KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/10820 E., 2024/2380 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2024
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/279 E., 2022/597 K.
- Karar
- Kısmen Kabul
Karar Metni
2.127 kelime·11 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyizi neticesinde ilk kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde 20.09.2002 tarihinde işe başladığını, 02.01.2008 tarihine dek çalışmakta iken maaşının ödenmediğinden işten ayrılmak zorunda kaldığını, müvekkilinin düzenli olarak işine devam ederken davalı tarafından maaşının ödemediğini, sigortasının düzenli olarak yatırılmadığını beyanla eksik bildirilen hizmet sürelerinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı işyerine ilk kez 23.11.2005 tarihinde girdiği ve işyerinde birden çok işe giriş çıkışının olduğunun tespit edildiğini, ayrıca davacının 25.11.2007 tarihinde Kömürcü .... İşhanı Yönetiminde ve 14.01.2008 tarihinde .... Apartman Yönetiminde sigorta kaydına rastlandığını, bu durumun davacının davalı işyerinde kesintisiz çalıştığı iddiasını çürüttüğünü, davalı işyerinin Kurumda tescil tarihinin 23.11.2005 olduğunu, sözkonusu çalışmanın 506 sayılı Kanun kapsamında sayılabilmesi için hizmet akdine tabi olması gerektiğini, hizmet akdinin varlığının araştırılması ve ispatlanması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... Apartman Yönetimi vekili cevap dilekçesinde; davacının davasında haksız olduğunu, davacının ilk kez 23.11.2005 tarihinde müvekkili işyerinde sadece kış aylarında mevsimlik işçi olarak belirli günlerde kalorifer kazanını yakmak üzere senelik 600,00 TL karşılığında işe alındığını, müvekkilinin davacının çalıştığı günlerde sigortasını yaptığını ve ücretini ödediğini, kesintisiz çalıştığını iddia eden davacının başka işyerlerinde çalıştığını beyanla davanın reddini istemiştir.
3. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
4. Diğer dahili davalılar tarafından davaya cevap verilmemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 20.01.2009 tarihli ve 2008/51 Esas, 2009/3 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalı apartman işyerinde 20.09.2002-22.11.2005 tarihleri arasında 872 gün, 02.06.2006-15.11.2006 tarihleri arasında 164 gün, 17.11.2006-26.11.2007 tarihleri arasında 370 gün, 11.01.2008-20.01.2008 tarihleri arasında 10 gün süreyle sigortalı olarak çalışmış olduğunun tespitine ve bir kısım işçilik alacaklarının faizleriyle birlikte davalı apartman kat maliklerinden eşit olarak tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (kapatılan) 11.05.2010 tarih ve 2009/7037 Esas, 2010/5634 Karar sayılı kararında; "...Somut olayda Mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır.
İşyeri karar defteri, gider makbuzları vs... getirtilip davacının imzalı ya da imzasız işe giriş bildirgeleri görülüp incelenmeden davalı savunmasına göre davalı apartman dışında başkaca apartmanların kaloriferlerinin yakılması işlerini yapıyorsa, hangi apartmanların işlerinde part time çalıştığı, bu apartmanlardaki çalışma part time ise hangi işleri ne kadar sürede yapabileceği ve buna göre aylık çalışma günlerinin ne kadar olabileceği araştırılmadan,
işe giriş bildirgesi imzalı ise iddia edilen tarih ile işe giriş bildirgesi arasındaki sürelerin hangi delillerle davacı çalışması olarak kabul edildiği açıklanmadan bu dönemde yani part time olarak başka yerde çalıştığı zamanlarda davacı dışında başka bir kimse çalıştırılması gerekeceğine göre, davacı çalışmadı ise kimin çalıştırılıp kaloriferleri yaktığı araştırılmadan eksik incelemeyle hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; öncelikle taraf teşkilini sağlamak, davacı sigorta şahsi dosyasının ve davalı apartmana ait apartman işyerinin 20.09.2002 ile 20.01.2008 tarihleri arasındaki dönemde gelir gider defteri, yönetim kurulu karar defteri, gelir gider makbuzları getirtilip, davacıya ait işe giriş bildirgelerinin incelenmek suretiyle, davalı savunmasına göre davacı davalı apartman dışında başkaca apartmanların kaloriferlerinin yakılması işlerini yapıyorsa, hangi apartmanların işlerinde part time çalıştığı, bu apartmanlardaki çalışma part time ise hangi işleri ne kadar sürede yapabileceği ve buna göre aylık çalışma günlerinin ne kadar olabileceği ,
işe giriş bildirgesi imzalı ise iddia edilen tarih ile işe giriş bildirgesi arasındaki sürelerin hangi delillerle davacı çalışması olarak kabul edildiği, bu dönemde yani part time olarak başka yerde çalıştığı zamanlarda davacı dışında başka bir kimse çalıştırılması gerekeceğine göre, davacının çalışmadığı dönemlerde kimin çalıştırılıp kaloriferleri yaktığı dinlenmiş olan tanık beyanlarıyla bir arada değerlendirilerek,
gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Kanun'un 2, 6, 9 ve 79/10 uncu maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir...." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 04.07.2013 tarihli ve 2012/92 Esas, 2013/273 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya ait iş yerinde çalıştığı 20.09.2002 ile 22.11.2005 tarihleri arasında 872 gün, 02.06.2006 ile 15.11.2006 tarihleri arasında 164 gün, 17.11.2006 ile 26.11.2007 tarihleri arasında 370 gün, 11.01.2008 ile 20.01.2008 tarihleri arasında 10 gün olmak üzere, toplam 1416 gün prim ödeme gün sayısının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili, davalı ... vekilli ile davalılardan ... ile ... Saat temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (kapatılan) 09.05.2018 tarih ve 2017/2367 Esas, 2018/4714 Karar sayılı kararında; "...Somut olayda; Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamında, açıkça ihtilaf konusu dönemde davacının hizmetinin kısmî zamanlı çalışmaya dayanıp dayanmadığı yönünde araştırma yapılması gerektiği belirtilmesine rağmen bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan Mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.
Yapılacak iş, husumetin kime düşeceği hususunda yeniden araştırma yapmak suretiyle davalı Apartman işyerinde yönetimin oluşturulması halinde yönetimi, mevcut yönetimin olmaması halinde kat maliklerini usulüne uygun olarak davaya dahil ederek öncelikle taraf teşkilini sağlamak,
davacının Apartman Görevlisi olarak geçen çalışma iddialarına ilişkin olarak uyuşmazlık konusu dönem içerisinde davalı apartmanda ve bu apartmana komşu olan apartmanlarda oturan veya işyeri bulunan kişiler ve komşu apartmanlarda kapıcı olarak çalışanlar ile dava konusu apartmana yakın bakkal ve apartman yöneticileri tanık olarak tespit edilerek bu kişilerin davacının tüm mesaisini davalı apartmana hasredip hasretmediği,
davacının davalı apartman dışında başkaca hizmet verip vermediği hususunda beyanlarına başvurmak, davacının davalı Apartman Yönetimi nezdinde Apartman Görevlisi olarak hizmette bulunduğunun tespit edilmesi halinde, davalı apartmanın büyüklüğü, daire sayısı, bahçesi, ısınma sistemi göz önünde bulundurularak çalışmanın part-time olup olmadığı saptanarak part-time çalışmanın kabulü halinde, davacının sürekli olarak bir günde kaç saat çalıştığı, giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenerek,
4857 sayılı İş Kanunu’nun 63 üncü maddesi gereğince 7.5 saat çalışma bir günlük çalışma hesabı ile kaç işgücüne karşılık olduğu hususunda bir uzman bilirkişinin görüşünü almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre Mahkemece bir karar vermekten ibarettir...." gerekçesi ile Mahkemece verilen karar bozulmuştur.
D Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalılardan 1006003.68 sicil sayılı ... Apartmanı Yönetim Kurulu Başkanlığı ünvanlı iş yerinde Kuruma bildirilen hizmetleri dışında geçen;
2002/3. Dönemde 79 gün,
2003/1. Dönemde 120 gün,
2003/2. Dönemde 56 gün,
2003/3. Dönemde 88 gün,
2004/1 dönemde 120 gün,
2004/5. Ayında 14 gün,
2004/6. Ayında 14 gün,
2004/7. Ayında 14 gün,
2004/8. Ayında 14 gün,
2004/9. Ayında 14 gün,
2004/10. Ayında 14 gün,
2004/11. Ayında 30 gün,
2004/12. Ayında 30 gün,
2005/1. Ayında 30 gün,
2005/2. Ayında 30 gün,
2005/3. Ayında 30 gün,
2005/4. Ayında 30 gün,
2005/5. Ayında 14 gün,
2005/6. Ayında 14 gün,.
2005/7. Ayında 14 gün
2005/8. Ayında 14 gün,
2005/9. Ayında 14 gün,
2005/10. Ayında 14 gün,
2005/11. Ayında 22 gün,.
2006/6. Ayında 13 gün,
2006/7. Ayında 14 gün,
2006/8. Ayında 14 gün,
2006/9. Ayında 14 gün,
2006/10. Ayında 14 gün,
2006/11. Ayında 29 gün
2006/12. Ayında 30 gün,
2007/1 ayında 30 gün,
2007/2. Ayında 30 gün,
2007/3. Ayında 30 gün,
2007/4. Ayında 30 gün,
2007/5. Ayında 14 gün,
2007/6. Ayında 14 gün,
2007/7. Ayında 14 gün,
2007/8. Ayında 14 gün,
2007/9. Ayında 14 gün,.
2007/10. Ayında 14 gün,
2007/11. Ayında 26 gün olmak üzere toplam 1191 gün hizmetin günlük brüt asgari ücret üzerinden tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; sürekli giriş çıkış yaptırılarak davacının Kuruma hizmetlerinin eksik bildirildiğini, Mahkemece davacının davalılara ait 1006003.68 sicil sayılı "... Apartmanı Yönetim Kurulu Başkanlığı" ünvanlı iş yerinde 02.09.2002-11.01.2008 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığını hukuka uygun olarak tespit ettiğini, ancak çalışmalarının kısmi süreli olup olmadığına yönelik eksik ve hatalı karar verildiğini beyanla Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili; davacının iddialarının yersiz olduğunu, sadece tanık anlatımı ile sonuca gidildiğini, davacının çalışmasının gösteren yazılı delil bulunmadığını beyanla Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 20.09.2002 - 02.01.2008 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2-Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur.
Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
3-Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli,
aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli,
bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
3. Değerlendirme
1- İnceleme konusu eldeki davada, davacının davalı ... Apartman Yönetimi aleyhine açtığı davada verilen ikinci bozma kararı ile apartman işyerinde yönetimin oluşturulması halinde yönetimi, mevcut yönetimin olmaması halinde kat maliklerini usulüne uygun olarak davaya dahil ederek öncelikle taraf teşkilinin sağlanması gerektiğine işaret edildiği, kat malikleri ile ... davaya dahil edilerek Mahkemece davacının davalılardan 1006003.68 sicil sayılı ... Apartmanı Yönetim Kurulu Başkanlığı ünvanlı iş yerinde Kuruma bildirilen hizmetleri dışında geçen süreler bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; davacının uyuşmazlık konusu dönemde hangi işveren yanında çalışması bulunduğuna yönelik araştırma yeterli değildir.
2. Dosya kapsamında mevcut davacıya ait Kurum kayıtlarına göre davacının 23.01.2005 - 01.06.2006 tarihleri arasında, 16.11.2006 tarihinde 1 gün süreyle, 27.11.2007 - 11.01.2008 tarihleri arasında 1006003 sicil numaralı "...
Apartmanı Yönetim Kurulu" ünvanlı işyerinde sigortalı çalışmasının bulunduğu, davacının çalışmasının geçtiği iddia olunan apartman işyerinin A ve B Blok olmak üzere iki ayrı bloktan oluştuğu, A Blokta bulunan bağımsız bölümlerin dahili davalı ... adına tescilli olduğu ve dinlenen tanık ifadelerine göre ...
Apartmanı olarak bilindiği, B Blokun ise Ulubatlı Apartmanı olarak bilindiği ve kat maliklerinin dahili davalı gerçek kişiler oldukları, apartmanların Yapı Ruhsatlarının 28.11.2000 ve 25.06.2001 tarihinde verildiği, kat irtifakı tesisinin ise 31.12.2002 tarihinde yapıldığı, davacının çalışmasının geçtiği iddia olunan apartmanın ise A Blok/...
Apartmanı olduğunun iddia edildiği, davacının tespitini istediği hizmet sürelerinin 20.09.2002 - 02.01.2008 tarihleri arasında olduğu anlaşılmıştır.
3. Bu doğrultuda öncelikle davacının bildirimlerinin .... sicil numaralı "... Apartmanı Yönetim Kurulu" ünvanlı işyerinden olduğu dikkate alındığında, Mahkemece yapılacak iş, Kurumdan 1006003 sicil numaralı işyeri dosyasının celp olunması, buna göre anılan işyerinin kanun kapsamına alındığı tarihin belirlenmesi, uyuşmazlık konusu dönemin başlangıcından sonra kanun kapsamına alındığının anlaşılması halinde ise önceki dönemde apartmanın ....
Konut Yapı Kooperatifine ait olduğu nazara alınarak davacının çalışmasının geçtiği blokta kat irtifakının tam olarak ne zaman kurulduğunun araştırılması, buna göre davacının hizmet süresinin değerlendirilmesi, kat iritfakının kurulmasından sonra apartmanda bağımsız bölümler oluşturulmuş ise buna göre davacının hizmetinin geçtiği işverenin netleştirilmesi suretiyle uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10820, K. 2024/2380, 7 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama