KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/10339 E., 2023/10313 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/3195 E., 2022/3849 K.
- Hüküm/karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Sütçüler Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/35 E., 2022/54 K.
Karar Metni
1.044 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki rücuan tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin faaliyet gösterdiği Yeşilyurt Köyü Sütçüler adresinde bulunan mermer ocağında 20.04.2020 tarihinde meydana gelen kaza sonucu Kurum sigortalısı ...'nun vefat ettiğini, kaza sonrası Sütçüler Cumhuriyet Başsavcılığı'nin 2020/113 Soruşturma dosyası ile soruşturma açıldığını, aynı zamanda Kurum sigortalısının mirasçıları tarafından Amasra Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/241 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, iş kazası nedeniyle sigortalının hak sahiplerine 578.565,18 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, 801 TL cenaze yardımı ödemesi (toplam 579.366,18) yapıldığını,
kaza sonrası müvekkili Kurum müfettişi tarafından düzenlenen kusur raporunda meydana gelen olay'ın 5510 sayılı Kanun'a göre iş kazası olduğunu, kaza sonrası düzenlenen teftiş raporuna göre davalının kazanın meydana gelmesinde %40 oranında müteveffa sigortalının ise %60 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığını, 5510 sayılı Kanun'un 21/1 inci maddesi gereğince davalı işverenin kusuru oranında sigortalının hak sahiplerine bağlanan bu İPSD gelirden ve yapılan ödemelerden dolayı sorumlu olduğunu,
davalının müvekkili olan Kurumun alacağını boşa çıkarmak amacıyla bir takım tedbirler almakta olduğunu tespit ettiklerini bildirrek açıklanan tüm bu nedenlerle öncelikle müvekkilinin kamu Kurumu olması nedeniyle teminatsız olarak davalı şirketin varsa araçlarının devrinin önlenmesi için trafik kayıtlarına ihtiyati haciz konulmasını talep ettiklerini, yine davalı şirket adına kayıtlı taşınmazların UYAP üzerinden tespiti ile varsa ihtiyati haciz konulmasını talep ettiklerini,
yargılama sonucunda da mahkemece alınacak kusur ve hesap raporlarına bağlı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik sigortalının hak sahiplerine bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelirden kaynaklanan Kurum zararının %30'u olan 173.569,55-TL'nin gelirin onay tarihi olan 09.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, ayrıca cenaze yardımı ödemesinin %30'u olan 240,30-TL'nin de ödeme tarihi olan 09.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan rücuan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kaza nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı müfettiş yardımcısı tarafından düzenlenen raporu kabul etmediklerini, müvekkili şirket tarafından, faaliyet gösterilen ruhsat sahasının tamamında gerekli tüm önlemleri aldığını, müvekkili şirketin kendisine yüklenen sorumlulukları eksiksiz bir şekilde yerine getirmiş olduğundan, herhangi bir kusuru bulunmadığını,
ayrıca davacı Kurumun bünyesinde çalışan müfettiş yardımcısı tarafından hazırlanan raporun taraflı olabileceğinin de dikkate alındığında bu rapora dayanılarak bir karar verilmesinin hukuka ve Kanun'a aykırı olacağını, dava konusu kaza ile ilgili Sütçüler Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/113 Sor. sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, dosya kapsamında ifadelerin alındığını, delillerin toplandığını, bilirkişi raporu aldırıldığını, soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporu uyarınca müvekkili şirketin bir kusurunun olmadığını,
kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu tarafın muris ... olduğunun tespit edildiğini bu nedenle davacı Kurumun taleplerinin reddi gerektiğini davacının ihtiyati hacze ilişkin beyanlarının soyut ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı şirketin sabit adresinin bulunduğunu, mal kaçırmak veya taahhütlerinden kurtulmak amacıyla hareket etmediği gibi buna ilişkin bir delilin de sunulamadığını,
davalı şirketin aktif bir şirket olması nedeniyle şirket üzerine kayıtlı araçlar ile taşınmazlar ve banka hesaplarına ihtiyati haciz konulmasının bankalara ve üçüncü kişilere karşı davalı şirketin itibarını zedeleyeceğini bu nedenle müvekkili şirketin haksız bir ihtiyati hacizle karşı karşıya kaldığını, açıklanan nedenlerle, müvekkili şirketin aleyhine karar verilmiş olan ihtiyati haczi kabul etmediklerini ve kaldırılmasını talep ettiklerini,
iş bu dava konusu kaza kapsamında Sütçüler Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/17 E. sayılı dosya ile Amasra Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/241 E. sayılı dosyasının hala daha derdest olup söz konusu yargılamaların kusur tespitinde önemli olduğunu, bu yüzden öncelikle Amasra Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/241 Esas ve Sütçüler Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/17 Esas sayılı dosyalarının iş bu dava dosyasının içine celp edilmesini ve bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini bildirerek açıklanan tüm bu sebeplerle davacı tarafça talep edilen ihtiyati haciz talebinin reddine,
Sütçüler Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/17 Esas sayılı dosyasının ve yine Amasra Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/241 E. sayılı dosyasının sonucunun bekletici mesele yapılmasına, dava sonucunda davanın reddini savunmuştur.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin özetle; "davanın kabulü ile; mağdurlara bağlanan ilk peşin değerli gelirden kaynaklı Kurum zararı olan 231.426,07 TL rucuen tazminat alacağının gelir bağlama onay tarihi olan 09.07.2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, cenaze yardımı ödemesinden kaynaklı Kurum zararı olan 320,40-TL rucuen tazminat alacağının ödeme tarihi olan 09.06.2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." karar verdiği görülmüştür.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, iş kazası olayında müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, hesap raporunun da hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarının kabulünün mümkün bulunmadığını, hesap raporunun da fahiş düzenlendiğini, usul ve yasaya aykırı İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, rücuan tazminat talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin kararı temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10339, K. 2023/10313, 26 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama