KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/11444 E., 2023/12157 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Ankara 13. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/27 E., 2023/49 K.
- Karar
- Kısmen kabul
- Temyiz eden
- Davacı vekili, davalı vekili
Karar Metni
959 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin şiddetli geçimsizlik nedeni ile boşandığını, çocuğnun velayet hakkının müvekkiline verildiğini, şahsi münasebet tesisi yapılarak zaman zaman çocuğun babası ... ile görüşmesine imkan sağlandığını, 2002 yılında müvekkilinin boşandığı tarihte anne ve babasının sağ olduğunu, müvekkilinin yoksulluk nafakasını ve iştirak nafakasını alabilmek için yıllarca icra ile avukat ile uğraştığını, Ankara 11.Aile Mahkemesi nezdinde 2008/843 Esas 2008/874 Karar sayılı nafaka arttırım dosyası ile dava açtığını,
2014 yılında müşterek çocuk ... askere gideceği için onun adına yapılan askere uğurlama toplantısında ...'ın babası olarak gelip onunda katıldığını, eski eş ... ayrıldıktan sonra zaten bir başkası ile evlendiğini ondan bir kız çocuğunun olduğunu, daha sonra Kazan Asliye Hukuk Aile Mahkemesinin 2008/29 Esas 2018 (2008)/114 Karar sayılı dosyası ile ondan da geçimsizlik ve aile içi şiddet nedeni ile boşandığını,
müvekkiline husumeti olan birinin ihbarı ile eski eş ... oğlu ...'ın askere gitmesi sırasında müvekkilinin evine gelmesi sanki birlikte yaşıyormuş gibi tutanak tutturulduğunu gerçek olmayan bu sebeple müvekkilinin mağdur olduğunu belirterek, davalı SGK'nın müvekkilinin anne ve babasından aldığı dul aylığının kesilmesine ve geriye dönük olarak daha önce alınan maaşların iadesine ilişkin haksız ve yersiz gerçekle bağdaşmayan hukuksuz kararının iptali ile müvekkilinin maaşlarının bağlanmasına, maaş kesilme ve geri iade edilme kararının tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddinne karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince özetle; davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Özetle, “...İnceleme konusu davada; davalının eski eşinin davacıdan boşandıktan sonra 12.05.2003 tarihinde başka birisi ile evlendiği, bu kişiden çocuğunun bulunduğu ve bu kişi ile de 06.05.2008 tarihinde boşandığı, davacı ile eski eşi arasında nafaka artırım davaları olduğu anlaşılmakla, dava tarihleri de dikkate alınarak bu dönemlerde davacı ile eski eşinin ayrı yaşadıkları sabit ise de 26.01.2011 öncesi dönem yönünden davacının ikametgahında yeterli araştırma yapılmadığı görülmekle, İstasyon Mahallesi adresinde kolluk tarafından usulüne uygun olarak,
bilgi veren kişilerin isimleri ile birlikte yaşama olgusu araştırılmalı, ayrıca İstasyon Mahallesi muhtar ve azaları dinlenerek bu dönem yönünden bir kanaate ulaşılmalıdır.
Diğer taraftan 5510 sayılı Kanun'un 59/2 nci maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olup, aksinin ancak eş değer belgelerle ispatlanmasının gerektiği göz önünde bulundurularak, toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, somut davada Kurum denetim raporunun aksinin ispat edilemediği ve 26.01.2011 tarihi itibariyle davacı ve eski eşinin birlikte yaşadıklarının sabit olduğu göz önüne alınarak karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Davacının davasının kısmen kabulü ile 1- 12.05.2003 - 06.05.2008 tarihleri arası talep yönünden Kurum işleminin iptali ile bu tarihler arası iptal edilen aylığın davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine
2-07.05.2008 - 25.01.2011 tarihleri arası talep yönünden Kurum işleminin iptali ile bu tarihler arası iptal edilen aylığın davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine
3-26.01.2011 - 25.12.2014 tarihleri arası talep yönünden davanın reddine," karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Kurum vekili özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme Eldeki dava dosyası incelendiğinde, davalı Kurum tarafından davacının eski eşi ile fiilen birlikte yaşaması nedeniyle hak sahibi sıfatıyla bağlanan ölüm aylığının kesilmesi sonucu 26.10.2008 - 25.12.2014 dönemi yönünden borç tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle Mahkemece, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan 12.05.2003 - 26.10.2008 dönemi yönünden Kurum işleminin iptaline yönelik gerekçe ile hüküm kurulması isabetsiz olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır
VII. KARAR
Hüküm gerekçesinde yer alan "12.05.2003 - 06.05.2008 tarihleri arası talep yönünden; davacının eski eşiyle, şiddetli geçimsizlik sebebiyle 2002 yılında boşandıkları, babasının 2006, annesinin 2007 yılında vefat ettiği, çocuğun nafakasına dair açılmış ve icra takibe konmuş nafaka artırım davaları, eski eşin sonrasında başka biriyle evlenip ondan çocuğunun olması, ondan da boşanması,
tarafların adres bilgilerinin farklılığı, dinlenen tanık beyanları karşısında, davacı ile eski eşinin 12.05.2003 - 06.05.2008 tarihleri boşandıkları halde birlikte yaşadıklarına ilişkin son Kurum tespitinin aksinin ispat edildiği," ve yine gerekçede yer alan " 12.05.2003 - 06.05.2008 tarihleri arası talep yönünden Kurum işleminin iptali ile bu tarihler arası iptal edilen aylığın davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine," ibarelerinin silinmesine,
Hüküm gerekçesinde yer alan, "07.05.2008 - 25.01.2011 tarihleri arası talep yönünden Kurum işleminin iptali ile bu tarihler arası iptal edilen aylığın davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine" ibaresinde yer alan "07.05.2008" tarihinin "26.10.2008" olarak düzeltilmesine,
Hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin silinmesine,
Hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "07.05.2008" tarihinin silinerek "26.10.2008" olarak yazılmasına ve kararın bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11444, K. 2023/12157, 30 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama