KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/12952 E., 2024/7670 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2024
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1637 E., 2021/2241 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Alanya 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/219 E., 2020/457 K.
Karar Metni
1.257 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti ve sigorta primine esas kazancın tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 02.05.2003 tarihinde davalı şirketler tarafından işletilmekte olan Alanya-Kestel'de faaliyet gösteren ...
Otel'in mutfak bölümünde sıcak asistanı olarak işe başlayarak 15.01.2015 tarihine kadar aralıksız çalışma yaptığını, bu tarihte ise 15 yıl ve prim ödeme gün sayısının da 3600 günü doldurmş olması nedeniyle SGK'dan aldığı yazıyı işverene göndermek suretiyle kıdem tazminatı dahil diğer işçilik alacaklarının ödenmesi isteminde bulunduğunu, davacının çalıştığı süre zarfında aralıksız yaz-kış ayın 30 günü olmak üzere çalışma yaptığını, 2005 yılında sıcak şefi, 2007 yılında da su şefi olan davacının 2008 yılından iş akdinin sona erdiği tarihe kadar ise aşçı başı olarak ve son ücreti net 4.000,00 TL olmak üzere çalışma yaptığını,
02.05.2003 ile 01.01.2006 tarihine kadar davalılarca işletilen Alanya-Kestel mahallesinde faaliyet gösteren ... Otel'in mutfak bölümünde 01.01.2006-01.01.2008 tarihine kadar Ören Şehir mahallesinde faaliyet gösteren ...
Otel'in mutfak bölümünde 01.01.2008 tarihinden itibaren 31.12.2012 tarihine kadar tekrar Alanya Kestel'de bulunan otelde çalışmalarını sürdüren davacının sigortalı çalışmalarının kesintiye uğratıldığını ve ayda 5-6 gün sigorta gösterildiğini, işverenlerce maaşların bir kısmının bankadan bir kısmının elden ödendiğini, primlerin eksik bildirildiğini, SGK'ya bildirilmeyen çalışmalardan ötürü her iki davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını,
davacının çalışmalarının 10.06.2003 tarihine kadar hiç bildirilmediğini bu tarihten sonra ise fiilen ayın 30 günü çalışmasına rağmen giriş çıkış kayıtları ile ayda 5-6 gün gibi sürelerle çalışmasının kısaltıldığını, 02.05.2003 tarihinden 15.01.2015 tarihine kadar davacının yaz-kış aralıksız çalıştığının kabulü ile davalı işverenler tarafından SGK'ya bildirilmeyen günlerin tespiti ve davacının maaşlarının resmi kayıtlar üzerinde düşük gösterilmesi nedeni ile eksik yatan SGK primlerinin tamamlanmasını talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, geriye doğru beş yıllık süreyi aşan çalışma iddiasının hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının 2012,2013 ve 2014 yıllarında özlük dosyasına sunulan kısmi süreli çalışma muvafakatnamesiyle kışın nöbet usulü çalışma yaptığını bu durumun mevsimlik çalışmasına zarar vermeyeceğini , kış sezonunda otelde çalışan personel bulunmadığını ve davacının askı usulü ile çalışma yaptığını, davacı tarafından iddia edilen aralıksız çalışma iddiası ile ücret iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu,
maaş bordroları ile sabit olduğu üzere davacının son maaşının 2.950,00 TL tutarında olduğunu, tüm ücretlerin ihtirazı kayıtsız ve banka aracılığı ile ödendiğini, bordrolardaki ücretin esas alınması gerektiğini, bordroların sahteliği ispat edilinceye dek geçerli olacağını, hizmet döküm cetvelinden davacının çalıştığı sürelerin belirli olduğunu, 2007 yılından sonra davacının tam olarak mevsimlik çalışmaya döndüğünü, işe giriş ve çıkış kayıtlarının da davacı imzasına havi olduğunu, mevsimlik iş tanımının çok açık olduğunu, şirket konumu,
yapılan işin niteliği ve otelde müşteri olmadığı düşünüldüğünde kış döneminde müşteri yokken davacının çalışmasını gerektirecek hiçbir işin olmadığının açık olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
2.Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 20.02.2015 tarihli tahsis talebine göre 01.03.2015 tarihinden başlamak üzere kendisine yaşlılık aylığı bağlandığını, Kurumlarında 1059413 sicil numarası ile işlem gören davalılardan ...
Turizm'in 01.04.2001 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamına alındığını, davacının iş yeri hakkında 23.01.2015 tarih ve 85300 başvuru sayısıyla şikayette bulunduğu ve şikayeti sonucunda 31.10.2016 tarih ve 2016/NH/40 Denetmen raporunun düzenlendiğinin tespit edildiğini, rapor sonucunda davacının 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi gereği Mahkemeye müracaat etmesi yönünde karar verildiğini, davalılardan müdürlüklerinde 1085010 sicil numarası ile işlem gören ...
Turizm nezdinde ise davacının 01.01.2006-01.01.2008 tarihleri arasında ve 01.01.2013-31.10.2013 ve 10.11.2013-16.07.2014 tarihleri arasında çalışma yaptığını, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde Mahkemeye başvurulmadığı takdirde hak düşürücü süreye uğrayacağını ve süre itirazında bulunduklarını ayrıca niteliği gereği hizmet tespiti dosyası olan işbu davada eylemli ve gerçek çalışmanın varlığının şart olduğunu, bordrolar, işe giriş ve çıkış kayıtları, 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu kanıtlarla çalışmanın varlığının ispatlanmasının gerektiğini, şahsi sicil dosyası, dönem bordroları,
işe giriş bildirgeleri, ücret tediye bordroları gibi belgelerin celp edilerek incelenmesi gerektiğini, gerekli görüldüğü takdirde işverenin bizzat beyanına başvurulmasının yanı sıra komşu iş yerinde çalışanların bilgi ve görgülerine de başvurunun gerektiğini beyanla davanın reddini talep ve beyan etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince. "Davanın kısmen kabulüne, davacının davalı ... Turizm Seyahat İnş. Tic.
A.Ş.'ye ait 1059413 sicil numaralı iş yerinde sigortaya bildirilen süreler haricinde 02.05.2003-31.12.2003 tarihleri arası 37 gün, 01.01.2004-01.07.2004 tarihleri arası 28 gün, 01.01.2008-30.12.2008 tarihleri arası 50 gün, 01.01.2009-31.12.2009 tarihleri arası 153 gün, 01.01.2010-31.12.2010 tarihleri arası 210 gün, 01.01.2011-31.12.2011 tarihleri arası 140 gün, 01.01.2012-31.12.2012 tarihleri arası 138 gün, 07.07.2014- 31.12.2014 tarihleri arası 42 gün, 01.01.2015-15.01.2015 tarihleri arası 13 gün olmak üzere toplamda 811 gün ve diğer davalı ...
Turizm Yat. Tic.
A.Ş.'ye ait 1085010 sicil numaralı iş yerinde 01.12.2005-31.12.2005 tarihleri arası 14 gün, 01.07.2006-30.11.2006 tarihleri arası 10 gün, 01.01.2007-01.03.2007 tarihleri arası 41 gün, 01.11.2007-31.12.2007 tarihleri arası 54 gün, 01.01.2008-01.05.2008 tarihleri arası 120 gün, 01.01.2013- 31.12.2013 tarihleri arası 81 gün olmak üzere toplam 320 gün çalıştığının tespitine, bu hizmetlerinin diğer sigortalı hizmetleri ile birleştirilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve feri müdahil Kurum vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri: 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının kısmen hatalı olduğunu, tanıkların beyanlarına itibar edilmemesinin yerinde olmadığını, davalıya ait iş yerinde talep edilen dönemde aralıksız çalıştığını, son aylık net ücretinin 4.000,00 TL olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini beyan ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve tüm taleplerin kabulünü istemiştir.
2.Feri müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, iş bu davanın kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle hassasiyetle yaklaşılması gerektiğini, iddianın hiçbir kuşkuya yer açmayacak şekilde somut ve inandırıcı deliller ile ispatlanması gerektiğini, hak düşürücü sürenin de geçtiğini, denetime elverişli olmayan rapora dayanılarak karar verilmesinin de yerinde olmadığını beyan ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
2.Feri müdahil Kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; hizmet tespiti ile sigorta primine esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 77 ve 79/10 uncu maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 80 ve 86/9 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/12952, K. 2024/7670, 4 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama