KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/13120 E., 2024/10794 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/392 E., 2023/76 K.
- Suç
- 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
595 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; mağduriyetinin giderilmesi için hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini belirterek hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II.OLAY VE OLGULAR
1.28.12.2011 tarihinde, önleme araması kararına istinaden sanığın sürücüsü olduğu malen sorumlu adına
kayıtlı kapalı kasa kamyonette yapılan aramada karton kurular içerisindeki toplam 1.000 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırılık suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
3.Sanık savunmalarında; nakil aracının arkadaşı olan malen sorumluya ait olduğunu, suça konu sigaraları satmak amacıyla taşıdığını, kanun iadesi sonrasında ise önceki savunmalarını tekrar ettiğini, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ve kamu zararını ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmiştir.
4.Malen sorumlu; nakil aracının kendisine ait olduğunu, arkadaşı olan sanığa işinde kullanmak amacıyla aracı teslim ettiğini, kaçak sigara taşıyacağından haberi bulunmadığını beyan etmiştir.
5.Nakil aracında gizli bölme bulunmadığı, eşyanın hacim bakımından ağılıklı bölümünü oluşturmadığına ilişkin bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.
6.Suça konu eşyanın kaçak olduğuna ilişkin bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.
7.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.
III.GEREKÇE
A.Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden Her ne kadar Tebliğname'de, sanığa soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı huzurunda alınan ifadede ödeme miktarı olan gümrüklenmiş değerin iki katı tutarı ve etkin pişmanlık indirim oranı belirtilmediğinden soruşturma aşamasında etkin pişmanlıktan faydalanma imkanının usulüne uygun bildirilmediği, kovuşturma aşamasında ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 yerine 1/3 olarak bildirilerek sanığın yanıltılması suretiyle eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğu belirtilerek hükmün bozulması talep edilmiş ise de;
Suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5 inci maddenin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında, kovuşturma aşamasında sanığa suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını ödemesi halinde etkin pişmanlıktan yararlanacağının bildirildiği anlaşılmakla birlikte, sanığa kovuşturma aşamasında ihtarat yapıldığı ve sanığın mahkeme huzurunda kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katındaki tutarı ödeyecek ekonomik durumunun olmadığını beyan ettiği,
keza daha az tutarda olan ve kamu zararı olarak kabul edilen gümrük vergi miktarını dahi ödeyecek maddi durumunun bulunmadığını beyan eden sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle Tebliğname'deki bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.
B.Sanığın Temyiz İstemi Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık
tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddedilmiştir.
IV.KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/13120, K. 2024/10794, 4 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama