KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/12115 E., 2023/13392 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/972 Değişik İş, 2021/972 Karar
- Hüküm/karar
- Davanın Kabulüne/Davalının İtirazının Reddine
Karar Metni
1.073 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
20.03.2020 tarihinde davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile sigortalı olan aracın yaya konumunda olan davacıların desteği müteveffa a öldürmek kastıyla çarparak gerçekleşen fiil neticesinde 6 ay kadar bir süreyle yoğun bakım tedavisi gördüğünü ve 14.09.2020 tarihinde vefat ettiğini, kaza tespit tutanağında aracın kusurlu bulunduğunu, kasten adam öldürme suçundan İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/1 Esas sayılı dosyasında ceza yargılaması başladığını, davacının eşinin desteğinden yoksun kaldığını,
sigorta şirketine yapılan başvurunun reddedildiği belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik destekten yoksun kalma tazminatı olarak ..., ve için 5.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 16.06.2021 tarihinde sunduğu ıslah dilekçesi ile talebini davacı ... için 366.485,99 TL'ye, davacı için 6.210,24 TL’ye ve davacı için 9.944,89 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde başvuruya konu olay kaza olmadığından sigortalı araç sürücüsünün kusurundan bahsedilemeyeceğini; müteffanın ölümü ile kaza arasında illiyet bağı olup olmadığının tespit edilemediğini, müteveffanın ölümünden sonra hangi destekçilerin kaldığının ispat edilemediğini, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre hesaplama yapılması gerektiğini ve vekalet ücretinin 1/5 oranında uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 18 yaşından büyük davacılar ve ın vekaletlerinin sunulmadığını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu" başlığını taşıyan B.4.a maddesi "Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise" hükmüne amir olmakla kasti davranışların teminat dışı değil ancak rücuya tabi olduğu,
bu nedenle tazminatın sigortacı tarafından ödenmesi gerektiği, yalnızca vekaletnamesi olan ... yönünden hüküm kurulduğu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönetimine göre yapılan hesaplamanın kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 366.485,99 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, çocuklar ve için ıslahla talep edilen toplam 16.155,13 TL hakkında hüküm kurmaya yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvuruya konu olay trafik kazası olmadığından sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığı, sürücünün husumetli bulunduğu amcasına çarparak ölümüne sebep olduğunu, ceza davası bulunduğunu dolayısıyla trafik kazası olmadığını, müteveffanın ölümünden sonra hangi destekçilerin kaldığının ispat edilemediğini, ıslah dilekçesinin tebliğ edilmediğini ve vekalet ücretinin 1/5 oranında hesaplanması gerektiğini ileri sürerek karara itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetince, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ıslah karşı tarafında kabulüne ve hakemin kararına bağlı olmaksızın sonuç doğurduğundan ve tahkim yargılamasının amaçlarından biri olan zaman konusu nazara alındığında ıslah dilekçesinin tebliğinin gerekmediği, Yargıtay içtihatlarına göre TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemiyle yapılan hesaplamanın doğru olduğu, husumet nedeniyle yeğeni tarafından kasten yaya halindeki müteveffaya vurulduğu için Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.1 gereği teminat kapsamında olduğu ve teminat dışı sayılan hallerden olmadığı ve vekalet ücretinin yasa gereği nispi uygulanması gerektiği gerekçesiyle davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetince yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, itiraz dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ile benzer sebepleri tekrar ederek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve progresif rant yönteminin tazminat hesabında uygulanmasının doğru olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı davasını kısmi dava olarak açmıştır. Yargılama aşamasında davacı, ıslah beyanını içeren dilekçe ile talep konusu miktarı arttırmıştır. Ancak ıslah dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmemiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Islahın zamanı ve şekli" başlıklı 177 nci maddesinde "(1) Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. (3) Islah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir." düzenlenmesi yer almaktadır.
Davacı tarafça sunulan ıslah dilekçesinin, davalıya tebliğ edilmemesi ile HMK'nın 177/3 üncü maddesine aykırı davranılmış, davalının hukuki dinlenilme ve savunma hakkı ihlal edilmiştir. Şu durumda; davacı tarafından sunulan tarihli ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliği ile davalının hukuki dinlenilme hakkının kullanılmasına olanak verilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden, ıslah dilekçesi ile istenilen kısmı da kapsar şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirmiştir.
3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/12115, K. 2023/13392, 12 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama