KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/11852 E., 2024/13144 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/2884 E., 2020/3225 K.
- Karar
- Kısmen kabul
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 29. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/432 E., 2020/352 K.
Karar Metni
2.330 kelime·12 dk okuma·9 bölüm
Taraflar arasında dava iş kazası nedeniyle tazminat istemlerine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar ve davalı ... Makine San. ve Tic. A.Ş. vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı istinaf istemlerinin esastan reddine davacı istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden esas hakkında kısmen kabul ve kısmen redde dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, davalı ... Makine San. Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi ve de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılması üzerine duruşma için 19.04.2022 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı ... Makine San. Tic.
A.Ş. adına Av. ... ile davacılar adına Av. ... ... 'nın geldiği, diğer davalı adına gelen olmadığı görüldükten, gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosyada tespit edilen noksanın ikmali için dosya mahalline geri çevrilmişti, geri çevirme üzerine dosya Dairemize gelmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dosyanın dava dilekçesinde özetle; davalı Hidropol Mühendislik Şirketinin müvekkilinin işvereni olduğunu, hidrolik sistem üretimi yaptığını, ... Makine Şirketinin sipariş üzerine “Dinamik 300 ton hidrolik düzeltme tezgahı” imal ederek ...
Makine şirketinin fabrikasına montajının yapıldığını, bir süre sonra arıza bildirimi yapılması üzerine Hidropol Mühendislik Şirketinin davacının da bulunduğu iki kişilik bir ekibi arızanın giderilmesi için 04.11.2011 tarihinde Eskişehir’e gönderdiğini, davacının ...
Makine Şirketinin işyerinde sistemi kontrol ederken sistemin hatalı imal edilmiş olması nedeniyle yağ haznesi üzerinde bulunan kör tıpanın basınç neticesinde fırlayarak kızgın yağla birlikte davacının sağ gözüne geldiğini, gözün tamamen fonksiyon kaybına uğradığını, davacının böylesine riskli bir işe hiçbir koruma malzemesi vermeksizin gönderildiğini, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu davacıya yüklenebilecek hiçbir kusur bulunmadığını, davacının aylık net 1.900,00 TL ücret aldığını ve halen Hidropol Mühendislik Şirketine ait işyerinde çalıştığını beyanla, fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak üzere,
iş göremezliğe uğramasından kaynaklı 5.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, yargılamanın devamında; maddi tazminat istemini 197.498,30 TL olarak artırırken, başvurma harcını yatırmak suretiyle manevi tazminat olarak 50.000 TL'nin kaza tarihinden faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
2.Davacılar vekili birleşen dosyanın dava dilekçesinde özetle; aynı iş kazası nedeniyle davacı ... (eşi) için 40.000,00 TL, ... (kızı) için 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 04.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalı taraftan tahsilini talep etmiştir.
3. Davacı vekili birleşen ikinci dosyanın dava dilekçesinde özetle; ıslah dilekçesi ile talepte bulunan manevi tazminat isteminin İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararda hüküm atlına alınmamış olması nedeniyle 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Hidropol Mühendislik Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının halen müvekkili şirket bünyesinde işçi olarak çalıştığını, davacının Şirket Baş Mühendisi ... Say tarafından ... ile birlikte davalı ... Mak.San ve Tic. A.Ş. bünyesinde davalı şirket tarafından teslim edilen Hidrolik Pres Makinasının varsa arıza tespiti ve yağ kaçağını tespiti için görevlendirildiğini, ... Mak.San.ve Tic.
A.Ş. yetkililerinin ısrarı ile makinanın testini yaparlarken makinenin üstüne çıktığını, makine basınçta iken tapayı söktüğünü, olay anında davalı şirket yetkilisi veya görevli bir mühendisleri olmadığını, davalı şirketin yetkilisinin veya mühendisinin talimat veya görevlendirmesi olmadığını, buna karşın olay sonrasında davalı şirket genel müdür ve ortaklarından ... ... tarafından her türlü tedavi ve ilginin gösterildiği ve halen tedavi masraflarının ve ayrıca banka ekstrelerinin dahi ödenmesi yapıldığını, kusursuz olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
2.Davalılardan Hisar Makine Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya karşı herhangi bir sorumluluğu olmadığını husumet itirazında bulunduklarını, şayet bu mümkün olmazsa vuku bulan olayda hiçbir kusuru bulunmayan davalı firma yönünden davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava dosyası bakımından; davanın kısmen kabulü ile 189.185,16 TL maddi ve 40.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 04.11.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, birleşen Ankara 14. İş mahkemesinin 2016/412 Esas sayılı dosyası yönünden, davanın reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı Hisar Makine Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Hisar Makine şirketi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
davacılar vekilinin istinaf isteminin ise "Daire kaldırma kararından önce Mahkemece verilen kararda davacının eşi için 7.500 TL kızı için de 5.000 TL manevi tazminata hükmedilmiş olup olay nedeniyle davacının %40 malul kalması ve sağ gözünü kaybetmiş olması sebebiyle eşi ve kızının ömür boyu bu olay sebebiyle üzüntü duyacakları, Mahkemece davacı eş ve çocuk için manevi tazminat taleplerinin reddinin hatalı olduğu,
kaldırma kararından önceki kararda hüküm altına alınan miktarlar davalılar açısından usulü kazanılmış hak teşkil ettiğinden yine davacı eş için 7.500 TL, çocuk için ise 5000 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği" gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
I-Asıl dava dosyası bakımından; davanın kısmen kabulü ile 189.185,16 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden ( 04.11.2011 ) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e ödenmesine,
II-Birleşen Ankara 14. İş Mahkemesinin 2016/412 E. 2016/441 K. sayılı dosyası bakımından davanın kısmen kabulü ile 7.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden ( 04.11.2011 ) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... 'e ödenmesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden ( 04.11.2011 ) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... 'e ödenmesine,
III-Birleşen Ankara 22. İş Mahkemesinin 2017/386 E. 2019/1 K. Sayılı dosyası bakımından, davacı ...'in manevi tazminat talebi bakımından asıl dosyada karar verildiğinden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Makine San ve Tic. AŞ. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Makine San ve Tic. AŞ. vekili temyiz dilekçesinde özetle; diğer davalı ile arasında asıl – alt işveren ilişkisi olmadığı, davacının diğer şirketçe görevlendirilmiş onarım işçisi olduğunu, davacının müvekkili şirkette bulunmasının sebebinin diğer davalı Hidropol şirketi tarafından tedarik edilmiş olan makinenin arıza nedeniyle satış sonrası hizmet olduğunu, müvekkili şirketin tarım makineleri üretim işiyle uğraştığını, diğer davalı şirkete işyerinde bir mal üretimine ilişkin işin bir bölümünün verilmesinin söz konusu olmadığını, müvekkili şirket mühendisinin talimatının etkisi nedeniyle kazanın gerçekleştiğinden bahsedilemeyeceğini, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrası alınan kusur raporunda müvekkiline kusur verilmediğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia eden sigortalının maddi ve manevi, yakınlarının ise yansıma suretiyle manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 417 ve 114 üncü madde delaletiyle uygulama imkanı bulan 49, 50, 51, 52, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 12, 18,19 ve 95 inci maddesi, 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, 4857 sayılı İş Kanun'u 2 ve 77 nci maddeleri, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'u maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.09.2018 tarih ve 2018/9-584 E- 2018/1332 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 1982 Anayasası'nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesi uyarınca, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” Ayrıca Anayasa'nın 90 ıncı maddesinin son fıkrasında usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmaların kanun hükmünde olduğu, bunlar hakkında anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamayacağı, temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümlerinin esas alınacağı ifade edilmiştir.
2.Bu bağlamda ülkemizin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 6 ncı maddesinde adil yargılanma ... ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiş olup, gerek Anayasa’da gerekse AİHS’ndeki düzenlemelere karşılık gelmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 27’nci maddesinde hukuki dinlenilme ... düzenlenmiştir.
3.HMK'nın 27 nci maddesi uyarınca;
"(1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.
(2) Bu hak;
a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını,
b) Açıklama ve ispat hakkını,
c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir".
4.Hukuki dinlenilme ... çoğunlukla "iddia ve savunma ..." olarak bilinmektedir. Ancak bu hak iddia ve savunma ... kavramına göre daha geniş ve üst bir kavramdır.
5.Hakkın temel unsurları maddede tek tek belirtilmiş, böylece uygulamada bu temel yargısal hak konusundaki tereddütlerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.
6.Bunlardan ilki “bilgilenme ...” dır. Bu çerçevede, öncelikle tarafların gerek yargı organlarınca gerek karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir. Hak sahibinin kendisi ile ilgili yargılama ve yargılamanın içeriği hakkında tam bir şekilde bilgi sahibi olması sağlanmalıdır. Tarafın bilgi sahibi olmadığı işlemler, belge ve bilgiler yargılamada esas alınamaz. Bilgilenmenin şekli bakımından, hukuki dinlenilme hakkına uygun davranılmalı, ilgilinin bilgilenmesi şeklen değil, gerçek anlamda sağlanmaya çalışılmalıdır.
7.Bu hakkın ikinci unsuru, “açıklama ve ispat ...”dır. Taraflar, yargılamayla ilgili açıklamada bulunma, bu çerçevede iddia ve savunmalarını ileri sürme ve ispat etme hakkına sahiptirler. Her iki taraf da bu haktan eşit şekilde yararlanırlar. Bu durum "silahların eşitliği ilkesi" olarak da ifade edilmektedir.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) adil yargılanma hakkını düzenleyen 6 ncı maddesinin birinci bendinin ilk cümlesinde yer alan silahların eşitliği ilkesi, yine AİHS’ye göre, mahkeme önünde sahip olunan hak ve yükümlülükler bakımından taraflar arasında tam bir eşitliğin bulunması ve bu dengenin bütün yargılama boyunca korunmasıdır.
Başka bir deyişle, silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarından birini diğeri karşısında avantajsız bir duruma düşürmeyecek şekilde her iki tarafın deliller de dâhil olmak üzere, iddia ve savunmasını ortaya koymak için makul bir olanağa sahip olması, tarafların denge içinde olması demektir.
8.Hukuki dinlenilme hakkının üçüncü unsuru, “tarafların iddia ve savunmalarını yargı organlarının tam olarak dikkate alıp değerlendirmesi”dir. Bu değerlendirmenin de karar gerekçesinde yapılması gerekir (6100 sayılı HMK’nın gerekçesi m. 32). Yargılama bakımından, sadece bir tarafın dinlenip diğerinin dinlenmemesi, tek yönlü karar verilmesi demektir. Yargılamada yer alan taraflar yargılamanın objesi değil, süjesidir. Hukukî dinlenilme ... doğru karar verilmesinin garantisidir; bu nedenle, haksızlığa karşı koyabilme imkânı tanır. Bu hak, hukuk devletinin, insan onurunun korunması ve eşitlik ilkesinin, hak arama özgürlüğünün, adil yargılanma hakkının bir gereğidir.
9. İşbu dava dosyasında tebliğ noksanın ikmali için Dairemizin 19.04,2022 tarih 2021/3871 E- 2022/5881 K sayılı ilamında da işaret olunduğu üzere; bir ticaret şirketinin taraf bulunduğu bir dava devam ederken şirket tasfiye haline girerse, şirketin taraf ehliyeti son bulmaz. Zira, şirketin tüzel kişiliği tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere devam eder. Şirket davada taraf olarak kalmayı sürdürür; yalnız, şirket davada tasfiye memurları tarafından temsil edilir (...
Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, C. I, İstanbul 2001, s. 935, aynı yönde görüş için bkz. ... E. Postacıoğlu, Medeni Usul Hukuku Dersleri, 6. Bası, İstanbul 1975, s. 209). Ancak ortaklık, ticaret sicilinden kaydı silininceye kadar tüzel kişiliğini korur. Bu nedenle, gerek infisah gerekse fesih kararı, ortaklığın sonunu değil, tasfiye işlemlerinin başlangıcını ifade eder (... Pulaşlı, Şirketler Hukuku Temel Esaslar, 10. Baskı, 2011, s. 511; ...
Doğanay, Türk Ticaret Kanunu Şerhi, C. II, 4. Baskı, 2004, s. 1309).
10.Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.06.2009 gün ve 2009/11-173 E. -2009/247 K. sayılı ve 14.3.2012 tarih ve E. 2011/12-850, K. 2012/147 sayılı ilamlarında da; iflas eden şirketin ticaret sicilinden kaydı silinmekle dava ve taraf ehliyetinin sona ereceği kabul edilmiştir.
11.Dosyanın incelenmesinde, getirtilen Ticaret Sicil kayıtlarına göre aleyhine hüküm kurulan davalı Hidropol Müh Mak Elek Elktronik San Tic A.Ş. hakkında verilen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.05.2019 tarih ve 2015/467 E- 2019/605 K sayılı ilamıyla iflasının açılmasına karar verildiği ve iflas işlemlerinin Ankara 21. İcra Müdürlüğünün 2019/19 İflas Esas sayılı dosyası üzerinden adi tasfiye şeklinde yürütüldüğü, Mahkemece verilen kararın İcra Müdürlüğüne tebliğ edildiği,
buna göre davalı şirket hakkında verilen iflas kararı nedeniyle, iflasın açılmasıyla dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı), artık müflise değil, iflas idaresine ait olup, adi tasfiyede İİK'nın 226-229 maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına ait olması nedeniyle, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre davalı Hidropol Müh Mak Elek Elktronik San Tic AŞ’nin adi tasfiye şeklinde iflasının açılmasına karar verildiği,
iflas dosyasında halen iflas idare memurlarının tayin edilmediği anlaşılmakla, iflas dosyasında ikinci alacaklılar toplantısı yapılması beklenip bu toplantıyla belirlenen iflas idare memurlarına davalı şirket hakkında verilen İlk Derece Mahkemesi kararıyla, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yöntemince tebliğ edilmesi istenmiş ise de.
İflas Müdürlüğünden gelen kayıtlarda iflas idare memurlarının tayin edilememiş olduğu, iflas masasına yapılan tebligatlara da geçerlilik atfetmenin mümkün olmadığı açıktır.
12. O halde, esas hakkında karar veren Bölge Adliye Mahkemesince taraf teşkilinin davalı Hidropol Müh Mak Elek Elktronik San. Tic. A.Ş. yönünden sağlanamadığı anlaşılmaktadır.
Anılan davalı şirketin iflas durumunun devam edip etmediği, iflas neticesinde ticaret sicilinden terkin edilip edilmediği usulünce araştırılıp iflas durumunun devam etmesi halinde yukarıda açıklandığı üzere adi tasfiye halinde, İİK'nın 226-229 maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, ait olması nedeniyle, iflas idare memurlarının tayin edilmesinden sonra, tebligatların işbu temsile yetkili iflas idare memurlarına yapılarak taraf teşkili sağlandıktan sonra davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olmuştur.
13.Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın özellikle taraf teşkili sağlanıp anılan davalı tarafa savunma ... verilmeksizin hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
14.O hâlde, kamu düzeni kapsamında yapılan temyiz incelemesi gözetilerek, davalı ... Makine Şirketi vekilinin bu aşamada sair temyiz itirazları incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesinin esas hakkında kurduğu hüküm usulden bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı ... Makine San. ve Tic. A.Ş. vekilinin, Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik sair temyiz itirazları bu aşamada incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA,
2. Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
3. Dairemizde icra edilen duruşmada davalı ... Makine San. ve Tic. A.Ş. kendisini vekille temsil ettirmiş olması nedeniyle karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 28.000 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile işbu davalıya verilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11852, K. 2024/13144, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama