KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/12097 E., 2023/12520 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1771 E., 2023/915 K.
- Hüküm/karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Erzincan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/260 E., 2020/364 K.
Karar Metni
785 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının babasından olayı almakta olduğu yetim aylığının, boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle kesildiğini, birlikte yaşama olgusunun söz konusu olmadığını belirterek, Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacının boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığının tespit edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "her ne kadar davacı tarafça kurum işleminin iptali talep edilmiş ise de SGK tahkikat aşamasında beyanda bulunan tanıkların mahkememiz huzurunda beyanlarını değiştirdikleri, beyanları arasındaki çelişkiyi de açıklayamadıkları, bir kısım tanıkların mahkememiz huzurunda alınan beyanlarında tahkikat aşamasından sonra davacı ve eski eşinin boşandıklarını duyduklarını beyan ettikleri, köy gibi küçük bir yerleşim yerinde boşanmanın duyulmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu,
tanıkların davacı ve eski eşinin aynı bahçe içerisinde iki ayrı evlerinin bulunduğunu doğruladıkları ancak birlikte yaşayıp yaşamadıklarını bilmediklerini beyan ettikleri, davacı vekilinin talebi doğrultusunda hazırlanan 27.02.2020 tarihli kolluk tespit tutanağına göre davacının yaşadığı iddia olunan evin içerisinde mutfak, banyo gibi yaşamsal ihtiyaçları karşılayacak bölümlerin bulunmadığının ve sobanın yanar vaziyette bulunmadığının dolayısıyla bahsi geçen evin yaşamaya elverişli olmadığının tespit edildiği, ...
Elektrik A.Ş'nin 24.01.2020 tarihli müzekkere cevabında davacının üzerinde elektrik aboneliğinin bulunmadığı, eski eşi olan ... adına abonelik bulunduğunun bildirildiği, davacının tahkikat aşamasında alınan beyanında elektrik aboneliğinin tek olduğu ancak boşandığı eşinin ve kendi evinin elektrik faturasını kendisinin ödediğini beyan ettiği bu durumun da hayatın olağan akışında mümkün görülemeyeceği, davacı ...'ın ikamet hareketleri incelendiğinde 2007 yılında yerleşim yeri adresinin ...
Beldesi Tepecik Mahallesi 82. Sokak No:3 olarak bildirildiği ve davacının 2017 tarihine kadar yerleşim yeri bildiriminde bulunmadığı, davacının eski eşi ...'nın da 2007 yılından itibaren yerleşim yeri adresinin davacı ile aynı olduğu, oysa tarafların 2002 yılında anlaşmalı olarak boşandıkları, Yargıtay kararlarında da boşanmış çiftlerin aynı bahçe içerisinde uzun süre yaşamalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunun belirtildiği, bu durum hayatın olağan akışına uygun kabul edilse dahi kolluk tespit tutanağında yer alan tespit doğrultusunda içerisinde mutfak ve banyo bulunmayan evde davacının yaşamasının mümkün olmadığı,
SGK tahkikat evraklarının aksi ispat edilinceye kadar geçerli kabul edildiği ancak birbirleriyle ve kendi içlerinde çelişkili tanık beyanlarından başka dosya arasında herhangi bir delil bulunmadığı" gerekçesiyle "davanın reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; kolluk araştırması ile tespit edilen tuvaletin davacı tarafından kullanıldığını, aynı zamanda banyo için de kullanıldığını, davacının yaşadığı tek odalı yerde ocak ve mutfak malzemesi bulunmasına rağmen ayrı bir mutfak olmadığı için odada bulunan mutfak malzemelerinin tutanağa geçirilmediğini, aynı avlu içindeki evlerin mahkeme kararı ile taraflara tahsis edildiğini, elektrik aboneliği tek olduğu için davacı adına elektrik aboneliği bulunmadığını, SGK denetim elemanlarınca davacı ile boşandığı eşinin fiilen birlikte yaşadıklarının bizzat tespit edilmediğini, SGK denetmen raporunda beyanı alınan kişilerin kısa süre köyde ikamet eden kişiler olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığı gerekçesine dayalı olarak davacının yetim aylığının kesilmesine yönelik işlemin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri hükümleridir.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/12097, K. 2023/12520, 6 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama