İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/12137 K.2024/12

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 21. Hukuk Dairesince (kapatılan) İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2023/12137Karar2024/12Tarih15 Ocak 2024Okuma12 dk · 2.343 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/12137 E., 2024/12 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Ocak 2024
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2021/766 E., 2023/154 K.
Karar
Kısmen kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.343 kelime·12 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 21. Hukuk Dairesince (kapatılan) İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı şirkette 1987 yılında çalışmaya başladığı, 2009 yılına kadar çalıştığı, kendi bilgi ve isteği dışında sürekli olarak çıkış yapmış gibi gösterildiği, bu durumu işten ayrıldıktan sonra öğrendiği iddiasıyla 1987 - 2009 yılları arasında davalı şirkette tam ve kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hak düşürücü süre içinde açılmadığı, davacının hizmet cetvelinde davalı iş yerinde 20.10.1995 tarihinde çalışmaya başladığı, 1995 yılında 70 gün, 1996 yılında 290 gün, 1997 yılında 180 gün çalışmasının bulunduğu, 30.08.1997 tarihinde işten çıkışının verildiği, 27.11.1997 tarihinden 25.02.1998 tarihine kaar çalıştığı, 01.06.2005 tarihinde tekrar işe girdiği, 30.09.2005 tarihine kadar çalıştığı ve en son 05.10.2005 tarihinden 04.06.2008 tarihine kadar çalışmasının bulunduğu, davacının davalı iş yerinde çalışmalarının aralıklı olduğu, işe giriş çıkışlarının bulunduğu, resmi Kurum kayıtları karşısında davacının eş değer bir belge ile iddiasını ispat etmesi gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı işveren usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesi 09.10.2017 tarihli ve 2013/63 Esas, 2017/392 Karar sayılı karar ile davacının 23.03.1988 tarihinden önceki çalışma dönemi ile ilgili talebinin 5 yıllık hak düşürücü süreden sonra talep edildiğinden 23.03.1988 tarihinden önceki talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddi, 23.08.1993 - 28.08.1993 tarihleri arasında davacının davalı şirket ile hiçbir organik bağı bulunmayan başka bir şirkette çalışmış olduğu anlaşılmakla 23.08.1993 tarihinden önceki tespit talebinin hak düşürücü süreye uğradığı bu nedenle bu döneme ait talebinin reddine karar verilmesi gerektiği;

davacı 05.07.2017 tarihli celsesinde 2013 yılı Nisan ayından itibaren 1 yıl ücretsiz izne ayrıldığını ve çalışmadığını belirttiğinden 01.04.2013 - 31.03.2014 tarihleri arasındaki talebinin reddine karar verilmesi gerektiği; davacının bu tarihler dışında kalan ve sigorta kayıtlarında gösterilmeyen, 28.09.1993 - 19.10.1995 tarihleri arasında, 01.09.1997 - 26.11.1997 tarihleri arasında, 26.02.1998 - 31.03.2003 tarihleri arasında,

01.04.2004 - 31.05.2005 tarihleri arasında 01.10.2005 - 04.11.2005 tarihleri arasında davalı şirkete ait işyerinde hizmet akdi ile asgari ücret ile sürekli çalıştığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 3400016137714 sigorta sicil nolu davacı ...'in davalı şirkete ait işyerinde, 28.09.1993 - 19.10.1995 tarihleri arasında, 01.09.1997 - 26.11.1997 tarihleri arasında, 26.02.1998 - 31.03.2003 tarihleri arasında, 01.04.2004 - 31.05.2005 tarihleri arasında, 01.10.2005 - 04.11.2005 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri: Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; resmi kayıtların aksini eş değer delille ispat edilmesi gerektiği, dinlenen tanıkların tanık olarak dinlenebilme yeterliliğine sahip olmadıkları, bilirkişi raporunun tanık beyanları tam irdelenmeden hazırlandığı, eksik araştırma ile karar verildiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi 12.12.2018 tarihli ve 2017/2984 Esas, 2018/2130 Karar sayılı kararı ile kabul edilen sürelerde, davacının davalı iş yerinde çalıştığının bordrolu çalışan tanık beyanları ile ispat edildiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin12.12.2018 tarihli ve 2017/2984 Esas, 2018/2130 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi (kapatılan) tarafından 27.02.2020 tarihli ve 2019/1974 Esas, 2020/1200 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur:

"...1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı vekillinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,

2-Dava, davacının davalı işyerinde 1987-2009 yılları arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.

Yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olan bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği ya da çalıştıklarının Kurumca tespit edilip edilmediği yöntemince araştırılmalıdır.

Bu yasal koşul oluşmuşsa işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı, Kanun'un kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.

Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmasının -konusu, sürekli kesintili mevsimlik mi olduğu, başlangıç ve bitiş tarihleri ve alınan ücret konularında tanıkların sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenmeli, işyerinin kapsam kapasite ve niteliği ile bu beyanlar kontrol edilmeli, mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef,

ustabaşı ve posta başı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlendikten sonra ücret konusu üzerinde durulmalı, tespiti istenilen sürenin evvelinde ve sonrasında beyyine başlangıç sayılabilecek ödeme belgeleri ve sair bu nitelikte bir belge yoksa Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunun m.288 de yazılı sınırları taşan ücret alma iddialarında yazılı delil aranmalı,

bu sınırlar altında kalan ücret alma iddialarında ücret miktarları tanıklardan sorulmalı, 506 sayılı Yasa'nın 3/B-D maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 6/a-c maddelerinde de olduğu gibi ücretin sigortalı sayılmanın koşulu olan durumlarda ücret alma olgusunun var olup olmadığı özellikle saptanmalıdır. Bu davalarda işverenin kabulünün tek başına hukuki bir sonuç doğurmayacağı göz önünde tutulmalıdır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.

Ayrıca çalışmanın blok çalışma niteliğinde olması yani kesintisiz devam etmesi halinde hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği gibi, mevsimlik çalışmanın bulunması ve bu çalışmanın yıllar itibariyle kesintisiz sürdüğünün kabulü halinde de çalışılmayan dönemde hizmet akdi askıda olduğundan hükme esas alınan 5 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı olarak, mevsimlik çalışmanın sona erdiği yılın sonu esas alınması gerekir.

Yukarıda açıklanan hususlar, yeterli ve gerekli bir araştırmayla ve deliller hep birlikte değerlendirilerek aydınlığa kavuşturulduktan sonra o çalışmanın sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, ya da ne zaman bu niteliğe kavuştuğu yönü üzerinde durulmalı ve çalışmayı kapsama alan yasanın yürürlük tarihinden sonraki dönem için hizmetin tespitine karar verilmelidir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden. 10.02.1969 doğumlu davacının, 10.02.1987 tarihinde 18 yaşında olduğu, davacının hizmet cetvelinde; ..... sicil numaralı davalı işyerinde 20.10.1995 tarihinden itibaren 70 gün, 1996 yılında 290 gün, 1997 yılında 181 gün, 2005 yılında 202 gün(118 günü ... Tekstil), 2006 yılında 359 gün, 2007 yılında 353 gün, 2008 yılında 360 gün (2008/6-2008/9.

Ay arası ...), 2009 yılında 78 gün bildirimi olduğu, 1993 yılında 79130 sicil numaralı işyerinden çalışmasının (23.08.1993 - 29.08.1993 arası) hüküm altına alınan 28.09.1993 tarihinden önce olduğu ve hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı, talep dönemindeki dönem bordrolarının dosyada olduğu, .... sicil numaralı ... Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. işyerinin 01.03.1988 - 31.03.2009 arası yasa kapsamında olduğu, ... sicil numaralı ... Tekstil İmalat İhr. San. Tic. Ltd.

Şti. işyerinin 01.10.1988 - 31.01.2008 arası yasa kapsamında olduğu, ... Tekstil ve ... Tekstil işyerlerinin Ticaret Sicildeki adreslerinin ve işverenlerinin aynı olduğu ve aralarında organik bağ bulunduğu, (... Tekstil - ... Tekstil - Ohanis Dülger - ... - ... - ...), davacının duruşmadaki beyanında; '3 kez doğum yaptığını, 40 gün izin kullandığını, 2013 nisan ayından itibaren 1 yıl izin kullandığını' beyan ettiği, çocukların doğum tarihlerinin.

09.09.1993, 08.09.1996, 15.08.2002 şeklinde olduğu ve hükümde doğum izinlerinin dikkate alınmadığı, tanıkların hizmet cetvellerinin dosyada bulunmadığı, dinlenen 6 tanığın çalıştıkları sürece çalıştığını ifade ettikleri ancak bordrolardan tam çalışma sürelerinin tespit edilemediği, bir tanığın iki doğumunda 1 er yıl ara verdiğini söylediği, ne kadar doğum izni kullandığı hususunun Mahkemece irdelenmediği, eylemli çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla sağlıklı bir biçimde belirlenmeden davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.

Yapılacak iş, davacının ne kadar doğum izni kullandığı hususunu netleştirmek ve bu süreleri tespitine karar verilen sürelerden dışlamak, hüküm fıkrasında yer alan '01.10.2005 - 04.11.2005 tarihleri arasında' ibaresindeki 04.11.2005 tarihini 04.10.2005 olarak düzeltmek (zira hizmet cetvelinde 05.10.2005‘ten sonra ve 2005/11.ay tam bildirilmiş), tanıkların ünvanlı hizmet cetvellerini Kurumdan getirterek beyanların içeriğini çalışma sürelerini göz önüne alarak sorgulamak, gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10 maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..."

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.

10.02.1969 doğumlu olan davacının, 09.09.1993 tarihinde...ismi verilen bir kız çocuğunun, 08.09.1996 tarihinde ..... ismi verilen bir kız çocuğunun, 15.08.2002 tarihinde ... ismi verilen bir oğlunun doğduğu ve halen sağ olduğu anlaşılarak davacının 09.09.1993 - 19.10.1993 tarihleri arası 40 gün doğum izni kullandığı, 08.09.1996 - 18.10.1996 tarihleri arası 40 gün doğum izni kullandığı, 15.08.2002 - 24.09.2002 tarihleri arası 40 gün doğum izni kullandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacının ...

SGK sicil numaralı davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd.

Şti. iş yerinde 28.09.1993 - 31.12.1993 tarihleri adası 75 gün, 01.01.1994 - 31.08.1994 tarihleri arası 240 gün, 01.09.1994 - 31.12.1994 tarihleri arası 120 gün, 01.01.1995 - 31.08.1995 tarihleri arası 240 gün, 01.09.1995 - 19.10.1995 tarihleri arası 49 gün, 01.09.1997 - 26.11.1997 tarihleri arası 86 gün, 26.02.1998 - 31.07.1998 tarihleri arası 153 gün, 01.08.1998 - 31.12.1998 tarihleri arası 150 gün, 01.01.1999 - 30.06.1999 tarihleri arası 150 gün, 01.07.1999 - 31.12.1999 tarihleri arası 180 gün, 01.01.2000 - 30.06.2000 tarihleri arası 180 gün, 01.07.2020 - 31.12.2000 tarihleri arası 180 gün, 01.01.2001 - 30.06.2001 tarihleri arası 180 gün,

01.07.2001 - 31.07.2001 tarihleri arası 30 gün, 01.08.2001 - 31.12.2001 tarihleri arası 150 gün, 01.01.2002 - 30.06.2002 tarihleri aralı 180 gün, 01.07.2002 - 31.12.2002 tarihleri arası 140 gün, 01.01.2003 - 31.12.2003 tarihleri arası 360 gün, 01.01.2004 - 31.12.2004 tarihleri arası 360 gün, 01.05.2005 - 31.05.2005 tarihleri arası 150 gün, 01.10.2005 - 04.10.2005 tarihleri arası 4 gün, toplam 3.387 gün asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; yazılı delil ve belge olmadan sadece tanık beyanlarına göre iddianın ispat edilemediği, tanıkların işe giriş ve çıkış tarihlerinin tam olarak belirlenmediği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının davalı nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 1987 - 2009 arasında çalıştığının tespiti davasıdır.

2.İlgili Hukuk 1. Anayasa'nın 60 ncı maddesi şöyledir: "Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. / Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar."

2. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7 inci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca, anılan Kanunun yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Kanun'un Geçici 20 nci maddesine göre oluşturulan sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, davanın yasal dayanağı davaya konu sürenin bir kısmı itibariyle 506 sayılı Kanun'un mülga 2, 6 ve 79 uncu maddeleridir.

3. 506 sayılı Kanun'un mülga 2 nci maddesinin 1 inci fıkrası şöyledir: "Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar."

4. 506 sayılı Kanun'un mülga 6 ncı maddesi şöyledir: "Çalıştırılanlar, işe alınmalariyle kendiliğinden 'Sigortalı' olurlar. / Sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümleri sigortalının işe alındığı tarihten başlar. / Bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. / Sözleşmelere, sosyal sigorta yardım ve yükümlerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamaz.."

5. 506 sayılı Kanun'un mülga 79 uncu maddesinin ilgili fıkrası şöyledir: "...Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 (10 yıl 01/06/1994 tarih ve 3995 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ile 5 yıl olarak değiştirilmiştir) yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır..."

3. Değerlendirme

1.506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği, anılan Kanun'un 2 nci maddesine göre hizmet akdinin kurulması ve 6 ıncı maddesi gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. Anayasa'nın 60 ncı maddesinde yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

2. Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK).

3. Somut olayda; Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin (kapatılan) uyulan bozma ilamında tanıkların hizmet cetvellerinin dosyada bulunmadığı ve dinlenen 6 tanığın çalıştıkları sürece davacının çalıştığını ifade etmeleri nedeniyle anılan tanıkların hizmet cetvellerinin Kurumdan getirtilerek beyanlarının içeriğinin çalışma süreleri göz önüne alınarak sorgulanması gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece söz konusu hizmet cetvellerinin getirtilmesi için ara karar kurulduğu ancak ara kararın gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.

4. Öte yandan; davacının 2003 yılında eşinin kaza yapması nedeniyle çalışmadığını ve ücretsiz izin kullandığını belirttiği ve İlk Derece Mahkemesinin bozulan ilk kararında reddedilen, 01.04.2003 - 31.03.2004 tarihleri arasındaki dönem yönünden davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.

5. O halde; Mahkemece tanıkların hizmet cetvelleri davalı Kurumdan celbedilmeli, davalı işveren nezdindeki çalışma süreleri belirlenmeli, tanıkların davacının çalışma süresine ilişkin beyanları hizmet cetvelleri ile karşılaştırılarak sorgulanmalı, davacının doğum izni kullanarak ve ücretsiz izin alarak çalışmadığı dönemler dışlanarak davacının fiilen çalıştığı tarihler hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

6. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/12137, K. 2024/12, 15 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I.dava
  4. Iı.cevap
  5. Iıı.ilk Derece Mahkeme Kararı
  6. Iv.istinaf
  7. V.bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  8. A. Bozma Kararı
  9. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  10. VI. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12137
Karar No
2024/12
Tarih
15 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/12138 K.2024/613
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/12138 K.2024/684
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/12139 K.2024/614
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/12140 K.2024/303
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/12141 K.2024/616
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/12142 K.2024/617

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.