KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/13111 E., 2024/12242 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/973 E., 2023/1357 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 7. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/401 E., 2023/302 K.
Karar Metni
1.338 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, sigortalının 27.02.2019 tarihinde meydana gelen iş kazasında iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının tüm iddialarının asılsız olduğunu, davacının 27.02.2019 tarihinde çalıştığı pres makinesini kendisinin durdurduğunu, koruyucu kapakları kendisinin söktüğünü ve kendi başına tamire kalkıştığını, makine arızasının amirlerine haber vermediğini, müvekkilinin 19 yıllık geçmişe sahip olduğunu ve daha önce böyle bir kazanın yaşanmamış olduğunu, davacı tarafın kötü niyetli bir şeklide olayı çarpıtarak sanki kaza makine çalışırken olmuş gibi göstermeye çalıştığını, davacının şarteri indirmeden ve amirlerine bilgi vermeden elini makineye uzattığını ve söz konusu kazanın meydana geldiğini,
müvekkilinin işveren iş sağlığı ve iş güvenliği konusunda tüm işçilerini yeterince eğittiğini ve gerekli gözetim ve denetimi sağladığını, davacının çalışmasına engel bir durumun olmadığını, davacının 27.02.2019 tarihinden bugüne kadar müvekkili şirkette çalışmaya devam ettiğini, davacının estetik yönünden doktor kontrolü için davacının yarasının iyileşmesinin beklenildiğini, müvekkili tarafından 29.01.2020 tarihinde doktor muayene randevusu alındığını, ancak davacının gitmediğini, davacının müvekkilinin aracı ile kaza yaptığını ve araca büyük hasar verdiğini,
tüm işçilerin koruyucu ayakkabı giyerek işyerinde çalışmasına rağmen davacının hala iş güvenliğini hiçe sayarak hareket ettiğini, bu nedenlerle açılan davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, net 274.407,47 TL maddi tazminatın ve 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, dava tarihi olan 26.12.2019 tarihinden sonra ülkede devalüasyon yaşanmış ve birdenbire doların iki katından fazla arttığını ve çok yüksek enflasyon şartlarıyla başbaşa kalındığını, istenilen talebin zaten bir anda büyük oranda erimiş olduğunu, davacı genç yaşta işaret parmağını kaybetmiş olup, dosya incelendiğinde de görüleceği üzere yaptığı iş el zanaati gerektiren kapsül çakım işi;
işaret parmağının elzem olduğu bir iş olması da bir tarafa bu genç yaşında parmaksız bir görüntü ile evlenmek ve aile kurmak zorunda kalacağını, bu nedenlerle Mahkemece verilen düşük miktarlardaki manevi tazminata itiraz ettiklerini ve tam kabul ya da daha yüksek miktar üzerinden taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini, herhangi bir usuli müktesep hak oluşmaması adına geri kalan hususlara da itiraz ettiklerini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmedilen tazminat tutarlarının yüksek olduğunu, Mahkemenin, kazanın tamir esnasında olduğunu ifade ettiğini, davacının ileri sürmüş olduğu tüm iddiaların haksız ve gerçek dışı olduğunu, davacının arıza nedeniyle tamir konusunda amirlerine haber vermesi gerekirken amirlerine haber vermediğini, ayrıca elektrik mezunu ve mesleki bilgiyi haiz biri olmasına rağmen, İSG eğitimlerini hiçe saymış ve kazanın meydana gelmesine sebebiyet vermiş olduğunu, kazanın tamamen davacının hatası sonucu meydana geldiğini, bilirkişi kusur raporunun hatalı olduğunu, İDM tarafından itirazlarının dikkate alınmadığını,
bilirkişilerden kusur raporu düzenlenmeden önce makinenin çalışma şeklini göz önünde bulundurarak kaza yerinde inceleme yapılmasını talep etmelerine rağmen, bu durumun dikkate alınmadığını, keşif yapmadan raporların oluşturulduğunu, ayrıca bilirkişilerin mahkeme dosyasına sunmuş oldukları CD’yi de incelemediğini, raporda değerlendirme olmadığını, davacı işçiye gerekli eğitimlerin verilmiş olduğunu, kazaya sebebiyet veren olayın herkes tarafından bilinmesi gereken çok basit genel bir bilgi olduğunu, şalter indirilmeden tamir yapılmayacağını, davacının bu basit genel bilgiyi ihlal etmiş olduğunu,
üstelik davacıdan beklenenin böyle bir durumda makineyi tamir etmek değil; sorumlu müdürlerine haber vermek olduğunu, yetkisiz/görevsiz ve bütünüyle tedbirsiz davranan işçi karşısında işverene kusur izafe etmenin hukuk mantığına uygun olmadığını, davacının özen yükümlülüğüne açıkça aykırı davranmış olduğunu, davacı tarafından tüm makinelerde kazayı önleyici mekanik koruyucuların takılmış olduğunu, davacının kaza olayında ağır kusuru nedeniyle davalı yönünden illiyet bağının kesilmiş olduğunu, davalının sorumluluğuna gidilemeyeceğini,
İlk Derece Mahkemesinin manevi tazminat kararının da son derece ağır olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalıya ait iş yerinde 13.09.2018 tarihinden itibaren pres makinesi işçisi olarak çalıştığı ve 27.02.2019 tarihinde iş kazası geçirdiği, Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulu, Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp Kurumu 3 İhtisas Kurulu raporunda davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının % 6 olduğunun belirlendiği, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükme esas alınan, kusur raporunda; kazanın oluşumunda davalı şirketin %80 ve %20 oranında da işçinin kusurunun kazanın oluşumunda etken olduğunun tespit edildiği,
istinafa başvuran davalı tarafın istinaf sebeplerine göre, hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen raporun dosyada bulunan bilgi, belge ve dosya kapsamına uygun olarak hazırlandığı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, kusur bilirkişileri tarafından düzenlenen, davalıların alması gereken işgüvenliği tedbirlerindeki ihmaliyle, kazanın meydana gelmesinde toplam %80 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği kusur raporunun gerekçeli, açıklayıcı, olaya ve dosya kapsamına uygun olduğundan hükme ve hesaplamaya esas kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı,
davacı vekilinin manevi tazminatın düşük, davalı vekilinin ise yüksek belirlendiğine ilişkin istinaf sebepleri değerlendirildiğinde ise kaza tarihi de dikkate alındığında davacı yararına hükmedilen manevi tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'nun 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleridir.
3. Değerlendirme 1. Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.6100 sayılı HMK'nın 110 ncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
3.Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında değerlendirildiği hususları da dikkate alınarak, tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1.Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 İnci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/13111, K. 2024/12242, 3 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama