KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/11422 E., 2023/11503 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2023
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/228 E., 2023/229 K.
- Hüküm/karar
- Kabul
Karar Metni
976 kelime·5 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya, 14.1.2013 tarihinde vefat eden oğlundan dolayı hak sahibi sıfatıyla ölüm aylığı bağlanmasına, birikmiş aylıkların faizi ile tahsiline, aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiş, bozma ilamından sonra talebinin davacının murisinin iş kazasında vefat etmesi nedeniyle ölüm gelirine ilişkin olduğunu beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.04.2022 tarihli 2020/414 E., 2022/275 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne, davacının, iş kazası sonucunda vefat eden sigortalı oğlundan dolayı ölüm aylığı bağlanmasına yönelik 13.04.2016 tarihli başvurusunun reddine ilişkin tesis edilen Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün 26.05.2016 tarih 89418383/20011199812498-ED- 16043751 sayılı Kurum işleminin iptaline, davacıya, vefat eden sigortalı oğlundan dolayı ölüm tarihini takip eden ayın başı olan 01.02.2013 tarihinden başlayarak hak sahibi sıfatıyla ölüm aylığı bağlanmasına,
davacıya 01.02.2013 tarihinden itibaren hak kazandığı ölüm aylıklarının, tahsis talep tarihi olan 13.04.2016 tarihinden itibaren üç aylık sürenin sonuna rastlayan 13.07.2016 tarihinden başlamak kaydıyla, her bir aylığa hak kazanılan tarihten itibaren ayrı ayrı işletilecek yasal faizleriyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.10.2022 tarihli 2022/1951 E., 2022/2729 K. sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairece; "davacının miras bırakanı ...'un ölümünün 5510 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihinden sonra gerçekleşmesi karşısında, 5510 sayılı Kanun'un 32/2 nci maddesinde belirtilen, "en az 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak" şeklindeki ölüm aylığı bağlanmasına ilişkin koşullar irdelenmeden karar verilmiş olması isabetsizdir " gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının talep dilekçelerinde, tahsis talep türüne ilişkin birbirinden farklı ibarelere yer verilmiş ise de davacı vekilinin bozma kararı sonrasında Mahkemeye verdiği beyan dilekçesinde yapılan açıklamalar da göz önüne alındığında, davacının iradesinin, sigortalı oğlunun trafik iş kazası sonucu vefatından dolayı kendisine gelir bağlanmasına yönelik olduğu, diğer taraftan, davalı Kurum'un bu kapsamdaki yazışmalarında da davacının talebine ilişkin olarak yer yer ölüm geliri ibareleri kullanılmış iken yer yer ölüm aylığı ibareleri kullanıldığı,
Yargıtay Özel Dairesi'nin bozma kararında açıklanan kabule göre, davacının, vefat eden sigortalı oğlu yönünden 5510 sayılı Kanun'un 32/2 nci fıkrasında öngörülen sigortalılık süresi ve sigorta primi ödemesi koşulları oluşmadığından ölüm aylığı bağlanmasına hak kazanmadığı, açıklanan kabule göre, davacının talebi, ölüm gelirine yönelik olduğundan, 5510 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin atfıyla uygulanması gereken 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamında değerlendirildiğinde; davalı Kurumca yaptırılan araştırma sonucu davacının sigortalı oğlunun vefatıyla sonuçlanan olayın iş kazası olduğunun tespit edildiği,
sigortalının hak sahibi eş ve çocuğunun bulunmaması sebebiyle bunlardan artan hissenin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesine yer olmadığı, bozma kararında da açıklandığı üzere, davacının her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olduğu ve son olarak davacıya başkaca gelir veya aylık bağlanmamış olduğu göz önüne alındığında, davacı, hak sahibi anne olarak kazalı sigortalı oğlunun iş kazası sonucu vefatı sebebiyle ölüm geliri bağlanmasına hak kazandığı,
dolayısıyla, davacının tahsis talebinin reddine ilişkin dava konusu Kurum işlemi yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının 14.01.2013 tarihinde vefat eden 2001199812498 sicil numaralı Kurum sigortalısı müteveffa ...'un hak sahibi sıfatıyla ölüm geliri bağlanmasına yönelik talebinin reddine ilişkin olarak Pamukkale Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'nün 26.05.2016 tarihli ve 16.043.751 sayılı yazısıyla tesis edilen Kurum işleminin iptaline,
davacıya 14.01.2013 tarihinde vefat eden 2001199812498 sicil numaralı Kurum sigortalısı müteveffa ...'un hak sahibi sıfatıyla vefat tarihini takip eden ayın başı olan 01.02.2013 tarihinden itibaren başlamak üzere ölüm geliri bağlanmasına, davacının belirtilen tarihten itibaren hak kazandığı aylıklarının 01.05.2013 tarihinden itibaren başlamak üzere her bir aylığa hak kazandığı tarihten itibaren işletilecek yasal faizlerinin ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, verilen kararın, dosya kapsamına uygun olmadığı gibi mevzuat ve yerleşik Yargıtay İçtihatlarına uygun olmadığını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıya vefat eden oğlundan hak sahibi sıfatıyla ölüm geliri bağlanması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 20 inci maddesi
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11422, K. 2023/11503, 20 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama