KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/11948 E., 2023/12539 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2023
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/238 E., 2023/23 K.
- Karar
- Kabul
Karar Metni
1.830 kelime·9 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki ilgili prim tevkifatının aidiyetinin ve Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkin davasından dolayı yapılan yargılama sonunda bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının ...
(Kale) ilçesinde kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunduğunu, sattığı ürünlerin bedeli üzerinden sigorta primi kesilerek kurum hesabına yatırıldığını, davacının ürünlerini ... toptancı halinde bulunan ... ve ortakları adı altındaki sebze ve meyve komisyoncusu olarak faaliyet gösteren kişiye vermekte olduğunu, davacının bu işleri 01.01.1997 tarihinden itibaren yaptığını, bu nedenle bu tarihten itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiğini, davalı Kuruma 26.01.2012 tarihli bir dilekçe ile başvuruda bulunulduğunu, davalı kurumun tevkifata istinaden işlem yapılamadığından bahisle işlem yapamadığını bildirdiği,
bunun üzerine tekrar davalı kuruma başvuruda bulunarak sigortalılık başlangıç tarihinin ilk tevkifat kesinti tarihine göre düzeltilmesini talep ettiğini, gönderilen cevabi yazıda ... adına tevkifat kesintisi yapıldığı fakat anne/baba ismi, doğum yeri ve tarihi belirtilmediği için Kaş ilçe nüfus müdürlüğüne yazı yazıldığını, aldıkları cevabi yazıda ... isminde 4 kişiye rastlandığının belirtildiğini, bu nedenle kesintinin davacıya ait olup olmadığının belirlenemediğinden davacının talebi doğrultusunda işlem yapılamadığını, Bağ-Kur başlangıcının Kurum kayıtlarında 28.02.2011 tarihinden itibaren devam ettiğini,
bu nedenle davalı kurum tarafından talebin reddine karar verildiğini, bu nedenle davalı kurumun işleminin iptaline, davacının 01.01.1997 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiğinin tespitine, davacının Kuruma müracaat tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine ve hak etiği aylıkların faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini, talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özet olarak; açılmış olan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, prim tevkifatının yapılmasından sonra tevkifat tutarının kurum hesabına geçmesi gerektiğini, davacının şahsi dosyası incelendiğinde 1996 dönemine ait tevkifat kesinti listelerinde ... 'dan %1 tevkifat kesintisi yapıldığı, ancak o dönem ki tevkifat listelerinde anne baba isimlerinin bulunmadığını, buna rağmen davacının mağduriyetinin giderilmesi için Nüfus müdürlüğü ile yazışmalar yapıldığını, aynı isimde birden fazla kişi olduğunu, bu nedenle davacının listelerde ismi geçen kişi olup olmadığının tespit edilemediğinden talebinin reddedildiğini belirterek tüm bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyan ettiği davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.09.2014 tarihli ve 2012/452 Esas 2014/384 Karar sayılı sayılı kararıyla; "...Davacının çiftçilik yaptığı, kiraladığı arazide ve serada yetiştirdiği ürünleri satarak geçimini sağladığı, davacının ürünlerini ... toptancı halinde ... ve ortakları adıyla sebze ve meyve komisyoncusu olarak faaliyet gösteren kişiye verdiği, davacının bu işleri 01.01.1997 tarihinden itibaren yaptığı ve teslim edilen ürün bedelinden primleri kesildiği ve kurum adına bankaya yatırıldığından 01.01.1997 tarihi itibariyle tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiği, davalı Kuruma 26.01.2012 tarihli bir dilekçe ile başvuruda bulunduğu,
SGK dan gelen cevaba göre 26.01.2012 tarihi itibariyle prim borcu bulunmadığı ve emekli olabileceği, Kurum işleminin de hatalı olduğu,..." gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı Kurum işleminin iptali ile davacının 01.01.1997 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve kuruma müracat tarihi olan 26.01.2012 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının ve hak ettiği aylıkların yasal faiz ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. 1.Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 12.05.2015 tarihli ve 2015/6036 E. 2015/9370 K. sayılı ilamında, "... Somut olayda, davacı adına Aralık 1996 tarihinde özel bir firma tarafından prim kesintisi yapılmış, ne var ki, davacının ürettiği ürününü, dava dışı özel kuruluşlara tesliminden dolayı davacı adına tevkifat yoluyla kesilen Bağ-Kur priminin, Kurum hesabına intikal edip etmediği hususu yerel mahkemece yeterince araştırılmamıştır. Bu durumda, uyuşmazlık konusu döneme ilişkin kesintisinin Kurum hesabına intikal edip etmediğinin, Kurum ve kesinti yapıp makbuzu düzenleyen firmadan da araştırılması zorunludur.
O Mahkemece yapılacak iş; ürün tesliminin özel kuruluşa yapılması karşısında; hak ve mükellefiyetin başlangıcını bu tevkifatın Bağ-Kur’un hesabına intikal etmesi koşuluyla tevkifat tarihini takip eden aybaşı olarak kabul etmektir. Bu yönde ilgili banka dekontlarının taraflardaki örneklerinin incelenmesi önemlidir.
Kesintinin davacı adına intikal ettiği sonucuna varılırsa, sonrsında tarımsal faaliyetin sürekliliği hususunda yukarıdaki ilkeler çerçevesinde araştırma yapılmalı, tevkifat bulunmayan yıllara ilişkin olarak, davacının 2926 sayılı Kanun'a tabi sigortalılık iradesini ortaya koyacak herhangi bir başvurusu, prim ödemesi, ürün satışı veya bu satışlardan yapılan prim tevkifatı bulunup bulunmadığı hususları ayrıntılı olarak araştırılarak, yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmelidir. Sonrasında, tahsis koşulları ayrıca irdelenmelidir...." denilmek suretiyle karar bozulmuştur.
B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 12.03.2019 tarihli ve 2015/700 E. 2019/8 K. sayılı kararıyla.
Davalı kurum işleminin iptaline ilişkin açılan davanın kabulü ile davalı Kurumun işleminin iptaline, davacının dava konusu yapılan 01.01.1997-31.12.1997 tarihleri arasındaki tarım Bağkur sigortalılığı dava devam ederken SGK tarafından kabul edilerek tescil edildiğinden ve bu dönem yönünden taraflar arasındaki dava konusuz kaldığından 01.01.1997-31.12.1997 tarihleri arasındaki dönem yönünden dava konusuz kaldığı için karar verilmesine yer olmadığına, davacının 01.01.1998-27.02.2011 tarihleri arasında tarım bağkur sigortalısı olduğunun tespitine,
davacı 28.02.2011 tarihinden beri SGK tarafından tarım bağkur sigortalısı kabul edildiğinden 28.02.2011-26.01.2012 arasındaki dönem yönünden taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığından bu dönem yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davacnın kuruma müracaat tarihi olan 26.01.2012 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yaşlılık aylığına hak kazandığının ve hak ettiği yaşlılık aylıklarının ödenmesi gerektiği tarihlerden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,, karar verilmiş; karara karşı davalı SGK vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2.Dairemizin 23.10.2019 tarihli 2019/1524 E. 2019/10295 K. sayılı ilamında; "... Tarım Bağ-Kur sigortalılığının Kurum kabulünde olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, 01.01.1998-28.02.2011 dönemi arasında kalan döneme ilişkin için ise bozma gereğinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Bu nedenle Mahkemece, Dairemizin bozma kararında da belirtildiği şekilde, 01.01.1998-28.02.2011 arası döneme ilişkin davacının 2926 sayılı Kanun'a tabi sigortalılık iradesini ortaya koyacak prim ödemesi, ürün satışı veya bu satışlardan yapılan prim tevkifatı bulunup bulunmadığı hususları ayrıntılı olarak araştırılmalı, yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonrasında, tahsis koşulları ayrıca irdelenmelidir....." denilmek suretiyle karar bozulmuştur.
C. Üçüncü Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 12.03.2019 tarihli ve 2020/100 Esas 2020/596 Karar sayılı kararıyla; açılan davanın kabulü ile davalı Kurumun işleminin iptaline, davacının dava konusu yapılan 01.01.1997-31.12.1997 tarihleri arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığı dava devam ederken SGK tarafından kabul edilerek tescil edildiğinden ve bu dönem yönünden taraflar arasındaki dava konusuz kaldığından 01.01.1997-31.12.1997 tarihleri arasındaki dönem yönünden dava konusuz kaldığı için karar verilmesine yer olmadığına, davacının 01.01.1998-28.02.2011 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine,
davacı 28.02.2011 tarihinden beri SGK tarafından Tarım Bağ-Kur sigortalısı kabul edildiğinden 28.02.2011-26.01.2012 arasındaki dönem yönünden taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığından bu dönem yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davacının Kuruma müracaat tarihi olan 26.01.2012 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yaşlılık aylığına hak kazandığının ve hak ettiği yaşlılık aylıklarının ödenmesi gerektiği tarihlerden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.
2.Dairemizin 09.02.2022 tarihli 2021/10000 E. 2022/1662 K. sayılı ilamında;"..Mahkemece, dosyaya sunulan ve aidiyeti konusunda uyuşmazlık bulunan ... ve ortakları komisyoncusu tarafından davacı adına düzenlenen 98/Ocak, 9 yılı, 2000/Nisan, 2001/Nisan, 2002/Ocak, Mart, Nisan, 2003/Mayıs, Haziran, 2004/Mart, Nisan, 2005/Nisan, Mayıs, Kasım, Aralık, 2006/Şubat, Nisan, Haziran aylarına ait tevkifatlarının yine İsmail Sarıer sebze meyve komisyoncusuna sattığı ürün karşılığı düzenlenen 27.04.2008, 08.05.2008, 26.04.2008, 17.04.2008, 16.04.2008, 03.04.2008, 02.04.2008, 16.02.2009 25.03.2009, 23.03.2009, 10.03.2009, 26.02.2009,
25.02.2009 aylara ait tevkifatlara ilişkin müstahsil makbuzları ile ilgili dosya içeriğinde mevcut Kurum cevabi yazı içerikleri de gözetilerek ilgili teslimat ve tevkifatlardan dosyada olmayanlar da celbedilerek bu tevkifat ve teslimatlara ilişkin alt kimlik bilgilerindeki eksiklikler gözetilerek aynı isimde varlığı tespit edilen 1974 doğumlu ... da dinlenerek gerekirse celbedilecek Kurum sicil dosyası durumuna göre davaya katılı sağlanması da göz önünde tutularak söz konusu kayıtların aidiyeti ile tevkifat ve teslimat nitelikleri irdelenip belirlendikten sonra nizalı ve nizasız döneme ilişkin sigortalık süreleri gözetilip hem tespit hem de
prim borcu olup olmadığı araştırılarak tahsis koşulları da irdelenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir..." gerekçesiyle bozulmuştur.
V.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozmaya uyan Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararıyla; "... ... SGK il müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacının 01.01.1997-31.01.2012 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu varsayılarak 31.01.2012 tarihi itibariyle emeklilik için gereken koşulları sağlayıp sağlamadığı sorulmuş, ... SGK il müdürlüğünden gelen 26.09.2022 tarihli üst yazı ve ekleri, 23.09.2022 tarihli üst yazı ve ekleri mahkememizce incelenmiştir.
Davacının 2008 Nisan, Mayıs, 2009 Mart ve Şubat aylarında İsmail Sarıer isimli sebze komisyoncusuna ürün teslim ettiği, 20.05.2008 tarihinde ve 20.04.2009 tarihinde prim kesintisinin Kurum hesabına yatırıldığı, 1998 Ocak,1999, 2000 Nisan, 2002 Ocak, Mart, Nisan, 2003 Mayıs, Haziran, 2004 Mart, Nisan 2005 Nisan, Mayıs Kasım, Aralık, 2006 Şubat, Nisan, Haziran prim kesintileri listesinin ve yapılan prim kesintilerinin Kurum hesabına yatırıldığına dair banka dekontları mahkememizce incelenmiştir. ...
SGK il müdürlüğünün 23.09.2022 tarihli yazısına göre davacının 01.01.1997-31.01.2012 tarihleri arasında tarım sigortalısı sayılması halinde prim borcunun bulunmadığı, 4447 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesine göre 58 yaş ve 5400 gün prim koşulunu yerine getireceğinden tahsis koşullarının oluştuğu bildirilmiştir. ...
Davacının 01.01.1997-31.12.1997 tarihleri arasında kurum tarafından 1996 yılında ürün tesliminden yapılan tevkifata istinaden tarım bağkur sigortalısı olduğu, devam eden yıllar olan 1998, 1999, 2000, 2003, 2004, 2005, 2006 yıllarında davacının ürün tesliminden tevkifatlar yapıldığı, davacının 1983 yılından beri traktörünün olduğu, elma bahçesinin olduğu, 2001 yılından beri ziraat odası kaydının olduğu, 2002 yılında, 2011, 2012, 2013, 2014 yıllarında tarımsal kredi kullandığı,
davacının 2002-2018 yılları arasında çiftçi kayıt sisteminde kaydının olduğu davacının 2002, 2003, 2004, 2005, 2006, 2007, 2008, 2009, 2010, 2011, 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018 yıllarında tarlasında buğday, arpa yetiştirmekten ve elma üretimi yapmaktan destek altığı anlaşılmakta olup, ihya ve prim borçlanması yaparak ve prim borcuru kuruma ödeyerek emeklilik için gerekli koşulları getirdiği, davacının 01.01.1997-26.01.2012 tarihleri arasında aralıksız olarak çiftçilik yaptığı ve Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiği anlaşılmakla...." gerekçesiyle,
Davanın kabulü ile davalı Kurum işleminin iptaline, davacının 01.01.1997-26.01.2012 tarihleri arasında, tarım bağkur sigortalısı olduğunun tespitine, davacının SGK 'ya müracat tarihi olan 26.01.2012 tarihini takip eden ilk ay başı olan 01.02.2012 tarihinden itibaren davacıya emeklilik maaşı bağlanması gerektiğinin ve bu tarihten itibaren ödenmesi gereken, maaşların; ödenmesi gerektiği tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın reddinin gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık Tarım Bağ-Kur sigortalılığını tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 ve devam maddeleri
2. 2926 sayılı Kanun'un 2 ,3, 5, 6, 7, 9 uncu maddeleri hükümleridir.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle, Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11948, K. 2023/12539, 6 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama