KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/11846 E., 2023/12105 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/700 E., 2023/622 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ... İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/146 E., 2022/38 K.
Karar Metni
947 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının dava dışı ... Ofis Koll. Şti. unvanlı işyerinde 01.12.1989 tarihinde çalışmaya başladığını, işe giriş bildirgesinin de Kuruma verildiğini ancak işverence dönem bordrosu verilmediği gerekçesiyle anılan tarihin davacının sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmediğini ileri sürerek davacının ilk işe giriş tarihinin 01.12.1989 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının, ... Ofis Koll. Şti.'ye ait... (eski ...) sicil numaralı işyerinde 01.12.1989 tarihinde dönemin prime esas asgari kazanç üzerinden bir gün süreyle sigortalı olarak çalıştığının, fakat ilk işe başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 20.08.1990 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Somut olayda; davacı hakkında işe giriş bildirgesi düzenlenerek davalı Kuruma verilmiş olması, Kurumun da bu işe giriş bildirgesi üzerine davacıya sigortalı sicil numarası vermesi ve davacının daha sonraki hizmetlerinin de yine bu sicil numarası ile kayıt altına alınması, işe giriş bildirgesindeki bilgiler ile davacının kimlik bilgilerinin uyuşması, gerek 1989/1. ve 2. dönem bordrolarında adları yazılı bulunan ve dolayısıyla aynı iş yerinde çalıştığı kayıt altına alınmış bordro tanıklarının gerekse davacı tanıklarının beyanları ile de; davacının tespiti istenen tarihte fiili olarak çalıştığı iddiasının kanıtlanması..." gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 01.12.1989 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 60 ıncı maddenin (G) bendi, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir tereddüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Yasalar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
3. Değerlendirme
1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, davacı adına dava dışı ... Ofis Koll.
Şti .unvanlı 24071 sicil no.lu iş yerinden 01.12.1989 tarihli işe giriş bildirgesi verildiği, toptan gıda maddeleri satışı mahiyetli işyerinin 01.02.1986-31.12.1989 arası kanun kapsamında bulunduğu, işyerinin vergi mükellefiyet döneminin ise 20.01.1983-24.11.1994 dönemi arası olduğu, işyerinden 1989/3. dönem bordrosu verilmediği, 1989/1 ve 2. dönem bordrosunun verildiği, davacı tanığı ile 89/1 ve 2. dönemde çalışması olan 2 tanığın dinlendiği,
Mahkemece SGK, emniyet, vergi dairesi aracılığıyla işyerine komşu işyeri ve çalışanlarına yönelik bir araştırma yapılmadığı ve eksik inceleme ve değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
2. Buna göre Mahkemece, SGK, belediye, vergi ve emniyet aracılığıyla komşu işyeri ve çalışanları yöntemince tespit edilerek ve çalışma kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, komşu işyeri bu şekilde tespit edilemediği takdirde, çalışmasını bilebilecek komşu işyeri ve çalışanları konusunda davacının beyanı alınarak, belirlenecek tanıkların çalışma kayıtları da getirtilmek suretiyle dinlenmeli, davacı tanığı olarak dinlenen Semra Öztürk'ün hizmet döküm cetveli dosya kapsamına alınmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.
3.Kabule göre de, davacının 01.12.1989 tarihinde bir gün süreyle sigortalı olarak çalıştığının kabulüne rağmen, 18 yaşından önceki bu çalışmasının aynı zamanda prim gün sayısına ilave edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmeyerek eksik hüküm tesis edilmiş olması isabetli bulunmamıştr.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11846, K. 2023/12105, 29 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama