KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/10941 E., 2023/12355 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2023
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/605 E., 2023/1766 K.
- Karar
- Kabul
- İlk derece mahkemesi
- Milas İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/34 E., 2023/21 K.
Karar Metni
1.456 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki aidiyet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili, davalıya ait iş yerinde 1987 ve 1988 yıllarında ... adına yapılan bildirimlerin davacı adına tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sigorta dosyasından davalı olarak belirtilen işyerinde iddia edilen tarihte bir çalışmasının tespit edilmediğini, bu tür davaların kamu düzenine ilişkin olduğunu, çalışma iddiasının resmi belgelerle ispat olunması gerektiğini, 5 yıllık hak düşümü süresi itirazlarında bulunduklarını beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle; kendisinin ... sicil no.lu iş yeri sahibi olduğunu, davacının dava dilekçesinde beyan ettikleri söylemlerde haklı olduğunu, 1987-1988 yıllarında ...'in iş yerinde personel olarak çalıştığını, karşılığında sigorta primlerinin tarafınca ödendiğini, davacının SGK'ya başvurduğunda adının o yıllarda var olduğunu fakat davacının adına verilmiş bir sicil olmadığını söz konusu çalışmaların davacı lehine mal edilemeyeceğini belirttiğini, kendisinin yanında çalışan kişi olduğunu beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile müzekkere cevapları, dinlenen bordro tanıklarının beyanları ile davacının isminin yer aldığı bordrolar birlikte değerlendirildiğinde; davalı işveren ...'ın 10.07.2020 tarihli dilekçesinde, davacının iddialarını kabul etmiş olduğu, 1987 ve 1988 yıllarında kendisinin yanında çalışan ... isimli kişinin, davacı ... olduğunu, sigorta primlerinin kendisi tarafından ödendiğini beyan ettiği, kolluk birimi tarafından yapılan araştırma sonucu tanzim edilen 07.03.2022 tarihli tutanak ile davacının adresi ve çevresinde yapılan araştırmada davacıdan başka ... isimli şahıs bulunmadığı,
yine kolluk birimi tarafından gönderilen 05.05.2022 tarihli tutanakta ... isimli şahısların adreslerine dair araştırma yapıldığı ve davacıdan başka Milas ilçesinde yaşayan ... isimli şahıs olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne, SGK Muğla İl Müdürlüğünün ... sicil numaralı iş yerinde.
1987 yılı Mayıs-Haziran-Temmuz-Ağustos-Eylül-Ekim-Kasım-Aralık ayları olmak üzere 8 ay, 1988 yılı Ocak-Şubat-Mart-Nisan-Mayıs-Haziran-Temmuz-Ağustos ayları olmak üzere 8 ay olmak üzere 1987 Mayıs ayından 1988 yılı Ağustos ayına kadar sürekli ve kesintisiz bir şekilde işçi olarak çalıştığının ve bu aylara ilişkin iş yeri bordrolarında adı yer alan ... isimli kişinin davacı ... olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri: 1.Davalı Kurum vekilinin İstinaf Sebepleri Hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, yetersiz ve hüküm kurmaya elverişli olmayan tanık anlatımlarına dayanılarak hüküm kurulduğunu, kesintisiz çalışma olgusunun ispat edilemediğini beyanla usul ve yasaya aykırı İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile H.İlyas Mah. Sodra Sok.
Milas adresinde faaliyet gösteren, ... ... lokanta işletmesi işyeri ünvanlı, ... sicil sayılı işyerinden, 1987/2 nci dönem 85 gün, 1987/3 üncü dönem 120 gün, 1988/1 inci dönem 4 gün, 1988/2 nci dönem 120 gün, 1988/3 üncü dönem 100 gün olarak ... adına, sicilsiz olarak yapılan bildirimlerin davacıya ait olduğunun talep edildiği, Milas Sosyal Güvenlik Merkezinin 05.03.2020 tarihli yazısı ekinde gönderilen davacıya ait hizmet döküm cetvelinde ve Muğla Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 04.03.2021 tarihli yazısı ekindeki hizmet döküm cetvelinde söz konusu günlerin görünmediği yani Kurum tarafından hala kabul edilmediği,
22.09.2020 tarihinde ön inceleme duruşması yapıldıktan sonra, 03.03.2022 tarihli davacıya ait hizmet döküm cetvelinin incelenmesinden söz konusu günlerin davacıya ait olduğunun Kurum tarafından işlendiği görülmesi üzerine Kuruma yazılan yazıya verilen cevapta davacının hizmet döküm cetveline işleme ve aylık tahsisinde davaya konu hizmetlerin değerlendirilmesine ilişkin işlemin geri alındığının görüldüğü, davacı tarafın kendisine ait bildirilmiş sigortalılığın tarafına mal edilmesine dair talebinin reddine ilişkin Kurum işleminin iptalini talep etmiş olmakla iş bu talebin muhatabının Kurum olduğu,
Kurumun davada taraf olarak bulunması gerekli olduğu,
İşveren aleyhine verilen hükme karşı işveren tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmamış olmakla onun aleyhine kesinleşen hüküm bölümleri aynen esas alınmış olduğu,
Dinlenen bordro tanıkları, işveren tarafından sicilsiz bildirimi yapılan çalışanın davacı olduğunu açık bir şekilde ifade ettiği, Kolluk araştırmasından ortaya çıktığı üzere davacının bulunduğu ve çalıştığı işyerinin bulunduğu ilçede ... isminde başka bir şahıs bulunmadığı, Kuruma yapılan bildirimlerin davacıya ait olduğu sübuta ermiş olmakla davacının davasının kabulü gerekmekte olduğu,
İlk Derece Mahkemesi kararının Kuruma yapılan bildirimden farklı olduğu, tam çalışılmayan ayların bulunmasına rağmen tam çalışılmış gibi hüküm oluşturulduğu, davacının davasının tam kabulü şeklinde hüküm verilmesine rağmen 1988/3 üncü dönem yönünden olumlu veya olumsuz bir kararın verilmediği görülmekle davalı Kurumun istinaf başvurusunun kabulü gerektiği,
Davacı tarafın istinaf yasa yoluna başvurmamış olmasından dolayı 1988/3 üncü dönem yönünden davalı lehine usulü kazanılmış hak oluşma ihtimali akla gelmiş olmakla birlikte İlk Derece Mahkemesinin iş bu dönem yönünden davacının talebi hakkında aleyhe bir kararının bulunmadığı açık olmakla davacı aleyhine kesinleşen bir durumun bulunmadığımım kabul edildiği, İlk Derece Mahkemesinin davacının davasını tam kabul etmiş olmakla birlikte 1988/3 üncü dönem yönünden açık bir şekilde hüküm ortaya koymadığı,
bu dönem yönünden olumlu olumsuz bir karar vermemiş olmakla davacının talebi konusunda işin esasını çözen, tekrar çekişmeye meydan vermeyecek bir karar verilmesi gerektiği kabul gördüğünden kamu düzenine ilişkin görülen bu eksikliğin giderilmesinin gerektiği anlaşılmakla, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasına;
davacının davasının kabulü ile davalı ...'a ait, ... sicil sayılı işyerinden, 1987 yılı Mayıs ayında 10 gün, 1987 yılı Haziran ayında 15 gün, 1987 yılı Temmuz ayında 30 gün, 1987 yılı Ağustos ayında 30 gün, 1987 yılı Eylül ayında 30 gün, 1987 yılı Ekim ayında 30 gün, 1987 yılı Kasım ayında 30 gün, 1987 yılı Aralık ayında 30 gün, 1988 yılı Ocak ayında 30 gün, 1988 yılı Mart ayında 3 gün, 1988 yılı Nisan ayında 10 gün, 1988 yılı Mayıs ayında 30 gün, 1988 yılı Haziran ayında 30 gün, 1988 yılı Temmuz ayında 30 gün, 1988 yılı Ağustos ayında 30 gün, 1988 yılı Eylül ayında 30 gün, 1988 yılı Ekim ayında 30 gün, 1988 yılı Kasım ayında 30 gün,
198 yılı Aralık ayında 10 günlük, ... adına yapılan bildirimin, Şükrü oğlu, Koçarlı 15.05.1970 doğumlu, [TCKN] TC no.lu, 4823201602016 sigorta sicil no.lu, davacı ...'e ait olduğunun tespitine dair karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf sebeplerini tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; davalıya ait iş yerinde 1987 ve 1988 yıllarında ... adına yapılan bildirimlerin davacı adına tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrasıdır. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
İlgili yasalarda hizmet tespiti davasında ispat yönteminin ne şekilde olması gerektiğine dair herhangi bir açıklama bulunmadığından, kamu düzenine ilişkin bu tür davalarda taraflar her türlü delile dayanabileceği gibi Mahkemece kendiliğinden araştırma ilkesine göre delil toplanabilir ve inceleme yapılabilir. Bu davaların kamu düzenine ilişkin olduğu da gözetilerek davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığı yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmelidir. Bu nedenle fiili çalışma olgusunun somut şekilde ispatlanabilmesi için sadece taraf delilleriyle yetinilmeyip mahkemece resen araştırma yapılmalıdır.
3.Değerlendirme Dava aidiyet davasıdır. Davacı, davalılardan ...'a ait olan ... sicil numaralı iş yerinden 1987 - 1988 yıllarında sicil numarasız olarak ... adına bildirimi yapılan sigortalılık günlerinin kendisi adına tespitine karar verilmesini talep etmektedir.
Mahkemece, dinlenen bordro tanıklarının beyanları, davacının isminin yer aldığı bordrolar birlikte değerlendirildiğinde, davalı iş veren ...'ın 10.07.2020 tarihli dilekçesinde, davacının iddialarını kabul ettiği, kolluk birimi tarafından yapılan araştırma sonucu tanzim edilen 07.03.2022 tarihli tutanak ile davacının adresi ve çevresinde yapılan araştırmada davacıdan başka ... isimli şahıs bulunmadığı, davacıdan başka Milas ilçesinde yaşayan ... isimli şahıs olmadığı anlaşılmakla bordrolarda ismi geçen ...'in davacı ... olduğu, bordrolar ve dinlenen bordro tanıklarının birbirini doğruladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak davacının talebi 1987 - 1988 yıllarına ait olup, davacıdan başka ... ismindeki kişilerin dava tarihi ve sonrasında davaya konu iş yeri mahallinde yaşayıp yaşamadıkları değil de 1987- 1988 yıllarında davaya konu mahalde bulunmaları ihtimaline binaen tüm ülke çapında yapılan araştırmaya göre dava dosyasında bulunan davacıdan başka ... ismindeki kişiler dinlenmek suretiyle davalı iş yerinde çalışıp çalışmadıkları sorulmalı, buna göre bildirilen bu sürelerin davacıya ait olup olmadığı hususunda kesin kanaat getirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik araştırmayla karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10941, K. 2023/12355, 4 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama