KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/12106 E., 2023/13049 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/356 E., 2023/767 K.
- Hüküm/karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 3. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/341 E., 2022/454 K.
Karar Metni
1.530 kelime·8 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki maluliyet halinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı Kurum vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı ... Başkanlığı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı Kurum vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dilekçesinde özetle; ... Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tedavi esnasında, doktorun hatalı müdahalesi sonucu felç geçirmiş ve akıl sağlığını ciddi oranda kaybettiği, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen raporda, ...'ın, zihinsel ve kronik anlamda %92 oranında engelli olduğu ve bağımlılık derecesinin tam olduğu belirtildiği, ...
Seydişehir Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/240 Es. sayılı dosyası üzerinden vesayet davası açılmış, yapılan incelemeler ve toplanan deliller sonucu 2020/861 K. Nolu kararıyla davacının annesini vasi olarak atandığı, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde görmüş olduğu tedavi esnasında, çalışanların ihmalkar davranışları nedeniyle vücudunda tedavisi mümkün olmayan bir hasar meydana geldiği, yaşadığı olay sonrası çalışma gücü söz konusu olmadığı için, ... ...
İl Müdürlüğü'ne maluliyet talebiyle başvurmuş, ancak kurum başvuruya olumsuz cevap verdiği, Kurumun E-33328819-205.01.01-27193817 sayılı cevap yazısında; davacının mevcut durumuna göre malul sayılamayacağına karar verildiği belirtildiği, kurumun E-33328819-205.01.01-27193817 sayılı cevabi yazısında geçen işlemin iptaline, davacının ...'ın maluliyetinin tespitine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı sigortalı 03.02.2020 tarihinde Kuruma malulen emeklilik için müracaat ettiği, aynı gün 1951613 sayılı yazı ile Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesine sevki yapıldığı, gelen raporlar incelenmek üzere 17.03.2020 tarih ve 4680172 sayılı yazıyla kurula sevk edildiği, 01.04.2020 tarih ve 20204200459 sayılı kararda sigortalının 2020 yılı aralık ayında yeniden hastaneye sevk edilmesi uygundur kararı verildiği,
17.03.2021 tarih ve 22240181 sayılı sevk formu ile yeniden hastaneye sevk edilen davacı sigortalının raporları kurulda incelenmiş ve 30.06.2021 tarih ve 20214200901 sayılı kararda malul olmadığı şeklinde karar çıktığı, davacının yetkisiz mahkemede açılan iş bu davasının öncelikle usulden reddini, sayın mahkemeniz aksi kanaatte ise davacının haksız, mesnetsiz ve sübut bulmayacak davasının esastan reddini, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının maluliyetinin tespiti ile aksine ... ...
İl Müdürlüğünün 01.07.2021 tarih E-33328819-205.01.01-27193817 sayılı kurum işleminin iptaline karar verilmesini taleple dava ettiği, davacının Kuruma 03/02/2020 tarihinde maluliyet aylığı bağlanması talep dilekçesi verdiği, kurumun 01.07.2021 tarih ve E-33328819-205.01.01-27193817 sayılı cevabı ile "5510 sayılı Kanun'un 25 inci maddesine göre Maluliyet Tepsit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde meslekte kazanma gücünün en az %60'ını kaybetmediği, kurum Sağlık Kurulunca incelemesi neticesinde mevcut durumunuza göre malul sayılamayacağı" gerekçesi ile talebin reddedildiği,
davacının maluliyetinin tespiti noktasında SS Yüksek Sağlık Kurulu'ndan rapor alındığı, S.S Yüksek Sağlık Kurulu'nun 26.09.2022 tarih 2022/19353 sayılı raporu ile. Sigortalının mevcut hastalık ve arızalarına göre Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin 3üncü Bölüm, 9uncu Maddesi (2a) fıkrası gereğince anılan Yönetmelik Ek 1 Arıza / Hastalık Listesinin A/3B fıkrası uyarınca çalışma gücünün en az 460 ını kaybetmiş olduğundan malul sayılmasına, maluliyet başlangıcının.
Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin 02.06.2022 tarih, 9002905 sayılı rapor tarihi olduğuna, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığına, Kurulumuz karar tarihinden itibaren 2 (iki) yıl sonra kontrol muayenesi gerektiğine karar verildiği, 5510 sayılı Kanun'un geçici 4 üncü maddesinin 6 ncı fıkrası ve maluliyet tespit işlemleri Yönetmeliğinin 13 üncü maddesi gereğince ve SS Yüksek Sağlık Kurulu raporunun Kurumu bağlayıcılığı da gözetilerek davanın kabulü ile S.S.
Yüksek Sağlık Kurulu'nun 26.09.2022 tarih ve 2022/19353 kararına istinaden davacının çalışma gücünü en az %60'ını kaybetmiş olduğunun tespiti ile aksine 01.07.2021 tarih ve 27193817 sayılı Kurum işleminin iptaline, dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme dayanak teşkil eden Yüksek Sağlık Kurulu raporunda, davacının sürekli bakıma muhtaç olmadığının belirtilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurumca davacının yeniden hastaneye sevk edilerek rapor alındığını ve malul olmadığının belirlendiğini, Mahkeme kararının eksik araştırmaya dayandığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile avacı ve davalı Kurum tarafından istinaf edilen kararda; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilmemiş olmasına, yine davacının sürekli bakıma ihtiyacı olup olmamasının dava konusu olmamasına, Yüksek Sağlık Kurulu raporlarının davalı Kurum yönünden bağlayıcı olduğunun değerlendirilmiş olmasına göre yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmiş ve İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili ile davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı SGK vekili özetle, davacının iddiasının kurum nezdinde incelendiğini ve kabul edilmediğini, buna göre davasının reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu buna göre de verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davacı vekili ise özetle; her ne kadar S.S. Yüksek Sağlık Kurulu'nun raporunda müvekkilin sürekli bakıma bakıma muhtaç olmadığı belirtilmişse de, davacının kısıtlı olduğunu ve annesinin vesayeti altına alınıp, kişisel temizliği ve gündelik işlerini dahi kendi başına yapamamakta olduğunu buna göre zaten annesinin bakımına muhtaç bulunmakta olduğunu ne var ki mahkemece bu durumun dikkate alınmadığını belirterek, verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. Anayasa'nın 60 ıncı maddesi şöyledir: "Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. / Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar."
2. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 5510 sayılı Kanun'un 25 inci ve 26 ncı maddesidir. Anılan madde; 4/a ve 4/b’li sigortalılar için “...çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60’ını kaybettiği...” Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu Kurumun Sağlık Kurulunca tespit edilenlerin malul sayılacağı belirtilmiştir.
3.Anılan Kanun’un 26’ncı maddesinde ise; “Sigortalıya malûllük aylığı bağlanabilmesi için sigortalının;
a)25 inci maddeye göre malûl sayılması,
b)En az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması,
c)Malûliyeti nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan veya işyerini kapattıktan veya devrettikten sonra Kurumdan yazılı istekte bulunması, halinde malûllük aylığı bağlanır. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası primi dâhil, prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması zorunludur.” hükmü getirilerek, “malullük aylığı” bağlanma şartları düzenlenmiştir.
3. Değerlendirme
1.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 95 inci maddesinde malûl sayılmayı gerektirecek hastalık veya arızanın bulunup bulunmadığının tespitinde izlenecek yol açıklanmıştır. Buna göre, kurum sağlık tesislerince düzenlenen raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınmalı, söz konusu kurul raporlarının Kurumu bağlayacağı, ancak, diğer ilgilileri bağlamayacağı dikkate alınarak, itiraz halinde, Adli Tıp Kurumundan alınacak rapora göre karar verilmeli; Yüksek Sağlık Kurulu Raporu ile Adli Tıp Kurumu raporu arasında çelişki bulunması halinde ise, Adli Tıp Genel Kurulundan alınacak raporla, bu çelişki giderilip, varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
2.Sigortalı sayılanlar ve bunların bakmakla yükümlü oldukları veya hak sahibi çocuklarının çalışma gücü veya meslekte kazanma gücü kayıp oranlarının tespitine ilişkin olarak 01.10.2008 tarihi öncesinde, Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerine göre irdeleme yapılmakta iken, 01.10.2008 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 11.10.2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği; 01.09.2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 03.08.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre irdeleme yapılmakta idi.
3.Ne var ki, 28.09.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği” ile sigortalıların maluliyet tespitine ilişkin talep ve işlemlerinde, gelişen tıbbi koşullar ve değişen hastalıklara dayalı olarak yenilenen ve 3 yılda bir güncellenmesi kabul edilen hastalık listesi ile beraber, bu yönetmelik hükümlerine göre uygulama yapılması kabul edilmiş ve 03.08.2013 tarihli Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin yürürlükten kaldırıldığı anlaşılmıştır. Öte yandan, kural olarak Yüksek Sağlık Kurulu'nca verilen karar ...'nu bağlayıcı niteliktedir.
4.Eldeki davada ise, yapılan yargılamada, mahkemece yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmakta ise de, davacının bağlanması muhtemel aylığında oran ve miktar bakımından farklılık arz edebilecek olan sürekli bakımına muhtaç olduğuna ilişkin iddiası hakkında herhangi bir irdeleme yapılmadığının anlaşılması karşısında, davacının yüksek sağlık kurulu kararına itirazının dikkate alınması ile yukarıda belirtilen prosedür kapsamında davacının bakıma muhtaç derecede maluliyetinin bulunup bulunmadığı hususlarının da irdelenmesi ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/12106, K. 2023/13049, 19 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama