KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/12482 E., 2024/7545 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/741 E., 2022/731 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/1945 E., 2020/418 K.
Karar Metni
1.804 kelime·9 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmek ve de her iki taraf vekilince duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma taleplerinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 28.03.2023 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir.
Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davacılar adına Av. ... ile mürafaalı temyiz eden davalı adına Av. Hasan Hüseyin Görgülü geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmiştir. Dosyanın tekrar Dairemize gönderilmesinden sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili özetle, müvekkili kazalı ...'ın iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığı, davalının kazanın oluşumunda kusurlu olduğundan bahisle davacı kazalı ... için 558.792,86 TL işgöremezlikten kaynaklı maddi tazminat, 895.109,76 TL bakıcı gideri, 70.000,00 TL manevi tazminat, eş ... için 40.000,00 TL manevi, çocuklar ..., ..., ... ve ... için 20.000,00'er TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 09.12.2014 tarihinde meydana gelen iş kazasından dolayı dava kazalı ...'ın %69,00 oranında ve bir başkasının sürekli bakımına muhtaç kalacak şekilde sürekli iş göremezliğe uğradığı, iş kazasının oluşumunda davacı kazalının %20, davalı işverenin %10, dava dışı işçi Gökhan'ın %70 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle davacı kazalı ...’ın işgöremezlikten kaynaklanan maddi tazminat istemi ile manevi tazminat isteminin kabulüne, davacı kazalı lehine %40 oranında hakkaniyet indirimi sonucu 537.065,85 TL bakıcı gideri ödenmesine, davacı eş lehine 10.000,00 TL, davacı çocuklar lehine 5.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle, uygulanan hakkaniyet indiriminin hukuka aykırı olduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminat tutarlarının az olduğunu istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, kusurun oran ve aidiyetinin hatalı tespit edildiğini, müvekkilinin kusursuz olduğunu, Kurum ödemelerinin eksik tenzil edildiğini, maddi tazminata ilişkin hükmün adil olmadığını, işlemiş dönem hesabında kaza tarihi olan 09.12.2014 ile sürekli iş göremezlik tarihi olan 04.01.2016 tarihleri arasındaki iyileşme süresinde davacı ...'un % 100 iş göremez olduğunun kabulünün hatalı olduğunu, bu dönem için yapılan hesaplamada maluliyet oranının %69,00 olarak alınması gerektiğini, bakıcı giderine uygulanan indirimin yeterli olmadığını, davacıların manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından bahisle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekililer temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, bakıcı giderine uygulanan hakkaniyet indiriminin hukuka aykırı olduğunu, işleyecek dönem kazancı için yeniden hesaplama yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, kusurun oran ve aidiyetinin hatalı tespit edildiğini, müvekkilinin kusursuz olduğunu, Kurum ödemelerinin eksik tenzil edildiğini, İlk Derece Mahkemesinin bakıcı giderlerine uyguladığı indirimin yeterli olmadığını, hüküm altına alınan manevi tazminatların fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
a. Davalı vekilinin davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre davacılar vekilinin davacı kazalı ... için 558.792,86 TL işgöremezlikten kaynaklı maddi tazminat, 895.109,76 TL bakıcı gideri, 70.000,00 TL manevi tazminat, eş ... için 40.000,00 TL manevi, çocuklar ..., ..., ... ve ... için 20.000,00'er TL manevi tazminatın davalıdan tahsili talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesi'nce davacı kazalı ...’ın iş göremezliktan kaynaklanan maddi tazminat istemi ile manevi tazminat isteminin kabulüne, davacı kazalı lehine 537.065,85 TL bakıcı gideri ödenmesine, davacı eş lehine 10.000,00 TL, davacı çocuklar lehine 5.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği,
Bölge Adliye Mahkemesi'nin 24.03.2022 tarihli kararı ile istinaf yoluna başvuran taraf vekillerinin istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, kısmen kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin ayrı ayrı altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu kısımlara yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
b. Taraf vekillerinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16 ve 20 nci maddeleri ile 492 sayılı Harçlar Kanun'un 8 inci ve 31 inci maddeleri.
3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlığında davacı kazalı ... dışındaki diğer davacıların gösterilmediği, davacı kazalı lehine hesaplanan bakıcı giderinden aile içi bakım dayanışması gerekçesiyle takdiren %40 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasına göre destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.
Anayasa Mahkemesinin 25.12.2019 tarih, 2019/34 Esas, 2019/97 Karar sayılı kararında açılandığı üzere Türk Borçlar Kanunu'nun Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Hesaplanan tazminat,…” ibaresi ile ifade edilen, kuralın gerekçesinde de belirtildiği üzere Kanun’un 49 ila 52. maddeler hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanan tazminattır.
Somut olayda davacıların tamamının gerekçeli karar başlığında gösterilmesi gerekirken sadece davacı kazalının gösterilmesi hatalı olduğu gibi bakıcı giderine ilişkin olarak belirlenen maddi tazminattan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55 inci maddesinin ilk fıkrasının üçüncü cümlesi hükmüne açıkça aykırı olacak ve haksız fiil faili ile diğer sorumlular lehine ve fakat bakıma muhtaç sigortalı ve onun aile bireyleri aleyhine sonuç yaratacak şekilde aile içi bakım dayanışması gerekçe gösterilerek hakkaniyet indirimi yapılması isabetsizdir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, 1.Davalı vekilinin davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının ayrı ayrı miktardan reddine,
2.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının a.Gerekçeli karar başlığında yer alan "davacı: ... - T.C. Kimlik No:..." ibarelerinin silinerek yerlerine geçmek üzere;
"DAVACILAR
1.... - T.C.kimlik no::... 2.... - T.C. kimlik no::... 3.... - T.C. kimlik no:... 4.... - T.C. kimlik no:... 5.... - T.C. kimlik no :... 6.... - T.C. kimlik no :..." ibarelerinin yazılması,
b.Gerekçesinde yer alan "Bakıcı giderinden de Mahkemece Yargıtay uygulamaları dikkate alınarak takdir en bakımda eş ve akrabalarıının durum ve ülke gerçeğince yapıla gelen yardım uygulamasınca, % 60 oranında indirimle,
895.109,76X 0,60 = 537.065,85 TL olması gerektiği kanaatine varılmıştır." ibarelerinin silinerek yerlerine geçmek üzere "6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55 inci maddesinin ilk fıkrasının üçüncü cümlesi hükmüne açıkça aykırı olacak ve haksız fiil faili ile diğer sorumlular lehine ve fakat bakıma muhtaç sigortalı ve onun aile bireyleri aleyhine sonuç yaratacak şekilde aile içi bakım dayanışması gerekçe gösterilerek hakkaniyet indirimi yapılamayacağı gözetildiğinde davacı kazalı lehine hesaplanan 895.109,76 TL bakıcı gideri talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir." ibarelerinin yazılması,
c.Hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine geçmek üzere;
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/12482, K. 2024/7545, 2 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama