İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/10966 K.2023/10928

Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/10966Karar2023/10928Tarih8 Kasım 2023Okuma7 dk · 1.349 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/10966 E., 2023/10928 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Kasım 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/507 E., 2023/1730 K.
Karar
Esastan red
İlk derece mahkemesi
... 1. İş Mahkemesi
Sayısı
2018/244 E., 2021/372 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.349 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 25.06.1986 tarihi olduğunun ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; işe giriş bildirgesinin sigortalı konumunda çalışmanın varlığını kabul için yeterli olmadığını; davacının, bildirgede belirtilen tarihteki eylemli çalışmasının Yargıtay içtihatlarında öngörülen yönteme uygun biçimde araştırılıp kanıtlanması gerektiğini, davacının emekliliğe hak kazandığına ilişkin talebinin de 506 sayılı Kanun'un 4447 sayılı Kanunla değişik ve 08.09.1999 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 81 inci maddesinin 4759 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesiyle değiştirilen birinci fıkrasının (B) ve (C) bentlerine aykırı olduğunu beyanla, davanın reddi gereğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davada toplanan delillerle; davacının, ... adına kayıtlı 84630 035 sicil numaralı iş yerinde 01.07.1986 tarihinde işe girdiğini gösterir sigortalı işe giriş bildirgesinin var olduğu ancak işyerinden 1986/02 nci dönemde Kuruma dönem bordrosu verilmediğinden davalı Kurumun bu nedenlerle davacının iddia ettiği çalışmayı gerçek ve fiili bir çalışma olarak kabul etmediği, Kurumdaki işyeri tescil kayıtlarından; dava konusu dönemde işe giriş bildirgesini veren ve adı geçen işyerinin faal olduğu,

davacının işe giriş bildirgesinin verildiği tarihte işe giriş bildirgesine veren işyerinde eylemli çalışmasının, vergi dairesi ve Kurum kayıtlarına göre komşu işyeri tanığı olduğu tespit edilen ...’nun anlatımları ile desteklendiği, davacının 25.08.1967 doğum tarihine göre işe giriş bildirgesinin verildiği 01.07.1986 tarihinde 18 yaşını ikmal etmiş olduğu,

kaldı ki, çalışmanın fiili olmaması halinde bir aylık süre içinde işverence Kuruma işe giriş bildirgesinin verilemeyeceği olguları birlikte değerlendirildiğinde davacının ilk işe giriş bildirgesine göre anılan işyerinde en azından 01.07.1986 tarihinde hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle bir (1) gün fiilen çalışmış olduğu sonucuna varılmaktadır.

Diğer yandan davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 30.10.2017 tarihli tahsis başvurusuna istinaden 506 sayılı Kanun'un Geçici 81-B/1-f maddesine göre 25 yıl sigortalılık süresi, 49 yaş ve en az 5300 gün şartını yerine getirdiğinden aylığa hak kazandığını ve bu yöndeki taleplerinin de kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Kurum kayıtlarından; davacının Kuruma 30.10.2017 tarih, 13096806 varide sayısı ile intikal eden yaşlılık aylığı tahsis talep dilekçesi ile 4a kapsamında yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu, düzenlenen mükteza tablosunda göre, ...’nin 04.10.2000 - 01.12.2007 tarihleri arasındaki 2607 gün Esnaf Bağ-Kur sigortalılığı, 03.03.2011 - 27.10.2017 tarihleri arasındaki 2184 gün 4a kapsamındaki sigortalılığı ve 03.09.1987 - 02.03.1989 tarihleri arasındaki 540 gün askerlik borçlanması olmak üzere toplam 5331 gününün bulunduğu, 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B-O maddesinin nazara alındığı, buna Kurumun Kurum cevabi 03.11.2017 tarihli yazısında.

04.04.1999-27.10.2017 tarihleri arasında 5331 prim ödeme gün sayısının bulunduğu, 25 yıl 58 yaş 5975 gün şartını yerine getirmediğinden tahsis talebinin reddedildiğinin bildirildiği, ayrıca 84630.35 sicil no’lu işyerinde 1986/2.döneme ait ilk işe girişi verilmişse de söz konusu döneme ait bordroya rastlanmadığından emeklilik hesabında sigortalılık başlangıç tarihinin askerlik borçlanmasını ödemesi sebebiyle 04.04.1999 olarak alındığının bildirildiği görülmüştür.

Davacının ilk işe giriş tarihinin 01.07.1986 olarak kabul edildiği nazara alındığında. 506 sayılı Kanun'un 4759 sayılı Kanun ile değişik geçici 81/B-f maddesi gereğince; işe başlama tarihi 24.05.1985 ile 23.11.1986 tarihleri arasında olan erkeklerin SSK emeklilik şartları; tamamlamaları gereken sigortalılık süresi 25, tamamlamaları gereken yaş 49 ve tamamlamaları gereken prim ödeme gün sayısı 5300’dür. Tahsis talep tarihi olan 30.10.2017 tarihinde.

25.08.1967 doğumlu olan davacı ilk işe giriş tarihine göre 25 yıl sigortalılık süresini tamamlamış olup 50 yaşındadır. 04.10.2000-1.12.2007 tarihleri arasındaki 2607 gün esnaf Bağ-Kur sigortalılığı, 03.03.2011-27.10.2017 tarihleri arasındaki 2184 gün 4a kapsamındaki sigortalılığı ve 03.09.1987-02.03.1989 tarihleri arasındaki 540 gün askerlik borçlanması olmak üzere toplam 5331 günü bulunmaktadır.

Bu haliyle davacı 25 yıl, 49 yaş ve 5300 prim ödeme gün sayısı şartlarını yerine getirdiğinden yaşlılık aylığı bağlanmasına müstahak olduğu tespit edilmiştir.

506 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi / 5510 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi gereğince, yaşlılık aylığına hak kazanan sigortalıya bu isteğinden sonraki aybaşından başlanarak yaşlılık aylığı bağlanacağından davacının tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.11.2017 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığına hak kazanacağı anlaşılmakla; davanın kabulü ile ...

TC Kimlik numaralı, ... sigorta sicil numaralı, 25.08.1967 doğumlu davacı ...’nin Kurumda 84630 035 sicil sayılı dosyada işlem gören ... adına tescilli işyerinde 01.07.1986 tarihinde hizmet akdine tabi asgari ücret ile 1 gün çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 01.07.1986 tarihi olduğunun tespitine, 30.10.2017 tarihli tahsis başvurusuna istinaden 506 sayılı Kanun'un 4759 sayılı Kanun ile değişik geçici 81/B-f maddesi gereğince tahsis talep tarihini takip eden ay başı olan 01.11.2017 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri: 1.Davalı Kurum Vekilinin İstinaf Sebepleri İstinaf kanun yolunu başvuran Kurum vekili dilekçesinde, işe giriş bildirgesinin tek başına fiili çalışmayı ortaya koymaya yeterli olmadığını; eylemli çalışmanın hizmet tespitine ilişkin davalarda geçerli yöntem ve kanıtlarla kanıtlanamadığını, eksik inceleme ile verilen kararın hukuka uygun olmadığını, Kurum işleminin yerinde olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; bildirgenin yasal hak düşürücü süre içerisinde Kuruma verilmesi ve içeriğindeki kimlik bilgilerine göre davacıya aidiyetinin belirlenmesi,

506 sayılı Kanun'un bildirgenin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan 9 uncu maddesinde yer alan ve işverenin, çalıştırdığı sigortalıları, bildirgelerle en geç bir ay içinde Kuruma bildirmek zorunda olduğu yönündeki düzenlemeye göre 4447 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi öncesinde Kuruma sunulan bildirgenin çalışma olgusunun karinesini oluşturması ve davacı yararına oluşan bu yasal karinenin aksini ortaya koyacak herhangi bir kanıtın Kurumca ileri sürülmemesi, iş yerinin uyuşmazlık konusu tarihi kapsar biçimde 506 sayılı Kanun kapsamında faaliyetinin bulunması,

yasal yönteme uygun olarak gerçekleştirilen bildirgeye dayalı tescilin Kurumca çekişmesiz sürdürülmüş olması, bildirgenin düzenlendiği tarihten itibaren süregelen dönemde prim ödemesi gerçekleştirmeyen işveren hakkında, sigortalıların sosyal güvenlik haklarını koruma Anayasal yükümlülüğü altındaki Kurum tarafından herhangi bir işlem yapılmamış olmasının sigortalı aleyhine sonuç doğuramayacağına ilişkin hukuksal gerçeklik ve özellikle, davacının hizmet tespiti istemine yönelik beyanının hakkın özünden feragat niteliğinde olmadığı,

tanıklarının, davacının eylemli ve fiili çalışmasına ilişkin anlatımlarından davacının, sigortalılık başlangıç tarihinin 01.07.1986 tarihi olduğunun anlaşılması ve 23.05.2002 tarihi itibariyle 21 gün 10 ay 15 yıl sigortalılık süresi bulunan davacının, 506 sayılı Kanun’un Geçici 81/B-f bendi uyarınca, “ sigortalılık süresi 15 yıl 6 ay (dahil) dan fazla, 17 yıldan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 49 yaşını doldurmaları ve en az 5300 gün,” şartlarının, tahsis talep tarihi olan 30.10.2017 tarihi itibariyle oluştuğu belirgin bulunduğundan, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu anlaşılmakla; ...

1. İş Mahkemesinin, 23.12.2021 tarihli, 2018/244 E, 2021/372 K. sayılı kararına yönelik davalı SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğinc esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuşlardır.

C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; davacının sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti ve yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespiti istemlerine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2 nci,6. ncı, 79 uncu, 108 inci maddeleri

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10966, K. 2023/10928, 8 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I.dava
  4. Iı.cevap
  5. III. İlk Derece Mahkeme Kararı
  6. Iv.istinaf
  7. V.temyiz
  8. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  9. B. Temyiz Sebepleri
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10966
Karar No
2023/10928
Tarih
8 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/10967 K.2023/11963
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/10973 K.2023/10826
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/10974 K.2023/16713
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/10974 K.2023/11885
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/10976 K.2023/10927
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/10979 K.2023/10985

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.