KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/13303 E., 2023/12633 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/641 E., 2023/858 K.
- Hüküm/karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Sürmene Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/57 E., 2022/274 K.
Karar Metni
839 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, ... sigorta sicil numarasıyla davalının ... iş yeri nolu ... Bakkal iş yerinde, Ekim 2006 yılından 07.09.2015 tarihine kadar kesintisiz olarak çalıştığı; davacının, bu çalışma esnasında davalı işveren tarafından sigorta yapıldığını ve sigorta pirimlerinin ödendiğini zannettiği; davacının, sigorta pirimlerinin ödenmediğini farkettiği; davalıya yaptığı başvuru sonunda, davalının, 22.07.2015 tarihinde pirim yatırmaya başladığı; fakat davacının, Ekim 2006 yılından beri yatırmadığı pirimleri yatırmasını istediğinde pirimleri yatırmadığı ve davacıyı işten çıkarttığı iddiasıyla davacının çalıştığı halde Kuruma bildirilmeyen günlerin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, sosyal hizmet dökümü incelendiğinde ... nolu iş yerine giriş bildiriminin 22.07.2015 tarihinde yapıldığı, önceki çalışmalarının bildirimlerinin hiç yapılmadığı, davacının sigorta pirimlerinin eksik olarak yatırılmasının sorumluluğunun Kuruma ait olmadığı, işveren ...'e ait olduğu, davanın husumet nedeniyle reddi gerektiği, davaya fer'i müdahil sıfatıyla katılmaları gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hizmet tespiti davasının yasal süreler dolduktan sonra açıldığı, davacının dava açma hakkının ortadan kalktığı, mevcut iş yerinde 07.09.2015 günü işverene yönelik olarak davacının yapmış olduğu suç teşkil eden eylemler nedeniyle mevzuat gereği iş akdinin Sürmene Noterliğinin 08.09.2015 tarih 3580 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile fesih edildiği, bu eylemler nedeniyle Sürmene Cumhuriyet Başsavcılığında soruşturma açıldığı, hukuki dayanaktan yoksun ve kötüniyetli olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep ve dava ettiği, yine davacının dava dilekçesinde yanıltıcı beyanlarda bulunduğu,
Genel Sağlık Sigortasının 1 Ocak 2012 tarihinde herkes için zorunlu hale getirmesiyle birlikte 16 Şubat 2012 tarihinde gelir testi ve tespit uygulamasına başvurduğu, herhangi bir işyerinde kurumda çalışmadığını beyanıyla ve araştırılmasıyla talebi Sosyal Yardımlaşma Fonu tarafından 14 Mart 2012 günü kabul edildiği, davacının herhangi bir pirim ödemeden Genel Sağlık Sigortasından faydalandığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından.
5510 sayılı Kanun ve Yargıtay İçtahatları doğrultusunda davacının davalı iş yerinde sigortalı ile iş veren arasındaki ilişkinin talep edilen tarih aralığı için hizmet sözleşmesi ilişkisinin usulüne uygun ispatlanamadığı, öyle ki tanık beyanlarının birbiri ile çeliştiği, tanık İhsan'ın beyanında '' genellikle salı ve cuma günleri görürdüm.... sürekli çalıştığını bilmiyorum...'' dediği, diğer tanık ...'in beyanında'' ...'ın bir tane sürekli çalışanı vardı,o kişinin adı ... idi.... ...... gibi bir çalışan değildi...'' bazen dükkana gelir, bazen gelmezdi...'' dediği,
tanık ...'in beyanında ''...'in dükkanında sürekli çalışan olarak ... diye bir çocuk vardı,... hergün dükkanda düzenli çalışırdı....ise ara ara gelip çalışırdı....'' dediği ve dinlenen diğer tanık beyanlarından da davacının kesintisiz ve aralıksız bir şekilde çalıştığının net bir şekilde ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve hatalı yoruma dayalı olduğundan kaldırılması gerektiği, kamu düzenine ilişkin olan hizmet tespiti davalarında resen araştırma ilkesi benimsendiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, hükmün dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine ve özellikle dinlenen tanık beyanlarının davanın özüne uygun olarak değerlendirilmesine göre hükmün usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının davalı nezdinde hizmet akdine dayalı olarak Ekim 2006 - 22.07.2015 tarihleri arasında çalıştığının tespiti davasıdır.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79 ve 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddeleri ilgili hükümlerdir.
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371'inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/13303, K. 2023/12633, 11 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama