KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/12050 E., 2023/12076 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2174 E., 2023/1864 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Denizli 6. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/522 E., 2023/186 K.
Karar Metni
969 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındak Tarım Bağ-Kur sigortalılık tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde.
Denizli ili Baklan ilçesi ... kasabasında uzun yıllar boyunca 1994 yılından 2009 yılına kadar kendi nam ve hesabına çalıştığını, tespit istediği dönemde asıl geçim kaynağı olan tarım işine hiç ara vermeden devam ettiğini, ancak işe ilk giriş tarihinin 2010 olarak görüldüğünü bu hususta mağdur olduğunu, tarımsal faaliyetlerine başladığı tarihten itibaren davalı Kurum Yasası 2926 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesi uyarınca davalı Kuruma kaydedilmesi gerekirken, davalı Kurumun bu mükellefiyetini yerine getirmediğini, ...
Holding A.Ş. isimli firma adına teslim ettiği ürünlerden davalı Kurumca Bağ-Kur prim tevkilatı yapılmadığını, bu tevkifatın ilk olarak 1994 tarihinde yapıldığını ve davalı Kurumca tahsil edildiğini, tüm bu kesintilere rağmen davalı Kurumun kendisini tarım sigortalısı olarak kayıt ve tescil etmediğini bu nedenlerle, ilk prim kesintisinin yapıldığı 2009 tarihine kadar olan dönemde tarım sigortalısı olduğunun tespitine ve ilgili Kurumca tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının sattığı ürün bedellerinden kesilen tevkifata ve kurumun re'sen tescil mükellefiyetine istinaden 1994-2009 tarihleri arasında 4/b kapsamında sigortalı olarak sayılmasına karar verilmesini talep etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının Kuruma ibraz ettiği belgelerin incelenmesinde Kurum kayıtlarına intikal eden tevkifat kesintisi bulunmadığından 2926 sayılı Kanun kapsamında tescili yapılmadığını, davacının iddia ettiği Eylül 1998 kesinti listesi Kuruma intikal etmediği gibi 1998 yılı diğer ayların tarama işlemi yapıldığını, diğer aylara ilişkin bir kesinti bulunmadığını,
davacının ibraz ettiği belgelerde ürünün hangi firmaya teslim edildiği, hangi tarihte satıldığı bilgilerinin bulunmadığını, davacının Ziraat Odası ve Kooperatif kaydının da bulunmadığını, 2013/11 sayılı Genelgede " Mülga 2926 sayılı Kanun kapsamında bulunduğu halde Kuruma kayıt ve tescilini yaptırmayan ve kendilerinden tevkifat yapılan çiftçilerin tevkifat listesinde yer almasıyla beraber yazılı talepte bulunmaları halinde tevkifat listesinde yer alan miktarın Kurum kayıtlarına intikal etmesi şartıyla 7 Seri Numaralı Tebliğde belirtildiği gibi tevkifatın yapıldığı tarihi takip eden ay başından itibaren sigortalılıklarının başlatılması
tarımsal faliyetlerinin devam etmesi halinde sigortalılıklarının devam ettirilmesi tarımsal faaliyetin tespitinde ise ziraat odası kayıtlarının, ziraat odası kaydı bulunmayanların ise tevkifata esas ürüne ilişkin kamu kurum ve kuruluşlarının meslek kuruluşlarının 2926 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinde tescile esas kayıtlarda adı geçen kooperatif veya birliklerin kayıtlarının esas alınması,
belirtilen kurum ve kuruluş kayıtlarının bulunmaması halinde ise sattığı ürünü elde ettiği alana ilişkin tapu kayıtlarının tescile ilişkin kayıt olarak esas alınması ve esas alınan bu kayıtların sona ermesi halinde ise sigortalılıklarının sona erdirilmesi" gerektiğinin belirtildiğini, Kurum tarafından yapılan işlemin usulüne ve kanuna uygun olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf ... Holding'ten 1994 yılında kesinti yapıldığını iddia etmiş ise de 1994 yılında kesinti yapıldığına dair dosyada delil bulunmadığı, ...
Holding tarafından 25.10.2022 tarihinde mahkemeye gönderilen belgelere göre davacının 22.09.1998 tarihinde yapmış olduğu ürün satışı nedeniyle prim kesintisi yapıldığının anlaşıldığı, bu nedenle davacının 01.10.1998-31.12.1998 tarih aralığında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun kabul edilmesi gerektiği, bu tarihler dışındaki dönemler yönünden ise davacıdan prim kesintisi yapıldığına dair belgenin mevcut olmadığı, ürün teslimine ilişkin belgenin de bulunmadığı,
bu bağlamda sigortalılık tescil talebinin 01.10.1998-31.12.1998 tarih aralığı dışındaki dönemler yönünden kabul edilemeyeceği göz önüne alınarak bu dönemler yönünden talebin reddine karar verilerek davanın kısmen kabulüne davacının 01.10.1998 - 31.12.1998 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum tarafından genelge hükümleri doğrultusunda işlem yapılmış olduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ürün teslimi ve tevkifat yapılması olguları dosya kapsamı ile sabit olduğu gibi taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, tevkifatı yapan ... Gayrimenkul Anonim Şirketi 4046 sayılı Kanun kapsamında bir şirket olup kamu kurumu niteliği bulunduğundan tevkifatın Kurum kayıtlarına intikal koşulunun da aranmayacağı gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7 nci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun'un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve davacının satmış olduğu ürün nedeniyle yapılan tevkifat kesintisi, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/12050, K. 2023/12076, 29 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama