İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/11666 K.2024/12899

Taraflar arasındaki meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/11666Karar2024/12899Tarih12 Aralık 2024Okuma11 dk · 2.240 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/11666 E., 2024/12899 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Aralık 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/3345 E., 2023/1394 K.
Karar
Esastan Ret
İlk derece mahkemesi
İstanbul Anadolu 17. İş Mahkemesi
Sayısı
2016/811 E., 2021/468 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.240 kelime·11 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Asıl davada davacılar vekili, müvekkili işçi ...'nın iki dönem halinde davalı şirketteki çalışmasına bağlı olarak pnömokonyoz meslek hastalığına yakalandığı ve sürekli iş göremez ... geldiğini, sürekli iş göremezlik derecesinin önce %25,2 sonra %27 olarak belirlendiğini, bu hastalık nedeniyle çalışamadığını, yaşamak için yatağa ve makineye bağlı ... geldiğini beyanla davacı işçi ... için maddi ve manevi tazminat ile bakıcı gideri; annesi olan davacı ... için manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

Birleşen davada davacılar vekili, müvekkili ...'nın meslek hastalığına bağlı olarak 31.07.2017 tarihinde hayatını kaybettiğini, bu nedenle anne ve babası olan davacılar ... ve ...'nın oğullarının desteğinden yoksun kalmaları nedeniyle maddi zarara uğradıklarını, aynı zamanda çocuklarını kaybetmiş olmaları nedeniyle yaşadıkları üzüntü ve elem nedeniyle de manevi zarara uğradıklarını beyanla davacılar adına ayrı ayrı maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

II. CEVAP

Davalı vekili, cevap dilekçesinde ve aşamalarda, meslek hastalığının meydana gelmesinde sadece müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, sürekli iş göremezlik derecesinin araştırılması gerektiğini, davacının müvekkili şirkette 14.02.2008-11.11.2011 tarihleri arasında çalıştığını, 03.11.2011 tarihinde hastalandığını, ...'nın 26.12.2002-25.12.2004 ve 14.02.2008-11.11.2011 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığını beyan ettiğini, davacının davalı şirkette çalışmadan önce bir enjeksiyon firmasında getir götür işlerini yaptığını ve altı aylık sağlık kontrollerinin yapıldığını beyan ettiğini,

esas işinin imalat olması sebebiyle SGK kayıtlarından tüm çalıştığı firmaların ve yaptığı görevin araştırılmasının gerektiğini, davacının dilekçesinde davalı işyerinde haftanın 6 günü 08:00-22:00 saatleri arasında çalışmış olduğu ifade edilmiş olsa da ibranamede doktora verilen muayene raporundaki 14 saatlik çalışma süresini yanlışlıkla beyan ettiğine yönelik imzalı ifadesinin bulunduğu,

davacının 08.30-18.00 saatleri arasında öğlen yemek molası dışında ara dinlenmeleri ile çalıştığını, davacının çalışmış olduğu süre boyunca 10.01-16.02-09.05-20.06.2009 tarihlerinde İSO Genel Bilgi Kalite Politikası, Talimatlar, İş Sağlığı ve Güvenliği, Talimat Uygulama, İSO 9000 genel bilgi konularında işletme içi eğitime katılım belgelerinin bulunduğunu, davalı işyerinde TESTMER Ölçüm ve Test Hizmetleri Ltd.

Şti. tarafından ölçümlerin yapıldığını ve işletmenin sınır değerlerin altında olduğunu, işyerinde sarı nitril eldiven, toz maskesi ventili, işçi tulumu, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili ekipmanların alındığına dair faturaların bulunduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, "...Somut olay yönünden dava konusuna ilişkin olarak Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 10.12.2012 tarihinde davalı işyerine açtığı İstanbul Anadolu Adliyesi 8. İş Mahkemesinde 2013/75 Esasa sayılı davanın sonuçlandığı tespit edilmiştir.

Dosya içeriğinde bulunan 30.09.2013 tarihli bilirkişi raporunda, bilirkişilerce 05.09.2013 tarihinde keşif yapıldığı, ...'nın çalıştığı alanın incelendiği, iki adet hamur silindir makinesinin olduğu, tek eleman olması nedeniyle iki makinenin aynı anda çalıştırılmadığı, makineler üzerindeki havalandırma tertibatının bir yıllık süreçte yapıldığı, 3 adet pencerenin bulunduğu tespit edilmiştir.

Raporda meslek hastalığının meydana gelmesinde davalı işyerinin %80 kusurlu olduğu, davacı ...'nın kusurunun olmadığı, %20 kaçınılmazlık ve kötü tesadüf faktörünün rol oynadığı kanaati tespit edilmiştir. ...'ya 03.11.2011 tarihli İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesi Sağlık Kurulu Raporunda J62.8 pnömokonyoz, diğer silisyum içeren tozlara bağlı şeklinde tanı konulmuştur.

Kusur konusunda hazırlanan 17.09.2019 tanzim tarihli bilirkişi heyet raporunun olayın oluş şekline uygun düşmesi; davalı işveren tarafından güvenli organizasyon oluşturmama, iş yerinde risk değerlendirme çalışmaları yapmama, gerekli kontrol ve denetim mekanizması oluşturmama, işverenlikçe kuvarsın ortama yayılmasını önleyecek kapalı sistem, su perdesi gibi yaş metotlar ve uygun aspirasyon sistemi gibi teknik önlemlerin alınmaması, sebebiyle denetim ve gözetim görevini ihmal etmek suretiyle kusurlu olduğu anlaşılmakla bu itibarla; kazada %80 kusurlu olduğuna kanaat getirilmiştir.

Meslek hastalığına yakalanan ... yönünden , meslek hastalığının tespiti tarihinde 25 yaşında olup, aklı ... sahibi bir kişi olduğu, iş yerinde çalıştığı sırada kişisel koruyucu donanım olarak maske kullandığı ve hayatı boyunca sigara ve alkol kullanmadığı, davalı işyerinde haftalık çalışma saatlerinin üstünde çalışmış, yeterli iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmemiş ve çalışma koşullarında iyileştirme yapılmadan kuvars tozuna maruz kaldığı, kendisine verilen herhangi bir eğitime veya talimata aykırı davrandığına dair objektif veri dosyada mevcut olmadığı anlaşılmakla olayda kusurunun olmadığı değerlendirilmiştir.

Dava konusu olay yönünden teknik önlemlerin etkin şekilde alınması, uygun kişisel koruyucuların temini, bunların kullanımı için iş disiplininin oluşturulması, planlı ve periyodik sağlık gözetimleriyle işçinin sağlığının takip edilmesi, ayrıca iş güvenliği eğitimlerinin verilmesi halinde dava konusu rahatsızlığın önlenmesi mümkün olduğundan, kural olarak kaçınılmazlığa şüpheyle bakılması gerekir.

Ne var ki, Yargıtayın "pnömokonyoz hastalığında az miktarda kaçınılmazlığın olabileceği" yönündeki içtihatları ve aynı olayla ilgili olarak kesinleşen rücu davasında hükme esas alınan bilirkişi raporunun tazminat davasında güçlü takdiri delil olduğu, aynı olayla ilgili farklı sonuçlara ulaşılması durumunda hukuk güvenliği ilkesinin zedeleneceği, söz konusu rapordaki irdelemelerin detaylı olduğu hususları birlikte gözetildiğinde, belli oranda kaçınılmazlığın kabul edilmesi (%20) gerektiği anlaşılmıştır.

Aldırılan kusur raporu yasal mevzuat uyarınca hangi önlemlerin alınması gerektiği, bunların işverence alınıp alınmadığı ve alınmış tedbirlere sigortalının uyup uymadığı hususlarının da ortaya konulduğu, yargısal denetime elverişli, hükme yeterli, açıklayıcı, gerekçeli, olaya ve dosyaya uygun, aynı zamanda yerleşik yargısal kararlara da uyumlu ilgililerin kusur oran ve aidiyetlerini belirtir nitelikte olması nedeniyle hükme esas alınmıştır.

İş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davaları nitelikçe sigorta tarafından karşılanmayan zararların giderilmesine ilişkin olup maddi tazminat belirlenir iken; maluliyet oranı, kusur oranı ve kanuni nedenler indirildikten sonra SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin indirilmesi suretiyle maddi tazminat miktarının belirlenmesi gerekmektedir.

22.02.2021 tarihli hesap bilirkişi raporundaki hesaplamanın yukarıda zikredilen yöntemce yapıldığı ve raporun denetlenebilir olduğu anlaşılmakla; raporun dosya kapsamına uygun olması sebebiyle rapora itibar edilmiş ve asıl dava bakımından davacı ... işçinin karşılanmamış maddi tazminat alacağının kalmadığı görülmekle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Yargılama sırasında maddi tazminat yönünden, 6098 sayılı TBK madde 76/1 gereği geçici ödeme ile hüküm altına alınan miktarların ise ödeme tarihinden yasal faizi ile birlikte davacı taraftan alınarak ödeme yapan davalıya verilmesine şeklinde aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.

Yargıtay içtihatlarına göre sigortalı işçi için bakım (bakıcı) gideri hesaplanabilmesi için, Sürekli İşgöremezlik Derecesi Tespitine İlişkin Sağlık Kurulu Kararında “bakıma muhtaç” durumda olduğun tespit edilmiş olması gerekmektedir (Y.21.HD. 03.07.2018/E.2016/14458-K.2018/5973).

Dosyada mevcut 15.06.2012 ve 05.06.2015 tarihli SGK Sürekli İşgöremezlik Derecesi Tespitine İlişkin Sağlık Kurulu Raporlarında “Yardıma Muhtaç Değildir” kaydı düşülerek davacının “başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı” tespit edilmiş bulunduğundan, iş kazası nedeniyle açılan tazminat davalarının temyiz incelemesi ile görevli Yüksek Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin bu konudaki içtihatları doğrultusunda bakım (bakıcı) gideri talebinin reddine karar verilmiştir.

Manevi tazminat bakımından yapılan değerlendirmede ise tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu (davalı işveren %80, davacı ... işçi kusursuz), olayın ağırlığı, kaza neticesinde davacı işçinin iş göremezlik oranının %27 olması,

işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikler dikkate alınarak davacının olay nedeniyle yaşadığı ve bundan sonra da yaşayacakları acı ve üzüntüyü bir nebze olsun hafifletmek amacıyla, manevi tazminat hükmetmenin, hakkaniyet ilkesine uygun olacağı sonucuna varılmış ve bu gerekçeler doğrultusunda 35.000 TL manevi tazminatın kabulüne ( 23.06.2017 tarihli TBK madde 76/1 uyarınca geçici ödeme kararı ile hükmedilen 10.000,00 TL manevi tazminat bedelinin mahsubu ile 25.000,00 TL ), fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yaralanan sigortalının yakınlarının manevi tazminat davası bakımından hak sahipliği durumu ön şartı olarak ağır bedensel zarar koşulunun olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından, asıl dava bakımından davacı konumundaki anne ... yönünden ise manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Birleşen dosya yönünden yapılan değerlendirme bakımından; destekten yoksun kalma tazminatı, B.K'nun 45/II. maddesinde düzenlenmiş olup.

"Ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir." şeklinde hükme bağlanmıştır. Görülmektedir ki destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır.

Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.Somut uyuşmazlıkta; kazalı ...'nın meslek hastalığı neticesinde %27 oranında malul kaldıktan bir süre sonra vefatında, vefatın meslek hastalığından kaynaklı olduğu ve illiyetin bağının bulunduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu belgelerinde ve yapılan ödemelerde olayın bu şekilde tespit ve kabul edildiği görülmüş, ölenin hak sahiplerine de gelir bağlanmıştır.

İşbu doğrultuda 22.02.2021 tarihli hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaların dosya kapsamına ve Yargıtay ictihatlarına uygun olduğu, Müteveffanın babası ... ile annesi davacı ...'nın destekten yoksun kalma tazminatına hak kazandığı anlaşıldığından ve aldırılan hesap raporunun, usul ve yasaya uygun, denetlenebilir, hüküm kurmaya elverişli, olduğu kanaatine varıldığından rapor doğrultusunda aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

Manevi tazminat yönünden ise, meslek hastalğında tarafların kusur durumu, hak ve nefaset kuralları, paranın alım gücü, kaza nedeni ile davacılar murisinin vefatı, birleşen dosya davacıların duyduğu elem ve acı, istenilen tazminat miktarı dikkate alınarak davacı baba ve anne için ayrı ayrı 50.000' er TL manevi tazminat miktarı hüküm atına alınmış ..." gerekçesiyle:

"Asıl davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 1-Davacı ... işçi ...'nın maddi tazminat talebinin reddine, 2-Davacıların bakıcı gideri talebinin reddine,

3-23.06.2017 tarihli TBK madde 76/1 uyarınca geçici ödeme kararı ile hükmedilen 15.000,00 TL maddi tazminatın ödeme tarihinden yasal faizi ile birlikte davacı taraftan alınarak ödeme yapan davalıya verilmesine,

4-Davacı ... ...'nın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile toplamda takdir edilen 35.000 TL manevi tazminattan, 23.06.2017 tarihli TBK madde 76/1 uyarınca geçici ödeme kararı ile hükmedilen 10.000,00 TL manevi tazminat bedelinin mahsubu ile 25.000,00 TL manevi tazminatın davacı müteveffanın meslek hastalığına yakalandığının tespit edildiği tarihi olan 03.11.2011 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı ...'nın vefatı nedeniyle miras payları oranında mirasçılarına verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

Ayrıca 23.06.2017 tarihli geçici ödeme kararı ile hükmedilen 10.000,00 TL manevi tazminata meslek hastalığına yakalandığının tespit edildiği tarihi olan 03.11.2011 tarihinden geçici ödeme karar tarihi olan 23.06.2017 tarihine kadar işleyecek sadece yasal faizin davalıdan alınarak davacı ...'nın vefatı nedeniyle miras payları oranında mirasçılarına verilmesine,

5-Davacı ...'nın manevi tazminat talebinin reddine, Birleşen Dava olan İstanbul Anadolu 1. İş Mahkemesinin 2020/411 Esas sayılı dosyasının kısmen kabul kısmen reddi ile

6-Müteveffanın babası ...'nın destekten yoksun kalma nedeniyle talep miktarı olan 64.242,46 TL maddi tazminatın ölüm tarihi olan 31.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan davacı ...'ya verilmesine,

7-Müteveffanın annesi ...'nın destekten yoksun kalma nedeniyle talep miktarı olan 69.956,67 TL maddi tazminatın ölüm tarihi olan 31.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan davacı ...'ya verilmesine,

8-Davacı baba ...'nın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 50.000 TL manevi tazminatın ölüm tarihi olan 31.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan davacı ...'ya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine,

9-Davacı anne ...'nın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 50.000 TL manevi tazminatın ölüm tarihi olan 31.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan davacı ...'ya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine," şeklinde karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkili tarafından sunulan toz ölçüm ve eğitim belgelerinin değerlendirmeye alınmadığını, davacının hastalık tarihinden önceki ve sonraki çalışmalarının ve işyerlerinin hastalığa etkisinin araştırılmadığını; ücret konusunda işyeri kayıtlarının esas alınması gerektiğini; ölen işçinin anne ve babası olan davacılardan ayrı yaşadığını ve onlara destek olmadığını, bu nedenle destekten yoksun kalma tazminatının şartlarının oluşmadığını; davacının müvekkili işyerinden ayrıldıktan sonra alınan çalışabileceğine ilişkin raporu bulunduğunu, beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve talepleri gibi karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvuusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık meslek hastalığından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi

3. Değerlendirme Davalı vekilinin davacılar ... ve ... yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

Dosya içeriğine göre davacılar vekilince davacı baba ... için 64.242,46 TL, davacı anne ... için 69.956,67 TL maddi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince talep gibi baba yararına 64.242,46 TL, anne yararına 69.956,67 TL maddi tazminata hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verdiği gözetildiğinde, kabulüne karar verilen tazminat miktarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin davacılar ... ve ... yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı Şirkete iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11666, K. 2024/12899, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11666
Karar No
2024/12899
Tarih
12 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/11681 K.2024/11563
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/11683 K.2024/13412
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/11684 K.2024/13411
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/11685 K.2024/13410
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/11686 K.2024/13647
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/11687 K.2024/13646

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.