KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/11553 E., 2025/1743 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2479 E., 2022/2414 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 36. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/430 Esas, 2022/181 Karar
Karar Metni
2.040 kelime·10 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili, davalı... Yapı Den. Ltd. Şti. vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili, davalı... Yapı Den. Ltd.
Şti. vekili, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmek ve de temyiz eden taraf vekillerince duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma taleplerinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 28.03.2023 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir.
Duruşma günü mürafaalı temyiz eden davacılar adına Av.....ile murafaalı temyiz eden davalı... Yapı Denetim Ltd. Şti. adına Av. .... geldiler. Mürafaalı temyiz eden Davalı ... vekili Av. ...’nın 27.03.2023 tarihli mazeret dilekçesi gönderdiği ve mazeret dilekçesinde yokluklarında karar verilmesini talep ettiği görüldü. Diğer davalılar adlarına gelen olmadı.
Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmiştir. Dosyanın tekrar Dairemize gönderilmesinden ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili müvekkillerinin murisinin iş kazasında vefat ettiğinden bahisle asıl dava dosyasında eş için 366.219,63 T maddi 60.000,00 TL manevi, çocuk ... için 74.149,09 TL maddi 60.000,00 TL manevi, çocuk... için 31.792,55 TL maddi 60.000,00 TL manevi, çocuk ... ... için 31.244,00 TL maddi, 60.000,00 TL manevi, çocuk ... için 5.000,00 TL maddi, 60.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiş, aynı davalılara karşı eş, çocuklar ... ve... tarafından açılan birleşen dava dosyasında eş için 186.799,44 TL maddi, çocuk ... için 52.465,89 TL maddi, çocuk... için 7.053,27 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.12.2020 tarihli kararında özetle davacılar murisinin %20, davalı işveren...’nin %80 oranında kusurlu oldukları kabulünden hareketle, asıl ve birleşen dava yönünden tek hüküm kurmak suretiyle; davalı şirket, davalı ... ve davalı ... bakımından davanın husumet nedeniyle reddine, davalı ... yönünden davacılar eş ve çocuklar ... ile...’ın asıl ve birleşen dava dosyalarındaki maddi tazminat istemlerinin kabulüne, çocuk ... lehine 10.039,85 TL maddi, çocuk ... lehine 3.292,37 TL maddi, eş lehine 40.000,00 TL, çocuklar lehine 20.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin bu ilk kararına karşı davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.07.2021 tarihli kararıyla kusur yönünden ceza dava dosyasının irdelenmesi, maddi zarar hesabında TRH 2010 tablosunun kullanılması gerektiği, ücretin bir ayda 25 gün yevmiye üzerinden değil 30 gün üzerinden belirlenmesi gerektiği, mahkemece kusur konusunun netleştirilmesinden sonra manevi tazminatlar yönünden tespit edilecek kusur oranlarına göre yeniden bir değerlendirme yapılması, yeniden alınacak hesap raporunda bilinen dönemin değiştirilmemesi,
davacı tarafın ıslah talebine dayanak teşkil eden 31.07.2018 tarihli hesap rapor tarihindeki verilere göre hesaplama yapılması gerektiğinden bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince anılan kaldırma kararından sonra verilen 14.04.2022 tarihli kararla ... sigortalının %20, davalı işveren... %75, davalı ... şantiye şefi olarak %4 , dava dışı...'in davalı şirketin tek ortağı ve yetkilisi olarak %1 oranında kusurlu oldukları kabulünden hareketle ve ihtimalli hesap raporunun 2020 yılı verilerine göre hesaplama yapan ihtimaline itibar edilmek ve asıl ve birleşen dava yönünden tek hüküm kurulmak suretiyle, davalılardan gerçek kişi ... yönünden husumet nedeniyle davanın reddine, diğer davalılar yönünden,
davacı eş...'ın maddi zararı 662.383,34 TL olarak hesaplanmış ise de taleple bağlılık ilkesi gereğince eş lehine 553.019,07 TL maddi, 40.000,00 TL manevi, davacı çocuk ...'nın maddi zararı 138.214,96 TL olarak hesaplanmış ise de taleple bağlılık ilkesi gereğince ... lehine 126.614,98 TL maddi, 20.000,00 TL manevi, davacı çocuk...'ın maddi zararı 47.346,66 TL hesaplanmış ise de taleple bağlılık ilkesi gereğince... lehine 38.845,82 TL maddi, 20.000,00 TL manevi, davacı çocuk ...'in maddi zararı 11.301,76 TL olarak hesaplanmış ise de .... lehine usuli müktesap hak gereğince 10.039,85 TL maddi, 20.000,00 TL manevi,
davacı çocuk ....'un maddi zararı 3.644,04 TL hesaplanmış ise de taleple bağlılık ilkesi gereğince ... lehine 3.292,37 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 14.04.2022 tarihli son kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı... Yapı Den. Ltd. Şti. vekili, davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, davalı ...’nin, işyeri sahibi ...’nın oğlu olduğunu ve işveren vekili sıfatıyla işin yürütümünden sorumlu bulunduğunu, her ikisinin de aynı adreste oturduğunu, işveren vekili sıfatıyla yürütülen iş sırasında gerekli önlemleri almanın kendi yükümlülüğü olduğunu, dosyada imzalı taşeronluk sözleşmesi mevcut olmasına rağmen davalı ... ile ... ve ...’nin sorumluluğunun değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu, murise kusur izafe edilmesinin yerinde olmadığını, asgari ücret değişikliklerinin tazminat hesabına yansıtılmamasının doğru olmadığını, bakiye ömrün kaza tarihi itibarıyla değil,
fiili durumu yansıtan rapor tarihi itibarıyla hesaplanması gerektiğini, manevi tazminatın az olduğunu, Yerel Mahkemece peşin, başvurma ve ıslah harçlarının haklılık oranına göre bölüştürülmesinin hatalı olduğunu, davanın reddi hariç olmak üzere harcın daima davalıya yüklenmesi gerektiğini, ayrıca her bir davacı lehine ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, mevzuat gereğince müvekkilinin il sınırları içinde beş inşaatta görev yapabilme imkânı bulunduğunu, kanunen tanınan bu yetkiden kaynaklı olarak müvekkilinin sorumlu tutulmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, olay anında müvekkilinin kanunun tanıdığı yetkiyle birlikte başka şantiyelerde görev yapmakta olduğunu, bulunmadığı bir yerde kimin çalışıp çalışmadığını denetlemesinin mümkün olmadığını, aksinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkiline kusur atfedilmesinin doğru olmadığını, bir kusur yüklenmesi gerekiyorsa bu kusurun müvekkilinin amiri konumunda bulunan diğer davalı...
Yapı Denetim Ltd.
Şti.'ye izafe edilmesi gerektiğini, kabul etmese de müvekkilin yalnızca %4 oranında kusurlu bulunduğu hâlde diğer davalılarla birlikte müteselsilen sorumlu tutulmasının yerinde olmadığını, gerek İlk Derece Mahkemesi gerekse Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaza tarihinin 17.11.2013 Pazar günü, yani tatil günü olduğunun göz ardı edildiğini, İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde olayın trafik iş kazası olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu, olayın iş kazası olarak kabul edilmesi hâlinde dahi müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmaksızın pazar günü gerçekleştiğini, kazanın tamamen müteveffanın kendi kusuruyla meydana geldiğini,
hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarlarının son derece fahiş olduğunu, özellikle müvekkilinin şahsi durumu değerlendirilmeden karar verildiğini, müvekkili aleyhine manevi tazminata hükmedilmesinin de haksız ve hukuka aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle, İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde olayın trafik iş kazası olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan kusur raporunda müvekkiline kusur verilmemiş olmasına rağmen müvekkilin hüküm altına alınan tazminatlardan sorumlu tutulmasının yerinde olmadığını, dava dışı...’in müvekkil şirketin yetkilisi olmakla birlikte iş kazasının meydana geldiği inşaat alanında şahsen herhangi bir faaliyeti bulunmadığını, somut olayda...
Yapı Denetim Ltd. Şti. ile müteahhit arasında sözleşmesel bir ilişki mevcut olduğunu, bu sözleşme kapsamında şirket yetkilisinin tek başına sorumlu tutulmasını gerektiren herhangi bir yasal veya sözleşmesel zorunluluk bulunmadığını, kabul etmemekle birlikte anılan şahsın şahsi sorumluluğu olduğu kabul edilse dahi bunun müvekkil şirketi bağlamasının mümkün olmadığını, bilirkişi ek raporunda... Yapı Denetim Ltd.
Şti.’nin kusursuz kabul edilip dava dışı kişinin %1 oranında sorumlu tutulmasının açıkça çelişkili olduğunu, bu çelişki giderilmeden müvekkil şirket yönünden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ceza yargılamasında alınan kusur raporu ile iş mahkemesindeki kusur raporu arasında açık çelişki bulunduğunu, müteveffanın gelir durumu, iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanıp bağlanmadığı ve varsa bunların ilk peşin sermaye değerlerini gösterir Kurum kayıtları araştırılmadan hesaplama yapıldığını, hesaplamada hakkaniyet indirimi ile müterafik kusur indirimi uygulanmadığını,
davacı eşin yaş ve yeniden evlenme ihtimali ile davacı çocukların ergin olma durumlarının, ayrıca davacı annenin destekten yoksun kaldığı hususunun delilleriyle ispatlanmadığını, bu nedenle usule uygun düzenlenmeyen bilirkişi raporunun esas alınarak yüksek miktarda maddi tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatların fazla olduğunu, meydana gelen iş kazasında müvekkil şirketin müteselsil sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu,
müvekkil şirkete ve dava dışı şirket yetkilisine somut olayda kusur izafe edilemeyeceğinden davanın kabulüne karar verilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Dosya kapsamından, davalı ...'nin müteahhit olarak bir yapı yaptığı, davalı ...'in davalı ...’nin oğlu olduğu, işveren vekili sıfatıyla annesi müteahhit... adına hareket ettiği, davalı işveren...'nin ceza dava dosyasında alınan savunmasında: ...
Yapı (gerçek kişi) firmasının resmiyette kendi adına olduğunu, ancak tüm işleri oğlu ...'nin yürüttüğünü, kendisinin inşaat ile ilgili herhangi bir iş yapmadığını, fiiliyatta oğlunun yaptığını savunduğu, yine kazanın meydana geldiği aynı inşaat iş yerinde çalışan işçi...'nin hazırlık aşamasında alınan beyanında: …Çalışmış olduğumuz inşaat ... İnşaat adına ...'nin annesi... ... adınadır. Ancak iş ile ... ilgilenmektedir. Biz onu tanırız.
İş veren hepimizin sigortasını yapmıştır.” şeklinde beyanda bulunduğu, davalı şirketin inşaatın yapı denetim şirketi olduğu, davalı ...'in ise bu davalı şirket sigortalısı olup inşaatın şantiye şefi olduğu, davacılar murisinin açıklanan inşaat iş yerinde davalı ...’nin işçisi olarak kalıpçı ustası sıfatıyla çalışmaktayken inşaatın 6. Katında balkon kalıplarının yapımı işinde çalışmaktayken dengesini kaybedip aşağı düşmesi neticesinde vefat ettiği, Ceza dava dosyasında (Ortaköy(Aksaray) Asliye Ceza Mahkemesi 2016/173 Esas) işveren..., şantiye şefi ... ve davalı...
Yapı Denetim şirketinin yetkilisi ....'in sanık olarak yargılandıkları, anılan ceza dava dosyasında ... sigortalının tali, yapı denetim şirketi yetkilisi .....'in tali, işveren... ve şantiye şefi ...'in asli kusurlu oldukları kabulünden hareketle sanıkların adli para cezalarına mahkum edildikleri, anılan ceza dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesince kesinleştiği, Kurum'un rücuan tazminat dava dosyasını (Aksaray İş Mahkemesi 2018/108 Esas) sadece murisin işvereni olan...’ye karşı açtığı, o dosyada ... sigortalının %20, davalı işveren...’nin %80 kusurlu olduğu kabulünden hareketle kurum alacakları işveren...'ye yüklendiği,
kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği, İlk Derece Mahkemesince Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından sonra alınan ve temyiz incelemesine konu kararda hükme dayanak kılınan bilirkişi kusur raporunda ... sigortalının %20, davalı işveren .... %75, davalı ...'in %4 , dava dışı ...'in %1 oranında kusurlu oldukları yönünde görüş bildirildiği, kusur oranları bu şekilde olmasına karşın İlk Derece Mahkemesince davalı ... şirketinin hangi nedenle sorumlu tuttulduğunun gerekçede davalı...
Yapı Denetleme Ltd. Şti 'nin çalışanı/yetkilisi olan... hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunduğu anlaşılmakla davalı... Yapı Denetleme Ltd. Şti'nin de tali kusurlu olduğunun değerlendirildiği, bu sebeplerle davalı ..., ... ve... Yapı Denetleme Ltd.
Şti ' nin müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları kanaatine varıldığından bahisle karar verildiğinin açıklandığı, 28.04.2020 tarihli ek hesap raporunun davacılar vekiline 16.05.2020 tarihinde tebliğ edildiği, davacılar vekili tarafından rapora itiraz edilmediği anlaşılmaktadır.
İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti önem taşımaktadır. Zira maddi tazminat davalarında sigortalının kazanç kaybının hesaplanmasında davacının kendi kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi yine manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu Mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır.
Bunun yanında meydana gelen zarardan müteselsilen sorumlu olanların kendi aralarındaki kusur dağılımı, kendi payına düşenden fazla ödeme yapan müteselsil borçlunun diğer müteselsil borçlu veya borçlulara karşı yönelteceği rücu alacağının miktarını da etkilemektedir.
Somut olayda kusurun oran ve aidiyeti tespit edilip karar verilirken davalı şirket ve davalı ... yönünden hatalı hukuki nitelendirmeler yapılarak sonuca gidilmiş olması yerinde görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş davalı ...'in davalı ...'ye ait şahıs firmasının işveren vekili olduğunu, ceza dava dosyasında sanık olarak yargılanan ve tali kusurlu bulunarak cezalandırılmasına karar verilen dava dışı.....'in davalı şirketin hakim ortağı olduğunu, yine bu davalı şirketin ceza dava dosyasında yargılanıp cezalandırılmasına karar verilen eldeki dosyanın da davalısı konumunda bulunan şantiye şefi ...'in işvereni konumunda bulunduğunu göz önünde bulundurmak suretiyle farklı bir heyetten yeni bir kusur raporu alarak kusurun oran ve aidiyetini yapılan açıklamalar doğrultusunda yeniden tespit etmek,
yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde davacılar vekilinin 28.04.2020 tarihli hesap raporuna itiraz etmemesi nedeniyle anılan hesap raporunun bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönemlerin başlangıç ve bitiş tarihlerinin değiştirilmeden yeni alınacak hesap raporunda da kullanılması gerektiğini dikkate almak ve usuli kazanılmış hakları da gözeterek çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz eden tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden taraflara iadesine,
Davacılar avukatı yararına takdir edilen 28.000.00 TL duruşma avukatlık parasının davalılara yükletilmesine, davalı ... Yapı Den. Ltd. Şti. Avukatı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma avukatlık parasının davacılara yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11553, K. 2025/1743, 11 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama