KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/12047 E., 2024/11784 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/13 E., 2020/118 K.
- Karar
- Kısmen kabul
Karar Metni
1.368 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
Taraflar arasında Mahkemece görülen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak ilamında belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Mahkeme kararı davalı ... Elektrik Üretim A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava ve birleşen dava dilekçesinde özetle; davacının 12.09.2013 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Madencilik San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... Madencilik Turizm San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı ... Elektrik Üretim A.Ş. vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 19.01.2015 tarihli ve 2014/1267 Esas, 2015/17 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A) Bozma Kararı
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 01.12.2015 tarih ve 2015/5616 E. - 2015/21474 ile "... somut olayda; iş kazası olduğu iddia olunan olayın Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediği anlaşılmaktadır. Zararlandırıcı olayın iş kazası niteliğinde olup olmadığının tespiti ön sorundur.
İş kazasının tespiti ile ilgili ihtilaf Sosyal Güvenlik Kurumunun hak alanının doğrudan ilgilendirmekte olup tazminat davasında Kurum taraf değildir.
Yapılacak iş; davacıya iş kazasını Sosyal Güvenlik Kurumuna ihbarda bulunmak, olayın Kurumca iş kazası olarak kabul edilmemesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumuna ve hak alanını etkileyeceğinden işveren aleyhine “iş kazasının tespiti” davası açması için önel vermek, tespit davasını bu dava için bekletici sorun yaparak çıkacak sonuca göre, olayın Kurumca iş kazası olduğunun kabul edilmesi halinde ise davacının Kuruma müracaat ederek iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanması için önel vermek ve çıkacak sonuca göre bir karar vermektir. .... somut olayda, davacının sürekli iş göremezlik oranının tespit edilmediği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; davacı sigortalının sürekli iş göremezlik oranının tespit edilip edilmediğini Sosyal Güvenlik Kurumundan sormak, Kurumdan gelecek belgelere göre sürekli iş göremezlik oranına ilişkin çelişki oluşması halinde yukarıda açıklanan usüle göre resen tespit etmek ve sürekli iş göremezlik oranı kesinleştikten sonra dosyadaki tüm delilleri bir bütün halinde değerlendirerek bir karar verilmekten ibarettir.... somut olaya gelince, davanın 5237 sayılı TCK'nın 73/7 nci maddesi gereğince usulden ret edilmesi nedeniyle esasa girilmediği ve kusura dair bir araştırmanın yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; yukarıda belirtilen ve zararlandırıcı olay tarihinde yürürlükte bulunan 6331 sayılı Kanun hükümleri göz önünde tutularak, konusunda uzman iş güvenliği uzmanlarından oluşan üç kişilik bilirkişi heyetine dosyanın incelettirilerek, tarafların kusur ve sorumluluklarının belirlenmesi ile çıkacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibarettir....
Somut olayda, zararlandırıcı olaya ilişkin Kütahya 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/56 Esas 2014/366 Karar sayılı dosyasında müşteki ...(davacı) ile sanık ... ... arasında imzalanan 24.03.2014 tarihli uzlaşma tutanağında sanık ... ...'in müşteki ...'e 10.000 TL tutarında tazminat ödemesi yapacağının, bunun karşılığında müşteki ...'in hukuk mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açmayacağının ve ceza davasında şikayetten vazgeçeceğinin belirtildiği, müşteki ...'in Ceza Mahkemesinde 24.03.2014 tarihli duruşmada şikayetten vazgeçtiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtilen kanun hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; işveren şirketler aleyhine açılan temyize konu davada, davacı sigortalının Ceza Mahkemesinde sanık ... ... ile imzaladığı uzlaşma tutanağında hukuk mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açmayacağına dair beyanının teselsülden feragat niteliği taşımadığı dikkate alınarak, müteselsil sorumluluk hükümleri gereği uzlaşma tutanağı nedeniyle yapılan bir ödeme varsa zararı ne oranda karşıladığı tespit edilerek sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yapılacak iş; uzlaşma tutanağı nedeniyle yapılan bir ödeme varsa, ödemenin yapıldığı tarihteki veriler esas alınarak davacı sigortalının gerçek zararını saptamak, böylece tazmin edilecek miktar ile buna karşılık dava dışı ... ... tarafından maddi tazminata karşılık ödenen miktar arasında açık oransızlığın bulunup bulunmadığını denetlemek, açık oransızlığın bulunması durumunda ödemeyi “kısmi ifayı içeren makbuz” niteliğinde kabul etmek ve yapılan ödemenin davacının ödeme tarihindeki gerçek zararını hangi oranda karşıladığını saptamak, son verilere göre hesaplanan tazminat miktarından,
yasal indirimler yapılmak suretiyle belirlenecek gerçek zararlardan uzlaşma ile ödeme yapılan tarihe göre zararı karşılandığı oranda indirim yapılarak kalan zarar miktarını hüküm altına almak, açık oransızlığın bulunmadığının tespiti halinde ise davacının maddi tazminat talebinin reddine karar vermekten ibarettir... " gerekçeleriyle Mahkeme kararı bozulmuştur.
B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu meslekte kazanma gücü kaybı oranının %32 olarak belirlendiği, itiraz üzerine Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alındığı, bu raporun da meslekte kazanma gücü kaybını %32 olarak belirlediği, buna yapılan itirazların 13.07.2017 tarihli celsede sebepleri bildirilerek reddedildiği ve maluliyet oranının kesinleştirildiği, dosya üzerinde kusur yönünden bilirkişi incelemesi için 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi edildiği,
bilirkişiler tarafından düzenlenen 22.05.2017 tarihli rapor ile davacı ...'in % 20, davalı ... A.Ş. nin %20, davalı ... Madencilik şirketinin %30, davalı Yılmazlar Madencilik şirketinin %20 kusurlu olduğunun belirtildiği, 21.11.2019 tarihli hesap raporunda davacının ücretine yönelik seçenekli bir hesaplama yapıldığı, davacının sendika üyesi olmadığı, iş kazasının işyerinin özelleştirilmesi ile ... Şirketine geçtiği tarihten sonra 12.09.2013 tarihinde gerçekleştiği, ...
Şirketi ile Maden İş Sendikası arasında imzalanmış herhangi bir TİS olmadığı, bu nedenle seçenekli hesaplamanın yapıldığının belirtildiği, davacının sendika üyesi olmaması ve emsal işçi ücreti bulunmamasından dolayı fiilen almakta olduğu ücret üzerinden yapılan tazminat hesaplamasının hükme esas alındığı, yapılan aktüerya hesabında dosyada daha önce bozma konusu yapılan hususların incelendiği, ceza davasında yapılan ödemenin bozma ilamında belirtilen şartları taşıdığından maddi tazminat miktarından mahsup edildiği, böylece bulunan 160,714,77 TL üzerinde teselsül hükümleri de dikkate alınarak maddi tazminat isteminin kabul edildiği,
ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, kaybedilen çalışma gücü kaybı, davacının yaşı, kazanın ağırlığı, kaza tarihi,
kazanın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek tazminatın genel ilkeleri dikkate alındığında yaşadığı elem ve üzüntünün telafisi amacıyla davacı lehine 35.000,00 TL manevi tazminat takdir edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 160.714,77 TL maddi tazminatın olayın gerçekleştiği 12.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,
35.000,00 TL manevi tazminatın olayın gerçekleştiği 12.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Elektrik Üretim A.Ş. vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Elektrik Üretim A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede görüldüğünü, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, davacının diğer davalı ... Madencilik şirketinin çalışanı olduğunu, yine diğer davalı Yılmazlar Madencilik şirketinin işini yaparken yaralandığını, davacının ömrünün TRH 2010 tablosuna göre hesaplanması gerektiğini, tazminat hesabının da aktüer bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan kusur değerlendirmesinin hatalı olduğunu, iş kazasına davacı işçi ...'in kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, kazanın meydana gelmesi ile davacının hizmet edimi arasında illiyet bağı bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.9.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’un 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 2 nci maddesi gereğince uygulanma olanağı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 5 inci maddesi ve iş kazasının tespit tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alındığında 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41,42,43,44,46 ve 47 nci maddeleri ile 332 nci maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının ve kararın gerekçesinde belirtilen hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı ... Elektrik Üretim A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 2. Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/12047, K. 2024/11784, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama