KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/11831 E., 2023/12116 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1262 E., 2023/787 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 20. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/140 E., 2022/87 K.
Karar Metni
1.092 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asil dava dilekçesinde, davacının davalı ...'e ait işyerinde 21.03.1992 tarihinde çalışmaya başladığını, işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiğini, işyerinde 1 ay çalışmasına rağmen sigorta primlerinin yatırılmadığını belirterek, işyerinde işe başlama tarihinin, çalışma süresinin ve sigorta primine esas ücretinin tespitini talep etmiş, duruşmadaki beyanında talebinin sigorta başlangıç tarihinin 21.03.1992 olduğunun tespitine ilişkin olduğunu belirtmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının ilk defa sigortalı olarak işe başlama tarihinin 21.03.1992 olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde, davalı SGK vekili, davada hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacının sicil dosyasına göre işyerinde bir çalışması görünmediğini, bizatihi işe giriş bildirgesinin varlığının çalışmanın ispatı olamayacağını, fiili çalışanın ispatlanması gerektiğini, davanın kamu düzenine ilişkin olup her türlü araştırmanın re'sen yapılması gerektiğini, kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden ve ayrıca 7036 sayılı Kanun gereğince kurum hizmet tespit davalarında fer'i müdahil olduğundan Kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davacı tanığı ...'in.
1981-2005 yılları arasında Hekimoğlu Alipaşa caddesi üzerinde Büyük Garaj dedikleri sanayi sitesinde Kardeşler Kaporta boya isimli işyerinin sahibi ve işleteni olduğunu, davacının aynı sanayi sitesinin içerisinde ...'e ait işyerinde 1992 yılının 3, 4 ve 5. aylardan birinde kalfa olarak çalıştığını, davalının çalıştığı işyeri ile kendi işyeri arasında 3-4 dükkanlık mesafe bulunduğunu belirttikleri,tanık ...'in 28.02.1987- 06.07.2004 tarihleri arasında Hekimoğlu Alipaşa cad.
Büyük Garaj içi No:207 ... adresinde vergi mükellefiyeti olduğu,tanık ...'nın 01.10.1980 tarihinde davalı işyerinden 1 günlük bildirimi olduğu,Kurum kayıtlarına intikal eden ve sahteliği ileri sürülmeyen işe giriş bildirgesinin işyerinde en az 1 gün süre ile çalışmaya karine teşkil ettiği, komşu işyeri tanığı ...'in beyanı ile fiili çalışmanın ispatlandığı,..." gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 21.03.1992 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2 nci, 6 ncı, 9 uncu,79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.
3. Değerlendirme
1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
Buna göre eldeki davada, Kurumun 2 3317 05 05 0277087 034 06-20 sicil numarasında işlem gören ''...'' ünvanlı işyerinin 02.05.1979 tarihinde kanun kapsamına alındığı, 30.04.1993 tarihinde kapsamdan çıkarıldığı,bu işyerinden davacı adına düzenlenen 21.03.1992 tarihli işe giriş bildirgesinin 08.06.1992 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal ettirildiği,davacıya ait hizmet cetveline göre işyerinden bildirimi olmadığı, işe giriş bildirgesindeki kimlik bilgilerinin davacıya ait olduğu,
bu işe giriş bildirgesi ile verilen sigorta sicil numarasının devam ettiği, sigorta sicil numarasının ilk işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiği yıla ait serilerden olduğu,işyerinin 1992 yılı 1, 2, 3 dönemlerine ait dönem bordrosu vermediği,işe giriş bildirgesi üzerinde grafoloji incelemesi yaptırıldığı, raporda işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait imzanın bildirgedeki yazılarla uygunluk ve benzerlik gösterdiği, fotoğrafın davacıya ait olduğunun belirtildiği, sadece emniyet aracılığıyla yaptırılan komşu işyeri araştırmasında komşu işyeri tespit edilemediğinin bildirildiği,
belediye, SGK, vergi dairesi racılığıyla komşu işyeri araştırması yapılmadığı, davacı tanığı olan aynı zamanda komşu işyeri sahibi olarak dinlenen Cumali Keleş'in işyeri ile dava dışı işyerinin komşu olup olmadığı ve mesafenin ne kadar olduğunun belediye aracılığıyla belirlenmediği anlaşılmıştır.
2.Buna göre Mahkemece, Cumali Keleş'in işyeri ile dava dışı işyerinin komşu olup olmadığı ve mesafenin ne kadar olduğunun belediye aracılığıyla tespit edilmeli, belediye, SGK, vergi dairesi aracılığıyla komşu işyeri ve çalışanları yöntemince tespit edilerek ve çalışma kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, komşu işyeri bu şekilde tespit edilemediği takdirde, çalışmasını bilebilecek komşu işyeri ve çalışanları konusunda davacının beyanı alınarak, belirlenecek tanıkların çalışma kayıtları da getirtilmek suretiyle dinlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.
3.Kabule göre de sigortalılığın başlangıcı talebi aynı zamanda (1) gün süre ile sigortalı çalışmayı da kapsadığından mahkemece davacının sigorta başlangıcına karar verilen tarihte aynı zamanda (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespitine karar vermemiş olması aynı zamanda işveren ve işyeri sicil no.suna da hükümde yer verilmemiş olması isabetsiz bulunmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11831, K. 2023/12116, 29 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama