KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/10334 E., 2024/13600 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/320 E., 2023/532 K.
- İlk derece mahkemesi
- Hekimhan 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/77 E., 2022/368 K.
Karar Metni
1.259 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... Madencilik San. ve Tic. A.Ş vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...'in davalı ... A.Ş. Demir ... İşletmesinde güvenlik görevlisi olarak çalışırken, 10.10.1995 tarihinde terör saldırında vefat ettiğini belirterek, her bir davacı için 100’er TL maddi ve eş ... için 15.000 TL, çocukların her biri için 7.500'er TL manevi tazminatın 10.10.1995 tarihinden faizi ile tahsilini istemiş, yargılama sırasında maddi tazminata ilişkin istemini ... için 321.488,78 TL, ... için 5.017,37 TL., ... için 5.548,89 TL, ... için 12.944,96 TL olarak arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini, dava konusu vakıa üzerinden otuz yıldan fazla süre geçtiğini, davanın zamanaşımı yönünden reddedilmesinin gerektiğini, dava konusu olayda müvekkil şirketin herhangi bir kusurunun olmadığını, olayın vuku bulduğu ... A.Ş.'nin ... A.Ş.'ye satıldığını beyan etmiştir.
Davalı ... Madencilik San. Tic. A.Ş vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı def'i ve husumet itirazlarının olduğunu, müvekkiline kusur izafe edilmesinin olanaksız olduğunu, davacılar murisinin terör saldırısında vefat ettiğini, terör saldırılarında kaçınılmazlığın gözönünde bulundurulması gerektiğini, bu durumlarda meydana gelen zarar ile işveren arasında illiyet bağının kesileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile olay tarihinin 10.10.1995, dava tarihinin 24.03.2015 olduğu, TCK ve Borçlar Kanunu dikkate alındığında zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, 17.10.2022 tarihli bilirkişi raporunun denetime hüküm kurmaya elverişli olduğu Özelleştirme Yüksek Kurulunun 07.04.2004 tarihli kararında, ...’daki %100 oranındaki kamu hissessinin ... ve ...
Fabrikaları A.Ş. (...)'e satılmasına karar verildiği ve 15.04.2004 tarihinde imzalanan satış sözleşmesi ile de bu şirkete ait %100 kamu hissesinin satış suretiyle özelleştirilmesinin yapıldığı, ihbar olunan ... ve ... vekili ...'ın şirketlerine satıldığı, unvanının ... Madencilik olarak değiştirildiği yönünde beyanda bulunduğu, 09.06.2004 tarihli ... Gazetesinde eski sözleşme metninde unvanın ...A.Ş., yeni sözleşme metninde unvanın ... Madencilik.
A.Ş. olduğu, muris ...'in şehit olduğu olayda yine şehit olan ... 'ın hak sahiplerinin açmış olduğu davada cevap dilekçesi ... Madencilik tarafından verildiği, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2007/22049 Esas sayılı dosyasındaki temyiz incelemesi sonucunda onanarak kesinleşen kararın karar başlığında ... A.Ş.'nin yanısıra ... Madencilik A.Ş.'nin davalı olarak gösterildiği, sonuç olarak dava konusu tazminatlardan davalı ...
Madencilik A.Ş.'nin sorumlu olduğu, davalı ...'nin tazminatlardan sorumlu olmadığı, ... yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verildiği, davalı ... Madencilik San. ve Tic.
A.Ş. yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kısmen kabulüne karar verildiği, manevi tazminatın olayın ağırlığına, tarafların kusur durumuna, paranın satın alma gücüne nazaran ve manevi tazminatın telafi edici ve caydırıcı yönü gözetilmek sureti ile belirlendiği gerekçesiyle, davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine, davalı ... Madencilik San. ve Tic.
A.Ş. yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kısmen kabulü ile "davacılardan ... yönünden dava konusu 269.162,97 TL, ... yönünden dava konusu 5.017,37-TL, ... yönünden dava konusu 5.548,89-TL, ... yönünden dava konusu 12.944,96-TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 10.10.1995 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; davalı ... Madencilik San. ve Tic.
A.Ş. yönünden manevi tazminat talebinin kabulü ile davacılardan ... yönünden dava konusu 15.000,00-TL manevi tazminatın, ... yönünden dava konusu 7.500,00-TL manevi tazminatın, ... yönünden dava konusu 7.500,00-TL manevi tazminatın, ... yönünden dava konusu 7.500,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 10.10.1995 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile ... Madencilik San. ve Tic. A.Ş. tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile olay tarihi 10.10.1995 ile dava tarihi 24.03.2015 olup Türk Ceza Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hükümleri birlikte değerlendirildiğinde zamanaşımına ilişkin itirazın yerinde olmadığı, davalı ...
Madencilik A.Ş.’nin husumete ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı, emsal dosyada %70 oranında teröristlerin kusurlu, %30 oranında işverenin kusurlu olduğu tespiti söz konusu iken eldeki davada dosyaya ibraz edilen 04.06.2016 tarihli bilirkişi kurulu raporunda %20 oranında ...
A.Ş. %80 teröristlerin kusurlu olduğu teröristlerin kusuru oranında Devletin sorumluluğunun bulunduğu belirtilmiş olup kusura ilişkin istinaf itirazının emsal dosya da gözetildiğinde yerinde olmadığının değerlendirildiği, dosya içeriğindeki sicil dosyası kıdem tazminatı tahakkuk bordrosundaki giydirilmiş ücretin hesaplamalara esas alındığı müteveffanın ücretine ilişkin istinaf itirazının da yerinde olmadığı, müteveffanın davacı eşinin AYİM tablosuna göre hükme esas bilirkişi raporu tarihi itibariyle evlenme ihtimalinin olmadığı,
hükme esas alınan bilirkişi raporunda SGK’ca iş kazası sonucu bağlanan ilk peşin sermaye değerinin faiziyle birlikte mahsup edildiği ancak kaldırma kararı öncesinde de aynı hesaplamanın yapılmasına karşın davacılarca istinaf başvurusunda bulunulmadığı, bu nedenle davalı lehine usuli müktesep hak oluştuğu anlaşılmakla peşin sermaye değeri ve asgari ücretin yükselmesine-artışına dair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak kabul edilen maddi tazminat miktarı dikkate alındığında davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin 43.974,39 TL olması gerekirken 28.937,19 TL olarak hüküm kurulmasının hatalı olduğu,
davacıların istinafında lehlerine vekalet ücretinin 43.880,00 TL yönündeki istinafıyla bağlı kalınarak hüküm kurulduğu gerekçesiyle, davalı ... vekilinin istinaf talebinin reddi, davacılar vekilinin istinaf talebinin ise kısmen kabulü ile vekalet ücreti bakımından İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, müvekkillerinin hak ettiği tazminatların düşük hesaplandığını, ölüm sigorta kolundan bağlanan gelirler, SGK'ya rücu hakkı vermediğinden, hak sahibi olan müvekkillerinin gerçek zararlarından mahsubunun mümkün olmadığını, asgari ücretteki artış nazara alınmadan yapılan tazminat hesabına göre karar verilerek müvekkillerinin mağdur edildiğini, davalı ... Madencilik San. ve Tic. A.Ş.nin yanında önceki işveren ... Holding A.Ş.nin de müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiğini, davalılar ... Holding A.Ş. ile ... Madencilik A.Ş. lehlerine ücreti vekalete hükmolunmasının da taraf değişikliğinde müvekkillerinin bir kusuru olmadığı için HMK. hükümlerine aykırı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
Davalı ... Madencilik vekili; terör saldırısını düzenleyenlerin ağır kusuru nedeniyle zarar meydana geldiğinden; müvekkilinin sorumluluğuna gidilmesinin hatalı olduğunu, hesaba esas alınan ücretin hatalı belirlendiğini, raporda ve hesaplamada indirim sebeplerinden evlenme ihtimali hususuna hiç değinilmemesinin hatalı olduğunu, terör saiki nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu olmasının kabul edilemeyeceğini, bu sorumluluğun kabulünün hukuka aykırı olarak iş kazalarında yer alan tehlike sorumluluğunu aşan, kanunda tahdidi olarak sayılmış olan sorumluluk halleri dışında yeni bir kusursuz sorumluluk halini doğuracağını belirterek temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... Madencilik San. Tic. A.Ş.'nin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, bozmanın niteliğine göre davacıların temyiz itirazları yönünden bu aşamada inceleme yapılmamıştır.
2.Dosya kapsamımdan ... Maden Ocağının bir grup PKK terör örgütü mensubunca basılması sonucu maden ocağı çalışanı ...'in vefat ettiği, faillerin kimliğinin tespit edilemediği, Mahkemece alınan 04.06.2016 tarihli kusur bilirkişi raporunda, davalı işverenin %20, terör örgütünün %80 kusurlu olduğu, davacı murisi ...’in kusuru bulunmadığının tespit edildiği, hükme esas alınan hesap raporunda davalıların %100 kusurunun dikkate alınarak maddi zararın hesaplandığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda; terör saldırısı saldırı sonucu vefat ettiği belirlenen sigortalının desteğinden yoksun kalan eşi ve çocuklarının, davalı işveren aleyhine müteselsil sorumluluk esasına dayanarak tazminat isteminde bulunduğu anlaşıldığından, davacının kusursuz olduğu ve davalı işveren ile terör örgütünün toplam kusurunun % 100 olduğu gözetilerek tazminatların tamamından davalı işverenin sorumlu tutulup terör örgütüne rücu imkanı bulunamayacağından, terör olayı olması nedeniyle belli bir oranda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği göz önüne alınarak sonuca gidilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden tazminatlara hükmedilmesi doğru olmamıştır.
3.O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, bozmanın niteliğine göre davacıların temyiz itirazları şimdilik incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar bozulmalıdır.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10334, K. 2024/13600, 23 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama