KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/10905 E., 2023/11352 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/718 E., 2023/1379 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/178 E., 2022/343 K.
Karar Metni
821 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigortalılık başlangıç tespiti ve yaşlılık aylığı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ... adına kayıtlı ... sicil sayılı işyerinde 01.02.1989 tarihinde 1 günlük çalışmasının, tahsis talep tarihi olan 05.04.2021 tarihini takip eden ay başından itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının, ödenmeyen aylıklar ve bayram ikramiyelerinin yasal faizi ile tahsili gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II CEVAP
Davalı Kurum vekili, işe giriş bildirgesinin sigortalı konumunda çalışmanın varlığını kabul için yeterli olmadığını; davacının, bildirgede belirtilen tarihteki eylemli çalışmasının Yargıtay içtihatlarında öngörülen yönteme uygun biçimde araştırılıp kanıtlanması gerektiğini beyanla, davanın reddi gereğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacı ...’nun... sicil sayılı ... unvanlı iş yerinde 01.02.1989 tarihinde hizmet akdine tabi asgari ücret ile 1 gün çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 01.02.1989 tarihi olduğunun tespitine ve davacının, 05.04.2021 tarihli tahsis başvurusuna istinaden 506 sayılı Yasa'nın 4759 sayılı Kanun ile değişik geçici 81/B-h maddesi gereğince tahsis talep tarihini takip eden ay başı olan 01.05.2021 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; işyerine ait 4 aylık dönem bordrosuna rastlanılmadığını, bu nedenle sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine karar verilemeyeceğini, resmi ve yazılı belge niteliğindeki Kurum kayıtlarının aksinin aynı nitelikte yazılı delillerle kanıtlanabileceğini, sigortalılık başlangıç istemi kabul edilemeyeceğinden yaşlılık aylığı şartlarının oluşmadığını, eksik inceleme ve araştırma sonucunda karar verildiğini beyan ederek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; bildirgenin yasal hak düşürücü süre içerisinde Kuruma verilmesi ve içeriğindeki kimlik bilgilerine göre davacıya aidiyetinin belirlenmesi,
506 sayılı Kanun'un bildirgenin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan 9 uncu maddesinde yer alan ve işverenin, çalıştırdığı sigortalıları, bildirgelerle en geç bir ay içinde Kuruma bildirmek zorunda olduğu yönündeki düzenlemeye göre 4447 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi öncesinde Kuruma sunulan bildirgenin çalışma olgusunun karinesini oluşturması ve davacı yararına oluşan bu yasal karinenin aksini ortaya koyacak herhangi bir kanıtın Kurumca ileri sürülmemesi, iş yerinin uyuşmazlık konusu tarihi kapsar biçimde 506 sayılı Kanun kapsamında faaliyetinin bulunması,
yasal yönteme uygun olarak gerçekleştirilen bildirgeye dayalı tescilin Kurumca çekişmesiz sürdürülmüş olması, bildirgenin düzenlendiği tarihten itibaren süregelen dönemde prim ödemesi gerçekleştirmeyen işveren hakkında, sigortalıların sosyal güvenlik haklarını koruma anayasal yükümlülüğü altındaki Kurum tarafından herhangi bir işlem yapılmamış olmasının sigortalı aleyhine sonuç doğuramayacağına ilişkin hukuksal gerçeklik ve özellikle bordro tanıklarının, davacının eylemli ve fiili çalışmasına ilişkin anlatımlarından davacının,
sigortalılık başlangıç tarihinin 01.02.1989 tarihi olduğunun anlaşılması ve 23.05.2002 tarihi itibariyle 22 gün 3 ay 13 yıl sigortalılık süresi bulanan davacının, 506 sayılı Kanun’un Geçici 81/B-h bendi uyarınca, “ sigortalılık süresi 12 yıl 6 ay (dahil) dan fazla, 14 yıldan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 51 yaşını doldurmaları ve en az 5450 gün” şartlarının, tahsis talep tarihi olan 05.04.2021 tarihi itibariyle oluştuğu belirgin bulunduğundan, İlk Derece Mahkemesi kararı yerindedir gerekçesi ile davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf yoluna başvuru nedenleri ile aynı gerekçelerle kararın kaldırılması gerektiğini belirtilerek; davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortalılık başlangıç tarihinin, yaşlılık aylığına hak kazanıldığının ve ödenmeyen aylıklar ve bayram ikramiyelerinin yasal faizi ile tahsili gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 108 inci maddesi, Geçici 81 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10905, K. 2023/11352, 16 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama