İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/10691 K.2023/13436

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/10691Karar2023/13436Tarih26 Aralık 2023Okuma10 dk · 1.983 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/10691 E., 2023/13436 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Aralık 2023
İncelenen kararın mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/1933 E., 2023/1802 K.
Dava tarihi
27.05.2021
Karar
Esastan Ret
İlk derece mahkemesi
Denizli 4. İş Mahkemesi
Sayısı
2021/263 E., 2023/103 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.983 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili ile birlikte fer'i müdahil Kurum vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar ve fer'i müdahil ... Başkanlığı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili ile birlikte fer'i müdahil Kurum vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle.

4301200302019 sigorta sicil numarasıyla davalılara ait servis taşımacılığı ve oto yıkama ve yağlama işlerini yapan işyerinde asgari ücretle 26.01.2016 ila 15.04.2021 tarihleri arasında şoför-oto yıkama elemanı olarak çalıştığını, başta ücretleri olmak üzere hizmet akdinden doğan hak ve alacaklarının ekonomi ve pandemi gerekçeleriyle ödenmemesi sebebiyle yaşanan diyalog üzerine davalı ...'in 15.04.2021 tarihinde davacıyı işyerinden kovmak suretiyle fiilen çalışmasına son verdiğini, "...

Mahallesi 70/1 Sokak No:12 Merkezefendi/ Denizli" adresinde davalı ...’in sahibi olduğu ve servis taşımacılığı işini yapan ...

Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile davalı ... adına kayıtlı ve oto yıkama, yağlama işini yapan şahsi işyerinin aynı çatı altında organik bir bağ içinde davalı ...’in inisiyatifi altında işletildiklerinin tespit edildiğini, buna göre; davacının, davalılara ait işyerlerinde aralıksız şekilde belirtilen tarihler arasında hizmet akdi ile servis şoförü-oto yıkama elamanı olarak çalıştığı halde bu çalışması Kuruma bildirilmemek suretiyle mağdur edildiğini beyanla;

davacının davalılara ait işyerlerinde hizmet akdiyle asgari ücretle 26.01.2016 ila 15.04.2021 tarihleri arasında aralıksız olarak çalıştığının tespiti ile tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalılar vekilleri, özetle: yargı yolu görev itirazlarında bulunarak müvekkilleri ile davacı arasındaki hukuki ilişkinin hizmet akdinin unsurlarının yer olmadığını, davacı arasındaki hukuki ilişkinin istisna akdi olduğunu ve ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevabında, davacı hakkında yapılan bildirimlerin uygun ve mevzuat ile yerinde olduğunu, davacının iddiasının ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların işyeri dosyaları kapsamında tutulan belgelerden.

Eskişehir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün 16.05.2018 tarihli ve 2018/AK/064 sayılı durum tespit raporuna göre Eskişehir Valiliği'nin 02.04.2018 tarihli görev emrine istinaden, 14-15.04.2018 tarihlerinde seyahat acentelerine yönelik olarak gerçekleştirilen toplu denetim kapsamında, davalı ...'in kayden maliki olduğu, şehirler arası yolcu taşımacılığında kullanıldığı anlaşılan 20 EG 976 plakalı otobüste, dava dışı Mahir Akgün isimli kişinin çalıştığının tespit edildiği, bunun dışında işyerine ve çalışanlara yönelik herhangi bir tespite yer verilmediği saptanmıştır.

Hal böyle iken davalının davacının çalıştığı iddia edilen işyerine ilişkin denetim yapılmadığı, ayrıca davacının şehirler arası yolcu taşımacılığı işinde çalıştığına yönelik iddiada bulunulmadığı göz önüne alındığında, söz konusu rapor içeriği, davaya konu uyuşmazlığın çözümüne etkili görülmemiş olup yargılama sırasında dinlenen tanıkların beyanları irdelendiğinde;

bazı davalı tanıkları, davacının Kuruma hizmet bildirimlerinin yapıldığı tarihlerin dışında davalılara ait işyerinde çalışmasının olmadığı yönünde beyanlarda bulunmuş ise de bunların dışında kalan davalı tanıkları ile davacı ve bordro tanıkları, davacının cezaevinde bulunduğu sürelerin dışında kalan sürelerde kendilerinin çalıştığı ve dava konusu döneme rastlayan sürelerde aralıksız olarak davalıların yanında fiilen çalıştığını beyanla davacının çalışma iddiasını doğrulamıştır.

Hal böyle olunca, davacının iddialarını doğrulayan tanık beyanlarının, aksi yöndeki davalı tanıklarının beyanlarına göre sayıca fazlalığı karşısında, söz konusu davalı tanıklarının beyanlarına itibar edilmeyerek davacının çalışma iddiasını doğrulayan tanık beyanlarına üstünlük tanınmış ve açıklanan sebeplerle, davacının, dava konusu dönemde sigortalı hizmet bildirimlerinin yapıldığı sürelerin dışında kalan sürelerden, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunduğu sürelerin dışında kalan sürelerde, talebi doğrultusunda, davalıların yanında hizmet akdine tabi olarak fiilen çalıştığının tespitine ve davanın kısmen kabulü,

kısmen reddi ile davacının 02.11.2016-08.10.2019 ve 06.05.2020-20.01.2021 tarihleri arasında davalıların yanında hizmet akdine tabi olarak asgari ücret karşılığında aralıksız olarak çalıştığının tespiti ile söz konusu çalışması sebebiyle 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki zorunlu sigortalılık hizmetlerinin feri müdahil kurumun kayıtlarına tesciline, fazla süreye ilişkin tespit ve tescil taleplerinin reddine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ile birlikte fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirket işyerinde 26.01.2016-28.02.2016 tarihleri arasında 1 ay döneme süresi içerisinde şoför olarak işe başladığını akabinde de kendisinin işten ayrıldığını, yine müvekkili şirket bünyesinde tekrar iş müracaatında bulunduğunu, 04.04.2016 tarihinde şoför olarak işe başladığını, cezaevine girdiği için 01.11.2016 tarihinde işten ayrıldığını, davacının ikinci çalışma dönemi olarak ifade edilebilecek olan 21.01.2021 tarihinde müvekkili ...'e ait şahıs firmasında oto yıkamacı olarak işe başladığını, 15.04.2021 tarihine kadar burada çalıştığını,

davacının müvekkili ...'e ait şahıs firmasında işe girdiğinde tanık beyanlarında da "3-5 ay civarı çalışması olmuştur" şeklide belirtildiğini, çalışmasının Kuruma tam ve eksiksiz olarak bildirildiğini, davacının davasını ispatlayamadığını, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Fer'i müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde belirttiği tarihte işe giriş bildirgesine rastlanılmadığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği iş yerinden verilmiş dönem bordrosuna da rastlanılmadığını, müvekkili Kurum işleminin yasal mevzuata, mevcut Yargıtay kararlarına ve hukuka uygun olduğunu, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının hizmet tespitinin kabulüne karar verilen dönemler yönünden çalışmanın fiili olduğunun Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları doğrultusunda Mahkemece yöntemince araştırılarak delillerin değerlendirilmesi sureti ile belirlenerek karar verildiği, verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir hususun bulunmadığı görülmekle;

ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalılar ile fer'i müdahilin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalılar vekili ile birlikte fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Feri müdahil SGK vekili özetle, davacının çalışmalarının kurum kayıtlarında görüldüğü gibi olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, iddianın yazılı delil ve belge olmadan sadece dinlenen tanıklar beyanı ile ispatının kabul edilemeyeceğini, tanıkların Yargıtay'ın aradığı nitelikte olmadığını, kurumun fer'i müdahil olup aleyhine vekalet ücreti yargılama giderine hükmedilemeyeceğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalılar vekili özetle; davacının çalıştığı sürelerde doğru ve bu sürelerle sınırlı ve tam olarak sigortasının bildirimlerinin yapıldığını buna göre eksik günlerinin bulunmadığını, davacının davasını ispatlayamadığını, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. Anayasa'nın 60 ıncı maddesi şöyledir: "Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. / Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar."

2. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7 nci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca, anılan Kanunun yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Kanun'un Geçici 20 nci maddesine göre oluşturulan sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, davanın yasal dayanağı davaya konu sürenin bir kısmı itibariyle 506 sayılı Kanun'un mülga 2, 6 ve 79 uncu maddeleridir.

3. 506 sayılı Kanun'un mülga 2 nci maddesinin 1 inci fıkrası şöyledir: "Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar."

4. 506 sayılı Kanun'un mülga 6 ıncı maddesi şöyledir: "Çalıştırılanlar, işe alınmalariyle kendiliğinden 'Sigortalı' olurlar. / Sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümleri sigortalının işe alındığı tarihten başlar. / Bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. / Sözleşmelere, sosyal sigorta yardım ve yükümlerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamaz.."

5. 506 sayılı Kanun'un mülga 79 uncu maddesinin ilgili fıkrası şöyledir: "...Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 (10 yıl 01.06.1994 tarih ve 3995 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile 5 yıl olarak değiştirilmiştir) yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır..."

6. 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlı Sigortası Kanunu'nun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili bölümü şöyledir: "(1) Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından; a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar... sigortalı sayılırlar."

7. 5510 sayılı Kanun'un 7 inci maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: "Sigorta hak ve yükümlülükleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının; a) (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için çalışmaya, meslekî ve teknik eğitime, meslekî ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimine, staja veya bursiyer olarak göreve başladıkları tarihten... itibaren başlar."

8. 5510 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: "Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık; a) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların, hizmet akdinin sona erdiği tarihten... itibaren sona erer. "

9. 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ilgili 9 uncu fıkrası şöyledir: "Aylık prim ve hizmet belgesi (veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi) işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır.

3. Değerlendirme 1.506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği, anılan Kanun'un 2 nci maddesine göre hizmet akdinin kurulması ve 6 ncı maddesi gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği ise, anılan Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakla ve 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca çalışmaya başladıkları tarihten ibaren edinilir. Söz konusu sigortalılık niteliği anılan Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdinin sonlandığı tarihte sona erer.

2. Anayasa'nın 60 ıncı maddesinde yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

3.Diğer taraftan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26 ncı maddesi uyarınca. "Hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.

Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir." Hükmü mevcut olup aynı Kanun'un 297 nci maddesinin (2) nci Fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükümleri öngörülmüş olup, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık,

şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.

5.Eldeki davada ise davacının ceza evinde kaldığı dönem dışında işverenler nezdinde dava konusu dönemlerde çalıştığına ilişkin kabul, yerinde ve isabetli ise de, davalılardan ... adına tescilli araç yıkama iş yerinin 07.04.2017 tarihi itibari ile kanun kapsamına alındığının belirtilmesi, ne varki mahkemece bu durumun gözetilmemesi karşısında, infaza elverişli ve gerçeğe uygun bir karar tesis etmek için her bir işveren bakımından iş yeri tescil numaraları ve işveren ünvanları açıkça belirtilmek suretiyle infazı elverişli hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10691, K. 2023/13436, 26 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10691
Karar No
2023/13436
Tarih
26 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/10691 K.2023/11779
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/10692 K.2023/13025
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/10692 K.2023/13887
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/10692 K.2023/11593
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/10693 K.2023/12617
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/10694 K.2023/11781

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.