İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/10292 K.2023/11417

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/10292Karar2023/11417Tarih20 Kasım 2023Okuma10 dk · 1.910 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/10292 E., 2023/11417 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Kasım 2023
Mahkemesi
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/3478 E., 2023/984 K.
Hüküm/karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Kızıltepe 1. Asliye Hukuk ( İş) Mahkemesi
Sayısı
2013/763 E., 2021/1018 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.910 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum ve davalı işveren vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfında 2005 yılında asgari ücretin altında bir ücretle 300 TL maaşla çalışmaya başladığı, davacının 2010 senesi başından beri vakfın muhasebe servisinde çalıştığı, davacının 2005 senesinden 2012 senesinin Eylül ayına kadar ilgili vakıfta sigortasız olarak iş güvencesine tabi olmadan çalıştığı,

Eylül 2012 tarihinde ise vakıfta çalışan kalifiye personelin bir kısmı ile ileride kadroya alınacakları vaadiyle belirli süreli iş sözleşmesi imzalatıldığı iddiasıyla davacının 2005 - 26.11.2012 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde hizmet akdine tabi çalıştığının tespiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; işçilik alacaklarına ilişkin dava tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilmiştir.

II.CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığı, yetkili mahkemenin Kurumun bulunduğu Mardin Mahkemesi olduğu, dava dilekçesinde hem hizmet tespitinin hem de işçilik alacaklarının talep edildiği, her iki davanın yargılama usulleri farklı olmakla birlikte işçilik alacakları yönünden Kurumun taraf sıfatının bulunmadığı, bu nedenle tefrik edilmesi gerektiği, esasa ilişkin olarak ise tüm delillerin toplanılarak çalışma olgusunun hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiği, Kurum kayıtlarına göre davacının diğer davalıya ait işyerine girişi ve çalışmasının bulunmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiği, idarenin herhangi bir sorumluluğunun söz konusu olmadığı, davacı tarafın tüm iddialarının ve taleplerinin gerçek dışı olduğu, kabul anlamına gelmemekle birlikte işçi ile işveren ilişkisi mevcut olsa dahi istenen tazminat ve faizin kabul edilemez miktarda olduğu, belirli süreli iş sözleşmesinde sözleşmenin 10.06.2013 tarihinde herhangi bir bildirime gerek olmaksızın sona ereceğinin kabul edildiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacı tarafça davalı Kurumda 2005 - 2012/Eylül yılları arasında kesintisiz ve aralıksız çalışıldığının tespitinin talep edildiği, buna ilişkin olarak bordro tanıklarının dinlenildiği, tanıklardan ...'ın ise 2010 yılında ise başladığı ve halen çalışmaya devam ettiği dikkate alındığında davacının iddia ettiği çalışma dönemlerine dair tanığın beyanlarının esas alınabileceği, tanık ...'nin 1999 yılından itibaren davalı vakıf bünyesinde çalıştığı görüldüğünden beyanlarının esas alınabileceği,

tanık ... 'ın davacının tam olarak ne kadar çalıştığını ve hangi tarihler arasında çalıştığını hatırlamadığını beyan ettiği, tanıklardan ... ve ...'nın davacıyı tanımadıklarını beyan ettikleri, tanıklardan ..., ..., ...,...'ın davalı vakıf nezdinde çalıştıklarının tespiti hususunda derdest davalarının bulunduğu, verilen kararların kesinleşmediği, dinlenilen tanık beyanları ve yapılan yardımların düzenli olarak ödendiği tarihler gözetildiğinde, nakdi yardım adı altında yapılan ödemelerin davacının çalışması karşılığında yapıldığı, davası olan tanık beyanlarının yan delil ile desteklendiği,

dosyada alınan 21.08.2019 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ... Vakfında 01.08.2007 – 09.09.2012 tarihleri arasında kesintisiz ve aralıksız olarak asgari ücret ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar vekilleri istinaf yoluna başvurmuşlardır.

B.İstinaf Sebepleri: Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; fer'i müdahil kabul edilmelerinin kanun değişikliği gereği olduğu, davalı idare tanıklarının beyanlarının dikkate alınmadığı, davacının ücret değil yardım aldığı, vakıfta izinsiz işçi çalışmasının mümkün olmadığı, re'sen araştırma yapılması gerektiği, yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında işçi - işveren ilişkisi bulunmadığı, yeteri kadar araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiği, davacının işçi statüsünde çalışmaya başlaması için gerekli onay veya başlama yazısı olmadığı ve bordrolar üzerinden ücret verilmediği, davacıyı tanımayan bordro tanıklarının beyanlarına itibar edilmesi gerektiği, davacıya yapılan ödemelerin yardım mahiyetinde olduğu, davacının ücret karşılığı çalıştığına dair herhangi bir delil bulunmadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanıkların bir kısmının devam eden davaları nedeniyle beyanlarının hükme esas alınmamasının yerinde olmadığı, zira tanık beyanlarının birbirleriyle tutarlı olduğu, yapılan yardımların düzenli olduğu ve tanık beyanlarıyla doğrulandığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile talep edilen dönemde dosya kapsamında dinlenen bordro tanıklarının davacının 2007 ile 2012 yılları arasında çalışmasını doğruladığı ve davalı işyerinin kamu işyeri niteliğinde olmasına izafeten davacı adına hüküm altına alınan dönemde nakdi yardım adı altında düzenli ücret ödemesinin bulunduğu anlaşılmakla eksik bildirilen döneme dair yerel mahkemece verilen kısmen kabul kararının usul ve yasaya uygun olduğu,

ayrıca davacı adına 07.07.2007 ile 31.07.2007 tarihleri arasında dava dışı Türkiye İstatistik Kurumundan bildirim bulunduğu anlaşılmakla resmi kurum olan dava dışı işyerinden yapılan bildirimler nedeniyle 31.07.2007 tarihinden önceki dönem yönünden hak düşürürücü süre gerçekleştiği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile davalı işveren vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili ile davalı işveren vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuşlardır.

C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının davalı nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 2005 - 26.11.2012 tarihleri arasındaki tam ve kesintisiz çalıştığının tespiti davasıdır.

2.İlgili Hukuk 1. Anayasa'nın 60 ıncı maddesi şöyledir: "Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. / Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar."

2. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7 inci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca, anılan Kanunun yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Kanun'un Geçici 20 nci maddesine göre oluşturulan sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, davanın yasal dayanağı davaya konu sürenin bir kısmı itibariyle 506 sayılı Kanun'un mülga 2, 6 ve 79 uncu maddeleridir.

3. 506 sayılı Kanun'un mülga 2 inci maddesinin 1 inci fıkrası şöyledir: "Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar."

4. 506 sayılı Kanun'un mülga 6 inci maddesi şöyledir:

"Çalıştırılanlar, işe alınmalariyle kendiliğinden 'Sigortalı' olurlar. / Sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümleri sigortalının işe alındığı tarihten başlar. / Bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. / Sözleşmelere, sosyal sigorta yardım ve yükümlerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamaz.."

5. 506 sayılı Kanun'un mülga 79 uncu maddesinin ilgili fıkrası şöyledir:

"...Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 (10 yıl 01/06/1994 tarih ve 3995 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ile 5 yıl olarak değiştirilmiştir) yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır..."

6. 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlı Sigortası Kanunu'nun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili bölümü şöyledir: "(1) Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından; a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar... sigortalı sayılırlar."

7. 5510 sayılı Kanun'un 7 inci maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: "Sigorta hak ve yükümlülükleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının; a) (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için çalışmaya, meslekî ve teknik eğitime, meslekî ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimine, staja veya bursiyer olarak göreve başladıkları tarihten... itibaren başlar."

8. 5510 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: "Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık; a) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların, hizmet akdinin sona erdiği tarihten... itibaren sona erer. "

9. 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ilgili 9 uncu fıkrası şöyledir: "Aylık prim ve hizmet belgesi (veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi) işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır."

3. Değerlendirme 1.506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği, anılan Kanunun 2 nci maddesine göre hizmet akdinin kurulması ve 6 ıncı maddesi gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği ise, anılan Kanunun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakla ve 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca çalışmaya başladıkları tarihten ibaren edinilir. Söz konusu sigortalılık niteliği anılan Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdinin sonlandığı tarihte sona erer.

2. Anayasa'nın 60 ıncı maddesinde yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

3. Somut olayda davacının, dava dışı iki ayrı iş yerinden 26.12.2006 - 30.12.2006 ve 07.02.2007 - 31.07.2007 tarihleri arasında ve davalı işverene ait iş yerinden 10.09.2012 - 26.11.2012 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirimleri bulunmaktadır. Davacı davalıya ait iş yerindeki çalışmasının 2005 yılından itibaren kesintisiz devam ettiğini iddia ederek eksik sürelerin tespitine karar verilmesini dava etmiştir.

4. İlk Derece Mahkemesi tarafından davacının 01.08.2007 - 09.09.2012 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir. Ne var ki beyanları hükme esas alınan on tanıktan dördünün davalı işverene karşı açılmış hizmet tespiti davaları bulunmaktadır. İki tanık davacıyı tanımadıklarını söylemiş ve tanıklar ... ile ... davacının iddiasının aksini beyan etmişlerdir.

Söz konusu beyanlarla çelişen kalan iki tanığın beyanları davaya konu çalışmanın gerçek ve fiili olduğunu kabul için yeterli değildir.

Üstelik davacıya, davalı işveren tarafından yapılan ödemelerin, işverenin ... olması nedeniyle sosyal yardım niteliğinde olduğu iddia edildiği gibi davacının, 13.10.2011 tarihinde, Kaymakamlık makamına, işsiz olduğundan çalışmak istediğini belirten bir dilekçe verdiği ve davacı ile davalı işveren arasında 07.09.2012 tarihinde iş sözleşmesi imzalandığı anlaşılmaktadır.

5. Mahkemece, davalı işverene karşı açılan diğer hizmet tespiti davaları da belirlenip akıbetleri sorularak 2005 - 2012 tarihleri arasındaki dönemde çalıştığını iddia eden işçi sayısı belirlenmelidir. Davalı iş yerinin kapsamı, kapasitesi, yapılan işlerin niteliği, bildirilen kaç işçi olduğu, kimlerin hangi tarih aralığında çalıştığı, gönüllü çalıştığı iddiasıyla sigorta bildirimi yapılmayan kişi sayısı ile yaptıkları işlerin niteliği araştırılmalıdır.

Davalı işverene ait iş yerinin taşındığı iddiası nazara alınarak hangi adreste faaliyet gösteren iş yerinde, kimlerle çalıştığı ve iş yerinde hangi işi yaptığı hususları davacı tarafa açıklattırılmalıdır.

Davacının yaptığını iddia ettiği işin belirlenecek niteliği gereği iş ilişkisi içinde olduğu kamu kurumlarının, davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte çalışanları yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenmeli, davacının, kabule konu dönemde fiili çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

6. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10292, K. 2023/11417, 20 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I.dava
  4. Iı.cevap
  5. Iıı.ilk Derece Mahkeme Kararı
  6. Iv.istinaf
  7. V.temyiz
  8. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  9. B. Temyiz Sebepleri
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10292
Karar No
2023/11417
Tarih
20 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/10293 K.2023/12736
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/10296 K.2023/11107
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/10297 K.2023/12234
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/10298 K.2023/12451
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/10298 K.2023/11427
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/10299 K.2023/11741

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.