İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/11431 K.2025/11714

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ...

Esas2023/11431Karar2025/11714Tarih11 Eylül 2025Okuma17 dk · 3.329 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/11431 E., 2025/11714 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Eylül 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 51. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1123 E., 2022/159 K.
İlk derece mahkemesi
İstanbul 11. İş Mahkemesi
Sayısı
2012/87 E., 2018/760 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.329 kelime·17 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ...

Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz, davacılar vekili tarafından katılma yoluyla temyiz edilmek ve de temyiz eden taraf vekillerince duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 09.05.2023 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir.

Duruşma günü mürafaalı temyiz eden davacılar adına Av. ... ile murafaalı temyiz eden davalı ..... adına Av. ... geldiler. Diğer davalılar adlarına gelen olmadığı görüldükten Gelenlerin yüzüne karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmeştir.

Dosyanın tekrar dairemize gönderilmesinden ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı .... vekili tarafından temyiz, davacılar vekili tarafından temyize cevap süresi içerisinde katılma yoluyla temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava ve birleşen dava dilekçesinde özetle, davacılar murisi ...'ın 25.10.2011 tarihinde iş kazası geçirerek vefat ettiğini iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idareye husumet yöneltilmesinin hukuken hatalı olduğunu, kazanın meydana geldiği yer inşaatının yapım işlerinin işin yürütülmesi için .... Tic. Ltd. Şti.'ye verdiklerini, iş yerlerinde zarar ve hasar meydana gelmesinin önleyici tedbirlerinin alınmasında sorumlunun ve kaza ile ilgili tazminatların ödemesinde yüklenicinin sorumlu olduğunu, tüm personele eğitim verildiğini, iş yerinde iş güvenliği uzmanı, doktor ve sağlık elemanı bulundurulduğunu, müteveffanın sigortasının yüklenici firma tarafından yapıldığını bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde özetle; .... Tur. Tic. Ltd. Şti.'nin müvekkili şirket nezdinde düzenlenmiş olan ... no.lu poliçesi gereği kendilerine husumet yöneltilmiş ise de sigortalıya bağlı kimselerin ve sigortalının aile efradı tarafından vaki olan taleplerin sigorta kapsamı dışında kaldığını, talep edilen tazminatların inşaat poliçesi kapsam ve teminatında olmadığını, dava tarihinden önce müvekkil şirkete yapılmış bir başvurunun olmadığını, davacının faiz taleplerinin haksız olduğunu, faiz taleplerinin reddi ile ödenmesi lazım gelen tazminat miktarının tespiti ile sigortalının kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde sorumluluklarının sınırlandırılmasını talep etmiştir.

Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamışlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SSK kayıtlarının incelenmesinde davacıların murisi ...'ın davalı ... isimli iş yerinde 06.09.2011-25.10.2011 tarih aralığında çalışmasının bildirildiği, 05.10.2011 tarihinde davalı ...

Yapının kalıpçı ustası olarak ...'ye ait projede çalıştığı sırada iş kazası geçirerek vefat ettiği, Sosyal Güvenlik Kurumu Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından olayın iş kazası olduğunun tespit edildiği, olayın meydana gelmesinde, bilirkişi raporuna göre davalı işveren ...

Yapının %70, kazalı murisin % 25, şantiye şefi olan işçi ...'ın %3, kalfa olan ...'ın %2 oranında kusurlu bulundukları, ... nin anahtar teslim anlaşması nedeniyle kusurunun bulunmadığı, şantiye şefi olan işçi ... hakkında mahkumiyet kararı verildiği ve kararın onanarak kesinleştiği, hesap bilirkişisinin 02.03.2018 tarihli raporunun hükme esas alındığı, davacı ...'ın 485.405,26 TL maddi tazminatına hak kazandığının tespit edildiği, davalılar ...'ın ve ...'ın işveren olmadığı, bu nedenle sadece kişisel kusurları oranında sorumluluklarının sınırlandırıldığı, birleşen dava yönünden ise sigorta poliçe teminatının kişi başına 150.000,00 TL olduğu,

poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere maddi tazminatın hüküm altına alındığı, poliçenin incelenmesinde manevi tazminat taleplerini de kapsadığı, sigorta şirketi daha önce temerrüde düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalılar ... ve ...

Sigorta A.Ş. vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan kusura ilişkin bilirkişi kurulu raporunun olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olduğu, davacılar murisi ...'a iş güvenliği eğitimi verilmediği, davalı iş yerinde düşme riski bulunan çalışılan yerde korkuluk yapılmadığı, verilen emniyet kemerinin kullanılmasının sağlanmadığı, mahkumiyete ilişkin ceza ilamı da gözetildiğinde davalılar ....

Ltd. Şti.'ye, ... ve ...'a izafe edilen kusur oranları isabetlidir.

Davalı şirket ile davalı ... arasında yapılan Kaba İnşaat Kalıp-Beton işleri yapım sözleşmesi gereğince davalı ...'in vergi mükellefi olmaması ve SGK'ya işçi çalıştırma yönünde başvurusu olmadığı gözetildiğinde aracı, taşeron, alt işveren olmasa da, kalfa ...'a gözetim ve denetim görevini tam olarak yerine getirmemesi, kazalı ...'a emniyet kemeri takma gibi güvenlik önlemlerine uymaması nedeniyle izafe edilen kusur oranlarının isabetli olduğu, hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu,

Mahkemece mehil verilmeden davacılar tarafından 13.03.2018 tarihli ıslah dilekçesinde davalı .... dahil edilmeyip, adli yardımlı dava dosyasından daha önce davalı ... hakkında hiç ıslah ile artırım yapılmadığı gözetildiğinde 02.11.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile davalı ...

Şti. yönünden yapılan artırım miktarlarının İlk Derece Mahkemesince gözetilmesinin isabetli olduğu, ıslah dilekçelerinin yasal süresinde sunulduğu, ilamın infaz kabiliyeti açısından sigorta şirketinin sorumlu olduğu poliçe limiti miktarının açıkça hükümde belirtilmesi gerektiği, bu yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olduğu, davalı ... şirketinin davalı .... Ltd.

Şti.'ce yaptırılan ... nol.u işveren sorumluluk poliçesi gereğince 150.000,000 TL poliçe limiti ile yine İnşaat Bütün Tehlikeler Poliçesi gereğince 500.000,00 TL poliçe limiti olmak üzere toplam 650.000,00 TL poliçe limiti ile sorumlu olduğu, bu yönden davacılarının istinaf sebeplerinin yerinde olduğu, maddi tazminat yönünden reddedilen kısım olmadığı için davalılar lehine maddi tazminat için vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, manevi tazminat yönünden davalılar ..., ... Ltd.

Şti., ... Sigorta A.Ş. lehine hükmedilen miktar gözetilip vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, 2.180,00 TL ile sınırlandırılamayacağı, harç, yargılama giderleri yönünden davalı ... şirketinin diğer bir kısım davalılarla birlikte, tümünden sorumlu olmayıp, poliçe limiti ile sorumlu olduğu miktar gözetilip söz konusu giderlerden sorumlu olduğu miktarın ayrıca hükümde belirtilmesi gerektiği gerekçesiyle;

1-Davacılar, davalılardan ... Sigorta A.Ş., ...'ın istinaf başvurularının yukarıda açıklanan yönlerden kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,

2-Asıl ve birleşen dava dosyalarında;

a-Davalı T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı hakkında açılan davanın reddine,

b-Davalılar .... Tic. Ltd. Şti., ..., ..., ... Sigorta A.Ş. hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile

c-Davacı ... için net 485.405,26 TL maddi, net 30.000,00 manevi tazminatın, davacı ... için net 115.542,19 TL maddi, net 30.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için net 52.362,07 TL maddi, net 30.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası ve murisin vefat tarihi olan 25.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (davalı .... söz konusu alacaklardan toplam 650.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere birleştirilen dava dosyası dava tarihi olan 26.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, davacıların manevi tazminata ilişkin fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Takdir edilen manevi tazminat miktarının az olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ...vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. İnşaat tüm riskler sigortası nedeni ile sorumlu olmadığını, b. İşveren mali mesuliyet sigortası kapsamında sorumluluğunun 150.000,00 TL olduğunu, icra dosyasına ödendiğini, c. Poliçe limitiyle yargılama gideri vekalet ücretlerinden sorumlu tutulması gerektiğini, müşterek müteselsil sorumlu olmayacağını belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanunun 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

6100 sayılı HMK'nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.

Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

2.Diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Uyuşmazlık; İnşaat All Risk (Bütün Riskler) Sigorta Poliçesi kapsamında davalı ...’nin iş bu davaya konu iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminatlardan sorumlu olup olmadığına ilişkindir.

3.Sigorta sözleşmesi, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1401. maddesinin birinci fıkrasında tanımlandığı üzere, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir.

4.Sigorta sözleşmesinin tarafları; sigortacı ile sigorta ettirendir. Bunlardan sigortacı, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 3. maddesine uygun şekilde kurulan ve faaliyet gösteren, sigorta sözleşmesini düzenleyen, sigortaya tabi bir riski üstlenen, sigorta himayesi sağlama borcunu üzerine alan taraftır. Sigorta ettiren ise menfaatini sigortacı nezdinde prim ödemek suretiyle teminat altına alan kişiyi ifade eder.

5.Sigorta sözleşmelerinde genellikle sigorta ettiren, sigortalı ve lehdar (sigortadan yararlanan kişi) aynı kişi olmaktadır. Ancak, kimi sigorta sözleşmelerinde sigorta şirketinin karşısında taraf olarak üç ayrı kişi bulunabilmektedir. Başka bir deyişle, sigorta ettiren, sigortalı ve lehdar ayrı ayrı kişiler olabilir. Sigorta ettiren hem kendisinin hem de başkasının menfaatini teminat altına alabilir. Borç ve yükümlülükler kendisine ait olmak üzere üçüncü kişi lehine sözleşme yapabilir.

6. Borçlar hukukumuza egemen olan en önemli ilkelerden birisi “borç ilişkisinin nispiliği”ilkesidir. Bu ilkeye göre; sözleşme kural olarak onu yapan tarafları bağlar, üçüncü kişileri etkilemez. Borç ilişkisinin nispiliği ilkesinin iki önemli sonucu bulunmaktadır. Birincisi; bir sözleşmenin tarafları dışında kalan üçüncü kişiler o sözleşmeyle kurulan borç ilişkisi ile bağlı değildirler.

Bir diğer söyleyişle, borç ilişkisinin (sözleşme ilişkisinin) doğurduğu haklar yalnızca borç ilişkisinin (sözleşmenin) tarafları arasında hüküm ifade eder. Dolayısıyla alacaklının, bir sözleşmedeki (borç ilişkisindeki) bir hakka dayanarak sözleşmenin dışında kalan üçüncü kişilerden borcun ifasını istemesi mümkün değildir. İkincisi ise; borç ilişkisi ancak borçlu tarafından ihlal edilebilir.

Dolayısıyla alacaklının kural olarak borç ilişkisinin dışında kalan üçüncü kişilerden borcun ihlalinden bahisle tazminat talep etmesi mümkün değildir. Ancak kuvvetlendirilmiş nispi haklar ve üçüncü kişi yararına sözleşmeler bu ilkenin çok önemli istisnalarındandır.

7.Sigorta sözleşmelerinin nispiliği ilkesinin istisnası olarak; sigorta ettiren üçüncü bir kişinin çıkarının korunması amacıyla sigorta sözleşmesi yapabilir. Zarar sigortalarında sigorta ettiren üçüncü bir kişinin çıkarı için sigorta sözleşmesi yapmış olduğunda riziko nedeniyle zarara uğrayacak (çıkarı zedelenecek) olan kişi “sigortalı” deyimiyle tanımladığımız üçüncü kişidir. Dolayısıyla sözleşmeler hukuku, başkasına hak kazandıracak şekilde sözleşme yapılmasına izin vermektedir.

8.Üçüncü kişi yararına sözleşme, Türk Borçlar Kanunu’nun 129. maddesinde düzenlenmiştir. Maddeye göre; kendi adına sözleşme yapan kişi, sözleşmeye üçüncü kişi yararına bir edim yükümlülüğü koydurmuşsa, edimin üçüncü kişiye ifa edilmesini isteyebilir. Üçüncü kişi veya üçüncü kişiye halef olanlar da tarafların amacına veya örf ve âdete uygun düştüğü takdirde edimin ifasını isteyebilirler. Bu düzenlemeye göre, borçlunun sözleşmeyle üstlendiği edimin üçüncü kişiye karşı yerine getirilmesini istemek hakkı kural olarak başkası lehine sözleşme yapmış olan kişiye (sözleşmenin tarafına) aittir. Ancak, lehine sözleşme yapılan üçüncü kişi de TBK’da öngörülen koşulların varlığı halinde (tarafların amacına veya örf ve adete uygun düştüğü takdirde) borçludan istemde bulunabilmektedir.

9.Başkası lehine sigorta ise Türk Ticaret Kanunu’nun 1454. maddesinde düzenlenmiş olmakla birlikte ; “sigorta ettiren, üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir. Sigortalı, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir ve onu dava edebilir.” şeklinde belirtilmiştir.

10.Üçüncü kişi yararına sözleşme (TBK 129) niteliği taşıyan başkası lehine sigorta; sigorta ettiren, sigortacı ve sigortalı arasında üç köşeli bir ilişki kurar. Sigorta ettiren ile sigortacı, sigorta sözleşmesinin tarafları olarak karşılıklı birtakım hak ve borçlara sahiptir. Lehtar (sigortalı) ise menfaati sigorta ettirilen kişi olup sözleşmenin tarafı konumunda değildir. İşte bu sözleşme ile sigorta ettiren üçüncü bir kişinin menfaatini sigorta ettirmektedir .

11.Diğer taraftan, İnşaat All Risk sigortası, sigorta konusu yapı ile yapının inşasında kullanılan malzemelerde ve varsa poliçede sayılan diğer değerlerde, önceden bilinmeyen ve ani sebeple oluşan zararları teminat altına alan bir mal sigortasıdır.

12.İnşaat All Risk sigorta sözleşmesinin tarafları; sigortacı ile sigorta ettirendir. Sigorta ettiren rizikonun gerçekleşmemesinde menfaati bulunan kimselerdir [TTK m. 1453(1)]. Bu kişilerin malik olması zorunlu değildir. Zira yapı veya yapının inşasında kullanılan malzeme ya da diğer şeyler üzerinde para ile ölçülebilir menfaati olan herkes, bu menfaatini sigorta ettirebilir. Kuşkusuz bu kişilerin başında iş sahibi olan gerçek ya da tüzel kişiler gelir.

Zira işin yapılması esnasında ortaya çıkacak zarardan öncelikle etkilenecek olan kişi, iş sahibidir. Ayrıca iş sahibine sözleşmeyle bağlı olan mimar, mühendis veya müteahhitler ile taşeronlar da menfaatlerini inşaat sigortasıyla teminat altına alabilirler. (Işıl Ulaş, Uygulamalı Zarar Sigortaları Hukuku, B. 8, Ankara 2012, s. 426. ) Az yukarıda da bahsedildiği gibi, bu sözleşmede de sigorta ettiren hem kendisinin hem de başkasının menfaatini teminat altına alabilir.

Borç ve yükümlülükler kendisine ait olmak üzere üçüncü kişi lehine sözleşme yapabilir.

13. Öte yandan, 6102 sayılı TTK'nun 1409/1. maddesinde yer alan. "Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan ve bedelden sorumludur." hükmünden anlaşılacağı üzere sigortacının teminat borcunun kapsamı, sigorta sözleşmesi hükümlerine göre tayin edilir. Sayılan riskler prensibi dolayısıyla TTK'da sigorta teminatının kapsamının, sözleşme ile belirlenmesi esası benimsenmiştir.

O halde hükmün mefhumu muhalifinden, sözleşmede yer almayan rizikolar bakımından sigortacının teminat borcundan söz edilemeyeceği neticesi doğmaktadır. Ancak Sigortacılık Kanunu’nun 11/4. maddesinde yer alan. "Sigorta Sözleşmelerinde kapsam dahiline alınmış olan riskler haricinde, kapsam dışı bırakılmış riskler de açıkça belirtilir.

Belirtilmemiş olan riskler teminat kapsamında sayılır." hükmü ile teminat altına alınan risklerin açıkça belirtilmesi aksi halde belirtilmeyen hususların da teminat kapsamında olduğu düzenlenmiştir.

İnşaat All Risk (Bütün Riskler) Sigortası Genel Şartlarının (İSGŞ) kapsamı A.1 maddesinde ise“Bu sigorta, konusunu teşkil eden değerlerin teminat müddeti içinde, inşaat sahasında bulunduğu sırada, inşaat süresinde bu poliçede gösterilen istisnalar dışında kalan, önceden bilinmeyen ve ani bir sebeple herhangi bir ziya ve hasara uğraması halini temin eder.”şeklinde belirtilerek kapsam dahiline alınmış olan riskler dışında, kapsam dışı bırakılmış risklerin de açıkça belirleneceği, belirtilmemiş olan risklerin teminat kapsamında sayılacağı düzenlenmiştir.

Yukarıda yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere Sigortacılık Kanunu'nun 11. maddesi ile İnşaat All Risk (Bütün Riskler) Sigortası Genel Şartları birbiri ile örtüşmekte ancak Türk Ticaret Kanunu'ndan farklı bir esasın benimsendiği görülmektedir.

14.Bu durumda SK m. 11/4 hükmü ile TTK. m. 1409/1 hükmünün çeliştiği aşikârdır. SK'ya göre. Sigorta Sözleşmesinde teminat kapsamında sayılan rizikoların yanı sıra TTK'dan farklı olarak teminat kapsamında olmayan rizikoların da belirtilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Belirtmek gerekirse böylece Sigortacılık Kanunu ile aksi ispat edilemeyen bir kanuni karineye yer verilmiştir.

Bu durum karşısında TTK hükümlerine üstünlük tanınırsa, teminat kapsamında sayılmayan bir rizikonun gerçekleşmesinden dolayı sigortacının sorumlu olmayacağı sonucuna varılır. Sigortacılık Kanunu'na üstünlük tanındığı halde ise sigortacının, sözleşmede öngörülmeyen bir riziko sebebi ile sigortalanan olayın meydana gelmesinden de sorumlu olacağı ortaya çıkacaktır.

Zira Sigortacılık Kanunu uyarınca teminat dışında olan rizikoların da tek tek sayılması gerekir ve teminat dışında sayılmayan bir riziko teminat kapsamında kabul edilir. Böylece ortaya çıkan çelişkili durumun çözüme kavuşturulmasında, normlar çatışması halinde uygulanacak ilkeler yol gösterici olabilir.

Ancak her ne kadar Türk Ticaret Kanunu, Sigortacılık Kanunu'na nazaran genel kanun niteliğinde olsa da özel kanun olan Sigortacılık Kanunu'ndaki bir husus, yeni tarihli olan genel kanunda özel hüküm ile yeniden düzenlendiğinden sonraki tarihli olan TTK. m.1409 hükmünün önceki tarihli özel kanun niteliğindeki SK. m. 11 hükmünden üstün tutulması gerekir. (Ortaç, Nurdan Orbay / Ölmez, Belin Köroğlu, Sigorta Hukuku Uygulama Kitabı, Ankara 2022, s 21 vd).

Ayrıca SK. m.11/4, sigorta koruması kapsamında olmayan hallerin sigorta sözleşmesinde "açıkça" belirtilmiş olması gerektiğini öngörmektedir. Bunun "sayım yöntemiyle" yapılabilirliği bulunmamaktadır. Kaldı ki, bir şey ismiyle belirtildiği takdirde, aynı zamanda olmayan her şeyde belirtilmiş olur. Kısaca yalnızca teminata giren hususların belirtilmesi aynı zamanda teminata girmeyen hususlarında belirtilmiş olması anlamını taşır.

Böylece TTK. m.1409 sadece sözleşmede kararlaştırılan rizikoların teminata dahil olacağını belirtmiş olmakla, SK. m.11/4 uygulama yeteneğinin kalmadığı ve hiç dikkate alınmaması gerekir. (Ünal, Samim, Sigorta Hukuku Cilt-1 s 97-98) (Y.11.HD.25.01.2023 tarih, 2021/5843E.2023/512K.)

15.İnşaat sigortasının konusunu, kural olarak, inşa edilmekte olan yapı ile bu yapının inşasında kullanılan malzemelerde (ve varsa diğer kıymetlerde) ani ve beklenmeyen bir nedenle ortaya çıkan zıya ve hasarlar oluşturur.“İnşaatın gecikmesinden, kısmen veya tamamen durmasından, taahhüdün tamamlanamamasından, akdin feshinden veya cezaî şartların

uygulanmasından ileri gelen zararlar dâhil kâr kaybı ve estetik kusurlar gibi her türlü netice zararları” ise inşaat sigortalarının kapsamı dışındadır (İSGŞ m. A.4.k). Bu açıdan, inşaat sigortası, eserin zamanında ve sözleşmede öngörüldüğü şekilde teslim edilmemesi nedeniyle ortaya çıkan zarar ve diğer kayıpları karşılamaz. Ayrıca mühendis ve işçi gibi inşaatta çalışan kişilerin uğrayacağı zararlar da sigorta konusunun dışındadır. Buna karşılık, ek sözleşme ile üçüncü kişilerin maruz kalacağı zararların sigorta teminatı kapsamına dâhil edilmesi mümkündür. (İSGŞ m. A.3.d).

16. Başka bir deyişle, inşaat sigortasıyla sadece inşa edilmek istenen yapı ile yapının inşaatında kullanılan malzeme ve diğer değerler üzerindeki menfaatler teminat altına alınmaktadır. Sigorta konusunu oluşturan bütün değerler, kural olarak, her türlü riske karşı teminat altındadır. Bununla birlikte, diğer bütün riskler sigortalarında olduğu gibi inşaat sigortalarında da sebebi ne olursa olsun her türlü zarar teminat altına alınmamış; bazı riskler için ek sözleşme yapılması zorunluluğu aranırken (İSGŞ m. A.3), bir kısım rizikolar teminat dışında bırakılmıştır (İSGŞ m. A.4). Bu anlamda, İSGŞ’nin A.3 ve A.4 maddelerinde sayılanların dışında kalan bütün kıymet ve rizikolar, kendiliğinden inşaat sigortası teminatının kapsamına dâhildir.

17. İSGŞ’nin A.3. maddesi ile Ek Sözleşme ile Teminat Kapsamına Dahil Edilebilecek Kıymetler ve Haller sayılmış olup “d) üçüncü şahısların maruz kalacağı zararlar nedeniyle sigortalıya düşecek hukuki sorumluluklar" bu bentte belirtilmiştir.

Ancak İSGŞ’de üçüncü kişilerin tanımı yapılmamakla birlikte, “Üçüncü Şahıslara Karşı Malî Mesuliyet Sigortası Genel Şartları”nın 3.A.3 maddesi gereği, üçüncü kişi terimi, inşaat faaliyetiyle ilgili olarak sigortalı ile herhangi bir sözleşme veya aile ilişkisi içerisinde olmayan herkesi kapsamalıdır. Bu açıdan, inşaat faaliyeti esnasında işçi veya çalışanın uğradığı zararlar, inşaat sigortası teminatının kapsamı dışında olmalıdır.

Genellikle müteahhit, hizmet sözleşmesi ile kendisine bağlı çalışan kişilerin uğrayacağı zararlar için bağımsız bir İşveren Sorumluluk Sigortası yaptırmaktadır.

18.Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; davalı ... Başkanlığı tarafından İstanbul ...'de yapılması planlanan 600 yataklı hastane inşaatı işinin, davalı ... Ticaret Ltd. Şti’ye ihale edildiği, inşaatın şantiye şefi ve işveren vekili sıfatıyla … tarafından sevk ve idare edildiği, inşaatta yapılacak kalıp beton işlerinin ise sözleşme ile inşaat kalfası sıfatını haiz davalı ...’a verildiği anlaşılmıştır.

Kazaya uğrayan sigortalının, fiilen ...'ın yanında çalışmakla birlikte, SGK kayıtlarına göre 06.09.2011 tarihinden itibaren ...

İnşaat şirketi üzerinden sigortalı olarak Kuruma bildirildiği, olay günü beşinci katta kalıp ustası olarak çalışmakta iken söktüğü kalıp malzemelerinin üzerine düşmesini engellemek amacıyla hareket ettiği sırada zemindeki boşluğu fark edememesi sonucu, yaklaşık 18,5 metre yükseklikten zemine düşerek olay yerinde yaşamını yitirdiği sabit hale gelmiştir.

19.Davalı ... şirketi nezdinde işveren sıfatını haiz ... İnşaat Ltd. Şti. adına iki ayrı sigorta poliçesi tanzim edilmiştir. Bunlardan ilki; poliçe limiti 150.000,00 TL olan İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi, ikincisi ise poliçe limiti 500.000,00 TL olan ve “İnşaat All Risk (Bütün Riskler) Sigorta Poliçesi” adı altında düzenlenmiş poliçedir. Bahsi geçen All Risk poliçesi kapsamında ayrıca 3. Şahıs Mali Mesuliyet Teminatı ile Çapraz Sorumluluk Ek Teminatı bulunduğu anlaşılmaktadır.

20.Ancak dava konusu “İnşaat All Risk Poliçesi” incelendiğinde; davalı ... İnşaat Ltd. Şti tarafından ... Sigorta A.Ş.’ye yaptırılan bu poliçede teminatın, sigorta genel şartlarına ve ek klozlara tabi olduğu görülmektedir. Özellikle, poliçeye ekli '3.

Şahıs Mali Mesuliyet Teminatı' klozunda açıkça, sigortalı işverenin ve ona hizmet akdi ya da vekâlet ilişkisi ile bağlı kişilerin maruz kaldığı bedeni ve maddi zararlar ile bu kişilerin zilyetliğinde, emanetinde ya da kontrolünde bulunan mal ve mülklere gelen zararların teminat harici bırakıldığı düzenlenmiştir.

Aynı şekilde, 'Çapraz Sorumluluk Ek Teminatı’ klozunda da, işçi ve memurların –işveren mali mesuliyet veya sosyal sigorta teminatına sahip olup olmadıklarına bakılmaksızın– uğrayacakları hastalık, yaralanma ve ölümler nedeniyle oluşacak zararların bu teminat kapsamında değerlendirilemeyeceği açıkça belirtilmiştir.

21.O hâlde; kazaya uğrayan sigortalının, davalı ... İnşaat Ltd. Şti. ile hizmet akdine dayalı olarak çalıştığı, üçüncü kişi sıfatına sahip olmadığı, dolayısıyla uğradığı iş kazasının, bahse konu poliçede yer alan muafiyet klozları kapsamında teminat dışı kaldığı açıktır. Başka bir ifadeyle, dava konusu iş kazasının, “İnşaat All Risk” poliçesi kapsamında güvence altına alınan haller arasında yer almadığı, bu nedenle de davalı .....’nin anılan poliçe uyarınca herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı kabul edilmelidir. Bu bağlamda, Mahkemece, davalı ... şirketinin All Risk Sigorta Poliçesi kapsamında sorumlu tutulması hukuka aykırı olup, isabetli değildir.

22.Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra Mahkemece yapılacak iş; davalı ... şirketini yalnızca İşveren Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi azami teminat limiti olan 150.000,00 TL ile sorumlu tutmaktan ibarettir.

23. O halde, davalı .... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Manevi tazminatlara yönelik temyiz istemlerinin miktardan REDDİNE, Davalı ..... vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalı ..... avukatı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma avukatlık parasının davacılara yükletilmesine, Peşin yatırılan temyiz harcının ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11431, K. 2025/11714, 11 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11431
Karar No
2025/11714
Tarih
11 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/11433 K.2025/16806
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/11445 K.2025/15381
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/11446 K.2025/15366
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/11454 K.2025/14925
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/11467 K.2025/16462
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/11472 K.2025/16143

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.