerce yapılan inceleme-muayeneler sonucu düzenlenen raporların içeriği, Mahkememizce Adli Tıp Kurumu 2.Üst Kurulunun 20.01.2022 tarih 2022/316 sayılı raporu karşısında , davalı ...’ün Çalışma gücü ve Meslekte Kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde %15,2 oranda meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının tespiti gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı" gerekçesiyle;
"1-Davalı ...'ün geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı olarak iş kazası tarihi olan 25.05.2013 tarihinden itibaren %15,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş olduğunun tespitine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurum için bağlayıcılığı bulunmayan ATK raporunun dikkate alınamayacağını, Kurumca yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; yargılama gideri ve vekalet ücretinden dava açılmasına sebebiyet veren Kurumun sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürmüş olup 23.12.2022 havale tarihli dilekçesi ile de istinaf talebinden feragat ettiğini bildirmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "Uyuşmazlık; asıl işveren konumunda olan davacı ... Oto Mamülleri .... A.Ş.'ye ait iş yerinde, alt işveren konumunda bulunan davacı ...'un işçisi olarak çalışan davalı ...'ün 25.05.2013 günü geçirdiği iş kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik derecesinin belirlenmesine ilişkindir.
Çalışma gücü kaybı ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu oluşan meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybının tespitinde izlenecek yol 506 sayılı Kanun'un 109 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddelerinde açıkça belirtilmiştir.
5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddesine göre; "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade ederek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir.
Usûlüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Bu maddenin uygulamasına ilişkin usûl ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir."
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulu'nca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumu'nu bağlayıcı nitelikte ise de; diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır.
Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu'ndan alınacak rapor ile Yüksek Sağlık Kurulu Kararı arasında sürekli iş göremezlik oranına yönelik görüş ayrılığı bulunduğu takdirde çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp 2. Üst Kuruluna (Genel Kurul) gönderilerek çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Dosya kapsamından; davalı ...'ün 25.05.2013 tarihinde geçirdiği kazanın, Kurumca iş kazası sayıldığı ve Kurum Sağlık Kurulunun 12.03.2015 tarihli ve 6850 sayılı raporunda; iş kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik derecesinin %16 olduğuna karar verildiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 18.11.2016 tarihli ve 87/14990 sayılı kararı ile de %16 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığına karar verildiği.
ATK 3. İhtisas Kurulu'nun 14.02.2018 tarihli ve 3287 sayılı raporunda; davalı sigortalının 25.05.2013 tarihinde geçirdiği iş kazasına bağlı olarak Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümlerine göre %15,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının.
ATK 2. Üst Kurulu'nun 20.01.2022 tarihli ve 316 sayılı raporunda da, olay tarihinden itibaren %15,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının mütalaa edildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; yukarıda açıklanan yasal prosedüre uygun inceleme yapılması, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kararı ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun raporu arasındaki çelişkinin ATK İkinci Üst Kurulundan rapor alınarak giderilmiş olması karşısında İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.
Öte yandan; gerekçeli karar başlığında davacının "..." olarak gösterilmesi gerekirken, "Asist Üretim Destek ve Kalite Kontrol Hizmetleri- ..." şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilir ve sonuca etkili olmayan maddi hata olarak kabul edildiği" gerekçesiyle;
"1- HMK 344. maddesi gereğince davalı ...'ün istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına,
2- Davalı Kurumun istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine,"karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçelerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci, 5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10178, K. 2023/10369, 26 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama